Köyde (1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13)
Agır agır yarı asfalt yarı toprak yolda yol alıyordum gök yüzüne doğru güneşe ulaşmak için birbiriyle yarışan agaçların arasında yol alıyordum yaz bitmiş son baharın ortalarıydı kızım uyumuştu arka koltukta pencereyi biraz kapattım ilerde yol ikiye ayrılıyor biri dağa doğru çıkıyor diğeri şırıl şırıl akan dereyi takip ediyordu yolun kenarında şu akan bir çeşme vardı arabayı parkettim aşagı indim çeşmeye yaklaştım gürül gürül akıyordu buz gibi suydu yıllardır büyük kentlerde yaşamıştım sakın bir hayatı dogayı özlemiştim bende köyde büyümüştüm ama böyle orman yeşillik olmasada bozkırdı ilk ve orta öğrenimini köyde tamamlamış liseyi kasabada bitirmiştim üniversiteyi ankara Gazi'de tamamlamış ögretmen olmuştum şansımdan o yıl atamam yapılmıştı.
Van'da üç yıl adana'da iki yıl görev yapmıştım adana'da tanıştıgım bir inşaat mühendisine aşık olmuş evlenmiş İstanbul'a atamamı istemiştim ilk iki yıl mutlu mesut evlilikten sonra çatırdamaya başlayan evlilik zor bela beşinci yılda bitmişti son bir kaç ay eski eşimin tacizleri tehditleriyle ugraşmıştım yıpranmış yorulmuş bir halde hiç duşunmedigim orta Anadolu'nun bir kentine tainimi istemiştim sessiz sakin bir yaşam istiyordum kızımla birlikte kızım yedisine basmış kendi okulumda kendim eğitecek tim üç gün önce gelmiştim bu kasabaya küçük şirin bir kasabaydı ama boş kadronun olmadıgını sadece orman köyünde boş kadro olduğundan bahsettiler ama tek başıma kadın olduğum için göndermekte istemiyorlardı bir kaç gün bugün git yarın gelle bekledik ögretmen evinde kaldık dün kesinlikle o köy dediler ama enkısa zamanda yanıma bir kadın ögretmen verileceğini söyleyip gönderdiler köy kasabaya altmış kilometreymiş lojmanı olduğunu modern bir köydür dediler 150_200 haneymiş sabah erkenden yola çıkmıştık bana saatler geçmiş gibi gelmişti ama sadece iki saat geçmiş birden yolda bir araba sesi duymamla yola döndüm beni gören arabadakiler kenarda durunca yolu sordum dereyi takip etmemi çok yaklaştıgımı söylediler teşekkür ettim bu arada kızımda uyanmıştı onla biraz ormanda yürüdük sohbet ettik.
Tekrar arabaya bindik yolumuza devam ettik kısa bir süre sonra köy görünmüştü yolun kenarındaki kadınlara okulu sordum tepedeki binayı gösterdiler okulun kapısına kadar gittik çok güzel bakımlı bir köy okuluydu şirindi köyde üç mahalle vardı okulda tam ortasındaydı kızımda bende sevmiştik muhtarı bulmam gerekiyordu gördügüm en büyük mahalleye aracımı sürdüm meydanda kahvane bakkal ve cami vardı kahvaneye girdim çok insan yoktu genelde yaşlı insanlar vardı muhtarı sordum çagırmaları için birilerini gönderdiler.
Yaşlı bir amca bana kızım muhtar burda sadece kagıt üstündedir senin işini kara memet çözer dedi. Bir süre sonra ayagının birini sürükleyerek gelen bir adamı gösterip muhtar geliyor dediler adam hoş geldin bile beni tepeden aşagı sürüp kızım sen bu dagın başında nedecen dedi bende dagın başındaki çocukları eğitecegim deyince sevimli ihtiyar böyle söze böyle cevap dedi muhtar sen git mührü odaya bırak hoca hanım gelmiş eğitim verecem diyor sen gözünü korkutuyon hele bir hoş geldin de bir kere dedi muhtar kızarmış bozarmıştı yaşlı amca bundan bi bok olmaz siz şurda kara memedi çagırın dedi.
Kızım açmısın yorgun musun buyur bize gidelim hanım acı tatlı bişiler hazırlar dedi gerek yok amca burda beklerim dedim olmaz böyle ev yakın kalk araban burda kalsın dedi kızımın elinden tutup kızımla sohbet ederek onlar önde ben arkalarından takip ettim. Büyükçe kapılı bir eve geldik kapıyı açınca kapının üzerinde asılı duran çan çalmıştı kızımın çok hoşuma gitmişti tekrar tekrar kapıyı açtı kapattı büyükçe bir avludan geçip eve yaklaşınca amca hacı misafirimiz var diye bagırdı pamuk gibi güzeller güzeli bir nene çıktı hoş geldin kızım deyip sarıldı eğilip elini öptüm oda eğilip kızımı öptü bizi içeri aldı bişiler hazırlıyor yaşına göre çok hareketliydi amca yeni ögretmenımız hanım dedi hacı teyze kızım orda uzun zamandır o tutulmuyor yarın köydeki kadınları toplayıp temizleyelim dedi saol hacı teyze yavaş yavaş bende temizlerim deyince olurmu kızım sen bizim çocuklarımızı eğitecek biz sana işmi yaptırırız değilmi hacı dedi.
Çok sevmiştim tertemiz insanlardı ayak üstü bişiler hazırlamıştı afiyetle yedik biz sohbet ederken kızım uyuya kaldı bana kızını kucakla peşinden gel dedi yandaki odayı açıp burda bir kaç gün kalın biz okulu boya badana edene kadar dedi saol hacı teyze deyip sarıldım sıcacık insanlardı. Çocugu yatırdım yavrucak yorulmuştu odanın kapısını aralık bıraktık uyanırsa duyalım dedi teyze içeri geçtik hacı amca kahve yapmıştık içerken avlu kapısındaki canın sesi duyuldu hacı amca memed geldi kızım senin işlerini o halleder dedi aşagı inerek karşıladı birlikte yukarı odaya geldi hoş geldin hocam dedi elimi sıktı ilk dikkatimi çeken ellerin dillerin hayatımda ilk defa böyle büyük bir el görmemiştim kürek gibiydi güneş yanıgı yeni uzun boyu iri yarı dev gibi bir adamdı tahminim kırklı yaşlardaydı ben yaşlı biri bekliyordum hacı amca öfkeli bir şekilde o muhtar bozuntusunu birlik olun ailenin dedi hoca hanıma çok kaba davrandı dedi hacı amca bu konuyu sonra konuşuruz ben size her zaman diyorum beni çagırın diye dedi hacı amca yarın köyü topla lojmanı ve okulu temizler kadınlar yapar temizliği hacı teyzen başlarında dursun sende erkekleri topla odun ocak işini halleri bu kız üşür kış kapıda şimdiden hazır edelim tamam hacı amca bir raporu odun yıkar parçalatırım yarın hacı amca orda bildiğim kadarıyla soba yoktu deyince hacı amca benim alt kattaki kuzine sobayı kurun oraya hem yemeğini ekmeğini pişirir dedi tamam dedi bu yıl çocuk çok hocam dedi kaç tane dedim devam edeni unuttum ama yeni başlayacak on tane galiba dedi galiba bir ögretmen daha gelecekmiş dedim inşallah hocam dedi.
Bir ara aracım aklıma geldi benim arabam kahvenin orda kaldı dedim mehmet hemen kalktı anahtarı ver ben getireyim dedi hacı amca bende geleyim arabayı avluya alalım çoluk çocuk bişi yapmasın dedi anahtarı verdim kısa sürede arabayı avluya soktu barajdan valizleri alıp yukarı çıktılar hacı amca kızım valizleri bi odaya bıraktık bir kaç gün kalman gerekecek yeni boya badana yapılan evde oturulmaz dedi istersen hiç taşınma bizde kal iki yaşlıyı sevindirirsin dedi teşekkür ettim geç vakte kadar biz hacı teyzeyle sohbet ettik her şeyi soruyor ögrenmek istiyordu bende açık yüreklilikle cevapladım hacı amcayla mehmet de okulu ve lojmanları nasıl yapılacagını ne kadar odun gerektiğini konuştular iki rekoru odun getireceklerdi odunları ufaklayıp birde odunlar ıslanmasın diye üzerine bişiler yapacaklardı geç vakte kadar oturduk sonrada odaya gidiş yattım yatak mis gibi kokuyordu evimde gibiydim öyle güzel uyumuşum ki sabah ezanına uyandım hacı amcanın camiye gidişini pencereden izledim.
Hacı teyzenin mutfakta bişiler yaptıgını duyunca yanına gittim bende yardım ettim sıcak ekmek yaptık sofrayı kurduk bir süre sonra hacı amca geldi kızımı uyabdırırken hacı teyze kızıma taze süt satmaya gitti çok güzel bir kahvaltı yaptık kahvaltıdan sonra hacı amca odun için erkeklerle ormana gitti hacı teyzeyle bir çok kadın okulu temizlemeye gittik köy kadınları hep birlikte tertemiz yaptık lojmanları ve sınıfları perdeler takıldı lojmana kuzine soba kuruldu bir ara mehmet iki boyacıyla geldi onlar boya badana yaparken bizde temizliği bitirdik mehmet ordan iki üç kadına boya yarın biter yarından sonra gelin boya akıntılarını temizlen dedi bana hiç bir iş yaptırmadılar odunlar geldi odunları tek tek kırdılar yıgın yaptılar akşam üstü hacı teyzelerde otururken hacı teyzeye herşey tamam ama yarın kasabaya gidip tencere tava almalıyım dedim evet kızım bak onu düşünmedik dedi hacı teyze hacı hemen memesi çagır dedi mehmet koşarak geldi mehmet oğlum yarın bizi kızımla kasabaya götürecen dedi olur hacı teyze ben giderdim deyince sen kasabalıyı bilmezsin seni kazıklarlar dedi tamam dedim günlerim harika geçiyordu beynim rahatlamıştı. Ertesi gün kasabaya gittik birlikte alış veriş yaptık mehmet bize kebap ısmarladı etrafımızda her işe koşuyordu ara ara göz göze geliyorduk hacı teyze akşam otururken mehmet ı anlattı eşini kanserden yaklaşık bir yıl önce kaybetmiş iki oğlu varmış çocuklar kasabada liseye başlamış biraz haylazlar dedi aldıgımız eşyalar iki gün sonra gelecekti beklediğimden daha az tutmuştu hacı teyze herşeye pazarlık ediyor herkesi paylıyor kızıyordu benide kızım diye tanıtıyordu.
Artık güvende hissediyordum kendimi kızımda öyle idi arkadaşları olmuş onlarla dışarda oynuyor eve girmek istemiyordu. Birkaç gün içinde herşey halk olmuş eşyalar gelmiş evimize taşınmıştık hacı teyze bizi yalnız bırakmıyordu hergün en az iki defa uğruyor bir akşam kızımı uyuttum ender tv bakıyordum kapı tıklayınca kim o deyince ben mehmet hocam banyoya şov bence baktırmayan geldim müsaitsen dedi istersen yarına kalsın dedi yok mehmet gel dedimyanındaki ustayla taktılar kontrol edip ayrıldılar gece yatarken aklıma geldi şov benim parasını vermedim ki ertesi gün hacı teyzeye gittim ona durumu söyledim hacı teyze güldü onu hacıyla mehmet düşündü kızım sonradan aklımıza geldi bugün hacıyla gidip aldılar dedi parası deyince o bizim işimiz kızım halloldu bitti dedi ısrar etmemeli istedi. Harika insanlardı o hafta okul açıldı bir hafta çocuklarla tanışmakla geçti kayıtlar falan dört sınıf çok zordu ikişer sınıf alıyordum ikisi teneffüste oluyordu çocuklar çok geride kalmışlardı tek tek ilgileniyordum bazı çocukları dersler bitince özel ilgiyle diğerlerine yetiştirmiştim mehmet ne zaman dışarı çıksam okulun etrafındaydı elim kolum gibiydi herşeyime koşturuyor şu bir gün görmesem merak ediyordumartık havalar sogumuştu milli eğitimden müfettiş gelmişti müfettiş çok memnun ayrıldı yaklaşık bir ay sonra il milli eğitim müdürü geldi hocam harikalar yaratmışsın bütün il seni konuşuyor dedi kahvanede toplantı düzenleyip bana ödül verdiler hele o günden sonra köyün gözdesi olmuştum her konuda bana geliyorlar sorunlarını paylaşıyorlardı.
