I'd rather be in outer space 🛸
AnasAbdin

JBB: An Artblog!
Mike Driver
Show & Tell
TVSTRANGERTHINGS
tumblr dot com

tannertan36
One Nice Bug Per Day
almost home
sheepfilms
DEAR READER
hello vonnie
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
art blog(derogatory)
No title available

祝日 / Permanent Vacation

#extradirty
styofa doing anything
Sade Olutola

seen from Germany
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Australia

seen from South Korea

seen from T1
seen from United States
seen from United States
seen from South Africa
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Australia
seen from United States

seen from United States

seen from Peru

seen from South Korea
seen from Austria

seen from Malaysia

seen from Malaysia
@ffecredalll
muzaffer ozak hazretlerinin leyle-i mevlid duası
Yâ ilâhe'l-'âlemîn!
Leyle-i Mevlid hürmetine, Resûl-i Hâşîmî izzetine, dînin olan dîn-i İslâm devletine. Biz ümmet-i Muhammedi gaflet uykusundan uyandır! Bizleri tevhîdin nûru ile nûrlandır!
Bu gece ki; habîbinin, mahbûbunun, mergûbunun doğduğu gecedir, bizim günâh ile kararan kalblerimizi nûr-i Muhammedî ile tezyîn ü tenvîr eyle!
Bizi zilletten, illetten kurtar, azîz eyle! Cehlimiz ile yuvarlandığımız dalâlet çukurundan hidâyete, zulmetten nûra, zulümden adle, eriştir! Bizi günâhtan, masiyet ve isyandan kurtar!
Bizi râzı olduğun yerlerde kullan, bizi kâfirlere zebûn etme, zalimlere çiğnetme, ırz, iffet ve nâmûsumuzu düşmanlara çiğnetip kirletme!
Yâ Rab! Zât-ı ulûhiyyetin hakkı için, Âdem'in sâfiyeti, Nûh'un necâtı, İbrâhîm'in halîliyyeti, Mûsâ'nın kelîmiyyeti, Îsâ'nın rahîmiyyeti, Muhammed'in risâleti hakkı için bizlerin üzerine olan gadabını kaldır! Bize gadab eyledin, habîbin bizlere dargın, duâlarımız kabûl olmuyor. Biz, zât-ı ecell-i a'lândan ümîdimizi kesmedik. Ne yaparsan yap, kapından vazgeçmeyeceğiz.
Rahîmsin, Rahmânsın, Gafûrsun, Kerîmsin, Raûfsun, Hakîmsin, Azîzsin. Sen, bizi yoktan var edensin. Biz, senin kullarınız, âsîyiz, günâhkârız ve mücrimiz. Affına güvenip isyân ettik, Rahmâniyyetine dayandık. Tâatında kusûr ettik.Azâb edersen biz senin kullarınız, afv edersen, sen Gafûr, Gaffâr ve Kerîm'sin.
İlâhî! Bu gece, Resûlün dünyâya teşrîf etti. Bizi de, bu gece hürmetine afveyle! Bizleri, Habîbine bahş eyle! Nârından âzâd eyle!
İlâhî! Bizlere, affın ile nazar eyle! Gufrâna nâil olalım!
İlâhî! Bizleri Habîbin ile buluştur da, ihsâna nâil olalım! Nigâh-ı Habîbine mazhar kıl da, iki cihânda sultân olalım!
Yâ Rab! Nefs elinde esîr, düşman ayağı altında zelîl olduk. Nerede o şevketli günlerimiz, o şanlı anlarımız, o vakarlı ecdâdımız? Biz şimdi cehl ve isyân içindeyiz. Hep işlerimiz isyân... Bizde zât-ı ulûhiyyetine takdîm edilecek bir amel yok...Sofumuz ucubdan, riyâdan; sefîhimiz gadabdan, hasedden kendini kurtaramıyor... Âciz kaldık... Sen bizleri kurtar!
Yâ Rab! Her ne kadar, bizde irâde var ise de, senin irâden yanında bizim irâdemiz ne yapabilir? Sen, istediğini azîz, istediğini zelîl edersin. Bizleri, bu zilletten halâs eyle, azîz kıl!
İlâhî! Evliyâullah hürmetine, geceleri gözlerine uyku girmeyen müttakîler izzetine, senin yolunda sînesi uryân, kefensiz yatan şühedâ izzetine bizleri bu zilletten kurtar ve habîbine bağışla!
