Karşıtlık hayatın ta kendisi.

Janaina Medeiros
Cosmic Funnies
No title available

titsay

if i look back, i am lost
Stranger Things
Alisa U Zemlji Chuda

izzy's playlists!
TVSTRANGERTHINGS

❣ Chile in a Photography ❣
Monterey Bay Aquarium
Three Goblin Art
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

JVL

PR's Tumblrdome
todays bird

Kaledo Art

Kiana Khansmith

JBB: An Artblog!
we're not kids anymore.

seen from Saudi Arabia

seen from Belarus
seen from United States

seen from India

seen from Germany

seen from United States
seen from Russia
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from France
seen from Netherlands

seen from Hungary
seen from Russia

seen from United States
seen from Malaysia
@dunyadangecis
Karşıtlık hayatın ta kendisi.
Sen bütün canlılardan uzaksın, yalnızsın.
Gülten Akın
"Yabancıyım ben bu mutluluğa.
Bağımlıyım kendi umutsuzluğuma."
🎬 Rüzgâr Bizi Sürükleyecek, Abbas Kiarüstemi, 1999
“Kendi içimde kendime yer kalmadı.”
Octavio Paz / Ölüm Çiçekleri
“Ne kadar da sıklıkla ruhumla sana yöneldim
Ey ormanlık Wye!
Ormanlarda gezinen kalbim yüzünü ne de çok döndü sana!”
Bir Bulut Gibi / William Wordsworth
Günaydın ☕️
Onlara borçluyum kuşkusuz;
—Bütün bu anlaşılmaz dünyanın ağır ve
Yorucu gizeminin yükünü hafifleten
O kutlu ruh halini:
—hislerimizin bizi
Nazikçe yönlendirdiği o huzurlu ve kutlu
Ruh halini… —
Bir Bulut Gibi / William Wordsworth
Film Tavsiyesi
Ida (2013): Kabullenme Üzerine
Bir Varoluş Sancısı
Ya Sonra?
Polonya asıllı Pawel Pawlikowski Ida ile; İkinci Dünya Savaşı sürerken çok küçük yaşta manastıra bırakılan ve orada bir rahibe olarak yetiştirilen genç bir kadının kimlik arayışına bizi ortak ediyor.
Kendi doğrularından şüphe etmeye başladığında, sorgulamadan yaşadığın risksiz hayata geri dönüşün yolları kapanır. Artık ne bu taraf içe sinen taraftır, ne öteki. Yüzü, film boyunca yol yansımalarıyla buğulanan Ida gibi, sonrası sadece bir hiçlik.
Genç bir rahibe adayının yemin etmeden önce hayattaki son akrabasının yanına gitmesi ve burada gerçek geçmişi ile yüzleşmesini anlatan Ida; mazi, bellek, karar verme, kendi tabularıyla yüzleşme ve bireysel sınırları test etme üzerine düşünmemizi sağlıyor.
Pawel Pawlikowski’nin dramatik yapıyı kurmak için türlü numaralara meyletmediği, hikâyedeki çatışmayı yok sayarak karakterlerin duygu durumlarına odaklandığı film etkileyici görsel dili ile sonuca ulaşmayı başarıyor.
Damga etkili dialog:
Müzisyen çocuk:
— birlikte gideriz o zaman. bizi dinlemeye gelirsin. kumsalda yürürüz.
İda:
— sonra?
— sonra bir köpek alır, evlenir, çocuk yapar ve ev kurarız.
— sonra?
— sonrası gündelik sıkıntılar… hayat işte.
…
///Bazen bilmiyorken bile, aslında biliyorsundur.///
///İnsanın benliğini oluşturan ve kısıtlayan her şeye dair müthiş incelikli bir film.///
/// Annesi, inekler için ahırın pencerelerini cam vitray ile süslemiş İda’nın.. ne incelik..
///Beni benden alan son sahne müziği
Bir selamlaşma.. an’da kalakalıp hapsolarak.. sonsuzca..
“Topla pılını pırtını bir daha dönmemek üzere!
Sen kimsin toplumda boşu boşuna var olduğun bu yerde,
Ne kadar yararlıysan o kadar işe yaramaz,
Ne kadar gerçeksen o kadar sahte?
Sen kimsin burda, kimsin burda, kimsin burda?
Yelken aç, bir şey almadan yanına, değişik kimliğinle.
Bu insanlarla dolu Dünyanın ne ilgisi var seninle?”
Uzaklıklar ve Eski Denizler/Fernando Pessoa
Bırak ruhumu lokma edip banayım tadınca-tuzunca.. aşka…
Ruhum karışmış ayaklarına-bakışlarına-kanatlarına, rotanda dolanan mânâyı görüp de çağlara yayılan mânâ çağlayanı olmamak mümkün mü?
O çağlayandan çıkmak mı?
Kal’dım.. anlarında yüzüyorum ey kelebek..
Merhaba Karadeniz
-Kuledeki Şair-
Robinson Jeffers, kendi elleriyle yaptığı taş evden bir şiiri:
Tanrısal Gereksiz Güzellik
Martıların fırtına dansı, fokların havlama oyunu,
Üstünde ve altında okyanusun...
Tanrısal gereksiz güzellik
Hükmeder oyunlara, belirler yazgıları, büyütür ağaçları
Ve yükseltir kuleleri, düşürür dalgaları.
Sevincin harika güzelliği
Ateşle yıldızlar birleşen dudakları, ey bırak aşkımız da
Birleşsin, sana susayan kanımdan daha çok
Aşk için yanan ve susayan
Bir bakire bulunmaz, fokların sahilinde
Kanatlar dokurken havada bir ağ
Tanrısal gereksiz güzellik.
Robinson Jeffers (1887-1962, ABD)
paramparça anların pusu konumsuzluğunun zaman içre zaman sarmalında…
bir yerlerde.. kimliksizliğin yurdunda..
Notanın kendisi olmak bu..
XIII Festival Murcia Tres Culturas26 de octubre de 2012Muralla de Verónicas, MurciaStelios Petrakis: lyra de CretaEfrén López: guitarra fret