Fidan yeşili gözlerine biraz uzun baksak bir orman yeşertecek türden.Korku yüklü,tedirgin bir yandan da cüretkar ve cesur bakışları barındıran bu gözler senin benim bilmediğim temiz bir pencereden bakıyor dünyaya. Öyle bir pencere ki henüz buğulanmamış,kenarları çatlamamış,orta yerinden kırılmamış. Her şeyi olduğu gibi gösteren bir pencere. Dünyayı olduğu haliyle görme yeteneğini henüz yitirmemiş bu bakışlar.
Al yanakları nasıl da belli ediyor çocuksuluğunu! Kırmızılığa kir karışmış. Fakat bu yüzün ak paklığını hiçbir dünyevi madde bozamaz.
Ya elleri? Karanlığa batırılmışcasına kirlenmiş bu eller size uzansa, pis diye tutmamazlık eder miydiniz?
Pamuklara sarıp sarmalanacak cinsten bu yavruyu bal köpüğü rengine boğmuşlar da, kimselerin aklına gelmemiş mi üzerine titremek? Belki üzerine titreyecek kimsesi yoktu ya da vardı birileri de, meşguliyetleri bu kızcağızdan önemliydi. Bu yüzden özenilmemiş çocukların saldırganlığını da barındırıyor bakışları. Taktığı renkli bilekliklerle "Ben burdayım!" diyip fark edilmeye çalışıyor belki de. Onu görebiliyor musun?
- Beyza Sıla Budak
















