Sırt üstü çimenlere uzanmış, yıldızları izliyorum. Bazen teker teker sayıyorum bazen de en parlak olanını seçmeye çalışıyorum. Arada dilekler tutuyorum.. asla gerçekleşmeyecek dilekler.. Kendimce huzuru arıyorum işte.

izzy's playlists!

Andulka

bliss lane
Doug Jones
cherry valley forever
Sade Olutola

titsay
Lint Roller? I Barely Know Her
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

if i look back, i am lost
RMH
Not today Justin
🪼
Today's Document
tumblr dot com
art blog(derogatory)

blake kathryn
Keni

ellievsbear
macklin celebrini has autism

seen from Germany

seen from Germany

seen from Ecuador

seen from Türkiye

seen from United States

seen from Mexico

seen from Bangladesh
seen from Australia

seen from Austria
seen from Canada

seen from Canada

seen from United States
seen from United States
seen from Saudi Arabia
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Indonesia
seen from Brazil
seen from Australia
seen from Australia
@forkysstuff
Sırt üstü çimenlere uzanmış, yıldızları izliyorum. Bazen teker teker sayıyorum bazen de en parlak olanını seçmeye çalışıyorum. Arada dilekler tutuyorum.. asla gerçekleşmeyecek dilekler.. Kendimce huzuru arıyorum işte.
Gün sen diye, sana diye aymış sevdiğim
Ben sana hiç umulmadık bir anda rastladım. Beklenmedik bir fırtınaydın gözlerime. Neydi beni büyüleyen o tarifsizlik? Bakışların kuşatma altına almıştı adeta bedenimi. Sarmaş dolaş olmuştum kokunla. Hücrelerimi yerinden oynatmıştı kirpiklerin… Ben sana hiç umulmadık bir anda rastladım. Sahipsiz kalbimin tek sahibi olmuştun. Bedenimdeki sebepsiz titremenin ve yüreğimdeki o anlamsız sızının tek faili sendin. Attığın o kurşun kalbime saplanmıştı. Hiçbir hastanenin kabul etmediği ağır vakaydı halim..
“en umutsuz olduğun yerdesin. kafanı bir yerlere dayamış bir şeyleri dinliyorsun. kendinden başka her şeyi dinliyorsun. herkesi de dinledin. tekrar şaşırdın, tekrar ağladın, tekrar yenildin. geçer dediler geçmedi. geçer dedin, biliyorum dedin. yine de geçmedi. yemedin, yedin, sigara içtin, çok sigara içtin ama unutamadın. yalnız kaldın, kalabalıkla taştın, çok konuştun, çok sustun. çok gezdin, çok uyudun, hiç uyumadın, sadece pencereden baktın. oyalandın, umutlandın, birazcık bayatladı numaraların. az okudun, sonra çok okudun. çok yazdın, çok fazla yazdın. hem ona, hem kendine, hem insanlara yazdın. insanlara anlattın, insanları dinlettin, onları susturdun. sonra dinlemediler, onlara kızdın. ağladın, yalnız kaldın, dövündün. bağırdın, kavga ettin, durmadın, yılmadın. en yakınını, en uzağını, en tehlikeli olduğunu, en tehlikeli bulduğunu seçtin. umutlandın, umutsuzluğa kapıldın. “beni yalnız bırakır mısınız?” da dedin, “müsaitsen arayabilir miyim?” de. geçti sandın geçmedi. ağlamadığını sandın ama gözlerin doldu. özlemediğini sandın ama içinde acıyan bir şeyler vardı. anlamlandıramadın, anlamlandırdın ama konduramadın, kondurdun ama yakıştıramadın kendine. unuttum dedin unutamadın. unuttum dedin, yalanladın. unuttum deyince hatırladın. hatırladıkça kanattın kendini. anılara sığındın, milyonlarca kez hatırladın, sonsuz kere ağladın. anıları sevdin, anıları kokladın, onları öptün. kokuları unuttun, sesleri unuttun, fotoğraflardan yoruldun. çok dinledin, dinlediklerine ağladın, ağladıklarına kızdın. kızınca bağırdın, bağırırken sesini beğenmediğinden midir nedir, konuşmak istemedin sonra. baktın, umutlandın, dayanamadın ama eve gidince yine ağladın. öğrendin, gördün, geçirdin, kaçırdın, kaçındın, tekrardan yapmadın. tekrardan kanmadın. tekrardan kanamadın, hala dirisin. dinlemedin, okumadın, izlemedin. fotoğrafları sevmedin, anıları unuttun. anıları unutunca korktun. hatırlayamadığın şeyleri özledin. kokuları, sesleri, mimikleri, jestleri, ellerini unuttun. kirpiklerini ve göz kapaklarını akıttın önce. saçları silindi. sözleri gitti. elleri yok. soyutladın, soyutlandın, soyutlattın kendini. geçti mi? geçmedi. geçer dediler, onlarınki geçmiş, hepsi geçer. tarihleri unuttun, saatlerden bihabersin, şarkıların yok oldu. omuzlar yok. hava sisliydi, o yoktu. varmış gibi yaptı. sonra şarkılar geri geldi, sözleri hiç yoktu. müziğe küstün, edebiyata küstün. çok ayıp ettin. birisi gelsin de sana sevdirsin diye bekliyorsun. çok beklersin.”
—
Canım çok şey anlatmak istiyor ama yorgunum. Beynim yorgun, bedenim yorgun, bunca şeyi affeden kalbim bile yorgun artık. Heveslerim yorgun, iyimserliğim yorgun, konuşarak anlaşmaya olan inancım bile yorgun. Benden geriye mecalsiz bir şey kaldı sadece. Çok yorgunum.
Mesafeler ilişkiyi bitirir düşüncesi, insanın kendi sevgisine güven duymayışındanmış. İnsan sevgisinin uzanabildiği yere kadar sever.
“Neden aynaya yumruk attın ?”
“Çünkü beni bir bütün olarak gösteriyordu. Oysa ben paramparçaydım.”
Birini bana hiçbir şey yapmadığı için affedemiyorum.
en çok kendimden korkarım; çünkü kimse beni benden koruyamaz.
Hissettiğin acı ne kadar derinse kendini anlatmakta o kadar zorlanırsın; Suskunluğumun sebebi budur.
Yine anlaşılmayacağımı adım gibi bildiğim halde ne hissettiğimi anlattım.
Küçük detaylara kafayı takıp kendine işkence etmek.. nasıl bir cehennemsin sen
Ben hiç kavgadan kaçan biri olmadım ama ne yaparsan yap değişmeyeceğinden emin olma vazgeçişi diye bir şey var.
“Neden aynaya yumruk attın ?”
“Çünkü beni bir bütün olarak gösteriyordu. Oysa ben paramparçaydım.”
Kollarım açıktı bekliyordum,onlar gelmek yerine hep ittiler ve ben hep kendime sarıldım.
Allah ile kendimden çok senin hakkında konuşuyorum.