- Tayfan değil dostun değil ne diye arka çıkarsın adama anlamadığım nokta bu? + Kaç şeker? - Şekersiz içiyorum! + Babam taksiciydi, bir gece saat üç yada dörtte bir sokaktan geçmek zorunda kalmış. Yirmi sene önce. Dar bir sokakmış. Karanlık, ancak bir tek aracın geçebileceği dar bir sokak. Sokağın ortasında bir masa varmış. Masanın başında da bir adam. N’apıyormuş biliyor musun? Çorba içiyormuş. İşgembe yada kellepaça, sarımsaklar, sirkeler… biberler - Meğer baban bir sirke düşmüş de haberi yok. + Tam bir masa, her neyse babam taksiden inmiş, adama napıyorsun demiş, adam hiç cevap vermemiş çekmiş tabancayı, BANG! O yüzden ne zaman dar bir yola girsem, o yolda bir masa, masada da çorba içen birini görsem, geri vitesine alıyorum. Tabutta Rövaşata filminden..











