Hayat baktığın açıya göre şekillenir. İyi ise iyi kötü ise kötü...
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Claire Keane

#extradirty

Andulka

Origami Around
Misplaced Lens Cap
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

tannertan36

Kaledo Art

blake kathryn

PR's Tumblrdome
sheepfilms

⁂
d e v o n

No title available
almost home

Kiana Khansmith

titsay

★
todays bird

seen from Indonesia
seen from Netherlands

seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from Indonesia
seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Macao SAR China
seen from United Kingdom
@birkahramanvar
Hayat baktığın açıya göre şekillenir. İyi ise iyi kötü ise kötü...
Bu gün uzunca bir zaman sonra anne, kız kafa kafaya verip dertleştik. Konu, konuyu açarken annem çocukluğumdan bahsetti… Çok güzel bir çocuktun dedi. 💖 Kalbim aynen böyle oldu. Pembe tüllü bir eteğin vardı iki yaşına kadar onu giydirdim. Çok yakışıyordu sana çok güzel bir kızdın dedi. Benim için annemin gözünden kendimi dinlemek, anlatırken gözlerinin parlaması, paha biçilemez. En sevdiğim şey ise, ne zaman annemlere gelsem beraber uyuruz. Hala onun küçük ve savunmasız kızı olur, kucağında yerimi ederim. Annem bu dünyada ne kadar şükür edersem, şükrünü eda edemeyeceğim nimetlerden. Her sabah arayıp, okula gittin mi ? Kahvaltı yaptın mı ? Diye sorar. Ses tonumdan bile bir şeylerin yolunda gidip, gitmediğini anlar.Bazen ona yansıtmak istemiyorum bir şeyleri ama o hep beni anlıyor. Annemlere geldiğim de küçük Esra oluyorum yeniden. Babamın göbeği ile oynayıp, onun ile esnaf ağzı ile konuşuyorum. Böyle güzel şeyler yazıyorum ama hepimizin eksik ve kusurları var. Hayatlarımız tamamen mükemmel değil. Ama ben bu hayatta iyi şeylere odaklanıp, iyi şeyler ile meşgul olmak istiyorum. Ciddi anlamada bana iyi gelmeyecek şeylerden uzak durmak istiyorum. Zihnimi meşgul etmesin, uykumu bölmesin… Ve insanlar iyi olsun Allahım. Bir insana kusur görmek için bakarsan, kaşı bile gözüne batar. Neden insanlar hep birbirini aşağıya çekme derdin de . Böyle olunca karşınızda ki insanın mutsuzluğu size ne kazandırıyor? İyi insan olalım. Birbirimizin dualarını alalım, ahını değil. Bir gün herkes gider, anılar kalır. Dönüp arkamıza baktığımız da iyi insandı denilip, güzel anılalım. Bunun içinde şu kısacık dünya hayatında, kimsenin sırtına yük olmayalım, dualarında yer alalım. Bunun içinde evvela iyi insan olalım…
Önceden aniden büyüdüm derdim… Dedemi toprağa vermeden çok önce… Halbuki ben hiç büyümemişim… Ben o gün büyüdüm… Büyüdüğümü iliklerime kadar yaşadım. Morgdan çıktığım da yüzüme çarpan o soğuk ile yüzleştiğim de büyüdüm… dedemi o soğuk odada bıraktığımda büyüdüm… Aslında büyümek böyle bir duyguymuş . Asıl büyümek dedemi o toprağa bıraktığım da başlamış da ben bilememişim de önce ki yaşadıklarıma büyümek demişim. Zaman durdu dedim. Ama durmadı zaman geçmeye devam etti. Zaman sadece dedem için durdu. Ben ise o gün büyüdüm. O gün bir daha sarılmak istedim dedeme ama sarılamadım sadece öptüm. Kaybettiğin insanın geri gelmeyeceğini bilmek insanın bağrında hiç sönmeyecek bir ateş yakıyor. Öyle ki yutkunamıyorsun bile… dedem babam gibiydi