Affedelim. Günahlarımız karşılıklı işlendi, hatalarımız bir bıçak gibi sıyırdı tenimizi. Affedelim bitsin. Çile denilen şey, yüzkarası suçluluk duygusu, vicdan. Affedelim, hesap tamam olsun. Sen say ki ben seni hiç itmedim, say ki sen beni hiç bırakıp gitmedin. Günahtı, hataydı ama bizimdi, bizdik. Affetmenin tam sırası. Yarın ölebiliriz, ölebilirim. Her insanın bir gün tadacağı şu ölümü sana hiç yakıştırmıyorum, affet. Ben de seni, bana öleceğini söylediğin o an için affedeceğim. Ölmedin bak, ölme. Affet beni. Hiç yaşamayacağım bir hayat vardı ve sen orada ilgimi çeken tek gerçektin. Yaşamak istedim fakat mutluluğu hiç hak etmedim. Affet bu bayat cümlelerimi. Ben de seni affedeceğim, bana çirkin tüm yanlarımı tanıttığın için. Kalmasın yükü üzerimizde şu kirlerin. Bak dere burada, arınalım. Affet, ben sözümü tutamayıp kanımı arındırdım senden sonra. Ben de seni affedeceğim yalanlar söylediğin için. Arınalım, olmazsa yine kalkar kirimizi de alır gideriz. Olmadı, görmezden geliriz. Affet. Affedelim. Ben seni gördüğüm o sanrıları unutacağım, sen de bende bıraktığın o gölgeleri unut. Son bir kez bir isteğim var senden, bileklerimi öp, öp ki bir değeri olsun tüm yaralarımın gözümde. Hoşça kal.


















