“Bir insanın kalbi denizle doludur. Fırtınaları vardır, gel gitleri vardır, derinleri vardır ama incileri de vardır.”
Van Gogh.

No title available

Origami Around

blake kathryn

TANKHALL
cherry valley forever
Keni
Show & Tell
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Today's Document
art blog(derogatory)
Phantogram Three

izzy's playlists!

shark vs the universe
Noah Kahan

❣ Chile in a Photography ❣
Lint Roller? I Barely Know Her
Color Me Curious

No title available
official daine visual archive

Kiana Khansmith
seen from Pakistan
seen from United States

seen from Japan
seen from Argentina
seen from Germany
seen from Colombia

seen from United States
seen from United States

seen from India
seen from United States

seen from Singapore
seen from Colombia

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Argentina
seen from Ireland
seen from United States
seen from Australia

seen from Türkiye
@geceninincisi0
“Bir insanın kalbi denizle doludur. Fırtınaları vardır, gel gitleri vardır, derinleri vardır ama incileri de vardır.”
Van Gogh.
Yağmur yağıyor, ıslanmak istiyorsun; ıslanan tek şey yaktığın geçmişin, geçmiş de toz toprak bayır hiç geçemediğin.
“Sen bana hiç gelmedin, ama ben de senden hiç gitmedim. En acısı da ne biliyor musun? Gözümün önünde etimi kemiğimden sıyırdın, yine de vazgeçmedim senden. Ve yine de bilmiyorsun beni. Hiç bilmedin. Belki de hiç bilmeyeceksin”
‘’ Üç satırlık hayatları ne çok büyütüyorduk gözümüzde. Bir hayat yaşayıp gidecektik şu dünyadan, bir geçip gidecektik işte şu caddenin kenarından; belki bir kahve içip birkaç zar atacaktık tavlada. Biraz gülüp biraz ağlayacaktık sadece. Biraz sevecek, biraz da kızacaktık. Botlarımızı ıslak kaldırımlara basacaktık biraz, yağmura yakalanıp saatlerce koşacaktık bir yerlere; bir yerlere gidecektik işte, bir yerlerden de dönecektik elbet. Birkaç bebek görüp, bir kaç kişi kaybedecektik bir de. Biraz çemkirip biraz da affedecektik. Bir anda varolduğumuz şu dünyadan, yavaş yavaş yok olup gidecektik.
Biri elmayı ısırdı diye işler sarpa sardı. Birinin günâhını bütün dünya sırtlandı. Biri sevemedi, biri sevilmedi. İkisini de beceremeyenler bu dünyadan yaşarken silindi. Sevgi öldürdü bütün insanları, nefret yaşattı bir müddet. Nihayetinde herkesin eline bulaştı kesikler attığımız hayallerin kanı, canı.
Ne çok ihanet ettik toprağa, ne kazmalar vurduk; sonunda da hepimiz, bir tek onun tarafından kabul gördük. ‘’
Alena-
kendi hayatımın oynadığı sahnede figuran olmayacağım.
Biri elmayı ısırdı diye işler sarpa sardı. Birinin günahını bütün dünya sıralandı. Biri sevemedi,biri sevilmedi. İkisini de beceremeyenler bu dünyadan yaşarken silindi.
“Yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu fark ettiklerinde, sana ne olduğunu soracaklar; ama bir şeyi unutacaklar. Senin ne kadar iyi ve tecrübeli bir yalancı olduğunu...”
"Üşürken içimi sevgi ısıtmadı benim, hep çay ya da kahve içtim. Büyüdüm, büyüdüm.. Büyürken sıçak şeylerle ısınamadığım kışlar geçirdim. Odamın kapısı bir gece yarısı çocuk masallarına hiç açılmadı. Bu yüzdendir belki de, yatağımın altındaki canavarlar her gece kafamda cirit atardı. Anneme söyledim, babama da.. Susmayı böyle öyrendim: Saat 8de yemek masasında.."
"Hepimiz kurtarılmayı istedik. Bir sabah gelsin ve bir daha gece olmasın istedik. Çünkü şeytanlar, karanlıkta parıldıyorlar. Parıldıyor ve sana eşlik ediyorlar. Eğer yüzünü aydınlağa dönmezsen, bir gece kazanacaklar."
Kendi hayatımda bana yer kalmadı. Ben gidiyorum siz benim hayatımda ne bok yerseniz yeyin.
Bir yalan eksik, bir yalan fazla. Nasıl olsa döner dünya. İster inan ister inanma yalnızlığın çaresini bulmuşlar.
Solumda sen mi düğümlendin?
Çok içime kapandım şu sıralar, etrafımda çok insan var ama çok yalnızım. Aslında sorunun ne olduğunu bile bilmiyorum sadece yorgunum. Sanki hayata bir buzlu camdan bakıyoruz, netliği kaybetmişiz dolaylara çok sapmışız. Hayatımda ne oluyor bilmiyorum, hayatım var mı? Onu da bilmiyorum. Sadece bekliyorum. Neyi? Kimi? Bilmiyorum. Şu sıralar sadece koca bir "BİLMİYORUM". Tek bildiğim sığınacak limanım kalmamış.
Bir harita ancak bu kadar zulüm görebilir ;
Ya olum ya dududjsjshsjjsidnfucsjn
Sinirlerim bozuldu ldlfkkslslsjfjslslsl
Dünyanın sonuna doğmuşum ya da ölmüşüm haberim yok.
"iyi bilirdik" derler elbet arkamdan.
Bundan büyük bi yalan yok...
Sen beni durup durup kapının önünde bıraktın. Bazen açtın kapıyı, ben içeri girebilirim sandım, sen o zamanlar çok acımasızdın. Açık kapıları bile kapalı saydırdın bana. Ben bir daha o eşikten adım atmam...
Her şeyden biraz sen kalıyorsun, bocalıyorum...