Köyden biri olmuştum okulun başarı seviyesi hergün biraz daha düzenliyordu ilçe müdürü bir gün geldi hacı amcayla mehmet de gelmişti hocam sana bir ögretmen vereceğimi söyleştik ama vermeyeceğim çünki gelen ögretmen senin başarını engeller bırak böyle iyi gidiyorsun hacı amca birden gürledi müdür biz başka ögretmen istemiyoruz bizim hocamız bize yeter hocam duydun sana milli eğitim vakfından ayrı bir ödenek çıkartacagım çok olmaz ama emeklerinin karşılıgı deyince hayır hocam ben öyle bişi istemiyorum köy beni kardeşleri bindiyseniz kardeşleri olacagım dedim. Hacı amca yanıma geldi ben sana kızım dedim boşa demedim deyip gözlerinden yaş akmıştı.
Bir sabah uyandıgım her yer bembeyazdı kar yagmış hala yagıyordusınıfın sobasını yaktım ama çocuklar gelemezdi kızıma dışarı çıkmamasını söyledim yavaş yavaş kahvenin oraya indim köylü kahvede oturuyordu ben kahveye girince hepsi ayağa kalktı niye oturuyorsunuz diye çıkıştım herkes bir kürek alsın okulun yolu açılsın çocuklar okula gelemiyor dedim çıktım hacı amcalara gittim hacı amcaya durumu anlattım tamam kızım sen okuluna git geliyoruz dedi yukarı okulun oraya doğru çıkarken memesi gördüm tek başına okulun orda yolu açıyordu güzel kalpli adam dedim içimden tam ona yaklaşmıştımki birden kaydım bir kaç metre yuvarlandım.
Yerimden kalkamıyordum mehmet koşarak geldi beni kucaklayıp eve götürürken erkeksi kokusu beni benden almıştı boynuna kolumu dolamıştım içeri götürüp yatagıma yatırırken yavaşça dudaklarından öptüm. Utanmıştı hacı teyzeyi çagırayım sana bir baksın dedi. Agrıyan bir yerin varmı dedi ayagım dedim baktı şimdi dedi kımıldama dedi. Çıktı gitti vücudumun bazı yerleri sızlıyordu. Hacı teyze bir süre sonra geldi vücudumun yaralanan yerlerine krem sürdü ayak bileğim şişmişti kırık yok ama yinede bir doktor görmeli dedi .
Bu karda kışta nasıl gidilir dedim bir köy adam seni hastaneye taşıyamazsa yuh olsun onlara dedi. Mehmet içeri girdi yüzüme baktı suç benim neden daha erken gelmedim ki dedi beni kucakladı kollarım boynunda arabasını kapıya çekmişti hacı teyze aferin oğlum böyle işte dedi arka koltuğa uazattı beni hacı amcayla ikisi öne oturdu hacı teyze kızı merak etme ben götürüyorum dedi köy yoluna çıkınca önümüzde iki traktör biz arkalarından çıkamadıgımız yerde onlar çekip çıkartıyordu böyle ana yola kadar devam ettik ana yolda durduk traktör delilere burda bekleyin geri dönüşte lazımsınız dedi ben üşür ler gitsinler deyince sertçe bakıp işime karışma ben ne yaptıgımı biliyorum dedi.
Hızla hastaneye girdik kontroller filmler derken kırık yok ama tedbiren alçıya alacagız dediler. Alçıdan sonra yine kucaklayıp arabasına bindirdi tekrar geldiğimiz gibi köye döndük beni hacı teyzenin evine kucagında çıkardı herşey için teşekkür ettim tam giderken mehmet dedim birden dönüp baktı sabah beni okula götürür müsün dedim çocuklar dersten kalmasın dedim birkaç günden bişi olmaz deyince sertçe oda benim işim götürmezsen sürünerek giderim dedim baktı gülümsedi tamam gelirim dedi.
Gece agrılarım sürdü sabah erkenden uyandım hacı teyzelerde kahvaltı yaptım avlu kapıdan içeri mehmet girdi yukarı çıktı geldim dedi koluma girsen yeter dedim hiç bişi demedi kucagına aldı arabasına bindirdi bu sefer ön koltuğa oturttu sınıfların sobalarını yaktım dedi teşekkür ettim eğildim yanagından öptüm hiç bişi demedi gülerek lütfen traş ol dedim tamam dedi. Okula vardık çocuklar bir yandan geliyordu bana bakıp bende ders dinleye bilirmiyim arada sobaya odun atarım dedi o gün ve diğer günler hep Dersim'de oldu sınıfın köşesinde oturdu bir süre sonra alçıyı aldırmaya gittik arabaya bindirdi ayagımı tutup eğildi ayak bileğimi öptü artık evimdeydim. Bir akşam ders sonu mehmet yemeğim var yemekte bize katılırmısın dedim olur dedi. O akşam birlikte yemek yedik harika yemek yapıyorsun eline saglık dedi.
Kahvesini de içinde bana müsade deyip çıktı gitti kızım uyumuştu yatagına yatırdım yandaki yatagıma uzandım günlerdir Mehmet'i düşünüyordum ama mehmet'ten bir hamle gelmiyordu kalktım geceliği mi giydim şu almaya oturma odasına geçmiştim ki kapı tıkladı kim o deyince benim dedi evet mehmet idi hemen açtım bir birimize bakıyor hiç konuşmuyorsun elimi uzattım elimi tutunca gel dedim oturma odasındaki sobaya odun attım beni izliyordu. Karşısına oturdum baktı baktı galiba ben seni seviyorum ama ne eğitimine nede güzel Ligi'ne layık değilim dedi güldüm senin yaptıklarında bir eğitim gerektirir dedim bu sözüm cesaretlendirmişti.yerinden kalkıp yanıma oturdu dudaklarımdan öptü nefesim kesilmişti öyle güzel öpüyordu ki dillerimiz birbiriyle dans ediyor ellerinde tüm vücudumu keşfe çıkmıştı gözlerinin Digne lerini tek tek çözmüş tüm gözlerini çıkarmamla görsün kokusunu içine çektim çok güzel kokuyorsun dedim omuzlarından başladım göüslerini bazen öpüyor bazen hafif dişliyordum pantolonun kemerini indirince belini kaldırmış çıkarmam için yardımcı olmuştu pilotuyla kalmıştı önü müthiş görünüyordu bana bakıp gece ligi'nin askılarını yanlara çekip çıplak kalmamı sagladı boynumdan omuzlarım ve memelerimi avuçlarının içinde kaybolmuştu küçük dimi deyince hiçte değil harikalar dedi yalıyor emiyor canını yakmaktan korkuyorum dedi hiç bişi olmaz içinden geldiği gibi davran dememle dişliyor sömürü yordu sanki memenin hepsini agzına sokacak gibiydi ayağa kadırmasıyla kilo tümünü üstünden hem kokluyor hemde tümünü içine çekmeye çalışıyordu iki yanımda kilotumun kenarlarını tutup indirdi koltuğa yatırıp bacaklarımı geriye itip amımı ortaya çıkarıp diliyle masaj yapıyordu dilini öyle güzel kullanıyorduki sanki amımda dans ediyordu birden boşalmaya başladım hırıltılar altındaydım kilotrisim şişmiş dudaklarının arasında eziyor dinliyordu arka deliğim sanki uyarılmış amımla birlikte hareket ediyordu artık sayacak halık kalmamıştı senin olmak istiyorum dedim benimsin zaten seni benden kimse alamaz dedi bir eliyle koltuğun üstündeki yastıgı aldı halını üstüne koydu beni kucaklayıp yastıga kafamı koyup bacaklarımın arasına girdi pilotunu nasıl çıkardı bilmiyorum sürtünmeye başladı kulagıma eğilip azcık canını yakacagım ama alışacaksın dediamım artık kabul ediyordu yüklenmesiyle canım yanmış sanki ikiye ayrılmıştım kendini bana bırak dedi seninim dedim benimsin dedi tekrar yüklendi her yüklenişinde hepsi bu kadar diyordum ama sonu gelmiyordubscagımın birini omzuna koymasıyla iyice açılmıştım son bir yüklemişler yırtıldım ama kasıkları kasıklarıma degmişti karımsın dedi kocamsın dedim yavaş alıştırmaya başladı canım yanıyordu ama farklı bir dünyadaydım defalarca orgazm oluyordum suyum bitmek tükenmez haldeydi yavaş yavaş sertleşiyor benimde amım alışmıştı kulagıma eğilip ben sana baglıyım istediğim zaman boşalırım ilk günden çomak istemiyorum birde sen rahat değilsin çıglık atmak istiyorsun ama kızımız uyanır diyorsun dedi evet dedim beni bırak sen mutlu ol dedim odanın içi vucutlarımızın sesiyle çınlıyordu amımın suyu tükenmiş acımaya başlamıştı.
Lütfen boşal dedim haykırarak içime oluk oluk boşalıyordu her damlası içimi kavuruyordu yanıma yattı bir süre sarılıp kaldık sırt üstü çevirdim gözlerime inanamadım hala taş gibi ayaktaydı kolum gibiydi eğildim agzıma zor sıgıyordu yalıyorum öpücükler kondurmuyor taşakları bile yumruk gibiydi. Önünde eğildim ben hazırım dedim biliyordum dedi neyi biliyorsun dedim çok güçlü kadınsın bunu ikinciye kimse yemedi dedi sen işte üçte beşte olur dedim kocamı doyurmak benim görevim dedim arkama geçip ata biner gibi üstüme oturup bir seferde içime itekledi her deliğini sikeceğim dedi kurban olsun sana dedim yaklaşık yarım saat sikti. Yorulmuş ps stilim çıkmıştı birlikte banyo muzu yaptık koltukta gögsüne uzandım elleriyle seviyordu merak etme sanala doyuracagım seni dedim biliyorum dedi durdu bana bişiler demek istediğini anlamıştım söyle seni dinliyorum dedim gözlerini kocaman açıp içimi okuyorsun dedi demekki o kadar sevmişim seni dedim durdu bilmiyorum bunu istemek hakkımmı dedi neyi dedi benimle evlenirmisin dedi ben cevap veremem beni ailemden istemen gerek dedim şaşır ailen dedi kaldı güldüm köy halkı benim ailem dedim öyle deyince hıçkırarak ağlıyordu özür dilerim tabiki ailen köyün düşünemedim dedi yarın akşam istemeye gel dedim çiçegi ve çikilotayı unutma dedim.
Nereye geleyim dedi hacı amcalara ama önce köy kahvesinden işte sonra hacı amcalara gel dedim hadi şimdi git gelin evinde durulmaz deyip gönderdim içeri geçip derin bir uykuya dalmışım.
Sabah ezanıyla uyanmıştım kızımıda uyandırıp hazlıca hacı teyzelere gittik benden önce kızım koşarak yukarı çıktı biz geldik dedi hoş geldiniz dedi birlikte kahvaltı hazırladık hacı amcada gelince size bişi dıyecem dedim söyle kızım dedi ben size anne baba demek istiyorum izniniz olursa dedim.
De tabi kızım sen bizim kızımızsın şüphen mi var dediler ogün akşamı zor ettim hacı baba alan namazını kılınca pencerenin önünde köyde bişiler var dedi ne varki deyip hepimiz pencereye koştuk mehmet sandalyanın üstüne çıkmış bişiler anlatıyordu hacı baba ben bir bakayım ne oluyor deyince baba mehmet o önemli bişi olsa sana derdi dedim o arada herkes kahveye girmiş mehmet de eve doğru yönelmişti hacı baba mehmet bize geliyor dedi aşagı inip kapıyı açtı yukarı birlikte çıktılar kucagındaki çiçekleri bana çikilotayı hacı anneye verdi oturdu ikiside şaşkındı hacı baba noluyor dedi.
Mehmet bir süre sustu allahın emri peygamberinin havliyle kızınız zeynebi kendime istiyorum dedianne baba birbirine bakıp anlamaya çalışıyorlardı anne baba beni istiyor mehmet dedim ikiside birden verdik gitti dediler herkes kucaklaştı birbiriyle mehmet elimi tutup yanına oturttu beni kızına kızım gibi koruyup kollayacagım seni her konuda mutlu olmanı saglıyacagım söz veriyorum dedi. İki tane de yüzük getirmişti babaya takması için verince baba burda olmaz dedi hacı anne nerde olacak deyince kahvede olmalıki herkes şahit olsun dedi hepimiz kahveye gittik köy halkının içinde nişanımız takıldı yaz tatilinde dügün yapmayı düşündügümüzü söyledik. Ertesi gün hacı anneyle Mehmet'in evine gittik evi yeniden düzenlenmesi gerektiğini gördük hacı anne mehmet'e tatile kadar hallet dedi ustalar getirildi bahçe içinde çok güzel bir ev oldu hafta sonları kızım hacı annelerde kalıyor bizde mehmet bagırta bagırta sabahlara kadar sikiyor bu gidişle dügünde karnı burnunda çıkarsam şaşırmayın
Ara tatile bir kaç gün kalmıştı hacı baba akşam yemeğinde gelin demiri zaten bir gün gitmesek ikinci gün onlardaydık sütümüz yoğurdu müzik yumurtamızı hep hacı anne getiriyordu lojmanın bir anahtarıda hacı anne deydi bazen gelir evi düzenler temizler anne yapma deyince kızım binçavkirin çocukla ugraşıyorsun yoruluyorsun ne var bunda binim işim yok böyle mutluyum diyordu bana inek sagmayı bile ögr etmişti tam köy kadını olmuştum köyde el üstünde tutuluyordum.
