Böyle kırılmak üzülmek incinmek gibi değil de benim sanki içim eziliyor.

ellievsbear
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
★
official daine visual archive

bliss lane

Kiana Khansmith
occasionally subtle
Mike Driver

blake kathryn
almost home

Jimmy Eat World

PR's Tumblrdome
macklin celebrini has autism
Game of Thrones Daily
d e v o n
cherry valley forever
tumblr dot com
Cosimo Galluzzi
untitled
KIROKAZE
seen from Mexico

seen from Canada
seen from Armenia
seen from Iraq
seen from Poland
seen from United States

seen from United States
seen from Iraq
seen from Brazil
seen from Colombia
seen from Vietnam
seen from United Kingdom

seen from Trinidad & Tobago

seen from United States
seen from United States

seen from Australia

seen from Portugal
seen from United States
seen from Australia
seen from Netherlands
@dusuncelerdeyasiyorum
Böyle kırılmak üzülmek incinmek gibi değil de benim sanki içim eziliyor.
neşeni al ve git. senin neşen benim boşluğuma yutulur.
neşemi görmezden gel. avını kendine çekmek için bir süreliğine rol yapıyor.
arkadaşlık anlamında hayal kırıklığına uğratmayan neredeyse kalmadı. kendimden beklentim düşük. birine iyi bir şeyler sunabileceğime dair inancım azaldı. kendim de neyin nasıl olması gerektiğini bilmiyorum artık. hiçbir şey için enerjimi harcamaya değmez diyorum. bıraktım. bi gün tamamen bıraktım çabalamayı ve istesem de içimden gelmiyor. yüzümü gülümseten insan sayısı 2 falan. çıkar gözetmeden kurulan bir arkadaşlığa ihtiyacım var. benimle olan dostluğunu merkezine alacak ve bunu hissettirecek birine ihtiyacım var. yalnız hissedişim dinmiyor.
insan en güzel duyguların katilidir
22 yaşındayım. Annemlerle eve dönüyorduk evin önündeki KEDİYİ SEVMEME karıştılar delirmemek için kendimi zor tutuyorum.
karanlıktan bir ses durmadan beni çağırıyor
gülüp eğlenmek mi? hayır teşekkür ederim. ben sessizce oturup her şeyin boş olduğunu, en mutlu anların geçici olduğunu ve aslında bu boktan dünyada gülünecek hiçbir şey olmadığını, saçma sapan video ve reels esprilerinizi de sikip atmak istediğimi düşüneceğim. ha komik bir şey varsa gülerim, ona da ekleyecek hiçbir şeyim yok çünkü en komik tabi ki de sizsiniz.
belli ki arkadaş veya anı biriktiremiyorum.
belki ölmeden önce birkaç kelime biriktiririm. yalnızlığın ruhu nasıl kemirdiğine dair bir roman yazarım. ama önce kendimi memnun edebilmek için birkaç yeni kelime öğrenmeliyim. ne bileyim mesela, en sevdiğin yerlerin sana acı vermesi hakkında neler diyorlar. veya bir şeyi anlatmak isterken ruhun neresine dokunmak, neresine saplayıp çıkmak ve tüm bunları nasıl yapmak gerekiyor. iyi bir yazar olsam belki iyi de konuşurdum. konuşamıyorum ben. kafamda her şey sıkışıyor. konuşamadan nasıl yazar ki insan. kafasının içinde diyolag nasıl yapar ki. her duyguya kapalıyım sanki. iyi şeylere kapalıyım. sadece bok gibi hissettiren yerlerde rahat edebiliyorum. bunu inkar etmiyorum. fakat bunu kabullendikçe, içinden çıkılmayan bir bataklıkmış gibi saplanıyorum. kurtulamayacağım. ömür boyu bu çamurda boğulacağım. kimse çekip çıkarmayacak. bağırıp yardım istemek yerine ölmeyi tercih edeceğim. çünkü öyle aptal bir gururum var.
mutluluk bu kafaya uğramıyor
yaşamak istemeyişimden kaçamıyorum
hani böyle kafamda çok ideal biri var ya. işte ben o olmayı başaramadım. öyle hadi matematik yapalım da sonuca ulaşalım bişey değil kendini sevmek, olduğun insanı sevmek. olduğun insan ne mesela? şu an olduğun mu? şu an onun yüzde kaçı yansıyor ki hesaplayalım. ya da böyle sürekli iteklediğin, içinde sakladığın biri mi o? güzellikle çıksın diye uğraşırken bi anda korkutuyorsun hop kaçıyor mesela. insan bıkar uğraşmaya da. enerjisini başka insanlara uğraşmaya harcar. sanki kendi üstünde yetkisi varmış gibi başkasını değiştiremeye falan çalışır hadsiz hadsiz. çok biliyosun ya içimdeki. çıksana sakladığın yerden a canım salakçığım birtanem. öyle karanlıklardan uzaklardan akıl vermesi kolay.
zaten herkese kurulmaya müsait bi yapım var bi de yere çöp atanlar falan görüyorum delirtmek mi istiyolar
içinde bulunduğum hiçbir an bana ait değil. buğulu bi canım arkasından ulaşabiliyorum kendime. zorla birkaç nefes çalıp kaçıyorum. parçalamak istediğim o camı kırarsam sanki beni kesecek. burası kocaman bir bomboşluk. oysa içerisi küçücük fakat capcanlı.
sürekli bir başkası olmak istiyorum.
görüyor musun içimdeki korkuları?
susarak kendimi katlettim.
bir zamanlar yalnızca kendimi var etmeye çalışıyordum. yüzüm yara bere içindeydi. kalbim depresyonun ellerindeydi ama özgürdüm. deney tahtasıydım kendimin. varlığımı tamamlamanın, hiç olmazsa görünür kılmanın yollarını arıyordum. konforsuzdum fakat özgürdüm. şimdi, hiçbir şey denemeye cesaretim ve alanım kalmamış. yerleşik bir düzene kök salmışım. körelmişim. yetişkinliğin ellerine düşmüşüm. sanırım toyluk bitti.
çok kızgın olduğum halde başkalarının açısından da bakmasaydım belki büyümezdi içimdeki dinmek bilmeyen bu acı.