Bir insanın gerçekten de "en sevdiği rengi" olabilir mi? Benim yok da. Buna nasıl karar verilebiliyor? "Benim en sevdiğim renk kırmızıdır" diyebilmek için hangi koşullar bir araya gelmelidir? Peki ya bu renk neden mavi değildir?
Ya en sevilen şarkılara, en sevilen filmlere ne demeli? Gerçekten de insanın en sevdiği şarkısı olabilir mi? Bu şarkı ömür boyu bu özelliğini taşır mı, yoksa bir süreliğine mi böyle şımartılır? Yok, ne yazık ki yok. Benim ne en sevdiğim rengim, ne en sevdiğim şarkım ne de en sevdiğim filmim var.
Diyelim ki "The Dreamers" benim en sevdiğim film. Ne yapmalıyım? Her gün, hadi hadi haftada iki üç kez bu filmi mi seyretmeliyim? Repliklerini mi ezberlemeliyim filmin? Yahut en sevdiğim renk yeşilse örneğin; her şeyim, her kıyafetim, evimin duvarları, saç jölemin rengi, kalemlerim yeşil mi olmalıdır?
Ben bunların hiçbirine inanmıyorum. En sevilen şarkıdan bir müddet sonra sıkılınıyorsa, tartışmanın da bir alemi yok aslında.
Belki de ben katıyımdır. Ya da ruhsuzum. Kabul. Ki "benim tipim şudur" diyebileceğim bir kadın rengi de yok. Kızılı da severim, sarışını da, esmeri de. Yani tipi sarışın olanlar, sarışın olmayan diğer tüm kadınları yok sayıp görmezden gelmediğine göre bu da bir yalan ve ben buna da inanmıyorum.
Kafanızı şişirmeyeyim daha da. Sizler, en sevdiğiniz filmi seyrededurun. En sevdiğiniz şarkıyı yıllar sonra aynı beğeniyle dinleyedurun, sahilde bir kafede ruzgar saçlarınızı dağıtıyorken, denize, ufka daldığınız bir anda. Tipiniz tayin ettiğiniz özellikleri taşıyan o insanla karşılaştığınızda yüreğiniz hop etsin. Bu insanın gözleri de mavi olsun hadi, en sevdiğiniz renk! Sizden mutlusu olmasın anasını satayım. Tanışın da bu insanla. En sevdiğiniz yemeği yiyin beraber, en sevdiğiniz lokantada. En sevdiğiniz birayı için kumlara uzanıp sahilde, yıldızları sayarken. Olmadı bir de sevişin. Sonra, sonra arayıp en sevdiğiniz arkadaşınızı uyanıp uyanmaz, anlatın olup biten her şeyi.
Ulan! Benim en sevdiğim arkadaşım da yok. Ya ben sevemiyorum, yani ben beceriksizim, ben kendimi tanımakta yetersizim; ya da siz, hepiniz, abartmaya bayılıyorsunuz.
Ruzgar esti. Perde şişti. Köpek havlamaları sessizliği bozdu. Ben, en sevdiği hiçbir şey olmayan ruhsuz ve bu hayattaki tek insan, en azından geceyi gündüzden daha çok sevdiğimi biliyorum. Çünkü yalnızca geceleri yalnız kalabiliyorum. Hasan Ozan Elma