gibisi bile fazla… Peki babam o ise gözünü açar açmaz mezarlığa gitmek için hazırlanıyor… acı olanda dedemin son anlarında yanındaydım ayakları şişmişti masaj yaptım. Çok özledim dede ve bu gün seni rüyamda görmek sana sarılmak… kokun bile aynıydı. Rüyaların kokusu varmış dede hiç bilmezdim… Zaman geçiyor dede ama yüreğimde yerin öyle güzel ki… insanlar arkandan öyle güzel dualar edip, güzel şeyler söylüyorlar ki… hayatta iken çok bakımlıydın, mezarında öyle olsun istedim. Güzelce çiçekler ektim. Umarım çok mutlu olmuşsundur. Senin orda mutlu olduğunun düşüncesi bile beni mutlu ediyor. Toprak seni hiç incitmesin dedem. sakallarından öpüyorum en çok da yeşil gözlerinden…
Bazen anlayamadığım bir yorgunluk çöküyor üzerime. Ama bu duygusal olarak. Küçük şeylerden dolayı ağlamaya başlıyorum kim bilir hangi duygusal bastırılmanın ortaya çıkma şekli diye düşünüyorum… Çünkü bu kadar duygusallık bu kadar yorgunluk bana hiç normal gelmiyor…
2024
Büyüdük… Zaman ilerledikçe yaş alıyoruz… Büyümekten olsa gerek artık farklı şeylerden tad almaya başladım. Mesela evimde yaptığım yemeği daha çok seviyorum. Kalabalık ortamlar yerine, evimi tercih ediyorum. Kitap okumayı, kedimi sevmeyi, dinginliği, kendimi iyi hissettirecek tüm ortamları seviyorum. Bu yıl da heybemi doldurdum iyisi ile kötüsü ile. Ama bu sene geçen yıllarda yazdığım gibi kendimize değer verelim, kendimizi önemseyelim diye yazdığım yazının bir anlamı kalmamıştı bende. Bazen yaşamak istemediğin, ama yaşadığın şeyler olur ya. Manevi olarak imtihan deriz. Hatta öyle bir noktaya gelirsin ki ben bunu hak etmedim deriz. İşte ben bu yıl bunu yaşadığım bir dönem geçirdim. Düştüm ama elimden tutanın Allah olduğunu unutmadan. Ben düştükçe o kaldırdı. O yüzden bütün iyikiler sana Allahım. Bu yıl vermem gereken bir karar vardı, çalışma hayatıma etki edecekti bu karar. Mutlu değildim orda her defasında bu sefer de dene, bu sefer olur belki diye diye koca iki seneyi bitirdim. Ve vermem gereken kararı zorda olsa verdim. Şimdi çok daha iyi bir yerdeyim. Çok şükür elhamdülillah. Bazen bir karar vermemiz gerekir yaa sonra ne yapacağım, ne olacak kaygısı oluşuyor insanda ister istemez. Halbuki Allah’a güvendiğimizde sonrasını sadece izliyorsun öyle güzel ilerliyor ki her şey sen sadece izliyorsun. Bu sene farklı bir şehir gezip, onların kültürlerini deneyimleme fırsatı buldum. Ve şunu fark ettim herkes bir yerde bir şekilde hayatını devam ettirmeye çalışıyor. Bu sene içinde zor dönemlerim oldu. Böyle basit bir zorluk değildi. Derler yaa herkesin imtahanı kendisine ağırdır. Benim için çok ağırdı. Yine Allah’a sığındım dualar ile… derler ya kırıldığınız yerlere dua sürün. Hep öyle yaptım. Büyüdüğümü fazlası ile fark ediyorum. Etrafımda abla diyenler arttı. Dışarı yerine ev ortamını tercih ediyorum. Böyle dingin olmayı daha çok seviyorum. Bazende kalabalık aile ortamını özlüyorum. Coronanın en güzel tarafı buydu galiba. Hepimiz evdeydik. Bir sofra kurulur ve hep beraber oturur sohbet eşliğinde ilerlerdik. Son sofralar olduğundan habersiz bir şekilde. Eskiye dair sadece güzel şeyleri özlüyorum. Annem ile yaptığım farklı tarifleri ve bunları videolara alarak o anları