Arkana bakarak yürüme düşersen tutamam
Başını yasla göğsüme severken bitti masal...
TVSTRANGERTHINGS
Sweet Seals For You, Always

❣ Chile in a Photography ❣
Game of Thrones Daily
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
No title available
will byers stan first human second
Cosmic Funnies
Monterey Bay Aquarium

shark vs the universe

祝日 / Permanent Vacation

Andulka
🪼
RMH
YOU ARE THE REASON
Stranger Things
Today's Document
DEAR READER

Origami Around
hello vonnie
seen from United States
seen from Chile

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Brazil
seen from India

seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from China
seen from Malaysia
seen from Indonesia
seen from Türkiye
seen from United States
seen from Netherlands

seen from United States

seen from Türkiye

seen from United Arab Emirates
seen from United States
seen from United States
@disfrutooo
Arkana bakarak yürüme düşersen tutamam
Başını yasla göğsüme severken bitti masal...
Temmuz çoktan bitti.
Ağustos'da bitecek..
Eylül'de ellerin üşüyecek,
Isınmak için geleceksin.
Biliyorum...
Eylül tam bu işe göredir gel bağışlayalım birbirimizi...
Turgut Uyar
Bileydim Lâyık Olmadığını
bileydim lâyık olmadığını
yürür müydüm yollarında sen birazı tereddüt
birazı kan ve gurur
acılarla beslenen bir zakkum çiçeğisin
Oysa hep ışıl ışıl
hep rengârenk göründün bulutların ardında
anlayamadım
yeşil sadece zehir dumanlı gözlerinde
özlem sadece tûfan
her akşam kefen giydi yüreğim kollarında
her gece bir giyotin
rüyalarım hıçkırık
kâbuslarım ölümdü
ellerin yavaş yavaş beni bataklığına
beni isyana gömdü
şimdi kopardım urganlarını
dostluğum da sensiz, düşmanlığım da
ırmak ikiyüzlü akar mı sandın
güneş karanlıktan korkar mı sandın
git, seninle gitsin pişmanlığım da
bileydim lâyık olmadığını
yürürmüydüm yollarında
Nurullah Genç Şiirleri
Şimdi beni bir gecede vazgeçmiş olmakla suçlarsın, bin gece beni yalnız başıma bırakıp düşündüren sen değilmişsin gibi...
Dünyanın Yetimi
Begonvil, boy vermiştir şimdi
Yasemen, basmıştır Bodrumu
Kokusu, geldi rüzgarın
Bir kelebek, öptü boynumu
Sen şimdi gerdanını, maviye
Göğsünü bir yelkenliye
Gönlünü ilk önüne, çıkan yaz seferine, bağlamışsındır aaah
Vurunca dibine, sakiz rakısının
Birazda ağlamışsındır
Benim yerimede sev
Bekletme, hayatı
Bu kadarına, razıysan, yaşa gitsin
Kaç kişiyi savunan, sevdayı
Benim yerimede sev
Bekletme, hayatı
Bu kadarına, razıysan yaşa gitsin
Kaç kişiyi savunan, sevdayı
Gözüme, ilk damlası, düştü
Gelecek, son baharın
Yeni bir, sayfanın öncüsü
Bakalım ne? hediyesi zamanın
Sen şimdi gerdanını, maviye
Göğsünü bir yelkenliye
Gönlünü ilk önüne, çıkan yaz seferine, bağlamışsındır aaah
Vurunca dibine, sakiz rakısının
Birazda ağlamışsındır
Benim yerimede sev
Bekletme, hayatı
Bu kadarına, razıysan yaşa gitsin
Kaç kişiyi savunan, sevdayı
Benim yerimede sev
Bekletme hayatı
Bu kadarına, razıysan yaşa gitsin
Kaç kişiyi savunan, sevdayı
🌺
Beni her gün yeniden şaşırtan...
İçimde bir ışık gördüğünü söyledin ya,
Aşk olsun sana.
Tarif ettiğin hayali çok sevdim ben.
Her gün bir kere hatırlar mısın beni?
Her hatırladığımda bir kere gülümser misin kimseye belli etmeden ya da gözlerin dolar mı bazen aklına gelirsem?
Çaresiz miydi diye düşünürsün o yolun yolcusu muydu?
Yavaş yavaş unutur musun yoksa beni?
Senden önce hiç hayal kuramamıştım,bana hayal kurmayı öğrettin.
Bi insan diğerine daha ne kadar yakından dokunabilir ki?
Bir sabah güneşiyle unut beni gitsin.
Birşey var, adını koyamadığım.
Kırılmaktan öte, parçalanmak gibi.
Toplamaya çalıştıkça dağılıyor...
Dağılıyorum.
Birşey var, halledemiyorum
Hatırımda ve saklımdasın...
Ben sana kırmızı kiremitli bir çatı
Begonviller ve bir mavi kapı
Ve illa amansız bir avlu getirsem.
Dünya soğur, akşam serinlerken,
Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
Ve işte en geniş cümlem:
İçimi açtım sana.
İçini açmak için.
Herkes kendine yakışanı yaparmış bu hayatta. Bana yaptıklarını ben sana yakıştıramadım ama sen kendine yakıştırmışsın çoktan. Hatta gittiğin yerler de yakışmış sana. Her şeyde bir hayır vardır. Gidişin hayırlı olsun. "Canın sağ olsun." demiyorum; yürek yangınıyla uyan uykularından, utan yaptıklarından, kavrul pişmanlığından ama elinden bir şey gelmesin. Mutluluğa açacağın gözlerin yaşlarla dolsun ki dolacak da zaten. Bir söz vardı:"Kimsenin yaptığı yanına kalmaz." işte bunun rahatlığı çok başka. Merak etme, ben senden vazgeçtim. Yüreğimi bir kelebeğin kanadına bağlayıp başka şehirlere taşıyalı çok oldu. İyi ki gitmişsin. Sen gidince ben kendime geldim...
Çekemezsen gülün nazını
Ne dikene dokun ne gülü incit.
Cesaretin yoksa sahrada Mecnun
Ne Leyla'yı çağır ne çölü incit."
-Aşık Hüdai
AŞK...
sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır, bir güldürür;
sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.
Feryadım bazen bir şarkı, bazen de göğsümde sancı.
Anlatmam, zaten duymazlar. Öp dilimde kan tadı var.
Biliyorum Sana Giden...
Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni
Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini
Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli
Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki
Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği
Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki
Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki
İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri.
Yazılanlara göre nilüfer çiçeği su üzerinde yaşayan ender bir çiçek sanki diğer çiçeklere inat suda yetişmek istemiş gibi.. yaşadığı bataklık olsa dahi asla kir tutmaz her daim canlı görünmeyi başırır çünkü eğer üzerine bir toz değdiği zaman hemen yapaklarını sallayıp tozu itermiş..yağmur yağmaya başladığında üzerine gelen yağmur damlalarini ise kendine çekermiş.. güneş doğduğu zaman mutlulukla açarmış yapraklarını..
Keşke.. beyaz bir 𝑁𝑖𝑙𝑢̈𝑓𝑒𝑟 olsaydım
𝑁.
Hay babanızın süt kasesine böcek düşsün!
Uzun zaman sonra kendini hatırlatan insanlar ne yaşıyor acabaa