Büyük insanlar veda ederek gider, basit ve küçük insanlar ihanet ederek giderler.
Lao Tzu
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

⁂
dirt enthusiast

Love Begins
KIROKAZE

PR's Tumblrdome

Origami Around
taylor price
YOU ARE THE REASON
Three Goblin Art

shark vs the universe
Misplaced Lens Cap
cherry valley forever
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
No title available
No title available
art blog(derogatory)
tumblr dot com
trying on a metaphor
Monterey Bay Aquarium
seen from Canada
seen from Malaysia
seen from Argentina

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Indonesia
@caneryaman
Büyük insanlar veda ederek gider, basit ve küçük insanlar ihanet ederek giderler.
Lao Tzu
neyse. insan biraz da böyledir işte.
Hayatın bir dengesi var. Tahterevalli gibi düşün. Bir taraf havada uzun süre kalınca inmek ister. Karşı taraf serbest bıraksın ister. Atlamaya çalışır, başaramazsa öfkelenir, bağırır çağırır. Dengede olmak, eşit seviyede olmak herkesin hakkıdır.
Her insan bir iz bırakır sende, her iz dengeyi değiştirir. Bazıları yaptığı yanlışın bedelini ödemeden ya da o yanlışı telafi etmeden çekip gider hayatından. Bıraktığı izi silmen gerekir, dengeyi yeniden bulman gerekir.
Bunun için de en yakınındaki, belki en sevdiğin, belki nazının en çok geçtiği kişiye çatarsın. Kötü bir izi silmek için, iyi bir dostu silme noktasına gelirsin bazen.
Yapma.
İçindeki zehrin seni boğmasına izin verip etrafına öfke saçmak yerine, bir dostun yüreğine sığın, gülüşüyle ısın mesela.
Bu da sağlar dengeyi.
İyi insanlar iyileştirir. Kaybetme onları, sarıl onlara.
Sonra geri döndü…
“Keşke bitmeseydi” dedi. Giden pişmanlığının altında kalır bir zaman sonra, biliyorsun.
“Geri dönüşü olmaz mı?” dedi. Ne kadar ürkekti.
O gidişin yükü ağırdı, o yükün altında kalmıştım uzunca bir süre. Bulanıklaşıp uzaklaşan anılar, pişmanlıktan daha ağır bir yüktür, bilen bilir. Hala oradaydım ben, o yükü taşıyordum, kıpırdayacak halim yoktu. Kendimden bir mucize bekleyebildiğim zamanlar ne kadar uzaktı artık, ben bana ne kadar uzaktım böyle…
“Olmaz” diyebildim sadece. Gidip de dönen, yeniden giderdi.
GİTMEZ MİYDİ?
“Yanında huzur bulduğunuz insanlar servetinizdir.”
Erich Fromm
“Senin hikayeni bilmek isterim” dedi.
“Susuyorum ya,” dedim, “daha fazla ne anlatabilirim?”
- Pandalar Uçabilir
Unutabilsem keşke bildiğim her şeyi. O zaman daha mutlu olmaz mıydım?
- Güzel Kaybettik
Eğer bir insanı gerçekten unutmak istiyorsan onunla yaşadıklarını değil, onun sana yaşattıklarını hatırla.
Anton Çehov
bir gün mutlaka!
gelmeyenin de var bir gidemediği.
Nokta kadar küçülttüğün senden çok daha büyük bir öfkeyi besledin içinde.
Küçülttüğün kendinden dışarı taşan sen, sel gibi katar önüne seni, çiğner geçersin canını yakan ne varsa, kim varsa. Selin ardında kalan enkazda, senden de biraz vardır, ıslak toprak kokusuna, lime lime ettikleri etin de karışmıştır. Kokuyu içine çeker, kendini orada bırakır, kendi başına yola çıkarsın yeniden.
İnsan, her gün kendini gömdüğü yeryüzünde yeşerir yeniden.
özür dilerim.
Haksızlığa uğramış, verdiği değeri alamamış, asık suratlara gülmüş, buz kesmiş yüreklere yanmış yüreğimden, o saf, temiz halimden, hafife alınmış iyi niyetlerimden, kör olası inceliklerimden, kendimden özür dilerim. Hepinizden ve her şeyinizden uzak...
Sözüm yok kimseye, muhatap benim.
İnsan en çok kendine düşmanmış, kendimle barış ilan ettim.
Terk etmem gereken çorak yerlerde, inatla bir şeyler yeşertmeye çalıştım. Yeşermedi.
Anladım ki nsanın en büyük zaman kaybı, kendisi. En büyük düşmanı, iflah olmaz umudu. En büyük cezası, birlikte yaşamak zorunda olduğu o serseri yüreği...
Bazı anıları öldürmek zorunda kaldım. Buna sebep olanları ölsem affetmem.