Dünyayı kediler yönetse çok güzel olmaz mıı
Today's Document

Game Changer & Make Some Noise

Kiana Khansmith

bliss lane

PR's Tumblrdome
No title available
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
taylor price
todays bird

tannertan36

pixel skylines
🩵 avery cochrane 🩵
No title available
Xuebing Du

No title available
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
I'd rather be in outer space 🛸

Jar Jar Binks Fan Club
YOU ARE THE REASON
Game of Thrones Daily

seen from Germany
seen from United States

seen from United States
seen from Türkiye
seen from United Kingdom
seen from Brazil

seen from Austria
seen from United States
seen from Malaysia

seen from Australia

seen from United Kingdom

seen from South Korea
seen from Japan

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Finland
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Sweden

seen from Japan
@crimsonwitchsblog
Dünyayı kediler yönetse çok güzel olmaz mıı
Bazen hayatı yavaşlatmak için bu anlara ihtiyacım oluyor 🐈⬛ 🧶
Güneş doğuyor, sabah oluyor, hayat akmaya devam ediyor. Herşey olması gerektiği gibi ilerliyor. Ben ise olduğum yerde sayıyor gibiyim. Önüme koyduğum hiç bir hedefe ulaşamıyorum. Başarısızlığımın ağırlığı altında eziliyorum. Beynim sisli. Sanki biri kafamın içinde paketlerce sigara içmiş, camı açmamış. Tutunamıyorum. İnsan kendine tutunamazsa nasıl yaşar? Kafamın içinde sürekli konuşan sesler var. Bir türlü susturamıyorum. Uyurken bile susmuyorlar.
Kalk, uyan artık diyorum. İlerlemen lazım. Olduğun yerde saymayı bırak. Olmuyor. Sürekli uykuya çekiliyorum. Uyku kaçışım mı, kabusum mu bilmiyorum. Tek bildiğim yürüyemesem, sürünsem bile ilerlemem gerektiği.
Önemli olan benzemesi değil, önemli olan benim tasarımım. İşte bu benim tasarımım 🌸🌸
"Her çiçek güneşi sevmez. Bazıları, karanlıkta açmayı seçer; çünkü en gerçek ışık, korkunun içinden doğar."
Birini son görüşünüz olduğunu bilseniz ne kadar dikkatli bakarsınız değil mi? Her bir ayrıntısını aklınıza kazırcasına bakarsınız. Çünkü bilirsiniz zaman herşeyi siler.
Hiç zamanlı gelen ölüm görmedim ben. Her ölüm erken, acı. Hele ölen en sevdiğiniz ise acıdan çok boşluk. Önce adı silinir hafızalardan. Yeni, geçici bir isim verilir "cenaze, merhum". Sonra toprak atarlar üstüne. Sanki ölene değilde senin ruhuna atılır o soğuk toprak. Bir parçanı gömerler ölenle beraber. Eksilirsin, eksilmeye devam edersin. Zamanla alışırsın. Hayır hayır, acından bir şey eksilmez. O acıyla nefes almayı, yaşamayı öğrenirsin. Üstelik isteyerek de yapmazsın bunu. Mecbur bırakılırsın hayat tarafından.
Ben mi? Ben... Ben hala yaşıyorum. En sevdiğimi kaybedeli sekiz sene oldu. Aslında çok da zor geçmedi ya da bana mı öyle geldi acaba? Hala onun için ağladım ama hala yastayım sanırım. Bundandır ki cenazelere katılmaktan korkarım. Ne yapacağımı bilemem, içimi derin bir huzursuzluk kaplar. Elim ayağım birbirine dolanır.
Öleni kalbinde sağ tutup yaşamak kolay da işte bazen bir kelebek, bir şarkı, bir kelime hop, gelir yarana tuz basar. Henüz yara kabuk bile tutmamışken.
Sahi insan sevdiği birini kaybedince ne yapıyordu?
-Rana Minel
Ay şahidimdir bugün içimde başka biri uyandı. Dilek tutmama gerek kalmadı çünkü içimde olan şey bir kehanetti.
-Rana Minel
Ruhumun karanlık bataklığında debelenip duruyorum. Yarama tuz basıyorlar, susuyorum. Yara bantlarımı koparıp atıyorlar, susuyorum. Kanatıyorlar, susuyorum. Görmüyorlar, duymuyorlar susarak haykırdığım yardım çığlıklarını.
İnsanlar böyledir zaten. Hiçbir şey görmek, duymak istemezler. Birine yardımları dokunur diye ödleri patlar.
Kalk kendim! Şu an olduğun yer sonsuza dek kalacağın yer değil. Kalk ve yeniden başla. Kalk ve gökkuşağının sekiz rengine tutun. Bu bataklığı ilk görüşün değil biliyorsun. Her inişin bir çıkıcı vardır, her çıkışın bir inişi olduğu gibi. Önemli olan battığın yerden çıkarken ayaklarını sağlam basmak. Eskisinden sağlam dur ki yıkılsan da tek başına kalkabildiğini görsünler. Ayaklarım beni taşımaz diye korkma. Üstündeki kiri, kalbindeki kırık parçaları atıp ışıldayacaksın. Bu boş vermişliği bırak. Seni senden başkası kurtarmayacak. En çok kendimize ihtiyacımız varken biz en çok kendimizi yalnız bırakıyoruz. Ruhumuzun ve içimizdeki minik kız çocuğunun bize ihtiyacı var.
Kalk kendim yeniden başlıyoruz! Gülüşlerimizi söndürenlere inat daha büyük gülümseyeceğiz. Sustuğumuz her an için avazımız çıktığı kadar bağıracağız. İçimizde ki öfke bizi bitirmeden, biz onu bitireceğiz.
Simsiyaha boyanan dünyada sekiz rengini görüyorum ben. Sekiz, bakmasını görmesini bilene sekiz renktir gökkuşağı. Kalk kendim renkler bizim için dans ediyor, güneş bizim için parlıyor. Kalk!
İyi ya da kötü olmak gerçekten ne demek ki? Nasıl karar veririz birinin iyi olduğuna veyahut kötü olduğuna? Yaşadığımız bunalımlar, içine düştüğümüz olaylar belirlemez mi bunu? Var mı gerçekten iyi ya da kötü diye bir kavram?
Bazı cümleler yaraya tuz basmak içindir.
Neyim yanlış benim? ""
Şu sorunun cevabını asla bulamayacağım sanırım.
En sevdiğin renk kırmızı çünkü kalbimiz kırmızıdır. Seni çok özlüyorum abim. Mekanın cennet olsun... Gül pembem
İçimde biriken ne çok şey var... Kelimelere dökmeye korktuğum, dudaklarımı dikmek istercesine sakladığım ne çok şey var.
Her canavarın bir yaratıcısı vardır.
Ben her zaman yalnız bırakılmış ama bununla yaşamayı öğrenmiş o kız olarak kalacağım.
Yolunu kaybedenin kedi köpek olurmuş sırdaşı...