"Uzun uzun anlatacak kadar derin değil edebiyatım,
Uzak olan yol değilmiş, onu anladım..."
Phantogram Three
hello vonnie
Sweet Seals For You, Always
No title available
🩵 avery cochrane 🩵

Discoholic 🪩
art blog(derogatory)
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

No title available

tannertan36

bliss lane

#extradirty
🪼

pixel skylines
The Bright Sessions
𓃗
Fieri Frames
Show & Tell

Game Changer & Make Some Noise
sheepfilms
seen from United States
seen from Malaysia
seen from Morocco

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Chile

seen from Venezuela
seen from United Kingdom

seen from India

seen from Malaysia

seen from Bangladesh

seen from Hungary

seen from Poland

seen from Germany
seen from Indonesia

seen from Germany

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from Japan
seen from Brazil
@ebrulisya
"Uzun uzun anlatacak kadar derin değil edebiyatım,
Uzak olan yol değilmiş, onu anladım..."
cipsikolakilit:
Bir dilek tut ve reblogla :)
abi manyak bişey bu yaa. dün akşam matematikten yüksek alıyım diye rb yapmıştım. 74 aldımm
bu postun gücüne bende inaniyom lan djskf bot alcak param yok diye mizmizlaniyodum anneannem 100 lira harclik verdi lan o gün ::::d
oha yemin ederim tuttu şimdi ben bunu her gün rebloglarım :D:D:dd.D dilek tutcam bi sn
olum yeminlen oldu
Abi bu post yeminle okunmus ne dilesen oluyo :Dd Dur bi tane daha diliyim sjsjjdjkKxkk
ygs de boğaziçini diledim olmazsa sikerim hepinizi tfgyhujık
abi yemin ederim dun bişey diledim bugun okulda oldugunu duyunca sok oldum kesinlikle post okunmuş üflenmiş fjkhjkfdhdskj
olm qandırıyonuz mu napıyonuz anlamadım ki :(
olm ama bak yalan söylüyosanız bozuşuruz kldnfdlsnflsd
cidden doğru lan hakan la konuşmayı diledim 5 aydır konuşmayan çocuk ertesi gün yanıma geldi :D
Valla gerçek bu.
Olum 4 kere bulusmaya gelmeyen adam dun bulusmaya geldi smdjjdnxns
ulan ben mi imkansızı diliyorum aq?
AMİN
Vallahi gerçek oluyo dieklerim lan hoşlandığım çocuğu diledim ve bana bu gece senden hoşlanıyorum diye mesaj attı valla
La gerçek olsun lüften,olursa iyi bi insan olcam agags
Amk bu postu sanirim 30. rbleyisim falan ve amk hangi dilegi tuttuysam gerceklesiyo amk en son gecen carsamba fizikci sozluleri girmeden rbledim adam gecirdi beni tesekkur aldim amk zjnsjdkddnfjkfdksksns bu post okunmus kutsanmis uflenmis yeminle znzjxnxnxnxnmc
la sayfayi yenilemeden once keske bu postu gorsemde dilek tutsam dedim cikti amk okunmus bos olum neyse dilek diliyorum 1 2 3
harbi oluyo lan ben takdir almak istemiştim valla aldım puhahaha mdmdlsjdn
Size güvenerek ve inanarak ben de bir dilek diliyorum.
Ben ne diledigmi unutm acaba oldu mu olmadi mi dusunuom suan
Batıl lan bu şeyler dua edin siz
Tek umudum kaldı bütün dileklerim ona zaten
Dinleyin olur örnekleri var. Ya sonra olursa pişman olmayın.Bu nedenle
Subaneke amin
Lütfen..
Bakalım olacak mı nsownojs. (inanmıyor olsam da bir ihtimal msowml)
Hadi inşallah
Çok mu şey istiyorum yaaaa mutlu oluyim mutlu edin ha bide o olursa daha mutlu olurun ckskckdj
keşke matematikten 15 almadan önce bu postu görseymişim aq neyse yine de tutim
Evrene mesaj yollamak için güzel bir post.Hadi bakalım hayırlısı. 😌💎
Hani derler ya kalana mı zor gidene mi diye. Kalana zor bence... Giden zaten hazırlamıştır gideceği yeri. Kafasında kurmuştur türlü ihtimalleri. Gitmek eylemine masumane bir elbise dikmiş, giydirmiştir onu güzelce. Haklı sebepleri de vardır sorsan... Doldurmuştur kendi kendini; tüm işaretler gitmeyi göstermiştir ona. Oda gitmeyi seçmiştir nihayetinde. Unutmak da o kadar zor değildir hem ona göre.
