Mevlana’ya Ait Değildir
Gel, gel, ne olursan ol yine gel, İster kafir, ister mecusi, İster puta tapan ol yine gel, , Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel… Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz, Şu tertemiz tarlaya sevgiden başka bir tohum ekmeyiz biz… Beri gel, beri ! Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ? Mademki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik… Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız! Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir.
Bu şiir Mevlana’ya ait değildir.Bu şiirin sahibi Mevlana’dan üç asır önce yaşamış Ebû Said Ebu'l-hayr’dır.
Şair bu meşhur rübâide şiirde geçen “Bâzâ” sözü Farsça'da “yine, tekrar gel” demektir ve klasik Farsça'da aynı zamanda “tövbe et” anlamına da gelir.
‘’ Gel, gel, ne olursan ol yine gel,İster kafir, ister mecusi,İster puta tapan ol yine gel, Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel’’... diye tercüme edilmektedir.
Ama’’ Bâzâ ’’ sözcüğünü tövbe et anlamında alırsak anlam tamamen değişir.
“Tövbe et, ne olursan ol tövbe et; kâfir de, putperest de olsan, ateşe de tapsan tövbe et… Bizim dergâhımız ümidsizlik dergâhı değildir, yüz kerre de tövbeni bozmuş olsan tövbe et” hâline gelir.
Yani şair sen ne halt yersen ye, tövbe etmesen de olur, kafir olarak gel dememektedir. Yıllardır bu şiiri pazarlama aracı olarak gören insanlar kolay kolay bu alışkanlıklarından vazgeçecek gibi görünmemektedirler. En azından bu rübâinin Mevlana’ya ait olmadığını bilmek gerekir.
Farsçası
“Baza, baza her ançi hesti baza, Ger kafirü, gebru, putperesti baza, In dergehi ma dergehi növmidi nist, Sad bar eger tövbe sikesti baza.”
/ Kubilay Acar /























