Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...

Discoholic 🪩
Jules of Nature
Fai_Ryy
Sade Olutola
sheepfilms
Not today Justin
macklin celebrini has autism
KIROKAZE

Product Placement
occasionally subtle
EXPECTATIONS
Sweet Seals For You, Always
🪼
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

PR's Tumblrdome
𓃗
Lint Roller? I Barely Know Her
will byers stan first human second
ojovivo
todays bird

seen from Bangladesh

seen from United Kingdom
seen from Philippines
seen from Canada
seen from United Arab Emirates
seen from Colombia
seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from Germany

seen from India
seen from Bolivia
seen from Germany
seen from Mexico
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Iceland
seen from Malaysia
seen from United States
@buybci
Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...
Bazı geceler çok sızlıyor kalbim
Bütün dünya, benim için yalnızca seninle ilintili olduğu ölçüde varlık kazandı.
Yanımdayken bile çok uzakmışsın gibi hissettim hep, belki de bu yüzdendi bitmek bilmeyen ızdırabım.
Ve bazen yalnızlık en gürültülü kalabalık olur.
Küçük oyunların, büyük savaşların ortasında kaldım.
Ben konuşulmamış cümlelerin, boğazda düğümlenmiş yüküyüm.
Gitmemeyi seçebilirsin ama kaldığın yerde beni bulamayacaksın.
Gittin. Öyle bir gittin ki herkesi, en çok da beni, haksız çıkardın. Geri dönmeye çalışmamanı söyledim, niye dinlemiyorsun bu defa beni? Sözlerim bu kadar mı anlamsızlaştı gözünde… Sen gitsen ve geri gelmesen keşke. Geri gelmeye çalışmasan keşke. Görmüyor musun ben sensiz daha iyiyim. Daha mutluyum. Lütfen git, geri dönmeden git bu sefer. Beni tekrar kendi varlığınla sınama. Hayatımı ellerine verdirme bu sefer. Duygularımın dengesiyle oynama. Ben oradan oraya savurabileceğin bir insan değilim nihayetinde. Ben senin için dünyaları yakamam artık. Senin için kendimden ödün veremem. Ben senin için hiçbir şey yapamam bundan sonra. Unuttun mu, beni sen ittirdin bu kadar uzağa… Çok soğuk bir yer burası, biliyor muydun? Çok üşüdüm burada bir zamanlar, şimdi ise bu soğuklukla ısınıyor kalbim. Alıştım, direnç kazandım. İyileştim. Sensiz geçen günler bir iğne gibi batmıyor artık tenime. Artık beni görsen de bir görmesen de. Ben senden çoktan gittim. Sen gelsen de ben orada değilim artık. Duracağın yer bir durak olmaktan çıktı. Yolun sonu dikenlerle dolu bir gül bahçesi. Aynı benim -hiç bilmediğin- adım gibi… Sana dikenli bir gül bahçesi hediye ediyorum. Yürürken her zerren seninle birlikte yavaş yavaş kanasın, benim kalbime doldurduğun kırıklar gibi batsın tenine. Gittiğin yolda yokum bu sefer. Tek başınasın. Kendince kır dikenleri, at ayağımın dibine; bu sefer görmem, bilmem seni.
Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...
Bazı geceler çok sızlıyor kalbim
Her yara bir şiir, her kan damlası bir isyan
Her şiir bir inilti, her isyan bir savaş
Sen kötü bir şey olmaması için iyi şeylerden bile kaçıyorsun. Aslına bakılırsa sen her şeyden kaçıyorsun.
Sen ben dışındaki herkesi gördün. Ben hariç herkese ilgi duydun. Bense bunlar yaşanırken hep yanı başındaydım. Hepsini dinledim. Benden iyilerin ve kötülerin neden olabileceklerini anlattın, açıkladın ama beni görmedin bile. Senin için hep görünmez miydim bilmek isterdim.
Kendi bildiğim doğrulardan kaçtım. En sonunda gittiğim yolda da kayboldum.
Sen ait olmadığın bir yer için savaşırken kendini kaybettin.