Okul defterini kasaba milli eğitimine götürmek gerekti hacı annelerde yemek yerken yarın kasabaya gitmem gerek dedim mehmet ne işin var dedianlattım ben götürürüm senin işlerin vardır deyince hacı anne olmaz kızım sen sahipsiz misin kocan var götürüp getirsin seni dedi özür dilerim dedim hacı anne eğilip yanagımdan öptü kızım kızma böyle gerekiyor sana herkes güveniyor öyle değilmi mehmet deyince evet anne dedi. Mehmet nikah tarihi alalımmı dedim mehmet ne zaman diyeceksin diye bekliyordum deyince ben demek istemedim seni zorluyor muş gibi olmasın diye ne zorlaması mehmet ben seni seviyorum dedim artık tüm kararları senin vermeni istiyorum masadan kalktım çantamı açıp maaş kartımı çıkarıp artık cüzdan istiyorum şifresi de bu al bunu dedim hacı baba kadın dediğin bu dedi aferim kızım size bir şey önereyim aranızda uzun uzun konuşun geleceği planlayın yapacaklarınızı ve yapılmaması gerekenleri belirleyin dedi.
Mehmet o zaman biz kalkalım konuşalım dedi kızım uyuya kalmıştı bırak burda uyusun sabah ben okula getirim dedi hacı anne mehmet ile el ele birlikte çıktık kahvenin önünden geçerken herkes bize bakıyordu ben elimi çekmek isteyince mehmet daha sıkı sarıldı. Ne yapıyon millet bakıyor dedim baksınlar karımsın dedim güldük bende elimi beline sardım.
Kapıyı mehmet açtı odaya geçtik biraz öpüştük oynaştık şakalaştık mehmet çı dilemişti hacı babanın dedikleri bana çok doğru geldi dedi evet bencede dedi senin maaş kartın sende kalsın dedi heyır mehmet bedenim kadar varlıgımıda sana emanet ediyorum ben dedim mehmet senden tek ricam kavgalarımızda olacaktır kesinlikle kavgada etsek yatak odamızda edelim dışarda birbirimize saygısızlık etmeyelim haklısın tüm bedenim senin asla sana hayır demeyeceğim seni mutlu edeceğim çok kızdıgında cezalandıracaksan yatakta ceza ver dedim ikimizde güldük mehmet öyle cezaya canına minnet dimi dedi haklısın mehmet sana doyamıyorum dedim.
Seni ilk gördügüm de benim olmalı dedim günlerce seni takip ettim gece sabahlara kadar lojmanın etrafında dolaştım hatta israf edeyim evet dedim seni pencereden çıplak olarak izledim ciddimisin dedim evet dedi. Kendime zor hakim oldum öyle güzelsin ki güldüm seni öptüğüm ilk gün kucagında neden sahip olmadın ben seni çok istemiştim dedim daha rahat bir ortamı bekledim dedi.
Bende seni ilk gördügüm de ellerin dikkatimi çekmişti öyle büyüktüki kara gözlerin beni delip geçmişti dedim mehmet şehir kadını bana bakmaz diye düşünüyordum seni tanıdıkça köyün çocuklarının hepsinin gözünde ilah gibi oldukça şaşırmıştım insan sevgin benim sana hergün daha çok tutulmama sebep oluyordu durdum durdum bende sana hergün daha çok baglanıyorum seni seviyorum deyip üzerine atıldım haydi sev beni kadının olduğuma ikna et dedim hırsla o kalın dudaklarına saldırdım birden beni durdurdu yarın sana gelinlik bakalım dedi arkadaşımın eşi o işi yapıyor geçen hafta ben baktım ama senin görmen gerek deyince sen beğendiyse deyince senin gitmen gerekiyormuş yoksa sana göstermeye getirecektir ha birde eve mobilya seçmen gerekli dedi tamam yarın bakarız şimdi doyur beni dedim kıkırdadım ez beni canımı yak gücüne sevgine daha çok baglanayım dedim bana bakma seninim mutlu olduğum kadar sık acıma dedim şekilden şekile sokuyor çeşitli pozisyonlarda sevişi yorduk bu akşam her zamankinden daha istekliydi emindim bu adam benim ruh ikizimdi onu deli gibi seviyordum. Sevmeyede devam edecektim sabah gün aydınlanırken uyandım yanımda mehmet yoktu kalktım banyoya girdim banyo sıcaktı banyo şunu yapmıştı nasıl duymuyorsun ben bu adamı beni uyandırmamak için herşeyi yapıyordu banyodan çıkıp saçlarımı kurulurken dışarda Mehmet'in arabasının sesini duydum kapıyı araladım içeri geçti dışarı çok soğuk kalın bişiler al üzerine dedi aslında kalın bişeyim yoktu yok be iyi böyle arabayla gideceğiz nasılsa dedi tamam hallederiz dedi hazirmısın dedi evet dedim sırtındaki Parker'ı çıkardı giy şunu dedi giydim kokladım gülerek mehmed'im kokuyor dedim gelipalnımdan öptü Mehmed'in sana kurban olur dedi çıkarken yatagın üstündeki battaniyeyi katladı koltugunun altına sıkıştırdı.
Yola çıktık kar serpiştiriyordu. Giderken ara ara dönüp bana bakıyordu yazın tatil düşünüyorum dedi ben tatildeyim buraya geleli kim bu kadar sevgi saygı görebilir parayla satın alınamaz dedim ben bu köyüde senide çok seviyorum yazın sana yardım etmek hep tarlada her yerde yanında olacagım dedim bakıp bizim işlerimiz biraz ağırdır ögretmen lige benzemez dedi gücüm yettiğince dedim bana traktörü kullanmayı ögret dedim çift yapmayı ögret dedim ozaman ben ne yapacagım deyip güldü sen biliyorsun deyip bastım kahkahayı azdırma beni dedi mehmet bana hiç kendinden geçmişinden hiç bahsetmedin herkes senden korkuyor dedim hayır kimse korkmaz sadece severler dedi. Sen benim ilk kadınımsın dedi ama iki oğlun varmış dedim evet doğru ama benim değil semihanın çocukları dedi semiha benim kız emindi birisiyle evlendi köyden gitti bir kaç yıl sonra köye döndü kocası bırakmış gitmiş iki çocuk ile ortada kalmıştı baktım çok kötü şeyler yaşanacak hülle bir evlilikti zaten hep hastaydı kötü şeyler yaşamıştı eli elime değmedi sadece ev işlerinde yardımcı olurdu hepsi bukadar zaten benden yaşçada çok büyüktü hım dedim dedem kara memet uzun yıllar bu dagların eşkiyasıymış çok yaşlılıgını hatırlıyorum çok sevilen sayılan biriydi benim adım kemal dedi nasıl dedim kemal ama herkes sevdiği için kara memet der bazen ben bile unutuyorum ismimi belki kemal diye seslensem bakmam bile dedi gülümsedi.
Kemal'de çok güzel dedim ana yola yaklaştıgımızda kar hızlanmıştı gelirken zorlanacagız dedi işimizi hızla bitirelim hava kararmadan dönelim dedi tamam canım dedim kısa süre sonra kasmaya girdik milli eğitim kalemine evrakları verdim tam çıkarken kapıda müdür beyle karşılaştık müdür bey çay içmeye davet edince eşim bekliyor dedim yüzüme baktı aslında nişanlım tatilde dü günümüz var dedim mehmet ile tanıştırdım mutluluklar diledi dü gününe geleceğim dedi bende davet ediyorum dedim ordan çıktık mehmet ın mobilyacı arkadaşına mobilya almaya gittik ilk defa arkadaşım demişti içeri girmemiz ile içerdeki adam koşarak geldi kardeşim deyip sarıldı mobilya için geldik deyince hayırdır deyince müstakbel eşim olacak kadın dedi tanıştık mehmet mobilya işin bende biliyorsun ben aynı zamanda üreticisi biliyorsun.
Bu hafta iç mimarımla gelip evi görmem gerek böyle saçma mobilya vermek istemiyorum deyince mehmet tamam kardeşim bu işi sana bırakıyorum dedi ceketinin cebinden bir tomar para çıkardı gerisini hesaplaşırız deyince arkadaşı mehmet anlamadın mobilyan benden dedim deyip elini iteledi bana yardımların olmasaydı ben olmazdım dedi konu kapanmıştı dügün ne zaman dedi bende yaz tatilinde dedim ögretmen siniz Evet namınız kasabada konuşuluyor dedi nasıl dedim müthiş başarılıymışsınız sizi buraya almayı düşünüyorlar dedi ben köyümden memnunum dedim mehmet ın koluna girdim ordan çıktık bir mağazaya girdik mehmet bana kalın bir kışlık parka aldı Eskimo gibiydim. Ev için bir kaç parça bişiler aldık tamm arabaya doğru giderken önemli bişi unutuyordum dedi gelinlik koşarak gittik hanım hanımcık bir kadın karşıladı abi hoş geldin dedi cahit nerde dedi şehir dışında a dedi nişanlım dedi tanıştık çok güzel mişsin dedi ölçülerini aldı gelin hanım bişi önereyim mi dedi tabiki senin gelinliğini ben seçmek hazırlamak istiyorum dedi mehmet eşimle benim kardeşim dügün günü mak yok ünü falan ben köye getireceğim ben hazırlayacagım dedi mehmet'e baktım kardeşim düşünürse iyi düşünür dedi yalnızca bir gün önce gelsenizde fotoğraf falan dedim ha anladım birde kızınız varmış onada bir süprizim olacak dedi memede döndü senin haylaz larla da görüştüm dedi halloldu mu dedi evet abi biz koşarak çıktık hava baya sertelmışti kadın koşarak geldi boynuma güzel bir atkı sardı hadi gidin şimdi dedi.
Benzinlikten arabanın deposunu doldurduk ana yoldan ayrılınca kar tipi başladı başını omzuna koydum hergün biraz daha aşık oluyorum sana dedim alnımdan öptü birden içime bir sıcaklık bastı kasıklarım yanıyordu tepeyi de çıkmıştık bundan sonra kolay dedi yüzüne baktım mehmet dedim yüzüme baktı yanıyom ben dedim hastamı oldun dedi elini alnıma koydu ateşin yok dedi ya öyle değil dedim benimde aklimdaydı dedi arabadan indik kartopu oynuyor düşe kalka yakalamasıyla altına alması bir oldu hava karavana kadar seviştik defalarca Mehmet'in oldum ateşimiz geçmişti arabaya bindik biraz ilerleyince hacı baba ile iki traktöre rastladık biz geç kalınca yolda kaldılar diye bize yardıma geliyorlardı hep beraber köye girdik hacı anne kapıda karşıladı beni mehmet işim var diye gidince hacı anne burda yatın dedi sofra hazırdı ama kirliydim hacı anneye kulagına eğilip banyo yapmam lazım dedim hınzırlar sizi gel dedi banyoya soktu sırtını keseleyim bagır bana dedi saolsun beni bir güzel yıkadı gözlerime bakıp çokmu seviyorsun memesi dedi evet anne hergün daha çok seviyorum onu dedim yemek yedik kasabada olanları anlattım Mehmedimiz öyledir kızım herkeste bir emeği vardı kendinden çok etrafını düşünür dedi bir yastıkta kocayın ona bol bol çocuk ver dedi tama anne dedim.
