Üstümde çok değişik bir sakinlik var. Kafamın içi deliriyor ama sakin sakin duruyorum. Hiçbir şeyin yolunda gitmeyişini mi kabullendim yoksa kusursuz bir sinir krizi öncesi sessizliği mi ayırt edemiyorum.
I'd rather be in outer space 🛸
The Stonewall Inn
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

❣ Chile in a Photography ❣
No title available

Product Placement
NASA
tumblr dot com
The Bowery Presents
Fieri Frames

Origami Around
Color Me Curious
YOU ARE THE REASON

tannertan36
Phantogram Three

No title available
Not today Justin
cherry valley forever
ojovivo

pixel skylines

seen from Germany
seen from United States

seen from United States
seen from India

seen from Malaysia
seen from Colombia

seen from United Kingdom

seen from Dominican Republic
seen from Canada

seen from Colombia

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from Iraq
seen from United States

seen from Vietnam

seen from Bangladesh

seen from Argentina

seen from Italy

seen from Italy
seen from Saudi Arabia
@birbusekondursanunuturdum
Üstümde çok değişik bir sakinlik var. Kafamın içi deliriyor ama sakin sakin duruyorum. Hiçbir şeyin yolunda gitmeyişini mi kabullendim yoksa kusursuz bir sinir krizi öncesi sessizliği mi ayırt edemiyorum.
her an her saniye herkes beni terkedebilirmiş gibi yaşıyorum bu yalın ayak camın üzerinde yürümek gibi
Bak yemin ediyorum bi ara deliriyorum sandım acıdan. Öyle çok ağladım ki geceleri, annem görseydi eğer seni asla affetmezdi. Ben belki ama annem asla.
içimdeki o birikmişlik hissini ağlayarak, bağırarak, sarhoş olup dağıtarak, bir şeyleri kırıp dökerek yahut bir şeyi parçalayarak, yani esasen hiçbir şekilde atamadığım için ve sürekli siktir et siktir et diye zikir çektiğim için suratımda kocaman bir sırıtışla saçmasapan yerlerde saçmasapan bir zamanda ani nefes daralmaları yaşıyorum. ve bu bana sadece öksürüklü kahkahalar attırıyor. bu raddenin anasını sikeyim.
Sırtımı kendime yasladım kimseden bir beklentim yok.
"aldığın nefes ciğerlerini acıttığı zaman konuşalım, şimdi yaran yarama denk değil."
Beni ailesinden, etrafındaki herkesten kaçıp bi ömrü tek başına geçirmeyi düşleyen birine dönüştüren kalplerinize tek tek teşekkür ederim.
Siktir ettim zaten anlatsam kim anlayacak
bir köşede sessizce duruyorum ama içimde ne kıyametler kopuyor, neler devriliyor bir bilsen.
kendinden kaça kaça, yine kendine mi sığındın.
Hissetmek, ciğerlerimi zamanında delip geçiren, bir mutfak masasının altında ağlatan, balkon köşesinde üst üste sigara yaktıran, kaburgalarımı kenetleyen o hissi hissetmek neydi unutuyorum. Her şeyi çöpe atıp gitmek değil bu, koca bir şehri yangın yerine çevirip izlemek. Elindeki sigaranın parmaklarını yaktığını fark etmeyecek kadar dalgın, hissiz olmak için yalvardığın o gecelerde edilen her duanın kabul oluşunu izlemek. En acısı da, bulduğun çocukluğu geri ateşe atıp tek bir göz yaşı dökmeden, izlemek.. Uyuşmanın son evresi.. Hissetmek neydi bilmiyorum, unutuyorum acı içinde kıvranırken duymayışlarınızı da. Her şeyi unutup, kendimi kendi hâlimde bırakıp hayatımın dışına çıkıyorum. Kalbim sizin olsun, daha fazla dağıtabilirsiniz. Yanmaz artık canım.
Herkesin hikayesinde yüksek sesle okuyamadığı bir bölüm vardır.
öylece otururken hiçbir şeye inancımın kalmadığını fark ettim
“Dostum, kendimi tanımıyorum, hele insanları hiç tanımıyorum.”
Friedrich Hölderlin
Bu bir son değil, zaten hiç sona yaklaşmış hissetmedim. Hep bir üzüldüğümü anladım zihnimde. Kimse anlamaz iken anladım. Kendimi bir tek ben fark etmekten yoruldum.