"Neden durduk? Yakınlarda zombi mi var yoksa!?"
"Hayır, kırmızı ışık yandı sadece."
"İnci..."
"Efendim?"
"Yok bir şey."
İnci/ Nzambi:
İnci için dünyanın sonunun gelmesi kırmızı ışıkta durmamak için bir neden değildi.
Xuebing Du
Monterey Bay Aquarium

if i look back, i am lost
Today's Document
Three Goblin Art
AnasAbdin

#extradirty
DEAR READER
I'd rather be in outer space 🛸
cherry valley forever
sheepfilms
🪼
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
hello vonnie
No title available
Not today Justin
KIROKAZE

izzy's playlists!
Cosmic Funnies
Alisa U Zemlji Chuda

seen from Germany
seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from Bulgaria

seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Canada

seen from France
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from T1
seen from Malaysia
seen from United States
seen from Canada
seen from United States
seen from United States
@dolunay01
"Neden durduk? Yakınlarda zombi mi var yoksa!?"
"Hayır, kırmızı ışık yandı sadece."
"İnci..."
"Efendim?"
"Yok bir şey."
İnci/ Nzambi:
İnci için dünyanın sonunun gelmesi kırmızı ışıkta durmamak için bir neden değildi.
"Beni yemek istiyordu."
İstanbul'un ayazında bir taksi koltuğunda başlayan o kabus; Pars için zamanın durduğu, insanlığın ise silindiği andı.
O gece bir köprünün üzerinde ruhunu bırakan Pars şimdi bir hastane odasında, elindeki kakaolu kurabiye ile dünyadan saklanmaya çalışıyordu. Yetişkin bir beden, kırılmış bir zihin ve her an uyanmaya hazır bir travmayla…
İnci içinse bu salgın yalnızca tıbbi bir vaka değil, bir vicdan sınavıydı. Mizahını zırh, şefkatini ise ilaç niyetine kullanan İnci; bir yanda Pars'ın titreyen ellerini tutmaya, diğer yanda dışarıdaki canavarlardan sağ çıkmaya çalışıyordu.
Ancak bu fırtınada yalnız değil.
Boyunduruk, geçmişin yükünü omuzlarında taşıyan bu karanlık yolculuğun en sarsılmaz pusulasıydı.
İnci'nin tüm sakarlıklarına ve dünyayı espriyle karşılama çabasına rağmen o, sessizliğiyle ekibi bir arada tutan en güçlü bağdı.
Ve Savaş… Bir gölge gibi kapının eşiğinde bekleyen, bakışlarıyla yeri deşecek kadar sert gardiyan. Pars'ı dünyadan mı koruyor, yoksa dünyayı Pars'ın içindeki o "kaşınan" sırdan mı?
Sessizliğin çığlığa dönüştüğü "insan" kalmanın en büyük günah sayıldığı o uzun gün başlıyor. Ankara'da deniz yoktu, köprü yoktu. Ama artık kaçacak yer de yoktu.
İnsan olarak kalmak için, insanlığını yitirmeye hazır mısın?"
Dolunay
.......
Herkese merhaba ben Dolunay! Tumblr macerama kendim olarak başlamak istedim ve bunu da kurgularımla yapabilirim diye düşündüm. Wattpad ve Kitappad gibi platformlarda başta Nzambi kurgum olmak üzere birkaç tane daha kurguyla varlık gösteriyorum. İlginizi çekerse hesabıma beklerim:)
Dolunay / Nzambi
Beni ölüme terk ettiler, sanırım asla öğrenemeyecekler. Ne zaman kırılsam, yakacak daha çok acı var...
Bırak gökyüzü düşsün, düştüğünde Pars... Birlikte yüzleşeceğiz.
Savaş-Pars/ Nzambi
Savaş… Bir gölge gibi kapının eşiğinde bekleyen, bakışlarıyla yeri deşecek kadar sert gardiyan. Pars'ı dünyadan mı koruyor, yoksa dünyayı Pars'ın içindeki o "kaşınan" sırdan mı?
Boyunduruk, geçmişin yükünü omuzlarında taşıyan bu karanlık yolculuğun en sarsılmaz pusulasıydı.
İnci'nin tüm sakarlıklarına ve dünyayı espriyle karşılama çabasına rağmen o, sessizliğiyle ekibi bir arada tutan en güçlü bağdı.
"Ebeledim seni Pars..."
Pars/ Nzambi
Saklanacak bir yere ihtiyacım var ama yakın bir yer bulamıyorum...
Yaşadığımı hissetmek istiyorum ama dışarıda korkumla savaşamam...
İnci/ Nzambi
Düşün düşün durdum Kendimi cehennemin dibinde buldum
Ne de olsa Ankara' dan Karsa yol uzundu...
Ankara' da köprü yoktu, kaçacak yer de...
Tam o sırada gök bir kez daha çakmış ve her yeri aydınlatmıştı. Onlara doğru gelen adamı da.
“Dikkat et orada biri var!”
Nzambi/ Bölüm 1- Eksik Uzuvlar
.......
“Ne tür bir virüs bu böyle?”
Adamın onu duyup duymadığını bilmiyordu. Bir daha da soracak enerjisi yoktu. Tekrar bayılmadan önceki duyduğu cümleler onun hayal ürünü müydü yoksa sorusuna cevap mı almıştı hiçbir zaman öğrenemeyecekti.
“Öldüğünde bunu anlayamayacağın türde bir virüs.”
Devamını okumak için:
"Beni yemek istiyordu." İstanbul'un ayazında bir taksi koltuğunda başlayan o kabus; Pars için zamanın durduğu, insanlığın ise silindiği andı
Dolunay / Nzambi
İnci için bu salgın yalnızca tıbbi bir vaka değil, bir vicdan sınavıydı. Mizahını zırh, şefkatini ise ilaç niyetine kullanan İnci; bir yanda Pars'ın titreyen ellerini tutmaya, diğer yanda dışarıdaki canavarlardan sağ çıkmaya çalışıyordu.
O gece bir köprünün üzerinde ruhunu bırakan Pars şimdi bir hastane odasında, elindeki kakaolu kurabiye ile dünyadan saklanmaya çalışıyordu. Yetişkin bir beden, kırılmış bir zihin ve her an uyanmaya hazır bir travmayla…
NZAMBİ
"Beni yemek istiyordu."
İstanbul'un ayazında bir taksi koltuğunda başlayan o kabus; zamanın durduğu, insanlığın ise silindiği andı.
Sessizliğin çığlığa dönüştüğü "insan" kalmanın en büyük günah sayıldığı o uzun gün başlıyor. Ankara'da deniz yoktu, köprü yoktu. Ama artık kaçacak yer de yoktu.
İnsan olarak kalmak için, insanlığını yitirmeye hazır mısın?"
Dolunay