Kötü kalpli bir kadının kızıyım. Dengesiz ve yarımım. Ruhumdaki bu boşluk, evim. Eksik hissettiğim yer benim yuvam. Kin ve nefrete bürünmüş bir yürek taşıyorum. Simsiyah. Sevgiden yoksun. Beni hayatta tutan, hislerin tuzağından koruyan. Ben bu kalbi annemden çaldım. O yüzden belki katran karası rengi. Ben bu hayatı ölüme kavuşandan aldım. Zamanı geldiğinde bir başkasına vereceğim. Yaşayamadığım yıllar onun ömrü olacak, hissedemediğim duygular ta kendisini oluşturacak. Bu çalıntı yaşanmışlığın kirli kanı nesiller boyu damarlarda akacak. Kendime nefret duyabilirim, benim dayanamayacağım küçük bir kızın gözlerinin içine bakamamak. Aynı yüreği taşımak, aynı ruhu kuşanmak. Ben kötü biriyim, böyle doğdum. Bir başkasına aynı cehennemi yaşatamam. Bu hayatı bir masuma satamam, yitip gitmek isterim yalnızca. Kötü bilinmemek adına unutulmak, kaybolmak zihinlerden. Çünkü ben kötü kalpli bir kadının kızıyım. Unutulan, yavaşça silinip giden. Aciz, tamamen siyaha bürünmüş. Bana yuva olamayan, ruhundaki boşluğa sığınan...