
JVL

blake kathryn
Today's Document

祝日 / Permanent Vacation

Andulka

tannertan36

No title available
taylor price
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Sade Olutola
🪼

if i look back, i am lost
noise dept.
Misplaced Lens Cap

Kaledo Art
AnasAbdin

titsay

No title available

@theartofmadeline
Mike Driver
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Spain

seen from Malaysia
seen from Brazil
seen from Germany

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Germany
seen from Malaysia
seen from Türkiye
seen from Spain
seen from Italy
seen from Brazil

seen from Bangladesh
seen from Switzerland
seen from Brazil
seen from United States
seen from Iraq
seen from India
@fanihanim
“Ozon tabakasının lafı mı olur, güven tabakası delindi…”
— Ali Ural
Meyletme gönlüm, sınanırsın.
“Madem ki neye meyletsen senden kaçıyor” dedi meczup
“o zaman sen de her yeri kaplayanı sev ! ”
Gökhan Özcan
Abdullah b. Ömer (ra) anlatıyor:
“Allah Resûlü (Aleyhisselâm) omzumdan tuttu ve şöyle buyurdu:
‘Dünyada (kimsesiz) bir garip gibi yahut bir yolcu gibi ol!’ ”
(Buhârî, Rikâk, 3)
Sanıyorlar ki camiler harâb olunca secde de edilmeyecek; bilmiyorlar ki cümle mevcûdat sâcit, kâinat mescittir.
اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحُزْنِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ
وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْجُبْنِ وَالْبُخْلِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ غَلَبَةِ الدَّيْنِ وَقَهْرِ الرِّجَالِ
قَالَ فَفَعَلْتُ ذٰلِكَ فَأَذْهَبَ اللّٰهُ هَمِّي وَقَضَى عَنِّي دَيْنِي Anlamı: "Allah’ım! Kederden ve hüzünden Sana sığınırım, acizlikten ve tembellikten Sana sığınırım, korkaklıktan ve cimrilikten Sana sığınırım, borç altında ezilmekten ve insanların kahrından Sana sığınırım."
Sahabi; "Hz. Peygamberin öğrettiği duayı okudum; Allah da üzüntümü ve borçlarımı giderdi’’
(Ebu Davud, Salat, 367)
Sevginin iyileştiremediği karanlık yoktur. Bir insanı sevmek, bir çiçeği sevmek, bir pencereyi sevmek, bir eşyayı sevmek, bir semti sevmek. Tüm kötülüğe rağmen yüreğinizden sıyırmayın bu ince âhlakı. Zirâ Allah, bu dünyayı katlanabilir kılmak için Adem(as)‘a ilk sevgiyi anlattı…
Bir kitapta şöyle yazıyordu;
‘‘Fazla fedakârlık kişinin kendi kul hakkına girmesidir.“
Bir ölüm kaldı özü sözü bir Diyecektim, demedim,
_______ #ibrahimtenekeci #tüfeksizhareketler https://www.instagram.com/p/ByNTa2WnCPH/?igshid=m549sf0j7x28
Kirli eller ruhuma dokunmasın diye, dikenli tellerle çevirdim yüreğimi … Halil Cibran
Allah, hiç kimseye gücünün yeteceğinden fazla yük yüklemez.
Bakara Suresi 286. Ayet
Abdullah b. Ömer (ra) anlatıyor:
“Allah Resûlü (Aleyhisselâm) omzumdan tuttu ve şöyle buyurdu:
‘Dünyada (kimsesiz) bir garip gibi yahut bir yolcu gibi ol!’ ”
(Buhârî, Rikâk, 3)
Dervişin huzuru nasıl buldunuza cevabı;
Rızkımı kimsenin yemeyeceğini anladım sakinleştim,
Allah beni her daim gördüğünü anladım hayâ ettim,
İşimi kimsenin yapmayacağını anladım işe koyuldum,
İşimin sonu ölümdür ona hazırlandım,
İyilikleri çoğaltım, kötülükleri azalttım.
Takvalı Olmanın Şartları
Müslüman kimsenin bütün hayatı, rızâyı ilâhî çevresinde şekillenmelidir. Sadece yaptığımız ibadetler değil, günlük hayatta yaptığımız, yapmadığımız her şey Allah için olmalıdır. Fahr-i Kâinat Efendimiz’in [sallallahu aleyhi vesellem] buyurduğu, "Allah için sevmek, Allah için buğzetmek, kızmak..." düsturu bu noktaya dikkat çekmektedir.
İnsan önce niyetini düzeltmeli sonra da takvalı olmalıdır. Âlimlerimizden Ömer Nasuhi Bilmen [rahmetullahi aleyh] takvalı olmayı şöyle tarif eder: "Günlük hayatta herkes kendini takva ehli, zâhid, faziletli kimselerden sayabilir. Fakat bu konuda sadece söz yeterli değildir, takvanın bir kısım belirtileri vardır. Kendisinde bu belirtiler bulunmayan insan takva ehli sayılamaz. Özetlemek gerekirse insan, dilini gıybetten, kalbini kötü zandan korumalıdır.
İnsan kibirden, gururdan, başkaları ile alay etmekten, onu bunu küçük görmekten çekinmelidir. İnsan, yalan söylemekten, hainlikten, insanları kandırmaktan, kötü bid‘atlara yönelmekten sakınmalıdır. Nihayet insan, bütün haramlardan sakınmalı, bütün ilâhî emirlere itaat etmeye çalışmalıdır."
Semerkand Takvimi
Ey nefsimle beraber beni dinleyen arkadaş! Hikâye-i temsiliyede demiştik: Bir adada bir içtima var... Bir yaver-i ekrem bir nutuk okuyor. Onun işaret ettiği hakikat şöyledir ki: Gel! Bu zamandan tecerrüd edip, fikren Asr-ı Saadet'e ve hayalen Ceziret-ül Arab'a gidiyoruz. Tâ ki, Resul-i Ekrem'i (Aleyhissalâtü Vesselâm) vazife başında ve ubudiyet içinde görüp, ziyaret ederiz. Bak! O zât nasılki risaletiyle, hidayetiyle saadet-i ebediyenin sebeb-i husulü ve vesile-i vusulüdür. Onun gibi, ubudiyetiyle ve duasıyla, o saadetin sebeb-i vücudu ve Cennet'in vesile-i icadıdır.
İşte bak! O zât öyle bir salât-ı kübrada, bir ibadet-i ulyada saadet-i ebediye için dua ediyor ki, güya bu cezire, belki bütün Arz onun azametli namazıyla namaz kılar, niyaz eder. Çünki ubudiyeti ise; ona ittiba eden ümmetin ubudiyetini tazammun ettiği gibi, muvafakat sırrıyla bütün enbiyanın sırr-ı ubudiyetini tazammun eder. Hem o salât-ı kübrayı öyle bir cemaat-ı uzmada kılar, niyaz ediyor ki; güya benî-Âdemin Hazret-i Âdem'den asrımıza kadar, belki kıyamete kadar bütün nuranî ve kâmil insanlar ona tebaiyetle iktida edip duasına âmîn derler.
{(Haşiye): Evet münacat-ı Ahmediye (A.S.M.) zamanından
Risale-i Nur - Haşir Risalesi