O hafta cuma günü son derste karneleri dagıttım harikalardı çocuklarım velilerde gelmişti okul bayram yeri gibiydi kar neden sonra tatil sonuna kadar hacı annelerde kalacaktık eve varınca hacı anne bak bakalım yakışacakmı dedi önüme bol çiçekli bir şalvar attı hemen giydim çok güzel olmuştum üstünede bişiler almıştı harika olmuştum köy kızları gibiydim dur bakalım torununa da aldım dei ikimizde ikiz gibiydim kıızım köye geleli güçlenmiş boy atmıştıhacı teyze hacı amcayı çagırdı bak gitmez diyordun nasılda yakıştı kızımla torunuma dedi hacı baba çok güzel olmuş dedi bu akşam ineği ben sagayım dedim sen bilirsin kızım deyim torununun elinden tutup gel kızım bizde tavukların yumurtaların toplayalım deyip çıktılar bakracı alıp ahıra indim sagarken memet arkamdan geçip yukarı çoktı tanıyamamıştı bir baktım hacı babayla indiler bini inek sagarken malvarlığına falan görünce harika olmuşsun dedi sagım bitince birlikte yukarı çıktık harika günler geçiyordu bazen bahçeye gidiyorduk bazen ahır işleri ev işleri derken vakit geçiyor mehmet ile hava güzel olursa yürüyüşe gidiyorduk iyi bir traktör sürücüsü olmuştum hacı anneyi tarlaya falan götürüp getiriyorum bir bahçesi vardı çokta büyüktü hacı babaya burayı meyve bahçesi yapalım baba deyince ne duruyorsun kocanla konuş yapın dedi mehmet ile konuştum ilkte ikna olmadı burasının soğuk geçti gibi söyledi bende ona göre meyve fidanı dileriz dedim elma, kiraz, ve aynada karar kıldık mehmet ile kasabaya gittik 350 fidan siparişi verdik traktörün aykasına takılan fidanların yerini açan bir makina almıştım filan aralıklarını araştırmıştım hangi fidanın nereye dikilmesi rüzgar yönü gibi şeyleri mehmet ile tek tek yerlerini açtık fidanlar gelince hepsini diktik derecede bir Motopomp ayarladık çok güzel olmuştu artık hergün bahçeye gidiyordum bir iki saat onlar ile ilgileniyordu her gidişimde hayvan gülrelerı götürüyordum traktörle kolaydı.
Kısa tatil bitti okul tam gaz devam ediyordu mutluyduk Mehmed'in evi tamamlandı gelen iç mimar ile yeniden tasarladık mutfak falan harika oldu odanın birini kızıma göre dizayn ettik artık Mehmet'in evine taşınmıştık bir sabah okula kızımla birlikte giderken kızım anne bişi diyeceğim mehmet abiyi çok seviyorum sende seviyorsun ona baba desem yanlış olurmu bana kızarmı dedi kızım bunun kolayı var akşam kendisine soralım dedim okula varmıştık yoğun bir ders maratonu başlatmıştım çocuklar güzel bir uyum içinde gidiyorduk programın önüne geçmiştik daha yaklaşık iki ay varken konuları işlemiştir bir ay tekrar yapacaktım veri kalanıda yatılı sınavlarına hazırlık gibi yapacaktım son sınıf müthişti sekiz ögrendim vardı son sınıfta kesin en az beş çocugum kazanır umudundaydım yardımcı ders kitapları getirdim artık onlara çalışıyorduk hele mini mini birler hikaye kitabı olur durumdalardı.
Köyde diğer köylerin çocuklarını konuşuyorlardı bir hafta başı milli eğitim müdürümüz gelmişti çocuklarla ve köydekilerle konuşunca hocam dört sınıf nasıl başardın bunu hala anlamıyodum deyince hocam ben çalışmaya tüm verilerine kattım bazı çocuklar özel ilgi gösterilmesi gerekiyordu bende zaman ayırdım köyde arkamda durdu dedi hacı babada vardı müdür bey bir söz dağa etti köy memnun diyorsunda muhtarınız orda burda bişiler konuşuyormuş deyince hacı baba bok yemiş o pezevenk dedi küfretti çok öfkeli ydi köylüler müthiş sinirlenmiş lerdir ordakileri sakinleştirdim o gün pek ders işlemedim eve varmıştık yemek hazırlıyordum hacı annenin sesini duydum pencereden gelsene anne deyince ne işin varsa bırak kahvenin oraya gel hacı baban seni çagırıyor dedi.
Hızla koştum hacı anneye yetiştim kahvenin önü kalabalıktı gözlerimle mehmet ı aradım yoktu hacı baba öfkeli öfkeli bagırıyordu onu hiç böyle görmemiştim yanına yaklaştım sakın ol baba hast olacaksın otur şuraya dınlen banada ne olduğunu anlat dedim karşıda hırpalanmış bir şekilde oturan muhtarı gördüm hacı baba muhtarı göstererek bu namussuz pezevenk senin namusun hakkında konuşmuş bu gün müdürün ima ettiği oymuş dedi köylüden yana döndüm bunu daha öncede açıkladık allahın huzurunda mehmet benim eşim dir bunu sizlerede duyurduk okullar tatil oluncada düğünümüzü yapacagız nikahlı kocamdır dedim köylü evet biliyoruz nişan yüzü günüde bu kahvede taktınız dediler ben bu köyde çocuklarınızı çocuklarım gibi gördüm emek verdim bir ay içinde göreceksiniz ki emeklerimin karşılıgını alacagız çocuklarımız dereceye girecek dedim.
Orta yaşlı bir köylü hocam bizim öfkemiz sana değil sen bizim kardeşimizsin seni asla kendimizden ayırmadık kara memesini emeği yardımı olmamış bir tane köylü yoktur bu nankör de dahil dedi hepsi birden onayladı. Muhtarın yanına gittim benden ne kötülük gördün dedim neden böyle bişi yaptın sana yakışıyormu dedim özür dilerim biraz gevezelik ettim dedi hacı baba sana üçgün mühlet veriyoruz köyü terk et muhtarlıktan istifa et dedi bu yaşta nere giderim ki dedi namusumuza laf söylerken düşünecektin dedi hacı baba muhtarlıktan istifa etsin evinden ocagından olmasın çocuğu çocugu var dedim muhtar kalktı yarın birlikte gidelim istifa edeyim dedi beni köyden kovmayın dedi. Hacı baba kolumdan tutup bu gördügünüz kadın benim kızımdır yarın bu kızı nüfüsüma alacagım tek var isimdir bunu böyle bilin dedi muhtara döndü yarın sabah benle gidip istifa edeceksin dedi.
Muhtar ayağa kalktı tekra özür dilerim saol dedi ben hacı babayla hacı ananın koluna girdim hadi gidelim dedim bize giderken köylüde dagılıyordu mehmet arabasıyls göründü yanımızda durdu nerden dedi bize gidiyoruz dedim binin arabaya deyince sen önden git mutfaktaki tencerenin altını yakıver duşunu al biz geliyoruz dedim mehmet bişi anlamamıştı yavaş eve vardık mehmet'te duş aldı yanımıza geldi hacı baba herşeyi anlattı mehmet sakindi bana baktı benim karım olduğunu bilmeyen varmı dedi karıma çamur yapışmaz dedi hacı anneyle sofrayı hazırladjk sinirler yatışmıştı hacı baba mehmet e dönüp muhtar sana geçiyor dedi nasıl dedi yarın istifa edince birinci aza sensin sana geçer dedi. Hacı baba başıma yine sardınya dedi güldü önümüzdeki hafta ormanda kesim başlıyor bugün kesilecek yerler belirlendi köye biraz para girecek dedi.
Hacı baba yarın bizle kasabaya geleceksin seni nüfüsüma alacagım seni dedi hacı annenle seni evladımız olarak görüyoruz dedi okulum var baba dedim o zaman nasılsa nikaha gidince hallederiz dedi durdum size sevineceğiniz bir haberim var dedim. Hacı ana kulagıma eğilip gebesin değilmi dedi nerden bildin ana deyince analar bilir hisseder dedi mehmet sevinçten uçuyor hacı babaya sarılıyordu çok mutlu olmuşlardır kızım yanıma geldi anne kardeşimi olocak dedi evet dedim sabah konuştugumuzu mehmet'e sor dedim kızım memetin elini tutup seni çok seviyorum sana baba diyebilirmiyim diye sorunca mehmet tabi dersin kızım deyip sarıldılar hacı baba şimdi bir aile olduk dedi.
O hafta karneleri dagıttım bir kaç hafta sonra yatılı tam burslu sınavlar vardı çocuklarla okul kapanmasına rağmen bir kaç tekrar yaptım sınav gününede nikah tarihi almıştık çocukların sınav çıkışından sonra nikaha gittik nikah salonuna vardıgımızda gözlerime inanamadım tüm köy ordaydı hatta muhtar bile ordaydı salon almamıştı ön gün sonrada dügünümüz vardı sınav sonuç gününü sabırsızlıkla bekliyordum sekiz ögrendim sınava girmiştir sonuçlar açıklanınca işte bu demiştim altı ögrendim kazanmış üç tanesi ilk ellideydi ertesi gün milli eğitime çagırdılar valisi kaymakamı tüm brokrasi ordaydı tebrik ettiler ve bana ödül verdiler tüm kasabanın gözdesi olmuştum nereye girsek herkes tanıyordu milli eğitim müdürüne ben köyünde mutluyum dedim tamam dediler dügün davetiyesini dagıttım ordaki konuklara.
Dügün günü çok heyacanlıydım gelinliğini giydim süpriz diye bir ses duymakla prensesim girmişti odaya aman tanrım çok güzel olmuştu oda çok mutluydu dügün köy meydanında olacaktı vakit tamam denince hep birlikte çıktık köy meydanı süslenmiş köy gençleri etrafta dönüyorlardı öyle bir kalabalık vardıki sanki kasaba köye taşınmıştı halaylar davullar bir birine girmişti mehmet çok yakışıklı olmuştu gece yarısına kadar devam etti herkese teşekkür edip meydandan ayrıldık mehmete çok güzel bir organizasyon yapmışsın dedim ben bişi yapmadım köy hazırlamış dedi sen köyümüzü ülkeye tanıttın dedi cebinden bir gazete çıkardı köyün gururu ögretmen diyordu tam sayfa
Artık hayatımız bir rutine dönmüş ev işleri mehmet ile bazen ormana kesim alanına gidiyordum bahçeye gidiyordum diktiğimiz fidanların bazıları çiçek açtı ilk senesi bile harikaydı mehmet ile karar aldık hacı anne ve babanın tüm bahçeleri meyve bahçesine dönüştürecemtik köyde bir değilim başlamış köylüler artık degişik şeyler istiyordu mehmet ın önderliginde seracılık gibi atılımlar başlamıştı çocuklar eğitime heveslilerdi yaz tatilinde milli eğitim okula ek derslik yaptılar beş ayrı sınıf olmuştu müdür bey beni çagırdı okul müdürünün köyüne dört atama aldım dedi sevinmiştim tüm köy bayram yaptı yakın köylerden kayıt yaptıranlar oldı sınız mevcudunu yirmi yıl geçirmeden kayıtları yaptım köy artık merkez köy gibi olmuştu sanki herşey hızla seviliyordu köyde artık ögretmen sen önce ve sonra diye tarih belirlenmişti . Bir sabah kahvaltı ederken hacı baba geldi kızım iyi giyimli bir adam var seni görmek istiyor dedi mehmet ile birlikte çıktık kahvenin oraya doğru yürürken oturan adamı tanıdım Mehmet'in kolunu tuttum eski eşim dedim mehmet elimi tutup sakın ol dedi oraya vardıgımızda hacı baba yanına gidip buyrun eve çıkalım dedi ama burda kızımı alıp gideceğim dedi hacı baba sakın ol bu işler böyle olmaz sakince konuşalım deyince eski muhtar ayağa kalktı sen nerde olduğunun farkında değilsin bir etrafına bir bak bu kadın bizim kızımız onu yavrusundan koparılmasına müsademi ederiz dedi eski kocam ayağa kalkmış jandarmayı çagıracagım deyip telefonun çıkardı eski muhtar zahmet etme ben aradım senin bir pislik olduğunu anlayınca ben aradım demesiyle jandarma arabasıda köy meydanına girdi jandarma konuyu ögrenince beyfendi velayet kimde dedi annesinde dedi ee ne ne yapıyorsun burda sen dedi çocugunu görme hakkımı kullanıyorum dedi böylemi kullanılır annesinden bu konuda bir talepte bulundu mu dedi ordakiler hayır sadece tehdit ve hakaret vardı dediler beyfendi sizi karakola alalım ve seni bir daha bu köyde girmeyeceğim dedi bana dönüp hocam sizde gelin uzun süreli bir uzaklaştırma başvurusu yapın bir dahada sorun yaratamasın dedi onu alıp gittiler onun arabasınıda köyden biri götürdü kızımıda alıp bizde gittik kızımla çok kısa bir görüştü kızım ona ben seni görmek istemiyorum benim babam deyip mehmetin elini tuttu üzaklaştırma kararı için dilekçe yazdık jandarmanın tuttuğu belgeyi de ekledik savcıya verdik savcı bey anında onayladı bir daha rahatsız etmeyeceğine söz verdi giderken dur dedim müsait olduğunda arada gelip kızımda isterse vakit geçire bilirsin ama köy dışına çıkarmadan dedim Mehmet'in telefonunu verdi gelmeden önce ara kocam sana zamanı bildirir gelir görürsün dedim
Yüzüme bakıp özür dilerim bir daha olmayacak dedi arkamıza bile bakmadan çıkıp köyümüze döndük herşeyi unuttuk mutlu mesut hayatımıza döndük okullar açılmış yeni ögretmenler gelmiş gelen ögretmenler gerçekten idealist arkadaşlardı gecemize gündüzümüze katıyor başarıyı sürdürmeye karalıydık karnım hergün biraz daha büyüyordu bir gün hacı anne elini karnıma koyup kızım hamilelik seni bir başka güzelleştirdi dedi sanırım ikizin olacak dedi mehmet yarın gidelim baktıralım deyince olur dedim hacı anne bende geliyorum deyince hacı babada bende torunumla dururum dedi.
