AHLÂK DERSLERI-Ihlas(2.ders)
Her ilim gibi, nefis tezkiyesi ilminin de basında zikredilmesi gereken ihlâsın ne olduğudur. Cunki ihlâsın olduğu yerde amelin değeri vardır. Nefis tezkiyesi salih amellerin toplamı demistik, amelin salih olabilmesi için, Allahın katında fayda verebilmesi için ihlas olması lazımdır. Hatta bu dersi işlerken dahi bu dersten bereket almak istiyorsak, faydalı olmasıni istiyorsak ihlas olması lazim hem anlatanda hem dinleyende.
•ihlas nedir ?
Insanın Allahın emrettiklerini yaparken ve nehyettiklerinden sakınırken sadece Allahi kastetmesidir. O'nunla amel arasına girecek her şeyi elinin tersiyle itip, gayeyi Allah yapıp, O'nun için amel yapmaya diyoruz. Bazı alimler insanin bütün hareketlerinin, kipirdamalarinin hatta durmalarinin bile Allah için olması diye tanımlamışlardır.
•Neden ihlaslı olmak zorundayız?
1. Yaptığımız amellerin, yorulmalarimizin, çabamızın Allah katında kabul olması için gereklidir. Allah insanlığın vazifesini Kuranda anlatırken; " Onlar sadece ve sadece Allah'a ihlaslı bir şekilde ibadet etmekle emrolundular" buyuruyor. Yine bir ayette Rabbimiz;
"De ki: benim namazın, kurbanım, ölümüm ve dirilişim hepsi ortağı olmayan Allah icindir" buyuruyor.
Ebu Umame birgün Peygamberimizin yanına geliyor
"Gördün mü adamın biri savaşıyor ama sırf kazanç elde etmek için ve insanlar onu zikretsin ,savaşıyor desin diye." Peygamberimiz diyor ki "Ona hiçbir şey yoktur" Adam malını, hatta en değerlisi olan canını feda ediyor ama peygamberimiz diyor ki Ona Allah katinda hicbir sey yoktur. Adam bir daha tekrarlıyor, peygamberimiz yine ayni cevabı veriyor. Bir daha tekrarlıyor yine aynı cevabı veriyor. Sonra peygamberimiz hangi amelin Allah katında makbul olacağını açıklıyor "Allah amellerden sadece ihlasla ve sadece Allahın rızası gozetilerek yapilan amelleri kabul eder." Bunun dışındakileri kabul etmez.
3 adam kıssasını düşünün. Âlim, zengin ve şehid. Dünya hayatında zahiri bir bakışla bu üçünün cennette en yüksek seviyede olması lazım. Âlim ilmiyle, şehid canıyla, zengin malıyla islama hizmet eder çünkü. Ama peygamber "ateş bu üçüyle tutusturulacaktir" diyor. Allah mahşerde ilk bunları çağırıp, ateşe atacaktır diyor. Allah alime neden ilim öğrendin? diyor. Diyor ki "ben ilmi yasayayım da insanlara anlatayım diye öğrendim." Allah da "Yalan söylüyorsun" diyor "sen insanlar desinler diye öğrendin ve insanlar da dediler, hadi git bakalim ecrini onların yanında ara."
"Bir amel yapılırken, benim dışımda başkası gözetiliyorsa, ben o amelden de sahibinden de beriyim, benim ihtiyacım yoktur" diyor Allah. Şehide de zengine de aynısını soruyor ve sonları aynı oluyor.
"Biz onların yapmış oldukları amelleri onların önlerine sürdük, sonra onları yerle bir ettik" Diyor. Önlerine sürülecek kadar çok amelleri var yani. Ama heba oldu hepsi. Kimdir bunlar? Ya amellerinde ihlas yoktur veya ihlas vardır sünnete uygunluk yoktur. Velhasıl amellerin, çabalarımızın, yorulmalarimizin bosa gitmemesi için ihlaslı olmamız lazım.
