Elimden gelen bişey yoktu ,kalbimden geçeni yaptım bende...

Kaledo Art
wallacepolsom
Xuebing Du
$LAYYYTER
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
hello vonnie
Sade Olutola

Andulka

shark vs the universe
occasionally subtle
trying on a metaphor
Show & Tell
we're not kids anymore.

Kiana Khansmith

blake kathryn

No title available

oozey mess

@theartofmadeline
almost home

Janaina Medeiros

seen from United Kingdom
seen from Jamaica
seen from United States

seen from Kazakhstan

seen from United States

seen from Mexico

seen from Ecuador

seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from Germany

seen from Malaysia
seen from Oman

seen from Türkiye
seen from Russia
seen from Bangladesh
seen from Syria
seen from South Korea

seen from Thailand

seen from United Kingdom
seen from Türkiye
@birminikpapatya
Elimden gelen bişey yoktu ,kalbimden geçeni yaptım bende...
Kendimi uzun uzun anlatmak ve susmak arasında gidip geliyorum .çoğu zaman hiçbir zaman hissettiklerimi tam anlamıyla anlatamayacağımı anlatsam da anlaşılmayacağını bildiğimden susmayı tercih ediyorum yazıp yazıp siliyorum hep cümlelerimi toparlayamıyorum bir şeyler yolunda değil ama inatla her şey yolundaymış gibi davranıyorum bazen düşüncelerim arasında kayboluyorum ve bazen de düşünmekten kaçıyorum böyle nereye kadar devam edecek diye sormuyorum artık kendime .çünkü cevabı biliyorum sadece bir köşeye çekiliyorum sessizce yolunda gitmeyen ne varsa bir an önce son bulsun istiyorum🥀
Ne mümkün yıkılmak yine doğruldum bak
Kendimi özledim diye fısıldadım bir kulağımdan diğerine sonra dedim ki acaba yazı var mıdır bununla ilgili. Bir baktım ki cümleler ardı ardına sıralanmış sanki benim bir tarafımdan kopan yerler gibiydi. Bütün hayatımda geçmişten bu yana olanların belki de bir özetiydi bu: ‘Kendimi özledim.’ Çok sevdim gerçekten bu anlatımı… Ne tuhaf değil mi, aklımıza gelmez kendimizi özleyebileceğimiz. Bir şeylere canımız sıkılır ama anlamayız kendimizi ihmâl ettiğimizi, olmadık başka dertler çıkarırız kendimize… Onlar sanırız dertlerimiz. Özlem hep bir başkasına duyulan bir duygudur gibi gelir bize… Oysa insan belki de en çok kendisini özler… En çok kendimizi ihmâl ederiz…. En çok kendimizi erteleriz… En çok kendimize aldırmayız… En sonunda da unuturuz kendimizi. Başkalarının dertleri, acıları, sevinçleri, hayatları doldurur hayatımızı… Öyle gürültülü bir hayatımız olur ki kendimizi aradığımızı duymaz oluruz… O cılız fısıltı, o gürültülü hayat içinde her defasında kaybolur gider. Bana da böyle oldu… Bir çocukluğum, gençliğim, dertlerim, sevinçlerim, acılarım, heyecanlarım yokmuş, hiç olmamış gibi zamanın peşinden koşturduğum hayatımın içinde durdum birden. Ve kendimi özlediğimi fark ettim. Sanki kendimi terk etmiş gibiydim… Hatta kapıyı vurup çıkmışım gibi… Siz de mi öylesiniz? Unuttunuz mu kendinizi?
"Var olduğumu hissettiğim yerde değilim; kendimi ararken, beni arayanın kim olduğunu bilemiyorum. Her şeyden sıkılarak gevşiyorum. Ruhumdan kovulmuşum sanki."
Kaç güneş battı o gecede bilmiyorum. Ama bir daha hiç sabah olmayacak gibiydi. Bir söz, kaç güneş batırır o zaman öğrendim
İçimin yeni heyecanlar içinde dolduğunu hissetmiyorum. Fakat, bilmeden yeni yaşantılara hazırlıyorum kendimi.
Başka birisi nasıl sevilir bilmiyorumHangi şehre gidilir yalnız başına,Hangi şarkı dinlenir senle olmayınca.Kimle çay içilir ?En güzel sözlerin altı kim için çizilirKimin kokusu saklanır…Hangi hayal hediye edilir,Hangi gözle bakılır o çiçek yaprağı kirpiklerineNasıl anlatılır gülüşünün sesiAdının güzelliğine hangi alfabe de rastlanırSenin bakışın hangi şiire benzerKime dokunur, sarılır, uyur bu kalpHangi insanda rastlanır sana…Gel de anlat…Senden başkası nasıl sevilir ?Bilmiyorum ben…
Ne alemdesin yaşama sevincim benim ...
Önce gözlerin girer odamdan içeriSonra ellerin, saçların dudaklarınBir bir hatırlarımHer sabah senin olan ne varsaYüzüm aydınlanırŞarkılar söylemek gelir içimdenYakında bir kuş öterUzaklarda bir tren sesiSonra kornalar, çocuk ağlamalarıVapur düdükleriSesler bir uğultu halinde yükselir büyük şehirlerdenVe alışılmış bir yaşamaktır çöker omuzlarımaSarar benliğimi birdenBüyük, devamlı dalgalar halinde duygularımHer sabah seninle başlarVe ben her sabahTa içimde bir ağrı gibi yokluğunu duyarım
Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini.Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,Senden kopardım çiçeklerin en solmazını.Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,Sende tattım yemişlerin cümlesini.Desem ki sen benim için,Hava kadar lazım,Ekmek kadar mübarek,Su gibi aziz bir şeysin;Nimettensin, nimettensin!İnan bana sevgilim inan,Evimde şenliksin, bahçemde bahar;Ve soframda en eski şarap.Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,Rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.Günlerden sonra bir gün,Şayet sesimi farkedemezsenRüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,Bil ki ölmüşüm.Fakat yine üzülme, müsterih ol;Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini.Ve neden sonraTekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,Hatırla ki mahşer günüdür,Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
yanlız benim omuzlarımın bunca ağır yükü kaldıracak kadar geniş olmadığını vurgulamam gerek.Başım bazen ağırıyor , çoğu kez yanıp tutuşuyor, düşüncelerimde karmakarışık. Keşke her şeyden uzak olabilseydim
Bazen birini özlersin,ama yapacak bir şey yoktur bir şarkı açarsın ve hayat devam eder.
Görmek sınır koymakmış, anladım. İnsan sadece gördüğü kadar sanırmış dünyayı, yeni öğrendiklerini bile gördüklerine benzeterek anlarmış.
Dağdan düşen sel gibiyim