Sabah erkenden hastaneye gittik evet annem haklıydı ikizim vardı biri kız birde erkekti. Sevinçle köye döndük.
Sonradan katılan çocuklar zorlanıyordu ögretmenler arasında toplantı yaptım geri kalan çocuklara ücretsiz meşesi dışı bursa başladım bir ay içinde toparlandılar çocuklar motive ediyorduk saki okul farklı sıtatüdeydi devamlı milli eğitimden müfettiş veya gözlemci ögretmenler geliyordu köy arkamızde müdür bey söz verdi seneye kalorifer yaptıracagım dedi mehmet seneye kalmadan köyde durumu olanlarla bir toplantı yaptı ön beş gün içinde kalorifer yapıldı ama onu yakacak takip edecek biri gerekiyordu onada çare mehmet halletti dönüşümlü olarak beş kişiyi e gittiler köy içinden küçük bir ücreti kendi aralarında hallettiler.
Doğumun yaklaşmış artık yürekte zorlanıyordum iş çıkışı mehmet veya hacı anne geliyor kısa yürüyüşler yapıyorduk bir gece yüksek bir sancıyla uyandım benle birlikte mehmet de uyanmıştı hızlıca hastaneye gittik hemen doğuma aldılar. Kuzucuklarım dolmuştu akşam üstü köyümüze döndük bir hafta falan okula gidemedim hacı anne yanımdan ayrılmıyordu sanki genç keşmiştir herşeyime koşuyordu okulun küçük bir odasını düzenledik hacı anne orda bebeklerime bakıyor kısa aralıklarla emiri gördüm yoruluyorsun ama mutluydum mehmet bu konuda da bana yardımcı oluyordu hiç sızlanmıyor şikayet etmiyordu ara tatil yaklaşmıştı çocuklar çok iyi durumdalardı bir ögretmen arkadaşımıda alıp yıllık plan ve evrakları vermeye gittik müdürlükleri saygı görüyordum evrakları teslim edip döndük ara tatilde baya dinlendim mehmet de artık yorucu ama tatlı yorgunluk dolu gecelerimiz başlamıştı ilk dönemlerimize dönmüş seni çok özledim diyordu kızımda müthişti kardeşlerini çok sevmişti bir gün mehmet'e gelen telefonla gerildim mehmet yarın kasabaya geliriz bir iki saat vakit geçirirsin deyip kapattı kızımı çagırıp babacım senle yarın kasabaya gideceğiz durumu hal dilince anlattı kızım beni bırakmayın lütfen deyin ve olurmu öyle şeyler seni kimse bizden alamaz ne kadar kızsanda senin baban onunda senle vakit geçirmesi gerekli sende onu tanımış olursun deyip sakinleştirdi. Hafta sonuydu mehmet kızımı alıp gitti ara ara ne yaptıklarını soruyorum sakın olduklarını birbirlerini tanımıya çalışıyorlar diyordu akşam eve geldiklerinde mutlulardı kızım bana gelip babasının benden ve köylüden özür dilemek istediğini söyledi mehmet söze girdi tabiki kızım babanı çagır köyde misafir edelim köyümüzü bahçe lerimizi gezdirirken dedi ilde büyük bir işin takibini projesini yapıyormuş dediler bir dahaki görüşmemizde söylersin dedim bana telefon almak istedi ama mehmet babam daha yaşımın uygun olmadıgını söyledi dedi doğru söylemiş annem telefon kullanacak yaşa gelince mehmet baban sana en güzelini alır dedim. Sevinmişti korkularım olsada mutlu olmuştum.
O akşam mehmet tatlım hacı amcanın ilk meyvalıgımızın derenin karşısındaki yirmi dönümlük yer satılık çokta uygun ben almak istiyorum ama yeterli param yok deyince kredi çekelim dedim ona gerek yok senin maaş hesabındali para yeterde artar bile dedi sen ordan hiç almadınmı deyince tek kuruş almadım dedi mehmet sen hala anlamadın ben yok biz varız dedim evin reisi sensin hiç düşünmeden tüm kararları sen ver deyip kapattım konuyu o hafta o arazi alındı.
Okul devam ediyor ikizler büyüyordu mehmet hem köyün hem evin işleri arasında yetişmeye çalışıyordu birde eski eşim çıkmıştı o hafta sonu babasıyla kasabaya gitti Mehmet'in işi olduğu için hacı babayla göndermiştim akşamı zor etmiştim evde bir o yana bir bu yana gidip gelirken hacı anne dur be kızım başım döndü hacı yanlarında ölürde ona zarar gelmesine izin vermez dedi güvenmiyorum hacı ana dedim korkma bişi olmaz dedi. Avlu kapısının açılmasıyla hacı babayla kızım el ele girdiler bir oh çekmiştim içerisinde aldım yemek hazırdı ama mehmet gelmemişti hacı babaya açsanız masayı hazırlayım dedim yok kızım biz kızımla kebap yedik dedi mehmet geldi özür dilerim geciktim siz yeseydiniz neden beklediniz dedi sorun değil hadi banyoya gir bekliyoruz dedim birlikte salondan çıktık mehmet'e giysi hazırladım havluyu vermek için banyoya girince ateşim yükselmişti arkasından ıslak ıslak sarıldım seni seviyorum dedim dönüp alnımdan öptü bende dudaklarını kemirdim seni istiyorum ama dedim biliyorum akşamı bekle demesiyle ayrıldık salona birlikte girdik hacı ana bize bakıp bişi deyim çocuklar ben hayatımda bir birine bukadar yakışan bir çivt görmedim dedi hep beraber gülümsedik.
Yemeğe oturduk neşe içindeydik yine kış gelmişti karlı günler başladı iki çocuk ile okula gitmek çok zordu hacı ana çıkmakta zorlanıyor ama üf demiyordu. Okul sıcacıktı kış yarısı odun bitmişti köy toplanıp orman'dan kuru araçlardan kesim yapıp geldiler iki gün kırıp depoya yıgın yaptılar ara ara müfettiş geliyor gözlemciler raporlayıp gittiler çok bilimsel çalışmışlardı hocam raporun bir nüshasını size göndereceğim dedi gerçekten gönderdiler bende diğer ögretmenlere verdim hafta sonu değerlendirelim dedim.
Pazar günü toplandık ben rapordaki eksiklerimizi çıkardım tek tek tartıştık haklılardı raporu yazanlar ama müfradatın dışınada çıkamıyorduk pazartesi ben milli eğitim müdürlügüne gidip bu konuyu konuşacagım dedim sabah mehmet benimde işim vardı deyip benle geldi o beni bıraktı işlerine gitti biraz müdürü bekledim belediye beni aldı raporu önüne koydum okudum hocam dedi bende bizim aramızdaki toplantıyı raporlaştırmıştım onu koydum harika bişi yapmışsın dedi hocam bunları açarsam müfredat engel dedim üç ay sene sonuna kadar raporunda ki gibi devam et sene sonu tekrar raporla neleri uygulaya biliyoruz neleri uygulayamıyoruz bir bakalım ben bunu ile rapor olarak sunacam belki proje olarak devam edersiniz ama lütfen dellendirmeyin dedi teşekkür edip çıktım mehmet di aradım az işim var bekler misin dedi kafede beklerim dedim kafeye girdim.
Karşı masada eski eşim ve yanında biri daha vardı geri dönüyordum ki seslendi kalkıp yanıma geldi bişiler içelim dedi. Hayır işim var dedim ama lütfen ben bir hata yaptım asla bıda olmaz seni yıllar sonra tanıdım yabancı bir diyarda anca senin gibi bir insan sevilir ben kıymetini bilemedim gördügüm kadarıylamutlusun dedi evet hemde çok dedim milli eğitim ın bir projesi varmış onun için geldim galiba sizin köydür dedi plot okul merkez olacakmış sizin orası dedi bilmiyorum şimdi görüştüm müdürle dedim.
Size söylemezler dedi işi ilden aldım belki yarın köye gelirim dedi hiç bişi demeden gitmeliyim deyip çıktım başıma bela olacak bu adam. Telefonum çaldı mehmet idi kafede yoksun dedi girdim çıktım dedim nerdesin dedi kafenin önündeki ana yolda yürüyorum dedim geliyorum dedi yanımda durdu bişi görmen gerek dedi ne deyince süpriz dedi.
Biraz gittik bir galerinin önünde durduk indik içeri girdik mehmet yaşlarında biri koşarak geldi hoş geldin yenge dedi hoş bulduk deyip elini sıktım dügüne geldim ama çok kalabalık olduğu için tanışamadık dedi mehmet benim kan kardeşim o olmasaydı şimdi yoktum dedi bir arabanın yanına çekti beni Mehmed'in dügün hediyesi dedi. Gözlerim yaşarmıştı mehmet çoktan düşünüyordum biliyorsun biraz malı durum deyince ne diyorsun sen bana allahın hediyesisin sen var ol yeter dedim boynuna sarıldım orda dudaklarından öptüm birazda senin hesaptan aktardım deyince ben değil bizim dedim.
Beğendin mi dedi harika bişi ikinci el ama bir yaşında dedi. Benim araba dedim onu kadir yarın aldıracak dedi tamam dedim bin gidelim dedi sen dedim benim araba dedi yarın kadir bey benimkini almaya gelirken bunu getirir dedim. Mehmet yenge haklı ya ben gelirim yada elemanlar getirir dedi mehmet sen getir yengeyide getir yemek yer sohbet ederiz dedim tamam dedi bizde ordan ayrıldık. Yola çıkınca mehmet bana bakıp sinirlisin dedi evet dedim biliyorum nedenini dedi kafeye girdin mi dedim evet girdim ama beni farketmedi yanında birisi vardı heyacanlı bişiler anlatıyordu dedi.
Beni gördü ayak üstü bişiler söyledi benden özür diledi asla bana ve kızıma zarar gelmeyeceğini söyledi geçmişte benim değerimi bilemedigini köyün beni çok sevdiğinden bahsetti sonrada çıktım dedim bir süre sesizce yolu izledim ne kadar doğru bilmiyorum bizim köye proje okul yapılacakmış onunda projesini o alacakmış dedim nolur mehmet sakın onunla dalaşma kötü şeyler olmasından korkuyorum sana bir zarar gelirse yaşayamam dedim kolunu boynuma dolayıp kendine çekti dudaklarımdan öptü asla dedi seni seviyorum ben onunla yarışmam zavallılara bulaşmam ben sana olan güvenim sonsuz ne sen nede ben ispatlayacak bişeyimiz yok ama müdür okul hakkında bana bişi demedi dedim merkez köy hakkında bişiler duydum ama sadece duyum dedi merak etme ögrenirim dedi. Ana yoldan ayrılmıştık burda dursana dedim kenara çekti arabadan indik elinden tutup ormanın içlerine doğru ilerledik .
Yıkılmış bir agacın üzerine oturdum önümde çöktü ellerini dizlerime koyup biliyormusun dedim o karların üzerinde seviştigımızı dedim kıkırdadım unuturmuyum dedi ikizleri o gün koydun bana dedim ciddimisin dedi yaklaşık hesabımla dedim haydi bir ikiz daha dogurt bana dedim çocukmu istiyorsun dedi sen istemiyor musun dedim. Memet senin bebeğini taşımak doğurmak benim için bir onurdur dedim zeynep ilk zamanlar ben senden çok korkuyordum deyince neden ki dedim çok akıllı egitimli dinamik ben cahil cuhale biriydim taşıyamam diyekorkuyordum tatlım benim eğitimim mesleki seninki de öyle cehalet insanın beynindedir .