Riya öyle kotu oyle sinsi bir hastalıktır ki, peygamberimiz karanlık bir gecede karıncanın ayak sesine benzetiyor.ihlasin zıttı olan, amelleri boşa çıkaran riya da bu kadar tehlikeli bir şeydir. peygamberimiz "ümmetimde en çok korktuğum şey gizli şirktir" diyor. Yanı riya dediğimiz olay. Belki biz kendimizi ihlaslı görüyoruz ama kiyamette bir bakmışız hepsi gitmiş.
"Ihlas, insanin kendi ihlâsını görmemesidir. Kim kendinde ihlası görürse, Onun ihlasi tekrardan ihlâsa ihtiyaç duyar "
2. Sebep (neden ihlaslı olmak zorundayız?)
•Şeytan en büyük düşmanımızdır. Ve insan kendi seytanini tanimadigi surece dunya ve ahirette mutluluga erisemez. Kendi şeytanını tanımayan insan, hiçbir zaman onun oyunlarından kurtulamaz. Şeytan Allaha söz vermiştir " senin beni saptirdigin gibi, ben de onların hepsini saptiracagim. Onlara sağından, solundan, altından üstünden yakinlasacagim." Şeytan Allaha boyle buyuk bir söz verirken bile bir grup insanı ise kandıramayacağını biliyor "sadece senin ihlaslı olan kulların müstesna " diyor. Şeytan bile Allahın kandiramayacagi kullarının ihlaslı olanlar olduğunu biliyor. Şeytan ihlaslı bir kula nasıl yaklaşsın ki. O insan amellerinde dünyalık kaygısı gözetmiyor ki, dünyayla yaklaşsın.
Şeytan insanı amelleri yapmaktan alıkoymaz. Yeterince tatmin olmuyor bu şekilde. Fakat sana riyayi bulastirip, ihlassizligi alışkanlık haline getirtirse kâr etmiş oluyor. Hem amel boşa gidiyor hem de yorulmuş çabalamış halde iken cehenneme gidiyorsun.
Yanı sonuçta 2.Sebep Şeytan, ihlaslı insanlara yaklaşamaz. Bu yuzden ihlaslı olmak zorundayız
3. Müslüman akıllıdır. Akıllı olan da ihlaslidir. Bu ne demektir ? Ihlasi elde etmek çok zordur. Elde edemediginde ameller boşa gidiyor. Elde ettigindeyse senden daha mutlusu yoktur. Insan ihlaslı olursa bütün hayatını ecir kapısına çevirebilir. Niyetini bir kez guzellestirmeyi başarırsan attığın adım dahi ecirdir. Bu seviyeye ulaşmak için ahiretin çocukları olmalıyız. Yüzü dünyaya dönük olan, derdi kederi sevinci dünyalık şeyler olan bir insanın buraya ulaşması zordur. Bunun için sürekli dua etmeliyiz. "Allahım sevip razı olduğun işlerde bizi muvaffak kıl. Yapmış olduğumuz normal işlerin bile senin için ibadet olmasıni sagla" AMIN.
4. Yeryüzünde Allahın yardımını istiyorsak, islam ümmetinin ilk dönemlerdeki izzetini kazanmasını istiyorsak, ihlaslı olmamız lazım. Allahın dininin yeryüzünde hüküm sürmesini savunan insanların önünde başka bir çıkar yolu yoktur. Neden peki? Müslümanlar yeryüzünde hakimiyetlerini Allahın yardımı olmadan kurabilirler mi? Kuramazlar. Yardim kimdendir? "Innen nasra min indillah" Yardim sadece ve sadece Allahın yanındadır. Allah yardım etmese hiç kimse insanları kurtaramaz, hakimiyeti getiremez. Allah yardımını neye bağlıyor peki? Nur suresinde Allah iman edip salih amel isleyenlere şöyle bir söz vermiştir. " Allah; içinizden iman edip salih amel işleyenlere vaad etti ki: Onlardan öncekileri nasıl halef kıldı ise onları da yeryüzüne halef kılacak ve on lar için beğendiği dini temelli yerleştirecek, korkularını emniyete çevirecektir. Çünkü onlar, Bana kulluk eder ve hiç bir şeyi Bana şirk koşmazlar. Kim de bundan sonra inkar ederse; işte onlar fasıkların kendileridir."
