Benim özlemim eski sana değil, eski bize.
macklin celebrini has autism

Origami Around
DEAR READER
Jules of Nature
Show & Tell
NASA
ojovivo
Cosimo Galluzzi

Discoholic 🪩
🩵 avery cochrane 🩵
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

titsay
Sade Olutola
Lint Roller? I Barely Know Her
will byers stan first human second
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

No title available

JVL
trying on a metaphor

Product Placement
seen from Ukraine
seen from Malaysia

seen from Singapore

seen from Germany

seen from Ireland
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Mexico

seen from Germany

seen from United States
@cagla412-blog
Benim özlemim eski sana değil, eski bize.
Kıskan ya. Biriyle konuştuğumu görünce trip at bana. Bir benimle konuş de. Gecenin bir yarısında uyandır, sesini özledim de. Hep senin sesinle uyuyup senin sesinle uyanayım. Olmuyor başka türlü, rahat uyuyamıyorum de. Benden 1 saat haber alamayınca ortalığı ayağa kaldır. Yap yani. Sahiplen. Kıskan. Sev. En çokta özle. Yüzünü görmek istiyorum de. Görüşelim olmuyor sensiz de. Haberim olmadığında kapıma kadar gel, çık dışarıya de. Tek başıma evin önüne bile çıkarma beni. Hep benden bekleme, biraz da sen özle. İhtiyacım var sahiplenilmeye. Tek taraflı olunca olmuyor, hep bir şeyler eksik oluyor.
108. gün. bizimki mesafe ilişkisi o aydın nazilli, ben çorlu tekirdağ. 108 gündür ona aşığım. o da bana. tam bir ay çıktık ilk zamanlar, dayanamadım sevmiyor sandım ayrıldım. tam üç gece sonra, sokakta gece 11 sularında telefonla konuştuk onunla 1saat 45dakika. ağladım hüngür hüngür, gecenin o saatinde kız başıma hem de. kıyamadım, özledim. bir hafta sonra 9 sayfalık uzun mesaj yazdım, hayır dedi. onu üzmüştüm ve beni üzmek istedi. onunla ayrıyken babamla hayatımın en büyük kavgasını ettim. onunla barıştık, babamla hala küsüz. çıktık ve ayrıldık yeniden. ufaklı büyüklü 9 küslüğümüz 3 ayrılığımız olmuştu. yirmi gün falan konuşmadık, dayanamadım en yakın arkadaşıma anlattım onu bir gün. bilmiyordu doğukanımı, anlattım baştan sona. spor salonundaydık anlatırken; salondan bir çıktık, Doğukanım kişisinden mesaj. ayrılalı uzun zaman olmuştu ama mesaj atmış beni ara hemen yazmış. o gün en yakın arkadaşım, ben ve doğukan 45 dakika civarı telefonda konuştuk. kapadığımda gözlerim karardı kendimi kaybettim ne olduğunu hatırlamıyorum arkadaşımın anlattığı kadarıyla oturup hıçkırarak ağlamışım o da telefonumu alıp bana en iyi gelen kişiyi aramış. Beni otobüse bindirmiş. Eve gidene kadar Hasan'la konuşmuşum ağlayarak. Bilmiyorum hatırlamıyorum o günü. Eve gittiğimde Doğukana mesaj atmıştım. O günden sonra aramız düzeldi. hala çıkıyoruz. mesafeler var onunla aramızda ama ben onu anneme, teyzeme, halama, kuzenlerime anlattım. defalarca ayrılsak da mesafeler engel olsa da o gurur yapmayıp mesaj attığı için şuan onunlayım. ve eminim ki o atmasa o gece ben atıcaktım mesajı. sizin bir gurur yapmanız çok şeyi değiştirir, mutlulukları engeller. yapmayın.
hiç olmayacak bir şeyi bekliyormuşum gibi.
Ilk buluşmada ne yaptın?