Benim gözümde insanların en değerlisisin babasın kocasın değer veriyorsun. Buda benim için değerdir dedim. Yanıma oturdu sana doyamıyorum dedi sevişmeye başladık parkalarımızı yere serdik ikimizde soyunup vucutlarımızı keşfe çıktık her zamanki gibi ben dayanıksız çıktım hadi dayanamıyorum içimde istiyorum dedim içime girmesiyle dibini bulmuştu sıcacıksın sen nasıl bir insansın kalbin kadar bedeninde sıcak dedi çıglık çıglıga ikinciyi boşalmıştım haydi bebeklerimizin gönder dedim hırlıyarak içimi doldurdu bir süre kımıldamadan yattım üşüteceksin deyince bekle bebeklerim yerine yerleşsin dedim sen ciddiyim dedi tabiki ciddiyim dedim beş çocukla mesleğin dedi mesleğimden önce sen ve çocuklarım var dedim götüremezsem bırakırım dedim.
Üzerimizi giyindik sen bana allahın gönderdigi bir hediyesin deyince bencede sende benim için dedim arabamıza bindik gögüs lerim agrıyor sütüm indi dedim hızla eve vardık koşa koşa banyoya girdim çıkınca hacı anne nerde kaldınız bebeler acıktı dedi güldü yaramaz seni yine banyo inşallah dokuz ay sonra deyince kahkaha attım anne sen gerçekten benim aklımı okuyorsun dedi sende göreceksin anneler öyledir dedi annem benim dedim sarıldım mehmet içeri girdi kıskanıyorum ben bu anne kızı deyip anne alla sizi başımızdan eksik etmesin deyip ellerini öptü biliyormusunuz çocuklar benim bebem olmadı ama sizle o eksikliği giderdik hacıyla allah gönderdi bana kızımı deyip yanaklarımdan öptü anne mehmet bana yeni araba aldı ne arabası uçak almalı baksana kuzularınıza dedi. Bakayım kız arabana dedi mehmet annemi köy içinde gezdir dedim.
Karne dönemi gelmiş çocuklar harika bir dönem geçirmişti çok yorucu da olsa mutluydum yaz dönemi eşimle çocuklarımla daha fazla vakit geçirecektim kar neden bir hafta sonra falandı hacı baba eve geldi okulun orda birileri var dedi kim dedim pek seçene sende galibe eski kocan dedi mehmet nerde dedim ormancılar gelmiş şef falan kesim yapılacamış keşfe gittiler dedi. Kahve yaptım içti baba annemi gönder sende ben bir baksam dedim yalnız gitme köyden insan alalım bende geleyim dedi olur baba dedim bir süre sonra hacı ana geldi babayla çıktık kahveden bir iki yaşlı insan vardı onlarda geldi yukarı okula çıktık evet oydu kişilerle ölçüm yapıyor bir kaç kişilerdi yanında kafedeki adamda vardı kollay gelsin dedim saol dediler noluyor burda deyince hoca hanım burası merkez köy olacak çevre köylerin ögrencileri buraya toplanacak yeni bir okul inşa edilecek onun projelendirme dini yapıyoruz dedi hiç bişi demedim hacı babaya gidelim baba dedim muhtarı bulamadık dedi arkamdan baba muhtar kesim yerinde keşif var oradadır gelince uğrar dedi.
Ordan ayrıldık eve döndüm geç vakit mehmet eve geldi dökülüyordu banyoya soktum bir güzel banyo şunu yaptırdım yemek çocuklar derken çok yorgunsun hadi yatalım dedim birlikte odamıza çekildik yatarken sana okulla ilgili bişi dedilerki dedim evet morelim bozuldu ama sadece projeyi o çizecekmiş imalat başkasındaymış dedi biraz rahatlamıştım yatıp uyuduk sabah mehmet benim kasabaya gitmem gerek belki ordan Ankara'da olabilir verdikleri kesim köyde sorun olur kimseye yetmez dedi hır gür yapar köylü dedi.
Senin arabayı alsam deyince neden soruyon tatlım ne gerekirse yap dedim eğer ankaraya gitmem gerekirse bir kaç gün Sürebilir yalnız kalma hacıları çagır dedi tamam dedim çıktı gitti. Bir süre sonra hacı babayla hacı anne geldi birlikte kahvaltı ettik hacı baba kızım hadi hava çok güzel çocukları alıp elmalıga gidelim bu gün ziraat mühendisi gelecekti ne ilaç önerecek mehmet gelirken ilacı alsında ilaçlıyalıp dedi mehmet ın arabasını çıkardım baba mangalıda alalımmı dedim alalım kızım şöyle güzel bir gün olsun dedi hacı anne hacı bizim büyük horozu kessene diğerlerine aman vermiyor hacı baba ben kıyamamki dedi sen yakala ben kestiririm dedi onların evine ugradık horozu ve kişilerde aldık bahçeye vardıgımızda baba şu güzellige bak ya senden önce burası çöl gibiydi bu bahçe senin güzelligini ortaya koydu deyince hacı ana sadece Bahçemi hacı kızım köyü degiştirdi dedi baksana köy ne durumda köy zenginleşti dedi evet hacı kahvede camide hep kızımı konuşuyor dua ediyoruz dedi saolun baba dedim ana ile biz tavuğu yollarken çocuklar kızımla birlikte oynuyorlardı kızım çocuklar konusunda çok yardım ediyordu hacı ana çocuklara doğru bakıp büyüdü elif gibi bir kız olacak dedi evet ana büyüdü bir iki seneye görücü gelir dedi yok be anne daha küçük hem okuyacak bu sene liseye gidecek dedim tabi okusun ben öylesine dedim dedi. Mangalı baba yaktı etleri atarken ziraatçı geldi mehmet ın arkadaşıydı telefonda mehmet ile konuştu ne alması gerekiyor onu söyledi beni istedi telefona mehmet üç dört günde anca gelecem evde yalnız kalma dedi tamam dedim kapattık hacı ana noldu yüzün düştü dedi bir kaç gün geçemeyecekmişim dedim ne yapalım kızım işi gereği dedi .
O gün akşama kadar bahçede kaldık akşam eve gittik hacı ana kızım bizde kalalım ineğin doğumu yakın belki yardıma ihtiyacı olur dedi tamam dedim üç gün onlarda kaldık çocuklar evi istedi eve geldik hacı baba kendi evlerinde kaldı akşam yatmak üzereyken hacı baba aradı kızım anneyi gönder inek doğuruyor dedi hacı ana koşarak çıktı. Kapıdan ugurladım çocuklar uyumuştu bende odama yattım gece bir ara bir ses duydum uyanmıştım biraz dinledim ama bişi yoktu kedi köpektir dedim yine uyumuşum uyandıgımda gözlerimi açamıyordum odanın içinde kötü bir koku vardı üzerimde bir agırlık vücudumun her yeri sızlıyordu gözlerimi açamıyordum hafif bir ses duydum elimi yana attım bişeye dokunmuş tüm mehmet ne zaman geldin dedim uyandı diye tanımadıgım bir sesti panikle gözlerimi açtım odada bir karartı gördüm üzerime gelmeye kalkınca korkuyla komidinin üzerine elimi atınca eline gelen neyse savununca adam bir ah çekti yıkıldı biri yanımda yatıyormuş bir tanede ona savurdum bir hata ondan geldi kapıyı aralayıp kaçtı ama yaralamıştım elim kolum kan içindeydi makas vardı elimde sarhoş gibiydim odadan çıktım çocuklara baktım iyilerdi uyuyorlardı hemen hacı babayı aradım merak etme kızım doğurdu dedi ama baba koş dedim noldu diye bagırıyordu ama şoka girmiş cevaplıyamıyordum telefon elimden düştü. Bir süre sonra kendime geldim mırıl çıplaktım rüya gibi gelen bazı şeyleri hatırlıyordum kapının çalmasıyla kendime geldim üzerime ordaki bir pikeyi aldım kapıya koştum hacı babaydı kapıyı kapatma anan geliyor dedi makas hala elindeydi her yanım kan içindeydi yatak odasına götürdüm babayı adam kıvranıyordu kasık bölgesinden çok kan geliyordu adamı tanıdım onun yanındaki adamdı hacı baba jandarmayı aradı kısa sürede geldiler hacı ana çocukların odasına geçti ana çocuklara duyurma dedim jandarmadan sonra ambulans geldi üzerime bişiler giyip baba ve beni karakola götürüldüm hastaneye gittik vücudumun degişik yerlerinden numune aldılar evet tecavüz etmişler kaçanın peşindeler diye evet kaçamayan konuşmuş evet o namussuz ile birlikte yapmişlar.
Saat onbire doğru Mehmet'i kapıda gördüm simsiyah olmuştu bana koştu sarıldı ıyımısın dedi iyiyim başımı tutamıyorum dedim karakol komutanına baktı eter ile bayıltmışlar dedin hoca hanım ikisinide yaralamış biri hayatı tehlikesi var ameliyata aldılar öteki kaçmış kısa sürede yakalarız dedi anons geldi o arada yakalanmış bir eczaneden pansuman malzemesi alırken nolacak şimdi dedi memet savcıyı bekliyorum hocahanımı eve gönderecegim dedi savcı nerde deyince olay yerinde bitmiş geliyor dedi savcı gelince geçmiş olsun dedi Allah'tan düşük olmamış dedi mehmet boynuma sarıldı durmadan seni seviyorum diyordu mehmet hocahanımı eve götür bilirsin dedi mehmet hacı babaya döndü gidelim baba dedi hayır o gelene kadar burdayım onu öldüre eğim dedi mehmet baba saçmalama hadi eve dedi.
Karakoldan çıktıkeve vardıgımızda köy halkı bizim evin ordaydı hepsi merak içindeydi geçmiş olsun dediler kim dediyse yakalanmış karakola getirmişler dedi evin önü birden boşaldı biz eve girdik hacı ana beni banyoya soktu beni bir ağlama tuttu kendime hakim olamıyordum mehmet girdi banyoya sarıldık oda aglıyordu bir süre sonra sakinleştim köyden bir kaş kadın gelmiş odadaki kanları temizliyor evi düzenliyoelardı hacı ana çocukları götürmüştü mehmet ın telefonu çaldı kaymakammış köylü karokolu basmış onu istiyorlarmış gitmeliyim köylüyü teskin etmeliyim deyince bende geliyorum dedim istersen gelme deyince köylü benim köylüm dedim arabaya bindik ana baba yeri gibiydi öfke had safadaydı beni ve memesi görünce bir uğultu koptu karakolun merdivenine çıktım kısa bir konuşma yaptım herkese teşekkür ettim lütfen evlerinize dönün deyince sessiz sakince herkes dagıldı milli eğitim müdürüde ordaydı benden özür diledi hiç düşünemedim dedi hiç bişi demedim kaymakam beyde geçmiş olsun dedi karokol komutanına o it nerde dedim içerde sorgusu yapılıyor dedi gözlerime bakıp hocam merak etme gereken muamele yapılıyor dedi savcı bey öyle bir mutala hazırladıki belkide hayatı boyunca güneş görmez dedi savcı yanıma geldi hocam bende ögretmen çocuguyum sizin mthinizi çok duymuştum ama tanışmak bu güne nasipmiş dedi mehmete muhtarım hocamı eve götür dinlensin uygun olduğu birgün kasabaya getirde ifadesini alalım dedi ordan ayrıldık hacı babalara gittik hacı baba hep kendini suçluyordu.
Hacı babayı bende mehmet de teselli ettik Nuh diyor peygamber demiyordu duruyor duruyor emanetine sahip çıkamadım diyordu. Hacı anneye kısık sesle anne hacı babayı al biraz dolaştır benim mehmet ile konuşmam gerekenler var dedim tamam kızım dedi ne konuşacagını biliyorum sen bizi ailen olarak görmüyormu deyince yıkıldım ne olacaksa ailede halledilsin dedi.
