Biliyor musun baba? Bir gün oturduğum masada herkes ‘Babam benim arkamda, babam benimle gurur duyuyor’ dedi, ben ise o masadan kalkıp kenarda gözyaşlarımı sildiğimi biliyor musun? Kimse fark etmedi eksikliğini ama ben her cümlede hissettim; her ‘babam’ kelimesi içimde bir boşluğa çarptı. Sevmiyorum artık seni, çünkü sevgi kalmayı gerektirir ve sen gitmeyi seçtin; bir çocuğun omzuna yük bırakıp arkana bakmadan yürüdün. Bekledim, kapı çalar sandım, bir gün ararsın sandım ama insan en çok gelmeyeceğini anladığı gün büyürmüş. Şimdi biri ‘Baban nerede?’ diye sorduğunda boğazım düğümlenmiyor, sadece kısa bir cümle kuruyorum: “Yok.” Hayattasın belki ama bende yoksun; bir çocuk babasını kaybettiğinde ağlar, bir baba çocuğunu terk ettiğinde o çocuk susar. Ben sustum.









