çocuk olduğum zamanlar yıldızlara bakarken abim fısıldamıştı kulağıma, bir gün şu göğü zifiri karanlık da görsen bugün baktığınla aynı dünyanın göğüne baktığını hatırla. gülmüştüm ben de, nereden bileyim bu kadar çabuk büyüyeceğiz.
Xuebing Du
No title available

Andulka

izzy's playlists!

Love Begins
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Noah Kahan
No title available
Cosimo Galluzzi
Cosmic Funnies
Keni
No title available
Lint Roller? I Barely Know Her
hello vonnie
The Bowery Presents

bliss lane
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

Origami Around

pixel skylines
Not today Justin

seen from United States
seen from United States

seen from Colombia
seen from Venezuela

seen from United Kingdom
seen from Paraguay

seen from Austria
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Spain
seen from Venezuela
seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from Vietnam
seen from Germany
seen from United States
seen from Brazil
seen from Iraq

seen from Azerbaijan
@gokkafesedevrildi
çocuk olduğum zamanlar yıldızlara bakarken abim fısıldamıştı kulağıma, bir gün şu göğü zifiri karanlık da görsen bugün baktığınla aynı dünyanın göğüne baktığını hatırla. gülmüştüm ben de, nereden bileyim bu kadar çabuk büyüyeceğiz.
biz topraktan göğe bakmasını da bilirdik de, bu gök enkaz, enkaz ölüm üzerimize.
seni kabul etmeyen her toprak zerresi için bir kez daha. bir kez daha göm ruhunu.
ya bıraksana oğlum artık, bu kadın çocuğundan vazgeçmiş kendinden mi geçemeyecek sanıyorsun. benden demiyorum bak çocuğundan vazgeçmiş, ölmüş oğlum bir kere, suçlamak kimin haddine görünmeyen toprağı kanla var etti diye.
Şimdi kanında boğulduğun bu sayfadan kalemin bile çekip çıkarmaz seni. Mürekkep dediğin kanında boğulursun.
Simsiyahtır umut, gözünden akan her yaş için gökyüzünde bir kuş ölür.
Boğazımı delip geçen kan- sanrılarımı susturan çığlıklar var. Bir enkaz üzerime yıkılıyor, uçurumdan gülerek izliyorum
Yazılan tüm şiirler bir gün şairini öldürürmüş.
Tanrının gözünden bir damla yaş düştü. Okyanusun alev aldığı geceden sağ çıktık, adına yaşamak dediler.
Bazı çiçekler göğe gömülür, toprağa dargın ölürmüş.
Ben toprak olsam dahi kalmaz çiçekler solarmış. Boşluktan fazlası yalanmış da ömrüm koca yalana yanarmış.
Zihnin mezarlığa sunduğu sonsuz sanrılar, sanrı sanılan ölüm fısıltıları.
Alamadığın nefesi yaktın. Yaktın da külünle kaldın, adını sildin şehir susar sandın. Zihninin yazdığı her bir sanrıya, bir ömür yaktın.
Dedi boşver, dünya omurgasız.
Göğsümün içinde kök salıyorsun, gördüğün her şeyi gök sanıyorsun. Bir tek suratıma kör bakıyorsun, 'Gör' diyorum, suya çöl kalıyorsun.
Elvedalarda ismim geçti, geri dönmeyi unuttular.
Kelebek camında bir gün geçti, beni gömmeyi unuttular.
Şehir silemediği her noktamızı toprağına gömdü. Bizim solan çiçeklerimize yağmur değil, gök yağdı.