Tamam özür dilerim anne dedim mehmet beni iyi dinle bu namussuzlar beni kirletmiş ler vereceğin tüm kararlara boynum kıldan ince mehmet yerinden kalktı yanıma geldi ne demek zeynep sen daha ne yapacak ikisinide aslanlar gibi ikisinide halk etmişsin benim karım bu işte artık bunları düşünme dedi mehmet köy içinde dedikodu yapacaklar seni yıpratacaklar dedim hiç kimse bişi diyemez bu köy sana yapıyor görmedin mi karakolun önünü dedi gelelim senin hamileliğine dedi bende bilmiyordum doğru bir iki gün geçmişti ama bilmiyordum kan tahlili nde çıkmış dedim boynuma sarılıp alnımdan öptü bende onu öptüm seni seviyorum dedim hacı baba ikimizede sarılıp canlarım benim her zaman arkanızdayız köyü köylüyü ben hallederim merak etmeyin hacı anne eğilip kılagıma yine iklimi dedi güldüm bilmiyorum anne dedim hadi gidin yatın deyince anne şu yavru buzagıyı görebilir miyim deyince hep birlikte ahıra indik harika bir yavruydu biraz sevdim hacı anne senin bunu sana bırakıyorum bebekleriyle birlikte sen büyüt dedi ama anne dört çocuk birde buzagı deyince mehmet dört değil şimdilik beş altıda olabilir dedi hepimiz kahkahalarla güldük dışardan sesler geldi mehmet ile birlikte dışarı çıktık köyden beş genç yanımıza geldi mehmete abi biz bu piçi yok edeceğiz dedi ben birden saçmalamayın o piç cezasını çekecek ama siz içerde çürüyecek siniz dedim hocam sana kurban olurum emeklerin var bizde beni nekadar çok seviyorsunuz dedim çok dediler o zaman bana bir söz verin işinizde eğitimi bizde en büyük başarınız beni onure ader ben bu köy deyim her başarınızı bana getirin beni mutlu edin dedim sözmü dedim söz ögretmenim dediler hadi evinize gidin yatın dediler hepside elimi öptü mehmete baktılar mehmet başıyla gidin dedi.
Hacı ana hadi eve dedi birlikte yukarı çıktık çocukları uyandırmayalım siz bizim odaya geçin biz salona yer yatagı yaparım deyince hayır anne biz burda yer yatagını yaparız siz yatın dedim yatakların yerini bılıyon deyim çıktılar dolabı açtım yatagı alacakken mehmet dur dedi kendisi aldı yere serdi yastık yorgan hazırladık iç çamaşırlarım ile yattım sevgi ile kokusunu içime çekerek uyumuşum gece sabaha kadar kabuslar gördüm sabah uyandıgımda mehmet beni izliyordu uyandıgımı görünce yanıma geldi seni seviyorum dedi. Bir süre tatlı tatlı öpüştük kapı tıkladı üzerimi giyindim hacı anneye yardıma geçtim mutfağa bir süre burda kalın dedi bakarız anne mehmet ne der bilmiyorum dedim gülerek bana bakıp kız mehmet senin sözünden çıkmaz seni deli gibi seviyor dedi hacı baba nerde dedim bilmiyorum işim var diye çıktı dedi panikle mmemete koştum mehmet hacı baba bişi yapacak git bul dedim mehmet koşarak çıktı
Bir süre bekledim gelen giden olmadı anne ben geliyorum çocuklar uyanmak üzere dedim çıktım kahvelerin oraya gittim kahve deliler beni görünce yanıma iki genç geldi hocam mehmet abi hızla çıktı bilimi oldu dediler hacı babanın bir delilik yapmasından korkuyorum dedim gençler hocam olsa olsa karakolun oralarda olur dediler karakol köyün baya dışındaydı nasıl giderim oraya dedim hocam arabam burda dedi diğer mahallenin yoluna girdik karakolun girişine yakın bir yerde agaçların arasındaki karartıyı gördüm çocuklar burda durun dedim durunca agaçlıgın arkasından dolaştım yere yatmışbekliyordu elinde hiç girmediğim büyükçe bir silah vardı yanına oturana kadar duymadı zaten kulakları agır duyardı.
Baba dedim beni biraz olsun sevdim seni neden böyle bişi yapıyon bende o şerefsizi öldürmek istemediğimi mi sanıyorsun öldüreyim çocuklarım nolacak mehmet nolacak sevdiklerimiz bu şerefsiz yüzünden mafolmayacakmı bize hacı an eme torunlarının büyüdü günü göremeyecek onlarda seni göremeyecek değermi buna dedim gözlerimden yaşlar akıyordu oda ağlamaya başladı elinden tutup kaldırdım elindeki silahı aldım. Çocuklar yanımıza geldi silahı onlara verdim şunu bagaja köyün dedim babayla arabaya binerken Mehmet'in arabasını gördüm mehmet abin karakolda olmalı git haber ver ögretmenin hacı babayı buldu eve dönüyor de dedim sende onla gelirsin dedim tamam hocam dedi eve girmeden mehmet geldi babaya hiç bişi deme dedim tamam dedim silahı çocuklardan aldınmı deyince aldım sakladım bulamaz dedi. Yukarı çıktıgımızda çocuklar hacı annenin etrafında dönüyorlardı bak baba bunları bırakıp nereye gideceksin inadına mutlu olacagız dedim boynuma sarıldı özür dilerim kızım dedi. Bıda olmaz dedi.
Mehmet bir kaç gün sonra Ankara'ya gitti üç günde döndü işleri yogunlaşmıştı kesim başlamıştı bahçe işleri falan hacı baba meyvalıklarla ilgileniyordu geç geliyor erken gidiyordu bir gece oturdum bekledim banyoya girdiğini duydum çocukların odasına girdi sonrada odamıza geldi beni oturur görünce gözlerime baktı sen aglamışsın dedi öyle deyince tümüyle köy verdim kendimi sarsıla sarsıla aglıyordum sen beni artık sevmiyorsun dedim olurmu öyle şey saçmalama çocuklar ev işleri seni yoruyor bende geç geliyorum uyandırmaya kıyamıyorum diyordu birden dudaklarıma yapıştı ben hırslı mehmet hırslı sanki savaşıyorduk sabah ezanı okunuyordu biz hala sevişiyorduk. Günler birden geçmiş okulların açılması yaklaşmış okulun yanına büyük inşaat başlamıştı dördüncü katın betonu atılıyordu biraz ilerisinde lojmanlar vardı alt tarafındada yatılı ögrencilerin kalacagı yurt binası vardı. Büyük bir kompleks oluşmuştu köyden bir kaç kadına rica ettim okulun temizliği için mehmet boya yaptıralımda ondan sonra temizler dedi bir kaç tane boyacı buldu boya yapıyordu ben ve hacı baba kontrol için gitmiştik bu gün biter boya işi dediler teşekkür ettim kapıdan inerken dışarıya iki araç yanaştı gelen milli eğitim müdürüydü il ve ilçe müdürleriydi ilçe müdürü il müdürüyle tanıştırdı bahsettiğim ögretmenımız dedi hocam boya yaptırmışsınız dedi evet hocam yarında temizlik yaptıracagım dedim il müdürü ilçe müdürüne dönüp bu yıl ödenek yoktu hocam dedi müdürümüz hacam ben bu okula bu hocam geleli kırtasiye ödemeli bile vermedim bunca sene hoca hanım köylüyü örgütler halleder dedi boya ve boyacı masrafı dedi bana bakarak boyacılar eşimin arkadaşları boya larda kasabanın nalburlarından rica ettik eşim bu konularda iyidir dedim müdür bey eşi köyün muhtarı dedi.
Hocam artık bu kompleksin yönetimini, yavaş yavaş planlamamız gerek elime kalınca bir dosya verdi ekibini bu dosyadan seç seçtiği her personelin özlük dosyaları var seneye bu okulu açacagız sende genel müdürlük dedi hocam bana göre çok büyük altından kalkamadım deyince sen çok güçlü bir kadınsın koca köyü yönetiyorsun burası neki dedi ailemle konuşayım dedim pazartesi ilçede toplantıya bekliyorum önerilerin varsa onlarıda toplantıdan sonra raporlaştıralım dedi ekibi yıl sonuna kadar zamanın var atamaları ona göre yapacagız dedi inşaatları gezdik onlar döndü bizde hacı babayla eve geldik.
Eve döndüğümüzde mehmet gelmemişti ben çocuklarla ilgilenirken hacı baba heyacanla okulda olanları anlatıyordu okulun büyüklügü yüzlerce ögrenci onlarca ögretmen olacak köy birden büyüyecek ama o okulun başında mutlaka Zeynep olmalı diyordu ama zeynep korkuyor zeynebi yürek kendir me liyiz diyordu hacı ana öyle ama bu kız kaç parçaya bölünecek mehmetin başına köyü sardınız çocuk başını kaldıramıyor üç çocuk biri yolda belki yine ikiz olursa ne yapacak bukız dedi olsun biz gider orda bölünürüz öncede yaptık bunu başarırız merak etme dedi yanıma geldi kızım bu görevi kabul et köyümüz için bizim için bizde sana elimizden geldiğince destek olur bebelerin konusunda yardım ederiz dedi tamam baba mehmet gelsin onunda düşüncesini alalım dedim.
Mehmet geldi duşunu aldı masaya oturdu yemeğimizi yedik hacı ana ben çocukları uyuturum siz konuşun dedi hacı babayıda yanına götürdü kızım, ben ve mehmet kaldık bu gün olanları anlattım ne diyorsun deyince mehmet hayatım kendi kararlarını alacak nitelikte birisin sen istiyorsan bize düşen sana destek olmak dedi beklediğim bir cevaptı birden kalkıp elimi tutup bugün seni arzuladım dedi kızımda odasına gitmişti ayakta öpüştük bu arzunun nedeni ne deyince karda de çıktığımız yere gitmiştim dedi güldüm bıda ormana gitmek yok her ormana gidişte bir bebek dedim ama güzel değilmi dedi harika bişey dedi elini karnıma koyup yine ikiz olurmu dedi bilmiyorum dedim bir dahaki ay ögreniriz dedim yarın işim yok kasabaya birlikte gidelim dedi . Tamam dedim. Öpüşerek odamıza girdik.
Gerçekten arzuyla sevişiyorduk her sevişmemiz ilk gibiydi yorgunluktan bitap düşene kadar seviştik görsünler uymuş kalmışım sabah ezanıyla uyandım hacı baba namaza gidiyordu kalkıp banyoya girdim banyodan çıkıncaçocuklara baktım mışıl mışıl uyuyorlardı kızım üzerini açmıştı üzerini örttüm mutfağa geçtim hacı ana çayı koymuştu birlikte kahvaltıyı hazırladık hacı ana şuraya büyük bir masa alalım artık sıgmıyoruz kalabalıklaştık seneye daha kalabalık olacaz dedi evet anne seneye mutfakta küçük gelecek dedim masayı salona kurarız artık dedim gözlerime bakıp kız yinemi ikiz dedi bilmiyorum ama öyle hissediyorum dedim güldü kız köyün yarısı biz olduk memede kalsa daha ister dedim güldük.
Bişi diyimmi size köyde herkes imreniyor köye örnek oldunuz dedi hacıyada örnek oldunuz sizden önce küçük bişi olsa ortalıgı yıkar geçerdi sizden sonra öyle olduki gözümü gözler oldu bana aşkım demeye başladı ciddimisin anne dedim evet kız gerçekten çok degişti mehmeti çok severdi öncedende ama senle birlikteliği bizden sonra bambaşka oldu heleki çocuklarla birlikte de dedeliğinin tadını çıkarıyor bizi öyle mutlu ettiniz ki çok mutluyuz lütfen bizden kopmayın dedi ne kopması anne siz bizim herşeyimizsiniz biz size siz bize emanetsiniz dedim sarıldım saol kızım dedi mehmet'te gelmişti mehmet çocukları getirsene deyince içerde gülüşmeler bagrışmalar başladı oynayarak mutfağa geldiler.