ölümsüzleştirdiğim için bir kere daha iyi ki dedim. Etrafımdakiler güzel bir yerde, veya anda sen video çekersin şimdi derler. Güzel anıları çekerim ki ileride hatırlaması da güzel olsun ❤️. Kendim ile vakit geçirmeyi sever oldum. Kendi başıma bir şeyler yapmayı öğrendim. Kedi sahiplendik Karamelim. Çok çok seviyorum patili dostum benim 🐾🩶. Bana o kadar iyi geliyor ki… Bazen kendime şunu diyorum neden bu kadar geç kaldın bir kedi sahiplenmek için. Sonra daha karamelin doğmadığı geliyor aklıma. İyi ki karamelim. Öyle güzel bir bağ kurduk ki. Geçenlerde bir yazı gördüm kediler konuşsa hiç bir insana ihtiyacımız kalmazdı diye sanırım öyle… Bu sene bir karar aldım paketli gıdalardan uzak durmaya çalışacağım elimden geldiğince uygulamaya çalışıyorum. Meyve ve kuru yemiş tercih etmeye çalışıyorum. Şöyle bir baktığımda zaman ilerliyor ömür kısalıyor. Keşkelerim ve iyikilerimin olduğu bir yıldı. Bana bıraktığı güzel şeyleri alıp, kötü şeyleri kendisi ile geçmişe bırakıyorum. Bu yıl en güzel iyikiler, güzel yaşantılar, deneyimlerin olacağı bol bereketli, bir yıl olması duası ile… İsteğim ise gönüllerde güzel iz bırakıp, güzel hatırlanmak… Hoş geldin yeni bir yıl daha bana güzel şeyler kat…
Sanki hiç duygusal bir insan değilim. Bu günde Gassal izleyip, ona ağladım. Aşırı duygusal ve bir o kadar hayatın gerçeklerini yansıtıyor. Sonu böyle olmamalıydı…
Dün çok yakın olduğum bir arkadaşım ile konuştuk. Şu cümlesi aklımdan çıkmıyor. “ Eşim bana maddi olarak bütün imkanları sağlıyor, ama manevi olarak doymuyorum. Sevgisine, ilgisine aç bırakıyor. Her şey bir çiçek almak değil. “ dedi. Uyandığımdan beridir kurmuş olduğu cümleyi düşünüyorum. Maddiyat bir yerde hiç bir şey. Para ile saadet olmazmış diye boşuna dememişler. Bir noktada kalben sarılıp, sevgini dile getirmek. Maddiyatın sağlamış olduğu olanlaklardan bile değerli oluyor. Mutluluğu küçük şeylerde arayın derler. Eşinin ekmek almaya gittiğinde sen seversin diye bir çikolata alması, üzüldüğünde ben buradayım demesi ve bunu hissettirmesi. Evliliği güzel kılan mükemmel bireyler değilde. Eksikleri ile birbirine tamamlamak. Değer vermek, ben buradayım, yanındayım diyebilmek… Ben şuna inanıyorum evlilik bir pencereden, aynı noktaya bakabilmek. Bir yerde eşim ne der diyebilmek. Evlilik aidiyet duygusu barındırır. Ben diye baktığın zaman tökezler düşersin. Biz diyebilmek evlilik 🤍
Güne uyuya kalarak başladım. Ne yalan söyleyim uyuya kalmaya ihtiyacım varmış. :) Müdürümün gönlünü almak içinde çikolata aldım. Kış ayından dolayı mı bilmiyorum ama ne kadar uyursam uyuyayım hep uykum var. Neyse ki geçen sene ki gibi bir müdürüm yokta anlayışla karşılık verdi.
İstanbul’da bir yerden bir yere gidebilmek için şehir değiştirmiş kadar oluyorsunuz. İstanbul’un neyi mi kötü? Bitmek bilmeyen trafiği ve bir yerden bir yere gitmek için saatlerce yolculuk yapmak zorunda olmak. Neyse ki yolun sonu çok güzel bir insana çıktı. ❤️
