bridge

Origami Around
styofa doing anything

⁂

tannertan36

Janaina Medeiros

Kiana Khansmith

❣ Chile in a Photography ❣
will byers stan first human second
No title available

祝日 / Permanent Vacation

PR's Tumblrdome
occasionally subtle

JVL

izzy's playlists!
Claire Keane

titsay

JBB: An Artblog!
Peter Solarz
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
hello vonnie
seen from Tunisia
seen from Uzbekistan
seen from Estonia
seen from Estonia

seen from Germany

seen from France

seen from United States
seen from United States

seen from Nepal
seen from United States

seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@frambuazye
bridge
By: Sofi Fil | sonchicc
(via https://open.spotify.com/track/2OmicBxnIjjm3hyqgkgiyU)
yürüdüm tarih kokan sokaklarında güzel şehrimin...
belkide balıklar suyun içinde uçabiliyolardır, ne biliyon!
www.mizah-tr.com (via dandinidestana)
Bu blogumda olmalıydı.
Benim de
1913-14 yıllarına dayanan bir aşk öyküsü… İmkansız bir aşk.
Görev icabı Sofya'ya yeni taşınmış bir Türk Subayı pek arkadaşı yok müzikli bir çay bahçesinde oturuyor etrafı tanımaya çalışıyor bir yandan memleketi için diplomatik görevlerinin gerektiği davetlere açılışlara akşam yemeklerine katılıyor.
1914 yılının şubat ayında yine böyle bir davette onunla tanıştı. Adı Dimitrina'ydı. Kısaca, Miti diyorlardı. Çok güzeldi. Güzel olduğu kadar iyi eğitimli, İsviçre'de müzik eğitimi görmüş, üç lisan biliyordu. Katıldığı davetlerde herkesin odak noktası olurdu bu özellikleriyle. Türk’ün de dikkatini çekti. Bizimkinin de kızdan aşağı kalır yanı yoktu sık sık katıldığı toplantılarda ilgi odağı tartışmaların merkezi olurdu.
O gece Strauss'un “Güzel Mavi Tuna” valsi çalıyordu. Bizimki hiç tereddüt etmedi, salonu ortadan ikiye kılıçla böler gibi yürüdü, yanına gitti, elini uzattı, “bana bu dansı lütfeder misiniz dedi?” Tüm salonun gözleri üstlerine çevrilmişti. Kıskanç bakışlar eşliğinde piste çıktılar. Herkes onlara bakarak fısır fısır onların hakkında konuşuyorlardı. Onlar ise hiç konuşmuyor gülümseyen gözlerle birbirlerine bakarak sabaha kadar dans ettiler. İlk görüşte aşk derler ya. O gece bizimki ve genç kız mıknatısın iki ucu gibi birbirlerinin cazibesine kapıldılar. Daha sonrasında buluşmaya başladılar Borisova parkında dolaşıyorlar, buz pateni yapıyorlar, tiyatroya gidiyorlardı birlikte. Başta dedik ya imkansız aşk.. Önce dedikodular başladı, sonra tatsızlıklar… Çünkü Miti’nin babası General Kovaçeva Bulgar Çarı’nın has adamlarındandı, savaş kahramanı, savunma bakanlığı da yapmıştı. Böyle bir adamın kızı bir Türk ile olacak iş değildi. Ama bizimkinin umrunda bile değildi Askeri Kulüp’te tertiplenen baloda denk getirdi, inadına, Çar’ın önünde dans etti Miti’yle… Ele güne meydan okudu. Hemen ardından da, evlenelim dedi. Miti düşünmedi bile, evet dedi. İki gönül bir olmuştu ama General kızı apar topar bir başkasıyla bir mühendisle nişanladı. Bizim ki nişanı duydu, yıkıldı.. Görev süresi bitmişti, o öfkeyle topladı bavulları, İstanbula geri döndü. Halbuki Miti bir başkasıyla evlenmeyi reddetmiş, fırlatıp atmıştı parmağına zorla takılan yüzüğü… Ama Türk Subayın bundan haberi yoktu.
Belki de hayatı boyunca yaptığı “TEK” hataydı..
Kızı alıp, gitmeliydi… Yapamadı.
Türk subay’ın hayatına daha sonra çok kadın girdi ama unutamadı Dimitrinayı… Hatta, seneler sonra, Ankara’da Bulgar Kooperatif Tiyatrosu’nun oyuncularıyla sohbet ederken, “gençliğimi bıraktım Sofya’da” dedi… “Bir kız sevdim ama, bana vermediler...”
Dimitrinada vefatından evvel başında bekleyen kız kardeşi Olga’ya mırıldandı. “Biliyor musun” dedi, “rüyamda onu gördüm, galiba nihayet Mustafa Kemal’e kavuşuyorum…”
Kapattı gözlerini. Nihayet kavuşmuşlardı. İşte Bulgaria Pastanesi'nde tek başına oturup etrafı tanımaya çalışan, Mustafa Kemal'in bir gün yine pastanede otururken, Bizaat kendisinin tercüme ettiği Şair Léon Louis van Montenaken ait olan şiir La vie est bréve Un peu de réve Un peu d'amour Et puis bon jour La vie est vaine Un peu de haine Un peu d'espoir Et puis bon soir Şiir: Léon Louis van Montenaken Hayat boştur Biraz kin Biraz ümit Ve sonra allahaısmarladık
Hayat kısadır Biraz hayal Biraz aşk Ve sonra allahaısmarladık Tercüme: Mustafa Kemal Atatürk
Birkaç gündür Bulgar kaynakları da dahil konuyla ilgili bilgi topluyordum umarım sizinde hoşunuza gitmiştir. Bu arada Fikret Kızılok’un parçasıyla dinlediğiniz zaman bizzat o yıllara tanıklık etmişçesine bir his yaşıyorsunuz. Onuda aşağıya bırakıyorum :) İmla ve yazım hatam olduysa affola…
Çok güzeldi be
‘Mustafa Kemal’e kavuşuyorum’ bölümünü okuyunca içimden bir şeyler daha koptu be ne güzel hikayesin sen
Sonsuza dek reblog yapabilirim 💜
Mükemmel adamdan mükemmel aşk hikayesi.
YA ÖLÜYORUM SONSUZ RB
Mükemmel❤💖
Mustafa Kemal'e kavuşuyorum 😌
Mustafa Kemal'e kavuşuyorum.
Mustafa Kemal'e kavuşuyorum.
Çok güzeldi be
GRYFFINDOR
Courage, bravery and determination
——————————————————————
Hufflepuff
Slytherin
Ravenclaw