Ibadetin en üst seviyesi ihlâstır. Şirkin kısımlarından biriyse riyadir. O zaman ümmet eski izzetini istiyorsa ihlâsa ihtiyaç vardır. Bu geneldeki bakıştı. Bir de kişisel olarak bakalim. Yapilan çalışmalardan fayda görülmek isteniyorsa, yapilan çalışmaların insanların kalbine etki etmesi isteniyorsa ihlaslı olunması lazımdır.
"Iman edip salih ameller işleyenlere Rahman onlar için bir sevgi kılacaktır" insanlarin gönlünde sevgisni koyacaktir.
Allah bir kulu sevdi mi Cebraile;
"Allah filani seviyor, onu sen de sev" diye emreder. Cebrail de o kulu sever, sonra gök halkına:
"Allah filani gerçekten seviyor; onu siz de seviniz" diye hitabeder.
Goktekiler de o kimseyi severler.sonra da yeryüzündekilerin gönlünde o kimseye karşı bir sevgi uyanır. Yanı sen ihlasla ne yapıyorsan zaten Allah seni ve yaptığıni sevdiriyor.
•ihlâsın hakikati nedir ki bu kadar zordur ?
Dil ile söylemekle ihlaslı olunmaz. Yanı bir şeyi yaparken Allah rızası için diye niyet etmekle bitmiyor. Ne yapması lazım insanın? Amelle rıza-i ilahinin arasina girecek tum perdeleri insanin elinin tersiyle itmesi gerekir. Bu ise pek zordur. Mesela bir ameli yapacaksın, yapacaksın, yapacaksın ve kimse seni övmeyecek, teşekkür etmeyecek. Ve sen hala devam ediyorsan o amele, işte bu ihlâstır.
"Bir saat ihlas, bütün ebediyete kadar kurtuluşa sebebiyet verir" bu kadar kıymetli ve zordur işte.
Insanın fitratinda dünyaya meyil vardır. Şehvetler süslü gösterilmiştir.ve insan yaptığının karşılığını hemen görmek ister. Ihlas ise her şeyi Allah için yapmaktir . yani teşekkürü, karşılığı bilmedigin bir zamana itelemektir. Bir iscisin Mesela, diyorsun ki işverenine ben senin için durmadan çalışacağım. Sense ücretini istediğin zaman ver. Ister on yıl sonra ister elli yıl sonra. Insanin fıtratı bunu kabul etmez. Işte bu yuzden zordur ihlas.
•insanin ihlâsına engel olan şeyler nelerdir?
1.Riya.
Riya nedir peki ? Yapilan amelin ya bazı kısımlarında ya da tümünde Allahın dışında bir varlığı gözetmesi veya Allahla beraber başka varlıkları da gözetiyorsa riyadir. Gizli sirke benzetiliyor peygamberimiz tarafından.
Insan neden riya yapar? Görsünler veya desinler diye. Halbuki insan Allahın yanında beğeni kazanırsa kıymetlidir.bunu unutmamalıdır. Asıl olanın, faydalı olanın Allahın rızası olduğunu da goz onunde bulundurmalidir daima.
2. Insanların övmesi ve buna ihtiyaç duymak ihlâsın önündeki diğer bir engeldir.
Bundan kurtulmanın yoluysa düşünmektir. Insanlar seni ovse ne olacak? Kendisine dahi faydası olmayacağı bir günde(mahser) sana mi faydası olacak ki o övsun, o beğensin, ne kadar takvalı bak desin diye yapıyorsun? Ovmenin ve yermenin insana fayda ve zarar vereceği tek şahıs Allahtır.
