bilmediğim şehirde nefes nerede koşarken bir anda duruyorum.
saçlarım rüzgarla boğuşuyor.
ben ruhumla.
sonra sahibi arıyorum, burada biliyorum.
aramam demişti, beni bulamaz sanmıştı.
ama yanılmıştı, ben onu bulmuştum.
oradaydı.
yanına doğru yaklaştım, portakal kokusu burnumu kokularla tanıştırırken korktum.
o gece bir daha gelmeyeceğime dair söz vermiştim.
kelebek, katilini mi istiyordu?
kelebek, sigara paketine sıkışıp kalmak mı istiyordu?
kulağına doğru yaklaştım, elinde içilmeye hazırlanan, cam kristal bardağında ki viskisine gözlerini sabitlemişti.
"Viski istiyorum." Dediğimde bir kaç saniye hareketsiz kaldı. Nefesini tutmuş gibiydi. Donakalmış gibi...
Yüzüme dahi bakmadan aradığı sesin sahibine konuştu;
"Olur," dedi.
Sahibin kelebeği katilini bulmuştu işte.
Katil bu gece kelebeği ölüme hazırlarken, kelebek sadece ölümünün katilin elinden olmasını arz ediyordu.
Sahipten izin almaya gerek mi vardı?
Sahip zaten katilin da kendisi değil miydi? :D
















