I'd rather be in outer space 🛸
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
ojovivo
Jules of Nature

shark vs the universe
Today's Document

oozey mess
Sweet Seals For You, Always

tannertan36
Mike Driver
No title available

PR's Tumblrdome
KIROKAZE
he wasn't even looking at me and he found me
almost home
sheepfilms
𓃗

No title available
official daine visual archive

roma★

seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from United Arab Emirates

seen from Bangladesh

seen from Paraguay
seen from Ukraine

seen from Austria

seen from Malaysia

seen from Netherlands

seen from Switzerland

seen from India
seen from United States
seen from Iraq

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Bangladesh
@bunlukurt
“-Sevginin niçini olmaz ki efendim. Düşünsem belki makul bir sebep bulabilirim. Fakat bu hakiki sebep olmaz. Çünkü biz önce severiz, sonra sevdiğimiz şeyin güzel taraflarını bulmaya çalışırız. Bu da hodbinliğimizden doğar efendim.”
Ruh Adam romanından.
Ey genç Türk kızı; Atillalar, Alpaslanlar, Osman Beyler, Timurlar yaratıcı güçlerini hep sizin kucağınızda kazandılar, İbni Sinalar, Kaşgarlı Mahmutlar, Uluğ Beyler, Fuzuliler ve Barbaroslar sizden emdikleri sütün kudretiyle Türk tarihinin birer parlak yıldızı oldular. Siz, her çağda Türkçülük davasına kucak açıp süt verdiniz. Genç Türk kızı, Kurtuluş Savaşı yıllarında İnebolu’dan Ankara’ya dek uzanan yolları dolduran kağnı kafilelerinin bütün insanları cinsdaşlarınızdı. Yamalı yorganını çıplak çocuğunun değil, nem kapmasından korktuğu, mermi sandıklarının üstüne örten sizin veya benim anam veya bacımdı. O savaşın kadın Mehmetçikleri, tarihimizin birer adsız bahadırıdır. Ey genç Türk Kızı, Türk tarihinin büyük anıtlarında da sizin adınız, sizin ruhunuz var. Dünyanın en ince sanat eserlerinden biri olan Tac-Mahal sizden biri için yaratılmadı mı? Fuzuli veya Nedim’in şiirlerinde her biriniz kendinizi bulmuyor musunuz? Ankara’nın Zafer Anıtındaki mermi taşıyan kadın da yine sizden biri değil mi? Genç Kızlarımıza Çağrı- Hüseyin Nihal ATSIZ Gününüz kutlu olsun,Fuzuli'ye, Nedim'e ilham verenler; uğruna tac mahal yaptırılanlar; nice yiğit bahadırlara, kağanlara analık edenler; Türk'ün son Ergenekon destanında mermi taşıyan taşıyan, hatta bizzat düşmanla çarpışan kadınlar. Unutmayın hepiniz potansiyel birer Tomris Hatun'sunuz.
Osmanlı askerlerinin yazdığı, eski yazıyla “Vatan” yazısı.
Umay ana , Türk mitolojisinde doğum ve bereketin sembolü olan en önemli kutsal varlıklardan biridir. Umay ana dişi olarak betimlenmiştir. İyilikler yapar. Doğacak çocukları belirler. Üç boynuzu vardır. Beyaz elbiselidir. Yere kadar uzanan beyaz, gümüşten saçları vardır. Görünümü yaşlı değildir, orta yaşlıdır. Kuş kılığına bürünebilir ve kanatlıdır.Yaşam ağacının sahibidir. Çocukları korur. Yeryüzüne bereket dağıtır. Etrafına ışık saçar. Kimi zaman kızarak insanları korkutabilir. Çocuğu olmayanlar kendisine kurban adarlar. Gökyüzünde yaşar. Bazen yeryüzüne iner.Yanında bir kuğu veya zarif bir at ile betimlenir. Hamile kadınları ve yavru hayvanları korur. Tanrıcılık inancında Tanrı'dan sonra gelen en önemli dinsel varlıktır. Eski Türk yazıtlarında Tanrı'nın yanında ara sıra sadece onun adı geçer. Diğer dinsel varlıkların adı eski yazıtlarda geçmemektedir. Umay, bir çocuk doğacağı zaman oraya varır ve gök alemindeki Süt gölünden getirdiği bir damlayı çocuğun dudaklarına sürer, böylece ona bir ruh vermekte, 3 gün boyunca anne ve çocuğu korumaktadır. Çocuğun gülümsemesi, Umay'ın çocukla birlikte olduğu anlamına gelmektedir. Umay uzun süreli çocuğun yanından ayrılırsa çocuk hasta olur.
Ruh Adam'ı da Dokuzuncu hariciye koğuşunu da okudum diğer önerilerinizi dikkate alacağım sağ olun
Önemli değil.Romanın yanında makale, şiir ve araştırma yazısı da okumanı tavsiye ederim.
Sevmesin mi Sarı Zeybek Gökçeni? Yüzü melek, saçı ipek Gökçeni? Bütün Aydın elinde tek Gökçeni? Kız sevmeyen erin gönlü paslanır, Paslanırda imil imil yaslanır. Padişahın kulağına varırsa, Tutun diye devlet emir verirse, Üç yüz atlı, beş yüz yaya yürürse Dağlar, taşlar barut ile sislenir, Ölen ölür, anaları yaslanır.
Partilerde ülkü yoktur.İktidara geçmek veya orada kalmak için en aşırı tavizlerden çekinmezler.
-Hüseyin Nihal Atsız
Başbuğ Atatürk Dolmabahçe Saray'ında kendisine armağan edilen baston-tüfeği kullanırken. (03 eylül 1928)