demin sezen aksu dinlerken kendi kendime düşündüm. hemde sezen abla şöyle diyordu; “adı bende saklı. ” çok severim onu. ama ilk defa katılmadım. içimden seslendim, hayır dedim, hayır. hayır sezen abla, ben bana yapılanları herkese anlatacağım. ben senin gibi içimde saklamayacağım. ben senin kadar güçlü değilim. çünkü bazı gökyüzüleri, kuşların kanadını kırıyor. çünkü çünkü bazı denizler var ama ayaklarını sokmana bile izin vermiyor. çünkü bazı insanlar var, aşktan nefret etmeye zorluyor. yürümek için değil, yorulmak için yapılmış gibi bazı yollar. nefes almak için değilde, çürümeyi beklemek için var bazı ciğerler. koklanması için değilde, koparılmak için dikilmiş bazı çiçekler. olmuyormuş demeyi öğrendim bazen. kabullenmek dahi. kaldırım da yürürken o su birikintisinin içine basarak geçtim. su birikintisi de sensin. üstüm başım mahvoldu, bir daha yağarsan, bir daha birikirsen, yine basarım. evime dönerim, üzerimi değiştiririm. çünkü bu senden çok kolay. senin çıkmaz sokak dediğin yerdeki bütün kapıları sırtımı yasladım ben ama geçti. bilemezsin sen.














