Yaşamın ‘kıyısında’ olan 'sıradan’ insanların öyküsü… Gerçekçi, yalın bir dille yazmış Cemil Kavukçu… İyi bir gözlemle oluşturulmuş karakterlerin olduğu bu öyküleri okuyun derim… #mimozadaelligram, #öykü #edebiyat #cemilkavukçu
Fai_Ryy

@theartofmadeline

★
almost home

Product Placement
The Bowery Presents

izzy's playlists!
The Stonewall Inn
art blog(derogatory)
Today's Document
occasionally subtle

titsay
No title available
🪼
TVSTRANGERTHINGS
NASA
Stranger Things
Noah Kahan

No title available

Discoholic 🪩
seen from Malaysia

seen from United States
seen from Japan

seen from South Korea

seen from Netherlands

seen from United Kingdom
seen from Singapore
seen from Canada

seen from United States

seen from Peru

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Pakistan

seen from Russia

seen from United States

seen from Türkiye
seen from United Kingdom
seen from Italy
seen from Australia
@camilleclaudell
Yaşamın ‘kıyısında’ olan 'sıradan’ insanların öyküsü… Gerçekçi, yalın bir dille yazmış Cemil Kavukçu… İyi bir gözlemle oluşturulmuş karakterlerin olduğu bu öyküleri okuyun derim… #mimozadaelligram, #öykü #edebiyat #cemilkavukçu
Özgür Babacan & İrfan Seyhan - Diz Dize
Memlekette olay bitmez. Lakırdı da. İyisi mi Zapat'ya selam çakıp müziğe kulak vermek.
balıklar için deniz lazım sevişmek için işsiz olmak, ve geceleri yatakta duymamak için tabanların sızısını zengin olmak lazım. oysa ıslık çalmak için bir şey lazım değil. Melih Cevdet Anday Islık Çalmak
Yine hastane yollarındayım. Yine hastalığın pençesinde kıvranan bir insanın gözlerinin içine bakarap en umarsız tavrımı takınıp espriler yapacağım. Hiç inanmadığım halde çok iyi görünüyorsun diyeceğim. Yine kocasının fazla telaş yaptığından yakınacağım. Abartılacak bişey olmadığını. Hiç korkmaması gerektiğini.
Hemde başana gelenlerden dolayı yüreğim ağzımdayken...Gittikçe ne zor olmaya başladı herşey. Ne anlamsız. Biri bugün bana omuz versin mesela. Oturup ağlayayım bağıra bağıra. Soğumayacak yoksa içimdeki bu alev. Hiç soğumayacak...
Hüzünden kimse ölmez... Vazgeç Benden... Alireza Ghorbani
Mohsen Namjoo- Kiosk : Del-e zârem
Papatyayı çok severim bilirsin, en güzeli gamzelerinin çukurunda boy verir çocuk.
İST-2014
Yarim...
Bugün bir defa da duygularımı yazmaya karar verdim. Elbette bu yıllar sonra bir gün karşımıza çıkan yazıyla hüzünlenmek için değil. Bu sadece ne güzel bir aşk yaşıyoruz'un başka bir kanıtı olabilir.
Sana o kadar çok şey anlatmak istiyorum ki;
Yaşattığın mutluluğun sanırım kelimelerle ifadesi mümkün değil...
Aslında niye anlatma gayretine girdiğimi de bilmiyorum.
Sanırım... O kadar yoğun o kadar güçlü hisler duyuyorum ki bunlar beni sürekli anlatmaya itiyor. Hiç bıkmadan, usanmadan herkese seni anlatmak istiyorum. Hatta doğaya bile fısıldamak istiyorum yüreğimin sevincini...
Bıkmadan,
Anlatmak...
Ela gölerinin güzelliğini...
Ellerinin sıcağını...
O gülüşünü...
Aşka inancı olmayan, hesapsız sevgilerin kalmadığını düşünen biri için ne demek bu biliyor musun?
Aklıma kazıdım gözlerini.
Yüreğime kazıdım aşkını.
Yanında bir ömür geçirmek...
Bugünlerde düşündüğüm tek şey bu.
Bu öyle bir şey ki gözlerimin taa içinde görmüş olmalısın.
Bu kurumuş bir ağacın, kara kışa bakmadan çiçeğe kesmesi gibi...
2012-İst
İstanbul'da bugün güneş, belki de biz oturup Ezginin Günlüğü dinleyelim diye doğmuyordur ısrarla...
Hayedeh - Avaz e Tenhayi
