Bütün var olanların hayatı aynı: dün,bugün,yarın ya da mazi,hazır,istikbal... Evet dün geçmiş, yarının geleceği belli değil, elbet elinde olan yalnız bugün. Değerli olan hayat dilimi bugün... ‘’Geçmiş mazidir artık .’’ sözü çok sıkça duyduğumuz bir söz. Peki geçmişi silip atabilir mi insan ? Geçmişi sildiği an benliğini ,varlığını yok saymış olmaz mı ? İnsan dünüyle ,bugünüyle ,yarınıyla var olmaz mı ? Geçmişine dönüp bakabilmek... Hayatını sorgulayabilmek... Yaptıklarını düşünüp doğrusunu yanlışını ayırt edebilmek... Yanlışını anlayıp bugün tekrarlamamak... İşte budur Alemlerin Rabbi’nin yarattığı eşref-ul mahlukattan beklediği. Evet insan var olduğu müddet hayatın bütün perdelerini düşünebilmeli. Dün perdesi kapanmış,bugün perdesi açılmış,yarın perdesi açılmayı beklemekte...perdeyi açan ,kapatan insanoğlu yaptıklarını sorgulayıp algılayabilmeli. Tabi ki demiyorum dünkü yanlışlar için feryat figan et , Yarınki yanlışlarını düşünüp ah çek. Elbette dünkü yanlışların adem olmuş gitmiş,yarınki yanlışların halk olacağı meçhul... Geçmişini düşünmeli,sorgulamalı her insan. Ama bu sorgulama bir sınır içinde olmalı. Yanlışı için feryat figan etmemeli. Yanlışından ders alıp, tarihi tekerrür ettirmemeli. Yoksa ne geçmişi,ne bugünü, ne de yarını olabilir. Dün için feryat figan etme, tekerrürü boz. Bugünü güzelleştir,yarını yüceleştir