Bir Tarkovski filmindenmişçesine.
Jules of Nature
Cosmic Funnies
Sade Olutola
i don't do bad sauce passes

Origami Around
$LAYYYTER
Sweet Seals For You, Always

JBB: An Artblog!
Alisa U Zemlji Chuda
noise dept.
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

No title available
YOU ARE THE REASON
AnasAbdin
Peter Solarz

Product Placement
trying on a metaphor
Show & Tell
hello vonnie

★

seen from Germany
seen from United States
seen from Australia
seen from Iraq
seen from United States

seen from United States
seen from Germany
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from Spain

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Australia
seen from United States
seen from Brazil

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Germany

seen from Australia
@dostumyevski
Bir Tarkovski filmindenmişçesine.
Bu aralar çok sık ölebiliyor insan.
by @dostumyevski
Sanat eserlerinden duvarda olanlar m.ö. 6, ayakta duran ise m.s. 21. yüzyıl.
“Öldüğümde; üzerimde güneşli Nisan ayı. Yağmurda ıslanmış saçlarını sallarken, kalbi kırık bir şekilde üzerime kapanmış olsan bile, aldırmamalıyım. Huzur bulmam için, yağmur dalları eğdiğinde, yapraklı ağaçlarınki gibi bir huzur. Ve senin şimdi olduğundan, daha sessiz ve acımasız olmalıyım.”
Ephesus Museum
"Ben Tanrı'ya hizmet ederim, insana değil. Bugün överler; yarın, önceki gün övdüklerini istismar ederler. Ve ondan sonra seni, beni, her şeyi unutacaklar! Her şey kibir! Her şey boş! İnsanlık zaten aptallığa ve alçaklığa teslim edildi ve şimdi sadece kendini tekrar ediyor. Her şey başladığı yere geri döner ve tekrar edip durur. Eğer İsa dünyaya tekrar gelse, bir kez daha çarmıha gerilecektir!"
Andrei Rublev - 1966
“Laik olduğunu söyleyen ve özel mülkiyet hakkını tanıyan ve ayrıca anayasasının, işkenceyi ve onur kırıcı muameleyi yasaklığı bir devlette, içinde bulunduğu durumu, Ramon Sampedro'nun durumunda olduğu gibi, onur kırıcı bulan herhangi birinin kendi hayatı hakkında karar verebilmesi gerektiğini söylemek, yanlış olmayacaktır. Aslında, intihara kalkışıp hayatta kalan bir kimse, sonradan mahkemeye bile çıkarılamaz. Ancak, onurlu bir biçimde ölebilmek için başka birinin yardımına ihtiyaç duyuyorsanız, o zaman devlet insanların özgürlüğüne müdahale eder ve onlara, yaşadıkları hayatın kendilerine ait olmadığını, bu yüzden de yaşamları hakkındaki kararları kendilerinin veremeyeceğini söyler. Bu, sayın yargıç, yalnızca doğaüstü inançlara ya da dinsel konulara dayanılarak yapılabilir. Laik olduğunu, tekrarlıyorum, iddia eden bir devlette.”
Mar Adentro (2004)
İntihar edemeyen bir adamın öyküsü.
“Sayın yargıçlar, sayın siyasi ve dini yetkililer. Biraz önce seyrettiğiniz görüntülerden sonra (son anlarını gösteren film) size soruyorum; biçimsiz ve bozulmuş bir bedenin bekçisi olan bir insan için, yani benim için, saygınlık nedir? Vicdanlarınızın vereceği cevap ne olursa olsun, benim için saygınlık bu değildir. Ben, hayatı, özgürlüğü seven çoğu insan gibi, yaşamanın bir hak olduğuna, ama bir mecburiyet olmadığına inanıyorum. Buna rağmen bu duruma 29 yıl, dört ay ve birkaç gün boyunca tahammül etmek zorunda kaldım. Bunu daha fazla yapmayı reddediyorum! Gördüğünüz gibi yanımda içinde siyanür potasyum bulunan bir bardak su var. Onu içtiğimde, kendi irademle sahip olduğum en özel, en meşru mülkiyete, yani bedenime son vermiş olacağım. Bu özgürlük eylemine sizler ‘intihara yardım’ adını takmışsınız. Ben ise bu eylemi, bir insanın gerçekten ‘benim’ diyebileceği tek şeye, yani bedenine ve onunla birlikte ne varsa, yani hayata, bilince egemen olmasına destek verenlerin insani yardımı olarak adlandırıyorum.”
Ramón Sampedro (1943-1998)
“Ah…
Budur benim payıma düşen
Budur benim payıma düşen
Benim payıma düşen
Bir perde asılmasının benden aldığı gökyüzüdür
Benim payıma düşen, terk edilmiş merdivenlerden inmektir
Ve ulaşmaktır bir şeylere çürüyüşte ve gurbette
Benim payıma düşen anılar bahçesinde hüzünlü bir gezintidir.”
“Geçici olarak kendini sevdirmeyen kedi.”
"Ellerimi bahçeye dikiyorum
Yeşereceğim, biliyorum, biliyorum, biliyorum."
by Anne Marie Zilberman
not Gustav Klimt
intikam iyi değildir mathilda.
Çok şapşik olmuş.
Rogier van der Weyden
The Descent From the Cross
(Çarmıhtan İndiriliş)
@dostumyevski, telefonda konuşurken sürekli mızıka çalıp “bu hangi şarkı, tahmin et” dememe katlanıyor saatlerdir. bi’ alkışı hak ediyor bence.
Yoo. Katlanamıyorum.
Vulp neyin oluyor?
Görümcem.