Yeni 18 yaşına girmenin heyecanıyla tek başıma gitmeyi planlarken bursalara… babamın bizde geliriz görürüz kızımı demesi üzerine ailecek gitmek😅 sabah 8de bursada olup aksam 7ye kadar tek gelmişim gibi davranip, son 1 saatte ya bizimkilerde seni görmek için geldi demiştim. Kız şok kız iptal. Amma velakin bizimkiler kocaman sarılınca her şey çözüldü. Ilk buluşmada nerdeyse 12 saat konuştuk, bakıştık. Sonuçta 1 sene beklemişim onu. Görmek bir ödül gibi gelmişti. Yalan yok her noktasını hala hatırlıyorum. O kadar kusursuz bir şeydi ki. 12 saat bile yetmedi. Yüzünün hatları, vücudu, hareketleri ve mimikleri. Hepsine oldukça dikkat ederek geçirdim. Ama ilk buluşmanın heyecanı çok tuhaf. 1 sene mesafe ile seviyorsun. Skype vs kullanıyorsun. Ama bulusunca sanki yeni tanışır havasında oluyor. Ilk 1 saat böyle oldu sonra alıştık. Zaten karşılaştığımız an, benim için dünyadaki en güzel andı. Ilk bakış, ilk görüş ve ilk sarılma. O günü hatırlamak bile beni heyecanlandırır. Sonrası heyecandan elini mi tutsam acaba kolumun altına dogru mu ceksem diye düşünüp dururken onun bana yardım etmesi mükemmeldi. Amma velakin pek bisey yapmadık. Oturduk, birbirimizi izledik. Mutluyduk. Yani ben mutluydum. Böyle bir şeydi.
Çok saçma
Harika bir kitap❤
Atatürk 79 yıl önce öldü ama Türkiye onu bugün gömdü.
Jonathan Roorda (via misradakikuller)
Onu gördüğümde anladım. Değişmeyen tek şeyin gülüşü olduğunu.
Bilmeyeceksin karşında öylece durmama rağmen bana sarılmadığın her an bin parçaya bölündüğümü.
#sen17yaşımsın #miraç#çağrı#aktaş
*
Bugün seni terkediyorum. Sana verdiğim senden aldığım her şeyi sende bırakarak içi boş bir bedene dönüşüyorum. Çocukluğumdan yana içimden büyütüp beslediğim ne kadar güzel şey varsa hepsini sadece sana harcamış olmanın gururuyla gülümsüyorum.
Bugün seni yarı yolda bırakıyorum.Onca anıya saygı duymadan, arkama bakmadan yürüyorum. Gaddar olduğumu düşüneceksin.Bakışlarımda kendini bulamayınca dar gelecek sana gözlerim, biliyorum.Hala farkında değilsin; aklım, kalbim, ruhum seninle. Sana bıraktım, benden hatıra.
Bugün seni terkediyorum. Bilmeni isterdim sen benim en güzel aldanışım, en güzel kaçışımdın. Ne zaman arkama bakıp seni görsem “iyi ki” diyorum. İyi ki sevmişim.
Bugün seni terkettim. Gözlerinin yeşil halini hatırlayacağım.Sen yine de bana inat en içten gülüşlerinle göz göze gel insanlarla.Demedi deme, hayran kalacaklar mutluluğunun mavisine.
Bense seni terketmenin bedelini, ne zaman seni görmek için gözlerimi kapatsam, yeşil gözlerini bularak ödeyeceğim.
Bugün terkettim seni. Ama anlamanı isterdim; gökyüzünü seviyorsam ikinci sebebisin. İlk sebebi, sen yokken gökyüzü saklardı beni. Bu yüzden senden daha çok seviyorum mavi olan her şeyi.
Öyle işte, senden önce ne kadar yalnızmışım onu anladım. Yalnızlığa arkadaş olmuşum da yine de bana arkadaş tek insan bulamamışım. Belki de bu yüzden zor alıştım sana. Yalnızlığım fısıldadı arkamdan; “hani bana?” Önceleri sadece benimdin. Sonra paylaştık seni, ben ve şüphelerim.“O seni terkedecek ama ben hiç bırakmayacağım.” Önce kendimi bitirdim, sonra seni, sonra da sana olan sevgimi.
Gülüşüm kaldı işte elimde.Ruhumun harcanmışlığından kalan gülüşüm.Sevgimin fosasından elime geçen yüzsüzlük.
-00:58/05.07.2014; seni terkedemediğim gün-
“Var olmak tesadüf değilse, Aşk tesadüf olabilir mi?“ Aşk Tesadüfleri Sever filminden unutulmayan "İlk Aşk” sahnesi…
"En Güzel Hikaye"