3. Tamah. Dünyadaki mevki, makam, mala tamah etmek en büyük engellerden biridir.
Insan bundan nasıl kurtulur? Bunun kurtuluşu da ovulme ihtiyacıyla aynıdır. Düşünmek. Düşün her şeyin hazinesi kimin elinde ? "Hiçbir şey yoktur ki, Onun hazinesi bizim elimizde olmasın " diyor Allah. Malın, mevkinin, tüm nimetlerin hazinesi Allahın yanındaysa insanlardan ne bekliyorsun? Tüm insanlık biraraya gelse sana bir iyilikte bulunmak istese, Allahın izni olmadan bir yaprak oynamayacağını bilmiyor musun ?
Dikkat ettiyseniz buraya kadar bahsedilen her şeyin yolu Allahi tanımaktan geçiyor. Allahın isim ve sifatlarini tanımaktan. Allahın Rezzak sıfatını tanımış, iman etmiş ve hayatına uygulamış bir insanın dünyadan bir şey beklemesi mümkün mü? Değil. Allahın kahhar olduğunu bilen bir insan, Allahın dışında birinden bir övgü beklemesi mümkün mu? Değil. Allahın yapılan iyiliklerin karşılığını tam bir şekilde verdiğini biliyorsa insanın hayatında böyle bir zorlanma olmaz. Yani Allahın isim ve sifatlarini mutlaka tanımalıyız.
•insanın kendinde ihlası anlayabilmesi için iki belirgin nokta vardir.
Ilki;
-Insanın gizli anı açık anıyla uyuşuyorsa bu insanda ihlas vardır.
- insanın gizli anı açık anından daha ibadetliyse bu insan takvalidir.
-insanın açık hali gizli anına galebe çalıyorsa bu insan münafıktır
Bunu tespit etmek için sürekli nefsi muhasebe etmeli insan.
Ikinci olarak;
Yaptığın ameli kimse görmese de, övgü almasan da , insanlardan bir şey beklemeden amele devam ediyorsan bu ihlâstır.
Bir de insanın kalbinin hastalıklı olduğunun, ihlâsın yerinin olmadığının en büyük delili, nefsi terbiye edecek meseleler konuşulduğunda insanın ilgilenmemesi, sıkılması , bir an önce bitse diye düşünmesi . Bu belli olmaz aciktan tabi, kalpleri bilen yalnızca Allahtır. Kalp hastalandı mi kendine faydalı olanı almaz. Peygamberimiz "kalbe fitneler girdiği zaman kalp ters çevrilir" diyor. Ters çevrilmiş kalp nasıl olur? Bardak gibi düşün. Su bosaltsan içine girmez. Kuran okur işlemez, namaz kılar işlemez, anlat nasihat et işlemez. Işte bu tür meseleler konuşulduğunda ilgilenmesi kalbinde hala temizlik vardır demektir.
Allahtan temennimiz tum yaptigimiz islerde, amellerde bize ihlası nasip etmesi. Biz zaten aciziz, bunun da en büyük silahı duadır. Riya, şeytandan sakınmak, ihlaslı olmak cok zordur. Bu ancak Allahtan yardim istemekle olacaktır.
●Sonuç:
Bundan sonra elimizden geldiği kadar her gun ihlasa dikkat edelim en ufak bir amel bile olsa mesela birine bir bardak su verdik dusunelim. Bunu ne için yapıyorum ? Ve yaparken dua edelim Allahım ihlas nasip eyle diyelim. Şirke düşmekten korkulduğunda okunan duayı vird haline getirelim, ezberleyip sık sık okuyalim.
"Allahım! Bilerek şirk koşmaktan sana sığınırım. Bilmediklerim icin de senden mağfiret dilerim."
Ve nefis muhasebesini her gün yapalım. Bugün namaz kıldım. Bu namazı ne için kıldım gibi. Her amelimizde bunları yaparsak elimizden geldiğince tabi, Inşallah Allah yardımcımiz olacaktır.
















