aynı yollar bir daha mı?
aynı şeylerin tekrarı mı?
yok tanrım bu defa olmaz. elimi yeniden tutacak, beni bana bırakmayacak kadar kaygın var biliyorum..
hello vonnie

JBB: An Artblog!
d e v o n
No title available

JVL

Love Begins
we're not kids anymore.
cherry valley forever

roma★
Misplaced Lens Cap
No title available

ellievsbear
Monterey Bay Aquarium
occasionally subtle
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
I'd rather be in outer space 🛸
One Nice Bug Per Day
Keni
🪼

Janaina Medeiros
seen from United States

seen from Ireland
seen from Sri Lanka

seen from Lebanon
seen from United States
seen from United States
seen from Brazil
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from Mexico

seen from United States

seen from France
seen from United Kingdom

seen from Spain
seen from Sri Lanka

seen from Malaysia
@geceminsondemi
aynı yollar bir daha mı?
aynı şeylerin tekrarı mı?
yok tanrım bu defa olmaz. elimi yeniden tutacak, beni bana bırakmayacak kadar kaygın var biliyorum..
Bir çocuk telaşında ve sıcaklığında ışıldayan gözlerim kalabalıklardan kaçar adım ara sokaklar arıyor şimdi. Penceremin önünden, annemin gözlerinden başlardı gökyüzü, mutluyken damarlarımda yüzlerce karınca yürürdü Kayıtsızlığın gücü ve farkında olmanın öldürücü yüzü Sorumluluğun hudutları ve özgürlüğün uçsuz bucaksız ovaları arasında koşmaktan çatlamış atların bitmek tükenmek bilmeyen büyüsü..
Artık bir önemi yok vurulsam da ayakta kalsam da.
Yularımdan kurtulsam da başka bir yol bilmiyorum.
Anlamak, anlamsız bir ağrı karşı koyamadığım ve çok eskide kaldı yaşama telaşım..
İnanabiliyor musun?
Aynı yoldan geçerek geldiler geri.
Onca zaman..
Aynı sözler, aynı şarkılarla karşıladılar.
Herşeyin yine aynı olacağına inandılar.
Sen inandın mı buna?
Geçmişteki yangınların alevi aydınlatır her yüzü. Bi kadına 'güzelsin' derken, bunu da düşün..
Kalbim kanatlanıp duruyor ama etrafım kafes.
Artık kalbim daha yavaş atıyor. Hep dünle yaşamanın, ama bugünü de yaşamak zorunda olmanın arasında sıkıştım. Takılı kaldı aklım bana sıcacık gülüşünde. Sahi nasıl dayandı gözlerim bunca sene başka başka yüzlerde?
Hiç bilmiyorum.
Göğsüne yasla beni. Bıktım eski fotoğraflarda kendimi aramaktan, bulamamaktan. Korkuyorum kaybolmaktan başka bir el tutar elimi diye. Yağmurda ağlamaktan, geceleri öylece oturmaktan, rüyalardan, insanlar içinde hala adını anmaktan. Bazen unutmaktan, çoğu zaman unutamamaktan korkuyorum. Kendime yeni hayaller borçluyum, kalbime yeni nedenler. Artık yüzüme baktığında anlamasın diye, yeni gülüşler borçluyum hatta anneme.
Ben bir sancıyım, sense Tanrı..
Dokunmadım bulaşmasın diye insan olmanın çamuru kimseye.
- teselli
Acı büyüyecek, büyüyecek, sonunda kendi ağırlığı altında parçalanacaktı. Acının en yoğun olduğu an, artık gücünü kaybetmeye başlayacağı andı.
Burası hala eskide kalanların dünyası, unutmayın..
İnsan uzakları izlerken çaresiz. Biliyorum çok lümpen bi tavır. Tüm bunları atlatıcaz tepemizde bulutlar, yanımızda şairler ve onların sersefil aşkları. Bazı sayfalar olacak, bazı cümlelerde sarhoş olucaz, bazı dizeler şakağımıza dayanmış uzun namlulu bi silah sanki.
Bazı dizler de olacak, şefkatli eller, başka başka yüzler, uzun uzun terlemeler hatta!
- Çakmağın var mı?
Yataktan umarsız bi kalkıştan, daha az evel, bir kaç dakika önce içindeki hayvana dur dedikten sonra pencere önü o uzun seyredişler. İnsan öyle uzuuun uzun uzaklara bakmamalı bizim gibiler için tehlikeli biliyorsun. Ruhlarımız sıkışıyor, kalbimiz azap içinde. Bir kaç beden sonra artık farketmiyor roller aynı biri sadık köpek biri şerefsiz kedi.
Ne diyordum, insan öyle uzuuun uzun uzaklara bakmamalı çok tehlikeli. Uyuyor mu, sevişiyor mu hiç bilemiyorsun..
sevgili fesleğen; yapraklarında ellerimi özledi mi, merak ediyorum artık..
Pencere kenarında sizi bekleyen kimse yoksa istasyonlara artık uğramasa da olur trenler.
‘herkes bir şeyler konuşuyor. bir ben, bir de sen sus pus.’
Dünya yuvarlak, insan bir köşeye çekilemiyor.
Biraz akşamüstü.
içinde üzgün, dışında sessiz. yaralı ve yorgun bir güvercinin artık her şeyi göze alıp, yere ayak basmasını andırıyor telâşın..
kusursuzluğu unutun. her şeyde bir çatlak vardır, ışık içeri böyle girer..
Bir sabah seninle önceleri tasvir ettiğimiz manzaralarda uyanacağız. Bir sabah ki, elimi uzatsam dokunurum. Uykulu, mahur gözlerinden öperim. Öyle sabah ki, ilk bana gülümsersin. Yan yana olmanın huzuruyla gerinir, kalbimi sevindirirsin. Öyle bir sabah ki; sanki bunu yaşamak adına doğmuşum derim..