Hayatımda ilk defa galiba ilk defa birini bu kadar sevdim. Lisenin ilk yılı ve ben onu ilk hafta gördüm. Çok yakışıklı değildi ancak benim gözümde şiir gibiydi diyebilirim. O gün milli eğitimin eksik verdiği kitabı bana uzatırken kaça gittiğini sordum, gülerek söyledi. “10” dedi ama benim ilgilendiğim şey sadece gülüşüydü. Gerçekten mükemmeldi gülüşü, tabi benim gözümle görebilene. O ay içinde bir kaç kez gördüm onu, kantinde falan. İlk başlarda önemsememiştim ama her defasında gülerek yakalıyordum onu, içimden bir şeyler akıp gidiyordu sanki. Öylesine güzel bir gülüşü vardı ki her aklıma geldiğinde burnumu sızlatır, gözlerimi doldururdu. Hala da öyle. Klasik bir olay gerçekleşti bakıyordum ona durmadan. Her hareketini özenle inceliyordum. Belki diğerleri gibi güzel bir hikaye değil bu ama benim en güzel hikayem olarak kalacak o. 1 ay geçti 2 ay geçti derken ben bununla göz göze gelmeye başladım. 9. Sınıfım diye takmıyordu pek beni ama üzülmüyordum. Beni sevmesi imkansızdı. Arkadaşlarım bana bakma bu kadar fazla dedikçe bakmayı bıraktım. Artık o da bana bakıyordu, fark ettirmiştim kendimi. Dalga da geçiyor olabilirdi ama umrumda değil açıkçası. 1 ayı da böyle tamamladıktan sonra okulun sonlarına geliyorduk artık. Durmadan göz göze geliyoruz, çıkışta kapıya baktığını beni görünce de kapıya bakmayı kestiğini duydum arkadaşlarımdan. Mutlu oluyordum elbette. Sonrasında arkadaşları benim yanımdan geçerken adını anmaya başladı. Hele bir tanesi beni nerde görse gülüp duruyordu. Bunu da cebe atıp mutlu olmaya devam ettim. En yakın arkadaşlarımdan biri bununla arkadaş olmuş ve konuşuyorlardı. 9'larda kız var mı gibisinden şeyler sormaya başladığını duyuyordum. Mutlu etmedi bu beni. Ben çirkindim. Dediğim gibi beni sevme ihtimali yoktu. Gün geçtikçe kötüledi herşey. Kalbim darmadağın oldu. Önce benim arkadaşıma söyledi bir kızla konuştuğunu. Hissetmedim hiçbirşey, ona olan hislerimde de eksilme olmadı. Zaten gel sevgili olalım dese hayır derdim, korkuyordum. Ama bakmayı bıraktım. Karşılaştığımızda kafamı çevirdim, onun hakkında konuşmayı kestim. Biri, onun yakınlarında biri bana gelip o kızla ciddi olduğunu, rahatsız etmememi söyledi bana. Bakma ona dedi. Bir şey diyemedim. Tamam dedim sadece. Benim gülüşüne aşık olduğum adama bakma demişti. Bakarak, görerek sevdiğim adamı rahatsız etme demişti ve ben sadece tamam diyebildim. Artık kalbimde bir boşluk vardı. Onu görünce yaşadığım mutluluk artık yoktu. Bomboş hissediyordum. Kalbimin içine delik açmışlar gibiydi. Hissedemiyordum hiç birşey. Zaman geçtikçe soğudum. Beni birine şikayet ettiğini hatırladım, kendisi gelip konuşmak yerine birileri aracılığıyla ona olan sevgimi kesmemi bekliyordu. Her aklıma geldiğinde gözlerim doluyor ama ağlamıyordum. Nedeni yok çünkü. Niye ağlayacaktım ki? Beni sevmedi diye mi ya da bir başkasını seviyor diye? Asla ağlayamadım. Kalbimde kocaman bir boşluk vardı. Hissedemiyordum, üzülemiyordum, mutlu olamıyordum. O günden beri yapabildiğim tek şey boşvermekti. Sesini duymak için dünyalarımı verebileceğim adamı, kalbimde oluşan boşluğu, etrafımda yaşanan iyi ya da kötü şeyleri, başıma gelen herşeyi boşveriyordum. Beni hiç sevmeyen, sadece adımı bilen, ellerini tutsam mutluluktan bayılabileceğim adam geride sadece bir “Boşver” bırakmıştı. Ancak dediğim gibi bu hikaye çok etkileyici ya da çok güzel değil ama o her zaman benim en güzel hikayem olarak kalacak.
Göz göze gelinen anın tatlılığı❤
#mesafelere #ragmen
Bugün senin doğum günün "06.01.1998"