Büyük dertler içinde benim ellerim anlamıyor musun ? Sen sevildiğin için güzelsin bu kadar, ben sevilmediğimden böyle çirkinim.

oozey mess
Today's Document
DEAR READER
h

No title available
occasionally subtle
Jules of Nature

shark vs the universe
i don't do bad sauce passes
wallacepolsom
almost home
YOU ARE THE REASON
todays bird

pixel skylines
Monterey Bay Aquarium
noise dept.

if i look back, i am lost

@theartofmadeline
Sweet Seals For You, Always
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
seen from United States
seen from Netherlands
seen from United States
seen from Türkiye

seen from United Kingdom

seen from South Korea

seen from Switzerland
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from India
seen from Estonia

seen from United States
seen from Italy

seen from Mexico
seen from Germany
seen from United States
seen from Sweden
seen from United States
seen from United States
@fesllegen
Büyük dertler içinde benim ellerim anlamıyor musun ? Sen sevildiğin için güzelsin bu kadar, ben sevilmediğimden böyle çirkinim.
Çünkü seni sevmediğini ve sevemeyeceğini biliyorsun. Birbiriniz için yaratılmamışsınız. Apayrı dünyalarınız. O hep yalan söylüyor sana. Sen nasıl yıllardır onu aramış ve bulmuşsan; o da bir başkasını arıyor. Belki yarın bulacak, belki de hiç bulamayacak. Ne değişir? Sen değilsin onun aradığı.
“Nefret ediyorum senden. Uykularımı çalıyorsun benim! Küçük bir kutuya hapsediyorsun beni, cebine atıyorsun, git diyorsun sonra da yollarımı kapatıyorsun! Aklımı sakız edip çiğniyorsun! Kafesmiş… kafese tıktın beni evet! Sensin kafes!”
Bugün kalp atışlarını özledim
“İnsanları çok sevmeyi sevmiyorum. Sevince de ölmelerinden korkuyorum.”
“Sevdiklerinden çok ölen oldu mu?”
“Çok yok. Tek bir kişi var, bana hayatın sevgisiz hiçbir anlamı olmadığını öğreten oydu.”
O kadar çok sevdiğin birisini kaybetmenin ölçülemez bir acısı olmalı. Bir saniye içinde, bir kalp atışı süresinde, sonsuza kadar gider ve bunu değiştirmek ya da geriye getirmek için yapabileceğin hiçbir şey olmaz.
"İki gözüm var seni görür, ayaklarım sana gelir, ellerim seni arar. Bir dünya ki kocaman, bir evren ki sonsuz.. Sen olmasan neye yarar?"
Yorgunum, hiçbir şey bilmiyorum. Tek istedigim yüzümü kucağına koymak, başımın üzerinde dolaşan elini hissetmek ve sonsuza dek öyle kalmak.
Seni öyle göresim geldi ki, hani biraz daha gecikirsen çıldıracağım. Ve biraz daha gecikirsen beni hasretten divaneye dönmüş bulacaksın.
Bir keşkeye daha yer yok kalbimde birlikte ölecek miyiz ?
Sevmek, birine yalnızca duygularını açmak değilmiş. Onu onsuzda sevebilmekmiş. Dahası uzaktan sevebilmek de mümkünmüş. Ve ben bunların hepsini seni severken öğrendim.
Ama bilmeni de isterim.
İnsanın sevdiğine uzaktan kalması çok başka kıyamet. Ama kavuşacağını bilerek beklemesidir ona belki de sonunda cenneti sunan.
Ve sen benim en güzel sabrımsın.
Kavuşamadığımsın.
Kalbimde hissettiğim fakat dokunamadığımsın.
Bütün aklım fikrim sende, senin gelişinde, seni ne zaman göreceğimde, seni nasıl göreceğimde, beni görür görmez ne diyeceğinde.
Nereye gidersem gideyim seni yürüdüm hep. Sevincini bir barış, bir bayram sabahı gibi taşıdım içimde. Sesine güvendim, gözlerine çok yakışan o sürekli yaz ikindisine. Gökkuşağının altında gezen çocukların şımarıklığıydı, kaküllerini her araladığımda gövdemdeki ürperti. Ağzımdaki meneviş sendin insanlara şiirler okurken.
“Savaşmaya alışkınım ve acı benim daimi yoldaşım ama seni beklemek çok acımasız ve zor bir iş.”
Sana her şeyi, hepsini en başta anlattığım için, anlatacağım için, senden rica ediyorum beni dinleyeceğin bu çeyrek saat yüzünden yorulma. Çünkü ben seni bütün bir hayat boyunca sevmekten yorulmadım.
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
"...Hep yanlış zamanlarda dogru yerde, doğru zamanlarda yanlış yerlerdeydik. Hep kıl payı kaçırmıştık birbirimizi. Gerçeği yakalamaya hep birkaç santim uzakta kalakalmıştık...”