"Mutsuzluğumuzun sebebi hırslı kişilerin insanlığın ilerlemesinden korkmasıdır. Nefret geçer , diktatörler ölür. Halktan aldıkları iktidar, halka geri döner. İnsanlar ölür , Hürriyet ölmez!" Charles Spencer Chaplin #Şarlo (16-04-1889/ 25-12-1977)
Hevala ma ye heja Şarol (Nihal) derket riyakê dijwar . Acûren hunermendî li milen xwe barkir û hedi hedi bi re diçe. Eyy jin a Kadker riya te ronahî, bextê te mina dengê te zin û zelal be.
(Değerli arkadaşımız Şarol (Nihal) zorlu bir yola çıktı. Sanat yükünü omuzladı ve yavaş yavaş yol alıyor. Emekçi kadın yolun aydınlık, bahtın sesin gibi dupduru olsun..)
Ama yok, istiyorlar ki doksan dakikanın sonunda doksan gün ofsayt tartışalım, başka da hiç bir şeyi dert edinmeyelim. Bir araya geldiğimiz statlarda, salonlarda aleyhimize çalınan haksız penaltılara isyan edelim, çıkan haksız kırmızı kartlara isyan edelim, ama bu “milletin ...na koyacaz’ diyenlere yol veren düzene isyan etmeyelim! Öyle mi? Yoksul halk çocuklarının bayrağa sarılı tabutlarını unutalım? 12 yaşında vücudundan 13 kurşun çıkarılan çocukları unutalım? Kaşları Kartal kanadı olan Berkin’imizi, güzel yüzlü Ali İsmail’imizi unutalım? Öyle mi? İnsan, biraz da unutmadığı için, daha güzel bir dünyanın mümkün olduğunu hatırladığı için insan değil mi? İnsan, hayatın kanayan yerine baktığı için, sırtını dönmediği için çocuklarının yüzüne utanmadan bakabilir. diyen#ÇarsıYanlızDeğildir! Gezi süreci boyunca alanları biran terk etmeyen, barikatlarda en önde çarpışan Çarşı'yı unutmadık! Taksim Meydanı'nı karnaval yerine çeviren çoşkularını, Tomaları önüne kattıkları Pomalarını, dillere pelesenk olan Sık bakalım'larını. 35 Çarşılı bugün "Darbe" yapmak suçundan hakim karşısında. Evet bir taraftar grubu hükümeti yıkıp yönetimi ele geçirecekti. Fena da olmazdı hani. Evet olabilseydi biz taşsız, sopasız, silahsız, elde flamalar dilde marşlar ve sloganlarla hükümet nasıl devrilir görecektik. "Kurabiye Tayyip" sloganına kızanlara sormak lazım Kurabiyeden mi la sizin hükümetiniz?
çiqas êvarên şînboz bihurîn û çûn ji keştiya xeyalan çirûskeke serzer peya nebû, li peravên hestên min ên hestî û çermmayî, pêxemberekî sexte di nav kirasê xwe yê gewrîboz de, bi derewan be jî dest dirêjî min nekir, min venexwend cemeata xwe, ferîşteyeke fahîşe sing venekir, maran jî ez ji kom û refên xwe aferoz dikirim, bi qasî yez- danekî bêqûl tenê dimam, mezhebên şêx û mirîdên wê ez, min diafirand di çarmixan de, min her çavê xwe li destmal- ka bixwîn, ya destê weronîkayê digerand, bi îskeîskeke zen- garî, mîna guran tim dizûrriyam, hosteyê dînîtiyê mam, goştê hov ji te re ricifeke ruh divê, nêrîneke şêtiya şûran divê, ez heta qirikê binicihê tirbê ..............................hilnayêm janya ..............................hilnayêm porkurê ..............................di tirban de hilnayêm ha! ! ! a li eniya te nivîsî ne ne qeder e, soneya serpêhatiya temenê min e, dengê min diêşe, welê bi sewteke berz û peritî min dilê xwe têr rehet nekir li qîrîniya navê te, çirreke şiîr didoşim ji hewraniyên sipîboz ji bona çivîkên çavên te xwezî janya min îmana te ya rewnaq bihewanda, xwezî berxê ji xeynî te pê ve, bi tu fikaran min tehma hişê xwe xera nekira, bêxem min tu li suqulîka xwe bikira û sûk bi sûk bigeren- da, di şaneşînên nêrgiz û nesrînan de, min devê te biki- ra zîndana zimanê xwe lê xwedê û wext xelet hatiye xetimkirin ez hêmayeke heyama hewaran, di herban de nîşangeha riman serî gog, çav xar, zikçirîyayî Rênas Jiyan
sinema ve hayat
L
İngiliz yönetmen Lindsay Anderson
“Bir film yaratmak bir dünya yaratmaktır”
View On WordPress