ABDİ ÇELEBİ MAHALLESİ
Fatih kazasının Samatya nahiyesi mahallelerinden dir. Samatya tramvay caddesi. Merhaba caddesi, Hocakadm caddesi, Kocamustafapaşa caddesi ve Mütesellim sokağiyle çevrilmiştir.
İç cadde ve sokakları şunlardır: Çamçak sokağı. Balta çıkmazı. Hacıkadm çeşmesi sokağı, Demirci Osman sokağı, Pamukçu sokağı. Marmara caddesi, Pulcu sokağı, Şırlağan sokağının bir kısmı, Balık sokağının bir ki mı, Mereanbahğı sokağı. Bestekâr Hakkı sokağı, Sarraf Tahsin sokağı (Bütün bu cadde ve sokak isimlerine bakınız).
Adını, Abdi Çelebi camünden almıştır. Az meyilli bir sırt üzerine kurulmuştur, Marmara caddesi de bu sırtın hemen en yüksek yerini teşkil eder, bu seviyeye kadar olan evlerin üst katları Marmarayı görür. Vaktiyle sekenesinin büyük bir kısmı ermeni imiş, son yirmi beş otuz yıl içinde şehrin diğer semtlerine, bilhassa Galata ve Boyoğlu taraflarına hicret edip dağılmışlardır. Marmara caddesinde kuçu ^ bir mahalle çarşısı varsa da, mahalleli ıhlpacinin mühim kısmını Samatya çarşısından temin eder.
ABDİ DEDE
Asıl adı Ab dullahtır, Kasımpaşa mevleviha neaini kuran şeyhtir. On yedinci asrın birinci yansında yaşamış, zamanında evliyalığına inanılmıştır. Vaızlarını dinlemek üzere tekkesine ili: defa olarak ayak bacan kimselere “Safa geldin, falan firen di” diye adiyle aşinalık ettiği söylenir. Evliye Çelebi de şu fıkrayı nakleder: Dördüncü Murad Bur sadaıı IsLanbula gelirken Bozbu runda fırtınaya tutulur, bindiği gemi batmak tehlikesiyle karşılaşır, derken Abdi Dede geminin baş tarafında görünür, elindeki bahçe küreği ile denize vurarak. “Üskün bihakkil melikil Kuddûs!” diye bağı nr ve azgın deniz derhal süt liman olur.
Abdi Dede Galata mevlevihancsi şeyhi iken yerine Mesnevü şerif şarihi İsmail Dede Efendi tayin edilmiş, o da Kasımpaşada kendi mülkü olan bostanma yeni bir mevlevihane yaptırmıştı. 1631 (H. 1041) de öldü, kabri Kasımpaşa mevlevihanesi mezarlığın dadır.
ABDİ DEDE
Asıl adı Abdüikerimdir, Kasımpaşa mevlevihanesi dervişlerinden ve on sekizinci asrın namlı hattatlarından idi. Sülüs ve nesih yazıyı Ressamzade Mehmed Efendiden Öğrenmişti, talikte kuvvetli bîr hattattı. Pek çok eser bırakmıştır, 1766 (H, 1130). de, akrabasından birinin yanında çıktığı bir seyahatte vefat etti.
Son devrin değerli zikirlerinden ve İlâhi bcstckârlann dandır; Kocamustafapaşa dergâhının bir odasında münzevî hayatı sürerdi: âyinlerde tekkenin ihtiyar zâkirbaşısı ilk İlâhiyi okur, alt tarafını bu Abdi Dede idare ederdi. Hak kâktikte kıymetli bir üstad idi. Mecdi mahlesi ile de şürleri vardır. 1902 de öldü ve Kocamus tafapaşa tekkesi mezarlığına defnedildi.









