Charles Edward Anderson “Chuck” Berry (1926-2017)

roma★

shark vs the universe
almost home
RMH
Noah Kahan
Mike Driver
$LAYYYTER
Monterey Bay Aquarium
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
todays bird
★
noise dept.

❣ Chile in a Photography ❣
Phantogram Three
I'd rather be in outer space 🛸
YOU ARE THE REASON
tumblr dot com
Sweet Seals For You, Always
cherry valley forever
hello vonnie
seen from Guatemala

seen from Argentina

seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Vietnam
seen from Russia

seen from Germany

seen from Philippines
seen from United States
seen from Colombia

seen from Greece
seen from Colombia

seen from United States

seen from Germany
seen from Latvia
seen from Brazil
seen from United States

seen from Germany

seen from Brazil

seen from United States
@fullmoons-posts
Charles Edward Anderson “Chuck” Berry (1926-2017)
Mars’ın bi yarısı sol diğeri sağ kulağına küpe, Venüs o şıklığıyla boynuna kolye, Jüpiter ve uyducukları ayaklarına hal hal Ve Satürn’ün halkası koluna bilezik, kendisi eline yoyo olsun. Evrenim Sensin
Blogumda bulunması gerekiyordu…
“O da bıktı benden, Ben kötü biri miyim..?”
— (via yalnzadam)
Özledim desem görür müyüm bir köşe başında seni?
Ben orospu çocuğuyum kalbini kırmaya geldim demezler, giderken sen anlarsın.
En büyük hobim kendimi dürüm yapıp uyumak
Tuhaf bir adam tanıdım.
Genelde farklı şeyler düşünürdük. O ak derdi, ben kara. Biraz patavatsızdı. Yüz yüze ilk karşılaşmamızda “Burası tehlikeli, git buradan anlıyor musun” demişti. Ben de bir bok anlamayıp, “T-tamam” demiştim. Sonra gülmüştü. Daha da yüz yüze konuşmamız olmadı. Sabahlara kadar konuştuğumuz mesajları saymazsak tabii. Havalı biri değildi. Durduk yere üstünü başını keserdi. Sıkılırdı çünkü. Bir kere soğuk havada balkonda boxerı ile sigara içerken komşusu görmüştü, o kadar eğleniyordu ki kendi iç dünyasında. “Hmmm benim tuhaf adamım” demiştim o bunu anlatırken. Sık sık aşık olduğu kızdan ayrılır, depresyona girerdi. Genelde sakalı uzar, saçı kısalırdı bu dönemlerde. Tesadüf işte, hep de ben öyle zamanlarda mesaj atardım. Tuhaftı. Sevdiği mizah dergisini kimsenin okumasına izin vermezdi. En yakın arkadaşı dahi olsa… Okumak isteyen gidip almalı ve dergiye katkı sağlamalıydı çünkü. Lisedeyken bir keresinde bir kıza “Senin ç*kün varmış, öyle diyorlar” deyip ağlatmıştı. Sonra kızla kanka olmuşlardı, tuhaf. Babası milliyetçi, kendisi anarşistti. Komikti bu durum ona göre, buna da gülerdi. Ama mesajlarda. Gerçekte hiç gülerken görmedim. Gülüyordur elbet, sebebi onu pek canlı görememem. Kaç yıl oldu ki? 3 yıl mı 4 mü? Baya. Ama bana bıraktığı son saçma sapan mektubunda hayatına başka bir adla gireceğim diyordu. Muhtemelen o kız bir kez daha yakınca canını, bir daha girecek hayatıma. Son bir yapmamız gereken şey kalmıştı onu yapıp tekrar gidecek. Lise formasıyla 18 yaşından küçüklerin gidemeyeceği yerlere gidecektik. -Bu sözü verdiğimizde ben 17′ydim, komik- Canım bu gece çok fazla onu anmak istedi. Benim uzaydan gelen ve bana bakmayan koca kafalı oğlumu.
Şu otobüs camları titremese de kafamı koysam
*bir konu anlatırım*
ben:kanka haksızsam haksızsın de yani
kankam:haksızsın
ben:
“false alarm she loves everybody” yani diyor ki yok kanka kız kaşar çıktı ak