Haticetü'l-kübrâ, Fâtıma Hayru'n-nisâ'nın nâmûsu izzetine, Hüseyn-i Şehîd-i Kerbelâ, Hasan hulku'r-rıdâ hürmetine, yâr-ı gâr-ı refîk seyyidinâ Ebâ Bekr'in sadâkatine, Ömer'in adâleti, heybeti ve devletine, Osmân-ı zi'n-nureyn'in hayâsı hürmetine, garîk-i bahr-i belâ, esedullah Ali ibni Ebî Tâlib'in salladığı kılıç hürmetine, Esedü'r-Resûl Hamza'nın şehâdeti izzetine bizleri affın ile memnûn kıl!
Veyse'l-Karenî, Hasanü'l-Basrî, Habib-i A'cemî, Ma'rûf-i Kerhî, Cüneyd-i Bağdâdî, Bâyezid-i Bistâmî, Sureyr-i Sakatî hürmetine bizleri affın ile dilşâd eyle! Göz yaşımızı dindir, düşmanlarımızı makhûr et, bizleri sevindir! Hüznümüzü sürûra, kederimizi feraha tebdîl eyle! Son nefeste cemâlinle şâd eyle! Îmân ile göçür, sâlihlere ilhak eyle! Dünyâmızı mamûr, âhiretimizi pür-nûr eyle!
Hameletü'l-Arş hakkı için, semâda ve yerde bulunan ve sana ibâdât u tâat eyleyen melekler hakkı için, yüz suhuf, Zebûr, Tevrat, İncil ve Kur'ân hakkı için; evlâd-ı Muhammed, ahfâd-ı Muhammed, ahlâf-ı Muhammed ve masûm imâmlar hakkı için, ondört masûm için, İmâm-ı A'zam, İmâm-ı Şâfii, İmâm-ı Ahmed, İmâm-ı Hanbel ve bu mezheblere sâlik olan ulemâ, fukahâ hürmeti için bizi affınla şad eyle!
Yâ Rab! Bizleri şeytanın iğvâsından, nefsimizin şerrinden hıfz eyle! Aklımıza nûr, zihnimize hıfz kudreti ihsân u inâyet eyle! Bu gecenin feyzinden bizleri hissedâr eyle! Bu gece tulû' eden mahbûbun hürmetine bizleri nârından âzad eyleyip, nûruna idhâl eyle! İki cihân güneşini bizden hoşnûd ve râzı eyle! Nigâh-ı iltifâtına cümlemizi nâil eyle!
Bismillahilazîm hürmetine ve billahilkerîm izzetine bizleri, Muhammedî getirdiğin gibi, Muhammedî götür. Îmân üzere çenemizi kapa! Salihlere idhâl eyle!
Âdem safiyullah hürmetine, Nûh neciyullah hakkına, Şit nebî izzetine bizleri affın ile şâd, nârından âzâd kıl! Tevrat, İncil, Furkân hakkı için bizleri azîz kıl! Bu kitaplar içinde habîbini zikr ettiğin âyetler hürmetine bizlere affınla muamele eyle!
Mûsâ aleyhisselama Tûr'da ettiğin hitâb hürmetine bizleri bu gece hitâbın ile şerefyâb kıl! "Sizleri habîbime bağışladım" hitâbı ile müjde ver! Mûsâ aleyhisselamı düşmanına gâlib kıldığın gibi, bizleri de düşmanımıza gâlib eyle!
Îsâ aleyhisselamın sırrına bizlerin ölü kalplerimizi ihyâ eyle!
Muhammed Mustafâ hakkı için, ona olan muhabbetin için ehl-i islâmın kalblerini tevhîd nûru ile nûrlandır!
Yüzyirmidörtbin enbiyâ hakkı için, yüzdört kitâbın izzeti için, yüzonüç enbiyâ-ı mürselîn için bu gece kalbimizi nûr-i Ahmediyye ve envâr-ı Muhammediyye ile pür-nûr kıl!
Cebrâil, Mikâil, İsrâfil, Azrâil aleyhimüsselam ve hameletül-arş ve melâike-i mukarrabîn hakkı için, arş u kürsî, levh ü kalem, onsekizbin âlem hürmeti için, zât-ı ehadiyyetin için bizleri bu akşam mahrûm kılma!
Hazret-i Âdem'den bu âna gelinceye kadar, senin yolunda kanlarından kefen yapan şehidler, Medîne-i Münevvere'de yatan evliyâ ve gâzîler hürmeti için, bizleri azîz kıl! Bizlere zillet verme! Nefs elinde, düşman esâretinde zebûn kılma!
Yâ Rabbi! Yâ Hayy! Yâ Kayyûm! Yâ Kâdir! Ya Kerîm! Ya Vehhâb! Yâ Fettâh! Yâ Aliyy! Yâ Azîm! Yâ Latîf!
Beytü'l-mamûr, Kabe-i ulyâ için, bu güne kadar Kabe'ni tavaf edenler için, Kabe'nde namaz kılıp sana nâz u niyâz edenler için, bu güne kadar Arafat'da vakfeye duranlar için, vakfede edilen duâlar için, indinde kabûl edilen duâlar için senin yolunda ölüp kefensiz gömülen garîbler için, Yâ Rabbi! Ehl-i İslâm'ın âsîlerini ıslâh eyle! Ehl-i İslâm'ın düşmanlarını kahr eyle! Vatanımızda ikilik çıkarıp, vatanımızı bölmek isteyenleri ikiye bölüp kahr u tedmîr eyle!
