Gölgemi dansa kaldırdım. bugün özgürdüm. yarınımı bilmiyorum
Fai_Ryy

shark vs the universe
tumblr dot com

Product Placement
🪼
No title available
Today's Document

Discoholic 🪩
almost home
Monterey Bay Aquarium
noise dept.
sheepfilms
RMH

★
Lint Roller? I Barely Know Her
I'd rather be in outer space 🛸
occasionally subtle

No title available
No title available

@theartofmadeline

seen from Singapore
seen from Russia
seen from Belarus

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Brazil

seen from Colombia

seen from United States

seen from Uruguay

seen from Russia
seen from Iraq
seen from Morocco
seen from Türkiye
seen from Türkiye
seen from Argentina

seen from India
seen from United States
seen from United States
seen from Colombia
@elefteria
Gölgemi dansa kaldırdım. bugün özgürdüm. yarınımı bilmiyorum
Miktarını hesap edemediğim şu ruhumun şu sıska bedenime sığınışını henüz anlamış değilim
Yeri apayrı olanlardan
Karanlığın içinden yankılanan ruhlar yazmış eski zamanların destanını,
Ayık kafayla söylemeye cesaret edilemeyen şarkılarla doluymuş.
Beton direklerin olmadığı bir dünyada, dönüş dualarıyla dolup taşmış,
Titrek ellerin gönderdiği telgraflar, umut taşırmış.
Bedenler güçlenmek için koyunların peşine düşmüş,
Sabahın beşinde başlayan mesailer, akşam altıya kadar sürmüş,
Ocaklarda pişen bulgur ekmekleri, hayatın temel taşı olmuş,
İnancın gücüne inanmakmış mesele, söyledikleri gibi.
Etin yokluğunda varoluşun izleri,
Kemiklerle sarılı inanç dolu kalpler,
İki kişilik odalarda sabahlara kadar kalmışlar,
Gıcırdayan yay seslerinden uyku tutmamış gözleri.
Öğretmek zorunda oldukları şarkıları unutan birkaç kişi,
Parça parça kaybetmişler hatıralarını,
Hatırlanacak bir şey kalmamış,
Sönmüş parıldayan gözleri, üşümüşler.
Bir kızla karşılaşmışlar kibrit satan, tanrının doğduğu gün,
Yüzleri kızarmamış, kış saati uygulaması olmadığından,
Elleri bu kez titrememiş,
Ulu olmanın cezası yokmuş, nefes alamazlarmış.
Nefilimler gibi dev çocuklar doğurmuş insanlar,
Cennetin devasa başlarıyla dolmuş,
Bedenler kara iplikler gibi kurumuş,
Gökte yankılanan müzikler kesilmiş.
Gecesi olmayan günlerin sabahında,
Küçük çocukların masal dinleyemediği zamanlar,
Kaybolmuşlar, susmuşlar,
Yitirdikleri umutları yetmezmişmişmiş
Her zerreme milim milim işliyorum seni
Ben bir senfoni, pek çok şeyin içindeki kırılmış ışık. Yapraklar gibi düşüyorum ve yok oluyorum , en kanlı yerlerimden büyüyorum
Buffalo `66 (1998)
İçime yuva yapan ağırlığın ne adını biliyorum ne yerini ne de ne olduğunu