Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
No title available
Keni
Misplaced Lens Cap

tannertan36
TVSTRANGERTHINGS
NASA
Stranger Things
No title available

titsay
todays bird
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
YOU ARE THE REASON
tumblr dot com
d e v o n
Not today Justin

No title available
will byers stan first human second
dirt enthusiast
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Alisa U Zemlji Chuda
seen from Luxembourg
seen from United States
seen from Spain
seen from United States
seen from Germany
seen from United States

seen from United States
seen from Türkiye

seen from United Kingdom
seen from Türkiye
seen from United States

seen from Netherlands
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Türkiye
seen from Hong Kong SAR China
seen from France

seen from China
seen from Portugal
@dillayy
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Öleceğiz; müjdeler olsun, müjdeler olsun!
Ölümü de öldüren Rabbe secdeler olsun!
O dem çocuklar gibi sevinçten zıplar mısın?
Toprağın altındaki saklanbaçta var mısın?
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhava;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fani lezzetlere darılmadan geçilmez.
Bir musiki arda zaman ve mekan...
Yıldız dolu feza küçük camekan...
İmkan atomunu çatlatan imkan...
Bir hiç ki, içinde heplerin hepsi...
Kesilmiş bir kamış, ormanlıklardan,
İnsan... Rüzgarlara bağlı bir düdük.
İndik de dünyaya karanlıklardan,
Sıra sıra mezar, başka ne gördük?
Güneş mızrak boyu yaklaştı ufka.
Camlarda renklerin veda cümbüşü,
Ey gönül, madenin ne kadar yufka!
Yeter ağlamana bir kuş ötüşü.
İnsan, bir mes'ut zalim, insan bir mağrur cahil;
Tekne kırık, su azgın ve kayıplarda sahil...
Akıl, akıl olsaydı ismi gönül olurdu;
Gönül gönlü bulsaydı, bozkırlar gül olurdu.
Ben o kutsi nefesin üflediği kamışım;
Ses onun, ben imzamı atmışım, atmamışım...
Bir cümbüştür kopsa da, gece, yakamozlarda;
Münzevi balıklarız ayrı kavanozlarda...
Anlamak yok çocuğum, anlar gibi olmak var..
Ben, ben, ben; haritada deniz görmüş, boğulmuş;
Dokuz köyün sahibi, dokuz köyden kovulmuş.
Ben, sırtında taşıyan işlenmedik günahı;
Allahın körebesi, cinlerin padişahı.
Ben, kimsesiz seyyahı, meçhuller caddesinin;
Ben, yankısından kaçan çocuk, kendi sesinin.