Bir deniz biliyorum, adıyla meşhur. Ben orada büyüyorum. Sıcağı hem dert, hem neşe buranın. İnsanı da öyle. Ağaçları cömert, gölgesi sebil. Ege diyorum ona, Ege Denizi. Sonra kordonda çimlerin üzerinde gevrek yerken buluyorum kendimi. Hafif de esiyorsa hava, diyorum mutluluk budur. Bunun kıymetini sanki bir tek ben biliyorum. Camilerden yükselen davetin yanı sıra, kayıp ilanlarını da dinliyorum. Kaybolana mı, davete mi gitmeliyim, bilemiyorum. Bir şey eksik, ama adını koyamadığım bir şey. Her şey tamam, bir şey eksik, ne o şey bilmiyorum. Sokakta mı, evde mi? Yoksa, kendimde mi aramalıyım onu? Bilmiyorum. Belki de kaçıyorum kendimden. Kadere yüklediğim ne varsa günahını kendimde arıyorum. Ama diyorum yine, her şeye rağmen adını dilimden düşürmüyorum, Ege, Ege Denizi. İsmin, ismimde bir yansımadır. Telaşını yaşadığım her şey bir dalgadır. Belki gelip geçer dalgalar gibi. İçimde taşıdığım bu yük belki toprağındır. Önce verip, sonra geri alır.
-Ekin Günel
14.08.17
“Bugün benim doğum günüm.”