Hayatın belli alanlarında insanlar ile imtihan oluyorsunuz. İş yerinde bir tayfa var. Sürekli ağzından çıkan kelimeye bakıp, dalga geçme eğiliminde oluyorlar. Yapı olarak çok sakin bir insanımdır. Bunu çevremde ki her insan söyler. Ama kendimi de ezdirmem. Siz kim oluyorsunuz yani. Yıl olarak büyük olabilirsiniz. Ama bu size insanlar ile dalga geçme hakkını vermiyor. Bu gün artık tak etti. O sessiz Esra’dan çıkarmayı başardılar beni. Tepkimi biraz bağırarak verdim. Bana göre bunu hakketiler. Yakın arkadaşıma göre verdiğim tepki büyüktü. Ama onların davranışına göre gayet olması gereken bir tepkiyi verdim. Bende şakacı bir insanımdır ama bu şakanın bir boyutu vardır. Dalga geçme boyutuna gelirse ben orda bir dur derim. Bu arada bu davranışı sürekli yapıyorlar. Gereksizler yaa ciddi anlamda onca çocuk var okulda bunlara vakit ayırabilmeleri hayret edici. Neyse bu tepkiden sonra bir mesafe oluşur diye düşünüyorum. Mesafeden dolayıda artık hadlerini aşmazlar…
Çocuklar ile iyileşiyorum. Mutfakta yaşadığım küçük bir kazadan dolayı elimi kesmiştim. Elimde yara bandı olduğu için öğrencim sürekli öğretmenim eline ne oldu? Acıyor mu ? Diye sürekli sorular soruyordu. Hatta elimi bile öptü 🫠. Eve gittikten sonra annesinin attığı mesaj ❤️🩹. Bazen böyle beklenmedik anda o kadar yüreğime dokunacak davranışlarda bulunuyorlar ki… Ve onlar ile mutlu oluyorum.🌸
Bu gün psikolog ile görüştüm. Sık sık hatırlamadığım anılarımın farklı nedenlerle gün yüzüne çıktığını söyledim. Beynimizde kalıcı ve geçici belleklerin olduğunu, kalıcı belleklerde çok iyi hatırladığımız anıların olduğunu, geçici belleklerde ise yaşadığımız yaşarken mutlu olduğumuz veya üzüldüğümüz anılarımızın olduğunu, bunun bir koku ile bir olay ile meydana çıkabildiğini söyledi. Bunun iyi bir şey olduğunu beynimin iyi çalıştığı için olduğunu söyledi. Mesela geçmişte baban ile yediğin bir çikolatayı çok beğenmişsindir. Ama üzerinden zaman geçmiştir. Ve bir yerde yediğin çikolatanın tadı o gün ki ile aynıdır. O çikolata seni o âna götürebilir dedi. Ve şunu ekledi beynimizde odalar var içerisinde anılarımız var. Hep orada bizimle travmalarımız, mutluluklarımız v.s hatırlarımız ile dolu. O belleğin içinde olan bir olaya dokunduğumuzda anılarımız ortaya çıkabilir. Ne olursa olsun güzel anılar benim ile kalsın istiyorum. Şöyle dönüp geriye baktığımda iyi ki demek istiyorum…
Yaşanmışlık, yaş almışlık…
Şu sıralar farklı duygular yaşıyorum. Mesela doğup büyüdüğüm eve gittiğimde hissettiğim duygular. Penceremin önünde ki ağacı gördüğümde ki hissiyatım çok farklı. Çünkü o ağaç çoğu anıma şahit oldu. Benim için çok kıymetli keza pencerem de öyle. Çocukluğumdan kalan parça parça anılarım var. Ama bunları düşünsem aklıma gelmez. Bir olay oluyor veya bir şey yaşadığımda zihniminde ki o parçalar bir bütün oluyor. Mesela çocukken izlediğim bir çizgi film tamamen unutmuşum ama eşimin okuduğu kitap ile aynı isme sahip olduğu için o günlere döndüm. Veya bu havalar… sobamız kurulmuş bir pazar günü annem önlüklerimizi yıkamış. Sobanın telinin üzerinde kurumayı bekliyor. Annem o en sevdiğim meyve çorbasını yapmış. Özlem duyuyorum bu günlere. Çok güzel anılar biriktirdim bu yüzden çok mutluyum. Annem ve babam gibi bireylere sahip olduğum için binlerce şükürler olsun. Yokluk çektik ama babamın tevekkülü bu gün ki refahın ödülü olsa gerek. Tevekkülü, güzel şeyleri hep küçükken örnek bir yaşantısı olduğu için babamdan