Hacı babanında gelmesiyle kahvaltı yaptık mehmet biz çıkalım dedi hacı ana bizde çocukları alıp bize geçelim ben işlerimize taze süt sagalım buzagımız acıkmıştır ona yem saman verelim deyince mehmet biz bırakırız deyince hacı ana siz gidin ben ortalıgı toplayım öyle çıkalım dedi biz çıktık arabamıza bindik kasabaya geldik müdürlüğü önünde müdür bey ile karşılsştık mehmet bekliyorum seni deyince müdür bey mehmet bey sizde buyrun köyün muhtarı olarak sizinde düşüncelerinizi alalım dedi burokratların olduğu odaya girdik ordakiler bir bir fikirlerini söylediler mehmete siz ne düşünüyorsunuz diye soruldu mehmet okuldan sonra köy yolumuz yoğun kalacak birde okula ulaşım çok zor kar yagınca araç çıkmıyor dedi birde şu sorunu yaşanacak şimdiki şu deposu bize yetmekte zorlanıyor deyince not alıp haklısın muhtarım dedi bak ne iyi etmişim senide toplantıya kaçmakla dedi bana dönüp hocam sizi dinliyorum dedi kadro hakkında çalışma yapmadım siz yıl sonuna kadar vaktimiz var demiştim ama temizlik, güvenlik gibi kadroların köy halkından olmalı gördügüm kadarıyla yaklaşık yirminin üzerinde çalışan olacak bunun onu bizim köyden onuda ögrenci verecek köylerden olmalı her köy çocuklarını takip etmek ister birde çocuklar tanıdıgı birinden yardım istemesi kolaydır dedim müdür haklısın dikkate alacagız dedi derslik kütüphane labarotuar gibi şeylerin aynı katta olmalı gördügüm serpiştirilmiş dedim not aldılar hocam sana güveniyorum dedi bir süre daha ayrıntıılar hakkında konuşuldu mehmet kanalizasyon dedi köyde yokmu diye sordular yok dendi birde arıtma dedim güzelim dedemizin kirlenmesini istemiyoruz dedim söylediklerimiz kabul görmüştü müdür bey bana dönüp tüm yerleşkenin yurtta dahil senin sorumluluğunda olacak müdüre hanım dedi bu aydan itibaren bölge yatılı okulunun müdüre sisin dedi işlemler yazışmalar böyle olacak bir program yapalım bakanlıga gitmemiz gerekiyor iki üç günlük size bilgi vereceğim dedi. Toplantı bitti mehmet zamanımız varmı dedi senin için her zaman dedim güldüm ormana götürmeyecek sen dedim güldük götür sende farketmiyor doluyum dedim bir kaç arkadaşına ugradık topluca kebap yemeye davet ettiler güzel vakit geçirdim akşamda köyümüze döndük bir kaç gün sonra yol ve kanalizasyon için keşfe geldiler kısa sürede yol ve kanalizasyon çalışmalarına başlandı köy tarihinde hiç böyle hareketli olmamıştı köylü çok seviniyordu artık köy nüfüs kaybetmiyor kasabadan dönenler olmuştu aslında bende seviniyordum çünki kızım seneye liseye başlayacaktı zorlanacaktım şimdi evinde okuyacaktı.
Okulun açılma vakti yaklaşmış yeni kayıtlar başlamıştı ders planları toplantılar birden yogunlaşmıştı meyvalıktan çok iyi ürün almıştık mehmet kafaya takmıştı meyveleri daha iyi para edene kadar saklamak için soğuk hava deposu yaptırmalıyız diyordu tüccarlar meyveleri yok pahasına alıyorlar diyordu bu konuda araştırmalar yapıyor bu konu üzerine şehre gidiyordu baya bir maliyet çıkıyordu benim hesabımla Mehmet'in kesimden gelen parası ortada toplanınca yinede biraz daha açıgı vardı kredi çekelim dedi bende dü günde gelen altınlar var dedim onları sat yetmezse kredi çekelim dedim birden aklıma geldi hacı babada varmıdır acaba dedim bilmiyorum dedi ama ben diyemem ki dedi merak etme ben konuşurum dedim ertesi gün hacı anneyle okuldan dönerken hacı anneye anlattım hacı anne bizim neyimiz varsa sizin kızım diyemeyecek ne varki ben bilmiyorum para meselesini hacıyla konuşurum dedi akşam birlikte yemeği hazırladık bir ara hacı babayla hacı anne kaybolmuştu yemek için onları bekliyorduk ikiside geldi ellerinde bişi vardı mehmete oğlum bizde bu kadar var işini görürmü bilmiyorum dedi. Mehmete uzattı.
Mehmet hacı baba şimdilik bozdurmayalım ihtiyaç oldukça boz dururuz dedi hacı baba oğlum biz bunu nereye koyacagız sen al bunları güvenli bir yer köy dedi mehmet dügün deki takılarda var onlarıda güvene alalım ya bankadan kasa kirala yada güvenli bir kasa al hayatım dedim haklısın canım yarın bir araştırayım alalım dedi kasabayamı gidecen dedim kasabada pek bulunmaz ile gitmeliyim dedi hacı anaya baktım sende git kızım sen bunaldın burda biraz kafanızı dagıtın dedi mehmete baktım gele bilirmiyim dedim tabiki gelirsin istiyorsan yanımda olmandan mutlu olurum dedi.
Sabah kahvaltıdan sonra birlikte çıktık yola mutlu mesut sohbet ederek yol aldk ikimizinde neşesi yerindeydi öylece doğru ile geldik bir yemek yedik bir arkadaşının iş yerine gittik orda yardımcı ola biteceklerini söylediler hatta bizim küllanmadıgımız bir kasa var onu al git dediler olur dedik ama kasa arabaya koymak veya köyde çıkarmak çok zor olacaktı kargoyla gönderelim dediler mehmet kasanın parasını vermek isteyince arkadaşı ne parası biz bunu zaten kurtulmak istiyorduk yer kaplıyordu para falan olmaz dediler bu arada kargo firmasını aradılar gelince yükledik kargo üçretini ödeyip gönderdik iki gün içinde elinizde olur dediler .
Mehmet soğuk hava deposu hakkında bilgi aldı bu işi yapan birkaç firmayı aradılar projelendirme gerek dedıler dört firma ile ön anlaşma yalıldı köye gelip projelendirip fiat teklifi vereceklerdi arkadaşı bu saatte çıkmayın yola akşam misafirimiz olun dedi eşini aradı misafirimiz var dedi evine davet etti evlerine gittik eşi ve çocuklarıyla tanıştık çok güzel samimi bir aileydi dışarı çıktık gezdik eğlendik harika bir akşamdı bizde onları davet ettik yaz sezonu mutlaka geleceklerini söylediler.
Eve döndük yorulmuştuk güzel bir uyku çektik sabah evin hanımıyla birlikte kahvaltı hazırladık birlikte kahvaltı edip orda vedalaşıp yola çıktık harika bir gün geçirmiştim köyümüze doğru yola çıktık gezerek birazda yolu uzatmıştık akşam geç vakit eve girdik.
Günler günleri kovalıyordu yeni kayıtlar yapılmıştı ilk yıl birinci sınıfa sekiz ögrenci kaydı yapmıştım şimdi yirmiyi aşmıştı. Köye saglık ocagı, ptt, okul öncesi açılmıştı tarım köyde güçlenmiş artık kahvane nerdeyse boştu yaşlıların dışında kimse olmuyordu.yeni ögretim yılı başlamıştı kızım seneye liseye baçlayacaktı çok güzel genç bir kız olmuştu okul ve yurt binası bitmek üzereydi personeller belirlenmişti benim isteğime yakın seçim yapılmıştı ögretmen seçimi yapıldı tavsiyelerine genelde uyumlu olmuştu mehmet soğuk hava deposunu bitirdi küçük sorunlarıda halletmişti derenin karşısındaki araziyi de almış orayıda meyve dikimi yapmıştı bu aralar köyün üst tarafında bir sulama göleti yapılması için baş vurular yapmış onun peşinde koşuyordu muhtarlık seçimi yaklaşmıştı mehmet istemesede köylü karar vermiş bir dönem daha diye bastırmışlardı benimde katkılarımla ilde ve ilçedeki burokratları tanımış işlerini yaptırır olmuştu bir akşam ailece otururken hacı anne mehmet'ten sonra seni muhtar yapacagız köyün kadınları seni istiyor dedi anne ben kamu çalışanıyım deyince kızım dört yıl sonra emekli olursun dedi. Bu kadar güveni hakediyormuyum dedim ilk geldiğin günki köyü düşün birde şimdi bak bunların hepsi senin başarın deyin hayır anne mehmeti unutuyorsun dedim mehmet bana bakıp beni sen var ettin dedi.
Gözlerim yaşla doldu hala bir duyguydu bazen iş çıkışı mehmet ile köyde geziyordum köy kaadınları sevgilerini samimiyet ile gösteriyordu yeni okulun araç gereçleri gelmiş köyde seferberlik yapmıştım çok güzel bir temizlik yapmıştım okulun bahçe düzenlemesini köylüler yapmıştı milli eğitim müdürü haftada iki gün geliyor kaymakamla birlikte hafta sonu vali bey geldi tebrik etti beni okullar tatil olmuş yaz gelmeye başlamıştı okulun ögretmen atamaları yapılmış eğitim ögretmen hemen hemen hazırdı kordinator müdür olarak çalışacaktım alt müdürlerim vardı.
Yaz tatili başlamıştı ama ben uzun mesailer ı'm devam ediyordu yurt ve okul sorunları bitmiyordu eğitim yılı başlamadan böyleyse eğitim yılı başlayınca nasıl olacaktı ara ara toplantılarda sağolsunlar arkadaşlarımdeatek veriyorlardı evde ise hacılar artık yaşlandılar ama sevgi doluydu lar gülümsemeleri yetiyordu ikizler büyümüştü yeni bebeğim dolmuş ele avuca gelir olmuştu oğlumuz olmuştu mehmet işlerini büyütmüş ek soğuk hava deposunu bitmiştir önceleri soğuk hava deposu yokken fiatları tüccarlar belirlerken şimdi kendisi belirliyordu.işleri yogunlaşmıştı çalışanları çogalmış birbirimize vakit ayıramaz olmuştuk alışmıştım görevine dördüncü yıl milli eğitim müdürü degilmiş bende iyice yorulmuştum eğitim yılı sonundaki bir toplantıda müdür beye artık yoruldum tatil sonu emekliliğini isteyeceğimi söyledim bir daha düşünsen deyince arkadaşlarımı önerdim iyi bir yönetici olabileceklerini söyledim bakıp kararlısın dedi evet dedim artık çocuklarıma eşime vakit ayırmak istiyorum dedim .
Elime bile söyle medigim kararımı eve gidince ev halkına açıkladım hacı babayla anne haklısın kızım yeter artık dınlen dedi mehmet iyi yaparsın bende işlere yetişemiyorum bana yardım edersin deyince hayır mehmet artık sende işlerini profosyonel insanlara bırakmalısın sen sadece denetle yeter dedim artık çocuklar büyüyor onlarla ilgilenmeli yiz birbirimizi ihmal ettik dedim elini boynuma atıp haklısın hep toparlayıcı bir zamk oldun ailemizde deyip alnımdan öptü bu hafta dediğini yapacagım işleri çocuklara devredeceğim kızım sınava girecekti gözü tıptaydı çok heyacanlıydı hep beraber sınava gittik çıktıgında gülerek beklediğimden iyi geçti dedi akşam eve geldiğimizde babasıyla sohbet ederken dereceye girebileceğini söyledi.
Evet dediği gibi ankara tıpı kazanmıştı aslında babası onun işlerin başına geçmesini istiyordu artık bu hevesi ikizlere kalmıştı ayda bir sefer Ankara'ya gidiyorduk küçük bir daire almıştık oraya yerleştirdik kafasına göre dayadı döşedi okuluna devam ediyordu herşey rutine dönmüştü arada hacıları gezdiriyorum onlarla vakit geçiriyordu bazen aglıyoruz bazen gülüyorduk iyice yaşlanmışlardı anne babalıgı onlarla yaşamıştım önce hacı babayı kaybettik yaklaşık bir yıl sonra hacı anneyi kaybettik ev artık sessizdi alışamamıştım onların yokluğuna tabiki ölen ile ölünmüyor şu ışıklar içinde uyusunlar hep minnettarım onlara.
Kızımın Ankara'ya gitmesinden sonra arada gidip bir kaç gün kalıyordum derslerinde baya bir heves ile başlamış ama galiba son dönemlerde biraz boş vermişti bunun bir nedeni olmalıydı finallerden sonra köye gelmiş ama bizden kardeşlerinden çok telefon başındaydı bir kaç defa konuşmaya çalışmıştım ama hep kaçamak davranmıştı mehmet zaten işe güce dalmış son zamanlarda bana ilgisi bile kalmamıştı morelim bozuktu bir gece kızımın telofonunu masanın üzerinde unutmuştu genel de yastıgının altında olurdu elime aldıgımda ekran açılmıştı biraz kurcaladım arkadaş çevresine bakarken devamlı konuştugu bir çocuk vardı yakışıklı bir çocuktu ama yaşıtı değildi galiba işletme okuyordu mesajları irdeleyince kötü şeyler gördüm fotoğraf lar falan kızımla birlikte olmuşlardı hemde bizim Ankara'daki evde kızımın yatagında olmuştu çektigi fotoğraf kızımın bakire ligi'ni kaybettiği günün fografıydı kızımın kanlı bedeni çocugun da kanlı organıydı beynimden vurulmuşa dönmüştüm ne yapacagımı ne diyeceğini bilemez durumdaydımkızımı kaybetmek istemiyordum bende genç olmuştum ama çocugu araştırınca güven duyulacak biri değildi şımarık varlıklı bir Alesi vardı. Bir kaç gün sonraydı kızım anne ben Ankara'ya gideceğim dedi kızım daha zaman var acelen ne kardeşlerimle ilgilensen kardeşlerini özlemedin mi deyince gitmek istiyorum dedi bir hafta sonra beraber gidelim dedim aman anne senin bana güvenin yokmu dadı gibi peşimdesin dedi.