ben de sevilmiş olsaydım,
bu kırılgan gücümle yaşamak zorunda kalmasaydım...
DEAR READER
No title available
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

Discoholic 🪩
🪼
NASA
Sade Olutola
Misplaced Lens Cap
Stranger Things
Three Goblin Art

❣ Chile in a Photography ❣

Product Placement
I'd rather be in outer space 🛸
YOU ARE THE REASON
No title available
Claire Keane
occasionally subtle
h

Janaina Medeiros
we're not kids anymore.
seen from United States
seen from Singapore
seen from United States
seen from United States

seen from T1

seen from Brunei
seen from Netherlands

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States
seen from Indonesia
seen from United States
seen from United States

seen from New Zealand

seen from Brazil
seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States

seen from Spain
@emsalsizrapsodi
ben de sevilmiş olsaydım,
bu kırılgan gücümle yaşamak zorunda kalmasaydım...
değersiz hissetmeseydim,
yine de çabalardım.
ben de bilmiyordum.
ama şimdi biliyorum.
korkma, düşmeyeceksin.
içimdeki bütün putlar devrildiğinde,
korkmuştum, bilmiyordum.
düşmeyeceksin, şimdi biliyorum.
beni bir yerde vurmuştun,
seni sevdiğim için olayı unutmuşum.
ama şimdi yaraya dokundum,
acıyı hatırladım.
DAĞILDIĞIMI HİÇBİR ZAMAN ANLAMADIN ANNE!!!
Odam hep derli topluydu çünkü...
Telafi edilemeyen hataları, değişmeyen insanları, bir yere varmayan yolları, sabaha çıkmayan geceleri, cebimdeki umutları, gözümdeki yaşları, kalbimdeki kırıkları ve daha nice ruhu sıkan, nefesi daraltan türlü oyunları geride bıraktım. Değişmeyen her şey olduğu gibi kalsın o zaman. Bunca çabayla olduramadığım her şey bir yerinde dursun. Yanıma hiçbir şey almadan çıktığım o evi ateşe verdim artık. Sıcaklığını hissetmeyecek kadar da uzaklaştım üstelik. Yine kendimden razı olduğum o adam olabildim. Yine aynaya baktığımda gördüğümden memnunum. Gözlerimin içi parladı yine uzun yıllar sonra. Işıltımı aldım yine yüzüme yerleştirdim. Önüme bakıyorum şimdi dümdüz her şey. Bu düzlükte güzellikler de gözünden kaçmıyor insanın. Koca bir çimenliğin orta yerinde bir çiçek gibi göze çarpıyor. Orada bir yerde bana gülümsüyor ve ona erişmek için zahmetsiz bir iki adım atmak yetiyor.
bu şehirde akşama doğru yalnız ve ağlamaklı olduğumu bilsinler.
bir şey söylesem sevgime ihanet ederim diye korktuğumdan, söyleyemiyorum ama bambaşka birini sevmiştim. bir karakteri sevmişim, kısa süreli yaşattığın. hiç yoktan yarattığın...
Neden kendime
bir başkasına davranacağımdan
daha kötü davrandım?
Hiçbir zaman yanımda olmadın.
Yanımdan geçtin ve bu biraz uzun sürdü, hepsi bu.
Hepsinin bir sebebi var elbette. Varmış. Boş yere hep aynı yerden sormuyorum. Boşuna hep aynı yerde bulmuyorum. Cevap verseydi aslında...
Binlerce gittim geldim, yok.
Yoruldum. Yorulmaktan da yoruldum artık. Ben en son ne zaman evimdeydim?! Yüzlerce, binlerce reddedildiğim değil de, ben en son ne zaman sevilmiştim? "İnsan evine döner çünkü." Dönüp duruyorum ben bin yıldır. Bir yere varamıyorum ama. Ben en son ne zaman evimdeydim. Bir evim olmuş muydu ki benim? Benimle olamadınız tamam da, bana bir yer de bırakmadınız. Orası eviniz değildi. Burası benim evim değildi. Yer savaşlarıyla bir ömür...
Sahi?!
Ben en son ne zaman sevilmiştim, ben hiç sevilmiş miydim?
Ben en son ne zaman evimdeydim, benim hiç evim olmuş muydu?
ben artık konuşmak istemiyorum ki. hangi derdimi anlattığım çare bulmuş zaten? artık anlatıp tekrar tekrar yaşamak istemiyorum ben. bana nasılsın diye sorma, ben sana sormam. bana nasılsın diye sorma, ben iyi değilim. dün şunu fark ettim, beni neyin mutlu edeceğini bilmiyorum ki ben. bu sorunun cevabını bulabilsem zaten hallolur her şey ama bilmiyorum. yani sen beni iyi edemezsin. ben de beni iyi edemiyorum. özetle beni uzun bekleyişler bekler.
parammmparça oldu kalbim. bugün tek bir haberle benim annemin çocukluğu öldü. annem bana sarılıp "ben artık ne yapacağım" diyerek ağladı. hayatında sahip olduğu tek arkadaşını kaybetti annem, çok güzel insandı ben de tanırdım. O kadını hep güler yüzüyle hatırlarım. bugün annemim çocukluğu, gençliği, lise hatıraları öldü, kendi tabiriyle. ben üstüne ne söyleyebilirim ki benim annem bugün büyüdü. annem bugün benim kucağımda "benim bir tanecik arkadaşım vardı o da öldü mü şimdi?" diye ağladı. annemin yanında tekrar yeniden çocuk olabildiği, hayatın ve bizim yükümüzü omuzuna almadan gülebildiği tek yer o kadının yanıydı, ben ömrümce böyle gördüm. annemin artık soluklanma istasyonu da yok oldu. daha beraber gezip tozacakları hayalleri varmış üstelik. bugün benim annemin hem geçmişi hem geleceği öldü. bugün bana çok ağır geldi benim annemin otuz senesi öldü.
herkes gibi davranmaya başladım,
ruhumun tüm inceliklerini yonttum,
çünkü saklanmanın yolu tam da buralardan geçer.
çünkü ben artık (sadece saklanabilecek kadar) yoruldum.
benim öldüğümü birinin anlaması uzun zaman alabilir.