Hasat zamanı. 🌾

pixel skylines
Cookie Run:Kingdom Official!
Today's Document
Jules of Nature
No title available
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
YOU ARE THE REASON
RMH
tumblr dot com
Cosmic Funnies
$LAYYYTER

ellievsbear

tannertan36
Lint Roller? I Barely Know Her

❣ Chile in a Photography ❣
Doug Jones
No title available

titsay
cherry valley forever

No title available

seen from United Kingdom
seen from Italy

seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Venezuela
seen from Mexico
seen from Mexico
seen from Mexico

seen from United States
seen from United States
seen from United States
@cepbalerini
Hasat zamanı. 🌾
Dağğğğğ kadar sorunları gülümseyerek aşıp ayağın ufacık bir taşa takıldı diye ağlamaya başlıyabiliyorsun ve o dağları yaratan kişi taştan ağlamanı küçümseyebiliyor. Çok yorgunsun demiyor, çok yordum demiyor, aklına taşa takılıp ağlayan bir insan olarak kazınarak yok oluyorsun.
Dönemin son bale dersini de bitirdik!🧑🏼🩰
Eve dönmenin yolları 🌾
Sabah uyanıp bahçeme çıktığımda bir karaca ile gözgöze geldik, büyülü bir andı.
Geri geldi. 🤍
Arabadan kurtardığımız bu bebişi sahiplendirmemiz gerekiyor halkişkom, bizim evin hali malum. Ben hayatımda bu kadar uslu bir kedi görmedim; henüz bir kere bile tırnak çıkarmışlığı yok ve kucağa alınınca gırıl gırıl sokuluyor. 2 aylık, erkek, aşılı ve çok uysal. Kum eğitimi var, kuru mama yiyor. Ankara’nın her yerine getirebilir, veteriner işleri için de elimden geldiğince yardımcı olabilirim. Destek olan herkese çooook teşekkür ederim.
Allah aşkına şu çociği paylaşabildiğiniz kadar fazla yerde paylaşıp birilerine gönderir misiniz, çaresizliğim günbegün artıyor kaldık böyle 😩
Güneşli pazarlar🍋
Haftayı kapattım yürüyüşü. 🌾
Almanya’da arkeoloji doktorası yapmanın neden güzel olduğunu anladım; çünkü taş devrinde yaşıyorlar.
Kahveyle film yıkadım 🎞️
Sabah uyanıp bahçeme çıktığımda bir karaca ile gözgöze geldik, büyülü bir andı.
Suydum ben geçiyordum.
Hayatımda gördüğüm en yakışıklı at.
Bir süredir, özellikle de Almanya’ya geldiğimden beri beni rahatsız eden bir şey var. Yabancı bir dilde konuşurken telaffuzun için özür dilemek.
Üniversitede lisans üstü eğitimine devam etmek için farklı ülkelerden gelen çok sayıda öğrenci var, belirli periyodlarla gerçekleştirilen toplantılarda her araştırmacı yüksek lisans / doktora projelerini anlattığı sunumlar yapıyorlar. Yabancı öğrenciler Almanca ya da İngilizce sunum yaparken bazı kelimelerin telaffuzunda zorlanıp arkasından “Almancam / İngilizcem için özür dilerim” diyorlar.
Dilin temel işlevi iletişim kurmaktır, dil bir araçtır. Bu aracı kullanabiliyorsan, karşı tarafa iletmek istediğin mesajı iletebiliyorsan hedefine ulaşmışsındır. Ana dilin olmayan bir dili, ana dilin gibi telaffuz edemiyorsan bu bir eksiklik değil, özür dilenecek bir şey hiç değil bence. Bunu daha çok Türkiye’den gelen öğrencilerde gözlemliyorum. İran, Yunanistan, İtalya, Polonya gibi ülkelerden gelenler buna takılmıyor, önemli olan karşısındakinin onun anlayıp anlamadığı. Sanırım bizim toplumda telaffuzda bir hata olduğu zaman zorbalanmakla ilgili bir durum bu, sürekli mahcubiyet duymak.
Neyse, yine çok söylendim sanırım. Bitte entschuldigen Sie mein Deutsch.
Bahçemin güzelleri 🌱