Şam'da yatan Ehl-i Beyt-i Mustafâ hürmetine, Şeyh Muhyiddîn, Şeyh Aslan ve Şeyh Hâlid ve kırklar, Horasan velîleri, dörtyüz tabakât erenleri hürmetine, âhir zaman peygamberi Muhammed Mustafâ'nın nûru hürmetine, Mevlid'in izzeti ve devletine bu geceyi bâdî-i sürûr ve safâ eyle yâ Rabbi! Hâlimizden Resûlünü haberdâr eyle yâ Rabbi!
Cümle ölmüşlerimizi bu gece hürmetine cennet nimetleri ile taltîf eyle yâ Rabbi! Âhir u âkıbetimizi hayr eyle yâ Rabbi!
Âmîn, bi-hürmeti seyyidi'l-mürselîn ve âlihim ve'l-hamdülillahi rabbi'l-âlemîn.
Bize hayır duâ edenleri nârından âzâd, nûruna idhâl eyle yâ Rabbi! Bi hürmeti'l-Fâtiha.
“Ben bir taşın altındayım, ezildim; kalkmaya çalışıyorum. Bu sırada siz gelip taşın üstüne oturuyorsunuz ve bana öğüt veriyorsunuz.”
Allahım alnımız terlemeye başladığı iniltimiz arttığı dostlarımız bize ağladığı, doktorlar bizden ümidini kestiği vakit sen bize merhamet eyle.
Allahım, toprak bizi örttüğü dostların bize veda ettiği nimetler bizden uzaklaştığı ve ruh tenden ayrldığı vakit sen bize merhamet eyle!
Bu dua sana…
Ve sen bu duanın kabulüne dahilsin. 🌙✨
Rabbim gönlünde taşıdığın ama kimseye anlatamadığın derdini biliyor.
Geceleri yastığa koyduğun başındaki o sessiz duayı duyuyor.
Allah’ım…
Bu kulunun kalbine ferahlık indir.
Daraldığı yerde genişlik ver.
Yorulduğu yerde omzuna kudretinle dokun.
Gözyaşı döktüyse, her damlasını rahmete çevir.
Bekliyorsa, beklediğine hayırlı bir vakit yaz.
Kaybettiğini sandıysa, ondan daha hayırlısını nasip et.
Onu;
duasını yaşarken bulacağı günlere ulaştır.
Secdede ettiği “Âmin”leri kaderine güzellik olarak yaz.
Kalbini kıranlardan değil,
kalbine huzur olanlardan eyle Ya Rabbi…
Mecnun’un Leylâ’sı sandıkları,
aslında Mevlâ’ya açılan gizli bir kapıydı.
O, bir beşerin suretinde ilâhî aşkın davetini aldı da fark etmedi önce.
Bir çift gözde başladı her şey,
ama o gözlerin ardında sonsuzluğu çağıran bir sır vardı.
Çöllere düştüğünde insanlar onu Leylâ için deli sandı.
Oysa Mecnun, her adımda dünyadan biraz daha uzaklaşıyor,
her nefeste Rabbine biraz daha yaklaşıyordu.
Leylâ’nın adı dilinde bir zikre,
onun hasreti kalbinde bir duaya dönüştü.
Geceler boyu yıldızlara bakıp ağladığında
aslında bir kula değil,
gönlünü yaratan Sahibine sesleniyordu.
Çünkü bazı sevdalar vardır ki
insanı insandan alır,
Allah’a götürür.
Bir vakit geldi…
Leylâ’yı görse bile kalbi eskisi gibi titremedi.
Çünkü artık anlamıştı:
Onu yakan Leylâ’nın sureti değil,
o surette tecelli eden ilâhî aşktı.
Mecnun dedi ki içinden:
“Ey Rabbim…
Ben Leylâ diye diye Sana yürümüşüm meğer.
Onu sevdim sandım,
ama Sen kalbime kendi aşkını düşürmüşsün.
Beni çöllere düşüren de Sen,
çölde Kendini bulduran da…”
İşte o an anladı ki
gerçek vuslat bir kula kavuşmak değil,
Hakk’a varabilmektir.
Gerçek sevda, kalbi bir insana bağlayıp
sonra o bağı çözerek
kulunu yalnız Kendine yönelten Rabb’in lütfudur.
Belki bizim de gönlümüzde bir Leylâ vardır;
bir insan, bir özlem, bir hasret…
Bizi gecelerce ağlatan,
kalbimizi titreten,
dualarımızı çoğaltan bir sebep.
Ama kim bilir…
Belki o da Mevlâ’ya açılan bir kapıdır.
Belki o sevda,
kalbimizi dünyadan çekip
Rahman’a yaklaştırmak için gönderilmiştir.
Çünkü hakiki aşk,
insanı bir kulda başlatır,