Kalanınsa yoktur tüm bunlardan haberi. O hep öylece kalmayı düşlemiştir beraberce. Ne sığınacak bir limanı vardır ne gidecek bir şehri. Gitmek kadar mağrur bir eylem de değildir onunki, terkedilmektir ona kalan, aşağılık bir olgudur başına gelen. Sussa bir türlü konuşsa bir türlü... Karşı çıksa gideni üzer, kabullense kendini... Konuşsa gidene zulüm, sussa kendine...
Gidenin yoktur böyle dertleri. Geri dönmek gibi bir seçeneği bile vardır pişman olma ihtimaline karşı. Kalanın tek seçeneği beklemektir. Unutmak seçeneklere dahil değildir hiçbir zaman. Unutmak bir seçenek değildir çünkü. Unutmayı sen seçmezsin. Unutmak seni seçer. Zamanı geldiğinde unutursun yaşananların büyük bir kısmını. Ama dediğim gibi; zamanı geldiğinde... Zamanı ise gelmez bir türlü. Aylar geçer yıllar geçer sen vazgeçemezsin. Gitmek buruk bir tat bırakmıştır ağzında. Sen kalan olmuşsundur o giden. Sen umut besleyen, o vazgeçen.
Gidenler bilmez böyle şeyleri, kalanlar bilir. Sorsan en zor şeydir gitmek. Hem kendi seçmemiştir bunu. Sen onu gitmeye itmişsindir. Gitmek zorunda kalmıştır ve gitmiştir. İnan senin kadar o da acı çekmiştir.
Gidenin sığındığı bir yer vardır elbet. Sığınacak bir yeri yoksa bile nedenleri vardır. Nedenlerine sığınır. Kalanın ise hiçbir şeyi yoktur, yalnızdır. O yüzden gidene değil kalana zordur her şey.
Hayat bu, dağılır, boğulur, yorulur insan. Bazen elinde, bazen kalbindeki yük ile öğrenir, farkına varır, yol alır oysa. ‘Berat’; temize çıkmak, ferahlayıp kurtulmaktır. Hakikatini algılayamadığımız yükleri al omuzlarımızdan. Bir mücadele kendinle… aydınlık ve karanlık yanlarımız vardır. Sen ruhumuzu feraha çıkar, karanlık perdeleri ‘Berat’ ile kaldır. Hayırlı Kandiller…
“ Sulh kabul etmez bir savaşın en ortasında kalbim! Ölürsem son defa öpsün gözlerimden yağmurlar. Sağ kalırsam; çarşambayı sel alsın…”
k. banu dağ
Sağ kalırsam
Çarşambayı sel alsın..
Diline dikkat et; dişini kırmasın..
Yusuf Has Hacib
“Karakterine laf etmiyorum, olsaydı ederdim”
—
Bu hep böyle gitmeyecek.. Belki aradan aylar, belki de yıllar geçecek ama geleceğim bir gün aklına. Belki sabahın bir saatinde, belkide gecenin bir yarısında, ama illâ ki geleceğim. Çünkü insan, iyi şeyler yaşadığı insanı kolay kolay unutamazmış. Unutsada arada sırada aklına getirirmiş. İşte sen tam böyle zamanlarda, aklına getireceksin. Belki yanında, başka birisi olacak o an, belki de tam o saniyede yeni bir ilişkiden yeni ayrılmış olacaksın. Orasını bilemem. Sen hatırlayacaksın, ve belki de o an o şeyi hatırlamak bile istemiyor olacaksın. Orası da beni ilgilendirmiyor. Çünkü, bazen kıçı kırık bir şarkı bile; insana onlarca hatırayı tekrardan hatırlamasına neden oluyor. Kendimden biliyorum.. Çünkü, bizim bir şarkımız bile yoktu. Bu bile aslında, bazı şeyleri hatırlamak için harika bir sebep biliyormusun? Çünkü farklı şarkıda, farklı anılar hissedeceksin. Bazen son anda yetişip bindiğin, ve otobüste istemeden hissettiğin bir parfüm kokusu bile sana çok şey hatırlatabilecek. İzlediğin film, içtiğin demli çay, şekersiz kahve ve bazı saçma sapan şeyler daha işte. Nerede sıradan, istemediğin halde karşına çıkan ne varsa, bu sana eskileri hatırlamana neden olacak. Belki zamanı gelecek, karşına başkaları çıkacak; seni mutlu edecek aklına yine ben geleceğim. Diyeceksin ki, bak ben mutluyum işte. Sonra ayrılacaksın, yine aklının bir köşesinde ben çıkacağım. O'nu da bana benzeteceksin, belki arkamızdan siz hepiniz aynısınız diyeceksin.
Eğer olurda, bir gün ya da gece yarısı beni hatırlarsan, beni hep iyi hatırla,
Meselâ;
o'ndan daha çok sahiplendi beni de.
o'ndan daha çok kıskandı de.
daha sıkı tuttu ellerimden de.
daha çok sevdi de.
daha çok öldü de.
daha çok,
ya da Boş Ver...
nasıl gitmiştin ama??