öğrendim. Hep uygulaya biliyor muyum ? Hayır ama o inanç hep içimde çok şükür ki. Diğer bir anım ise babam ile… Türkçe sözlüğü… Bilen bilir ilk okul zamanında okuduğumuz metinler de anlamını bilmediğimiz kelimelerin altını çizerdik. Bu kelimelerin anlamını Türkçe sözlüğünden bulurduk. Türkçe sözlüğüm yoktu. Her akşam babama tembih ederdim baba bak bu gün unutma Türkçe sözlüğünü almayı. Tamam kızım derdi. Ama unuturdu her defasında. Çünkü babam her sabah biz uyanmadan işe gideri. Çoğu zamanda biz uyuyunca gelirdi bazende bize yetişirdi. En sonunda babam artık almayacağını anladığında, parasını bana vermişti ben gidip almıştım. Babamın bu kadar çok çalıştığını fark ettiğim için hiç babama kızmazdım. Hatta erkek kardeşime keşke bizde çalışsak babam bu kadar yorulmasa derdim. Babam her unuttuğunda babama bu sefer unutma baba olur mu derdim… halbuki unuttuğundan değil yorgunluktan, yoğunluktan… bir günde babam eve geldi arkasında kocaman bir bebek. Ben o bebeği o kadar çok sevdim ki o bebeği bana verdiğinde ki mutluluğu hatırlayınca hala yüzüm de bir gülümse oluşuyor. Bir gün babam beni neden kızdırdı bilmiyorum küçüğüm ama çok net hatırlıyorum yanıma yatmak istedi. Kızgınım yaa git yatağımdan dedim. Ama bu yatak benim hayır benim dedim. Kimin parası ile aldın o zaman dedi. Sustum al bebeğini o zaman dedim. O zaman üstündekileri de ver onları da ben aldım demişti. Masumca ama o zaman üşürüm demiştim. Şaka yapıyorum kızım bunlar hepsi senin demişti. Devamı yok sarıldım mı ? affettim mi ? Bilmiyorum. İşte böyle zihnimin köşelerinde anılar var. Ve bunlar küçük bir olaydan ortaya çıkıyor. Veya küçük bir an ile ortaya çıkıyor. Kötü mü değil ama benim unuttuğum şeylerin bu şekilde ortaya bir anda çıkmasının sebebini çözemediğim için bir duygusallığa sebep oluyor. Yada ben büyüyorum anılarım da ben burdayım beni unutma diyor. Çünkü anılarımın üstünden çokkkk zaman geçti. Ben artık o küçük Esra değilim. Büyüdüm öğretmen bile oldum… Beni ben yapan da bu anılar…
İyice maçkolik oldum. Önceden nasıl bu kadar kendilerini kaptırıyorlar vs derdim. Yadırgamamak gerekiyormuş çünkü onlardan biri oldum. Kendi takımım ile birlikte bütün milli maçları izliyorum. Bu maçıda dışarıda olduğum için son dakikalarda yetiştim. Kerem çok güzel bir pozisyonu kaçırdı. Ama hiç önemli değil nasıl ki gol attığında yanında isek yine yanındayız. Uzun lafın kısası büyük konuşmamak gerekir çünkü sınanıyorsun. Ama ne yalan söyleyeyim bu sınanma güzel bir sınanma…
Tekir yeni şarkı çıkarmış dinleyelim o zaman. “ Kendime küçük sevinçlerimden küçük bir kanat yaptım.” Sözüne kocaman bir kalp 🫶🏻
Günümü güzelleştiren detay. İETT şöförünün stor perdeye kızının tokasını takması… Babalar her yaşta çocuklarının kahramanlarıdır. Benim babamda öyle ama kızı bazı hatalar yaptı umarım onun kırgınlığını unutmuştur. Ve hiç bir zaman onu mahcup etmemek tek temennim ve çabam…
O kadar güzel bir hava var ki İstanbul da günün güzelliğinden olsa gerek. Çokça şükür etmemiz gerekiyor ki, Rabbim biz müslümanlara böyle güzel günler nasip etmiş. Bu vesile ile herkese hayırlı kandiller. Rabbim yapmış olduğumuz duaları en güzel şekilde en kolay şekilde kabul eylesin. 💐💖