ama sonunda Sahibine ulaştırır.
Ve en sonunda kul şunu fısıldar:
“Ey Rabbim…
Bana verdiğin her sevdayı
Sana çıkan bir yol eyle.
Gönlümü kullarda oyalama,
Sana ulaştır.
Mecnun gibi yak,
ama sonunda yalnız Sana kavuştur.”
Ben haklı olduğum halde yine de imtihanımda bana dert olan kişiler için hayır duası etmekten geri durmadım. Allah iyi etsin, kalpleri nurlansın, akılları şifalansın dedim ve hakkımı Allah'a emanet ettim. Haklılık bana kibir olur onlar tövbe eder belki diye. Adalete iman ediyorum.
Ey karanlık gecelerin aydınlık ışığı, ey yolunu şaşırmışların yol göstericisi, ey her kafilenin kıblesi, ey kervanımın klavuzu.. Bizi doğru yoldan ayırma.. Bizi bize bırakma..günahlarımızı Affu Mağfiret eyle.
“Ya Rabbi, biz varlığında fânî olmuş, kudretinde yok olmuş kullarız.
Sen var edensin, biz yoklukta kaybolanlarız.
Sen Zât’ınla bâkîsin, biz aczimizle fânîyiz.
Her şey Seninle var, Sen’inle güzel, Sen’inle tamam.”
Kalbimizi salavatla yoğuracağız;
rahmetten bir harçla, muhabbetten bir temel atacağız.
Sevdâmızın yönü O’nun gül cemaline çevrilecek,
niyetlerimiz O’nun edebiyle incelenecek.
Ve içimizde açan her gül,
O’nun kokusunu taşıdıkça biz de O’na biraz daha benzeyeceğiz.
Kalbimizi Resûlullah’ın nuruyla yeşerteceğiz.
Sevgisini gül gibi taşıyacak, kokusunu salavatla tazeleyeceğiz.
O’nun sevdiklerini sevecek, buğz ettiklerinden sakınacağız.
Her gün, kalbimizi bir salavatla yeniden dirilteceğiz. ﷺ
Kalbimizdeki sisleri rahmetinle dağıt,
Yâ Kâşifel Kurûb ..
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla; Gayretimi gören kusursuz bir Rabbe iman edip, O’nun bahşettiği bir kadere bağlıyım. İsyan edip dermanı görememekten O’na sığınırım. Allah’ım beni tevekkül edip şifa arayanlardan eyle. Sen affedicisin affetmeyi seversin, bizleri affeyle, âmîn
Müslüman, iman çizgisini eğmez, bükmez; küfrü meşru görmez.Kendi dininin dışındaki ayinlere, törenlere, sembollere özenmez.Mümin, kimliğini küçük düşürmez; küfre benzemeye heves etmez.İnancını pazarlık konusu yapmaz, fani dünyanın hatırı için hakikati gölgelemez.
allahım bana hissettir. bütün bu zamana kadar olmamış olan her şeyin üstüne bana hayırlı olanı hissettir benim için hayırlı olanı bana hissettir güzel ve kolay olanı bana hissettir günahlarıma ve kendime ve duygularıma ve isyanlarıma rağmen bana hissettir. göremeyişlerime ve anlayamayışlarıma rağmen bana hissettir. benden es geçirme benden esirgeme benden geri çekme benden uzak tutma benden elini çekme allahım. allahım nolursun kalbimi ve aklımı yorgunluğumun arasında perişan etme. nolursun bana göster. bana hediye edermiş gibi bana süpriz yaparmış gibi bi anda mutlu olurmuşum gibi göster. göreyim görebileyim dokunabileyim sarılabileyim hissedebileyim bakıp bakıp ağlayabileyim bütün günahlarıma ve kendime rağmen o merhametinin karşısında utanmadan sıkılmadan sakınmadan çekinmeden o hediyeyi sahiplenebileyim. sırtıma yük olmadığını bildiğim gönlüme telaş olmadığını bildiğim aklıma sır olmadığını bildiğim o hediyeyi bana hissettir allahım. kendime rağmen.
Ey Rabbim! O an, bir nefeslik bana yardım et. Çünkü o anda benim yanımda senden başka kimse olmayacak. Tertemiz dostlarım, gözleri kanlı bir halde mezarımı başından uzaklaştıkları zaman, bana el uzat; yardım et de hemencecik lütuf ve ihsan eteğine tutunayım.
Ya Rabb haberin nerden alalım...