Nurullah Genç'in; “ne yaparsam yapayım, sonunda içimle başbaşa kalıyorum ve bir derin hüzün gelip kaplıyor içimi. Benim yurdum içimde galiba.” dediği.
Bi at olaydım da,
Çatlayana kadar koşaydım,
Ölümüm intihar olmayaydı ama,
sebebim sen olaydın..!
جنیت
O değilde kimseyi dinleyecek kafada değilim. Ama sen karşıma geçip konuşsan ben hiç sıkılmadan, bıkmadan elimi çenemin altına koyar seni dinler ve izlerim’
“Psikiyatri servisinde yatan dedeme refakatçi olduğum bir akşam, iki hasta zarsız tavla oynuyor. Onları izliyorum. Baya baya zar atma hareketi bile yapıyorlar, 3-5 diye kafalarından sayı söyleyip hamle yapıyorlar. Sona gelindiğinde, birinin 4, diğerinin 1 pulu kaldı. 4 pulu olan zar atmış gibi yapıp 6-1 tüh ya dedi. 6-6 dese oyunu kazanacak. Demedi ama.
Şimdi siz ‘bu ne anlatıyor ya?’ diyorsunuz. Ben de dürüstlük diyorum, ne elzem şeydir.“
Alıntıdır.
“Bilmek güzel şeydir. Hele haddini bilmek ise daha güzeldir.”
— Sultan Abdülhamid Han
“Yola beraber revan olduklarının elini bırakma. Velev ki şaşsınlar, düşsünler, küssünler.
Yolda bulduklarını ise bulduğun yere bırak.
Yola çıktıklarınla, yolda bulduklarını birbirine karıştırma,
Devletini yitirirsin.”
Ahmet Turan Esin
İslam Alemi'nin Miraç Kandili mübarek olsun.
MİRAC
Gözleri göğü tutan bir ışık: Gülüyor, göklerde kanı kaynaşık… Feza süzülüyor kirpiklerinden. Başında bir bulut… Sâhi”! Yürür, durur, gider, bekler Bulut değil, yâ İlâhî! Taç tutuyor O’na gökler…
Ve fikir, dipsiz fikir, ebedilik süresi… Kum tanesinden küçük, bastığı arz küresi…
Kur’an esrar oluğu Sonsuzluğun soluğu
İsrâ… gece gitmek… Kur’an da ismi Bir yolculuk… İsrâ Zamandan mekandan âzattır cismi İlahî ibrâ… Seven, sevilenle buluşmak diler; En mahrem meclis… “Geceleyin beni alıp gittiler.” Ne güzel hadis!.. Çıktı, çıktı.. henk âhenk merdiven… Her katta bir iş… Döndürüp yıldızlar üstünde düven Kat kat yükseliş… O erişti, nasıl erişsin tabir?.. Had ötesi had… Bir O, tek kul, bir de sayı üstü BİR Allah ki, Ehad… Yolları göklere bağlayan perçin İnsanlığı Resulden gayrı kimse güdemez Mukaddes parmak göğe doğru…
Ve ay iki şak; Vurduğu granit kaya, külden daha yumuşak.
Çukurlarda su kaynar, O’nun oku değince; Yemek tükenmez olur, O ‘Bismillah’ deyince. Mucize o iştir ki, bitirilmez saymakla; Sen bir kafes geçir de şu kâr ışıklı akla; Gel karanlıkta gör, nur gibi, nur gibi duru, ‘Olur’daki ‘olmaz’la, ‘olmaz’daki ‘olur’u! Her şey mucize O’nda çehre, kaş, göz ve kirpik; Yere düşmeyen dua, fezayı saran iplik! Kurtuluş mührü ayak, Kur’an’a mecrâ ağız… O ki, âlem o yüzden; O ki, o yüzden varız!..
Asiller içinde asil soy; İbrahim Resûle varan boy… Ne zayıf, ne toplu, tam nisbet… Ortayken uzuna yakın boy… Benzi mi hem beyaz, hem esmer… Saçından siyahlık nur emer Dudaklar bir şiir, kıvrımdan; Burnundan çok hafif bir kemer. Ya gözler?.. Madeni siyahın; Sakalsa, bestesi gümrahın. Düşün ki ilâhi aşka denk Çizdiği o çehre Allah’ın Dişleri yontulmuş âhenkten; Diş diş nur, diş diş nur, hevenkten, Ne desin çizgiler ve renkler?.. O bir ruh, çizgiden ve renkten…
Teninin ipekti dokusu; Yoktu hiç buruşmak korkusu Elleri değdiği her yerde Kalırdı günlerce kokusu. O’dur konuşan O’dur! Neylesin hitâbelere? Çit yok yerde ve gökte; İçte, sessiz cezbeler Başlarında bir kuş var Tavrında sahabeler
O kuş ürkmesin diye Durmuş kalpte darbeler.
Dönmeye başlayalı zaman dedikleri çark; Gökyüzü ve yeryüzü, şimâl, cenup, garp ve şark,
Görmedi, görmeyecek o söz mucizesini Batan bir güneş rengi hâlelenmiş sesini, Allah Resûlü yüz bin sahabiye hitapta… Çizgi çizgi toplamlar… İslâm büyük hesapta…
O, bir kum tanesine kubbe doğurtan nefes O, bir ses, bir ses, ölüm perdesini delen ses…