Kısmetin gelişinin muayyen bir vakti vardır. O vakit gelmedikçe kısmet de gelmez.
el-Fethu'r-Rabbânî

bliss lane
YOU ARE THE REASON
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
official daine visual archive

if i look back, i am lost
Sweet Seals For You, Always

tannertan36
Interview Vampire Daily
$LAYYYTER

No title available
untitled
Xuebing Du

Andulka

roma★

Origami Around
Cosimo Galluzzi

No title available

Game Changer & Make Some Noise
macklin celebrini has autism
I'd rather be in outer space 🛸

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Malaysia
seen from Singapore

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Canada

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Argentina
seen from United States
seen from United States

seen from Italy

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Mexico
@dilgusah
Kısmetin gelişinin muayyen bir vakti vardır. O vakit gelmedikçe kısmet de gelmez.
el-Fethu'r-Rabbânî
Efendimiz (aleyhisselâtu vesselâm): "Vallâhi ben bu duâyı her namazımın ardından ümmetim için ediyorum." diye buyurdu..
"ve ben kendi odamda, kendi kitaplarımın yakınında, kendi sandalyeme oturmuş, kendi arazime bakıyor, kendi kuşlarımın şakımalarını dinliyor, kendi güneşimin ışıklarıyla aydınlanıyorken benim olmayan diğer sandalyeye duyduğum özlem ne kadar istesem de bitmiyordu."
machado de assis | mezarımdan yazıyorum
“Yalnız kalbimde acayip bir ateş hissediyordum. Mahiyetini belirleyemediğim bu ateşin, beni yakıp kavurması acayip bir durumdu.”
Habibin diyârından gelen her şey mahbubdur..
Benim tedavim, senin beni sevmendir..
'benim gerçekten sevdiğim insanlar azdır, beğendiklerim ise büsbütün az. dünyayı görüp tanıdıkça hoşnutsuzluğum artıyor. insanların iç yüzünün nasıl hiç göründüğü gibi çıkmadığını; iyi ya da akıllı gibi görünenlere bile nasıl hiç güven olmadığını her gün daha açıkça anlıyorum'
sonsuz özgürlüğü seçmişsin ama sonsuz yalnızlık elde etmişsin.
"şu aranıp duran korkak ellerimi tut"
"ben bir yerlerdeyim, hep bir yerlerden bir yerlereyim"
“bütün hayırların, niyeti güzelleştirmekte toplanmış olduğunu gördüm. niyetini icra edemesen de niyetini güzelleştirmen sana hayır olarak yeter.”
dâvud-i tâi قُدِّسَ سِرُّهُ
ayasofya’da sultan ibrahim devrine ait önemli tezyinattan biri de mihrabın sağındaki dehlizin içinde bulunan kâ’be, minberü’n nebî ve tasvirli çini levhalardır. bu pano, çiniciliğimizde bir tür olarak kabul edilen kâ’be tasvirli çiniler arasında en eski tarihli olanıdır. kâbe tasvirli panonun üst kısmında üç satır halinde âl-i imrân sûresinin 96 ve 97. ayetleri kaydedilmiştir. bu ayetlerin üstünde, Allah Muhammed, sağ tarafında Ebubekir ve Osman; sol tarafında Ömer ve Ali yazılıdır. kâbe, tasvirli çini kaybolduğundan yerine başka çini konulmuştur.
"hangi işi yaparsan yap, kur'ân'dan ne okursan oku, ne işte çalışırsan çalış, unutmayın ki, siz ona dalıp gitmişken, biz sizin üzerinizde şahidiz"
yûnus, 61
“Allah'ın dışındakilere olan her yaslanış ve dayanış, boğulmak demektir.”
Allah diyerek bayıldı genc kız
"Gördüm ki gecesi gündüzü ardı ardına birbiriyle döğüşüp değişip giden şu fâni hayâtın ne zevkinde, ne âlâmında bâki kalmak için biçâre beşeriyetin elinde hiçbir tutamak yok. Gördüm ki onun yer ile gök arasında mâziden istikbâle doğru kaynaşan, coşan, coşup coşup çarpışan dalgaları arasında her dem kendine çağırıp duran ebedi hayatın nidâ-yı da'veti çınlıyor. Her dem Hak “Bana gel!” diye davet ediyor. İnsan kulak kısıyor, duymak istemiyor, sanki kaçmak için çırpınıyor, çırpınıyor. Fakat çırpınıp çırpınıp âkıbete teslim olmaktan başka ne yapıyor? Hâlbuki sevmediğine teslim olmakla sevdiğine teslim olmak arasında ne büyük fark vardır! Demek ki insan için Hakk'ı sevmek, Hakk'a hizmet etmek, âkıbet cemâl-i Hakk'a ermekten büyük bir hazz-ı saâdet yoktur. Lâkin zevk-i hakkı duymayan hayâline mahkûm, tahkiki bilmeyen taklide zebûndur. Allah'ı bilmeyen dünyaya sarılır. Dünyayı bilmeyen hülyâya sarılır, hülyâya sarılan hakikate darılır. Yiğidi görmeyen ismine bayılır, dilberi görmeyen resmine bayılır. Önünü görmeyen sonunda ayılır. Kânunu tanımayan kânunda ayılır. Kitâbı tanımayan hesabda uyanır."
elmalılı hamdi yazır