Züleyha kendi kalbine baktığında, Yusuf’u neden sevdiğini ve Yusuf’u nasıl sevdiğini merak etti ilk kez.Perdeler kalktı kalbinin üstünden.Işık. Yusuf,seni sevdiysem yazgım bana yapacak başka bir şey bırakmamış olduğundan.Senin güzelliğin gibi benim de muhabbetimin nedeni olmadığından. Seni sevdiysem, seni her görmemde ikinci kez görmediğimden.Her görmemde seni yenidenmiş gibi değil,yeniden gördüğümden.Odama her girişinde ilk kez girdiğinden.Kendi kendine bile tekrarlanmadığından sen. Sevdim seni, seni sevdiysem, bir eşikten geçtiğimdendir.Bir kentin içine düştüğümden ve bir kenti içime düşürdüğümden. Gözyaşı şişesi kırıldı birden,başkalarının olan onca acı kalbime giriverdi.Yusuf ben seni, sevmiş ve sevecek bütün kalplerin sırrına ortak olarak sevdim. Ve biliyor musun ki, seni sevdiysem, bütün ruhların yaratıldığı ve henüz ruhlara cesetlerinin biçilmediği o mecliste senin yanında yer almış olduğumu hatıramda taşıyor olduğumdandır bu. Bu kadar tanıdık buluyorsam kalbimi kalbine, bu kadar tanıdık ses veriyorsa kalbim kalbine, o ezeli uğultuyu hala kulaklarımda taşıdığımdandır.Seni bu kez hatırladıysam Yusuf, o kez unuttuğumdandır. Seni sevdiysem hatıram olduğundandır… Bilmediğim bir şeyi hatırlamam zor, unuttuğum bir şeyi hatırlamamsa kolaydır.Bu yüzden ey beni unutmuş olan büyücü, senin için hazırladığım simyanın karışımı ilk günün hatırasındandır.Beni hatırla.Hatırla ki senin hatırlaman da benim hatırlamam kadar kolaydır. Yusuf, dedi Züleyha,ben seni sevişim ve bu ilk anda hem kendi başımı verdiğim hem senin başını götürdüğüm bir ihtilal olacak.Ama yazgı, kanı ihlal edilmiş bu ihtilali bozacak ve herşey güzel olacak.Zaman geçsin, herşey sonra olacak.