Kalabalık bir tanrı, tanrıçanın adabı. Herkesin bizim dediği sokak lambası.
cherry valley forever
will byers stan first human second
noise dept.
d e v o n
DEAR READER

Andulka
we're not kids anymore.
occasionally subtle
taylor price
art blog(derogatory)
styofa doing anything

JBB: An Artblog!
TVSTRANGERTHINGS
$LAYYYTER
Xuebing Du

shark vs the universe
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

⁂

pixel skylines

Product Placement

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Türkiye

seen from Italy
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from United Kingdom
seen from China

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Norway
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States

seen from Germany
@dilhaste
Kalabalık bir tanrı, tanrıçanın adabı. Herkesin bizim dediği sokak lambası.
Burayı yeniden ama bu sefer kalıcı olarak bırakmayı düşünüyorum, biraz kararsızım ama.
Söylemek istedikleriniz var mı? Cuma gününden itibaren yokum artık.
Burayı yeniden ama bu sefer kalıcı olarak bırakmayı düşünüyorum, biraz kararsızım ama.
Savaş bitmiş, ben nöbette unutulmuşum.
Sorun, mutsuz evliliklerin çocukları olmamızmış!
Beni benden koru Tanrım!
Kalbine işlemiş bir şeyi beyninden silmek ne mümkün!
Ve Tanrı¿ insanı aciz yarattı!
Sonuçta her insan sevilmeye muhtaç.
Mayhoş dünyanın sarhoş insanları.
Ateşler içinde tutsaksın, zincirlerin en orta yerden bağlı. Kurtulmak için tek çaren yanmak!
Tanrı bir insan, insan bir hücre. Nasıl ki insanı çözmek için hücreleri kullanıyorsak, tanrıyı da ancak insanları kullanarak çözeriz.
Toplumu bilmeden toplum ahlakını, kendilerini bilmeden toplumu yargıladılar. Hâlbuki toplumu da kendileri oluşturuyorlardı, bunu hiç anlamadılar.
Tüm gökyüzü küssün bana. Çaksın şimşeklerini, yağdırsın yağmurlarını. Hiç göstermesin sarı sarı parlayan güneşin ışıltısını, yeter ki Gök Yüzün dönsün bana. O güzel gülüşünde, toprak rengi gözlerinde, her bir tatlı sözünde rengarenk çiçeklerle, parıl parıl parlayan bir dünya kurarım kendime. Yeter ki Gök Yüzün dönsün bana.
Hatunum Asena, kızım Ayzıt. Türklük gururum, Turan gayem, adalet kitabım, merhamet kanunum. Tüm cihana denk ruhum, sevdama doğru tek yolum.
Yavrusunu kaybetmiş bir annenin hüznü var içimde.
Tanrının yarattığı en acınası varlıklar bizleriz. Aşk illeti başımıza musallat edilmiş, şarap içmeden aşkı yaşamak emredilmiş. Ey Tanrı! Tek bir sualim vardır sana; her şey bu denli çirkinken, şarabı neden yasakladın?
önceden bulutlara bakıp onları başka şeylere benzetirdim, her insanın yaptığı gibi. şimdi bakıyorum da, hepsi sana benziyor, tüm gökyüzü. ağaçlar sen sallanır, su sen akar olmuş. yağmurlar sen yağar, rüzgar sen eser.. her bir yıldız sen parlar, dünya sen döner. her şey sen olmuş bende, her şey çok güzel olmuş. bir dünya hayal etmemi isteselerdi benden, bu kadar güzelini hayal dahi edemezdim. şimdi sorsalar bana "en güzel manzara ne?" diye, senin gözlerini söylerim. "cennet neresi?" deseler, senin yanın derim. güneşi sorsalar bana, senin gülüşün derim. "en güzel şey ne?" deseler, seni söylerim. her bir şiire, kitaba, gülümsemeye seni gizlerim. bir kez gülsen bana, bir ömür gülümserim. sen beni ecelde beklesen, ecelime ben giderim. masum bir çocukmuşcasına, çok severim seni. iki gözüm âmâ olsa da seni görmeden edemem. sonsuz sayıda yolum olsun, hepsi de sana çıkan. severim seni, çok severim, ufuğa varıncaya kadar severim.