
#extradirty
YOU ARE THE REASON
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

roma★
Cosimo Galluzzi
Interview Vampire Daily
I'd rather be in outer space 🛸

pixel skylines
Sweet Seals For You, Always
Phantogram Three
Show & Tell
🪼
Cosmic Funnies
Mike Driver
KIROKAZE
d e v o n
art blog(derogatory)

titsay

tannertan36
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr

seen from Malaysia
seen from Brazil

seen from Indonesia
seen from United States
seen from Venezuela
seen from Malaysia

seen from United States
seen from Canada
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Ecuador

seen from Indonesia

seen from United States
seen from Thailand
seen from Ecuador
seen from Vietnam

seen from United States
seen from Chile
seen from Libya
@gokyuzuyuzunde
Nietzsche Deccal'de der ki:
kişi sevgi içindeyken, başka zamanlarda dayanabileceğinden çok daha fazlasına dayanır, her şeye katlanır.
İnsanın ilk nefreti kendinedir, sonraki bütün nefretler kırgınlıktan doğar.
Paltomu tozlu bir askılığa bıraktım, kitaplarımı rafa kaldırdım. Hiçbir şeyi aşamadım ama bir şeylerin yerini değiştirdim. Seni de solumdan attım zira artık senin bir yerin yok.
“Burası benim yuvam” diyebilecek kadar kendimi bir yere ait hissetmiyorum. Her an her ev yıkılır, herkes aniden gidebilir.
Tam şu saatlerde odama gidip uyumak ile balkondan kendimi bırakmakla savaşıyorum. Sonra yenilişime bir sigara yakıp, titreyerek odama geçiyorum.
ben var ya ben, asla anlatamıyorum derdimi. yapamıyorum. Yetmiyor gücüm. Sonra böyle bir balkon köşesinde, mideme defalarca kez yumruk yiyip nefes almaya çalışıyorum.
bazen sığıntı gibi hissettiriyorsunuz.İşte o anlarda saklanıp,kaçmak istiyorum. Sizden,kendimden.
Bu hengamede yorgun düştü ruhum. Yığıldı bir sokak kaldırımına bedenim. lütfen sessizce yanımdan geçip gidin.
kendimi bir şey gibi hissedemediğim her ev rüyamda üzerime yıkıldı. bazıları yıkılana kadar uyanmadım. bazı akşamlar sabaha kadar n’olur bilmiyorum. ne çok cevap borçlusunuz bana. beklemeyi bir parkta terk ettim. evet. dilimi ısırmadan konuşmayı hiçbirinizden öğrenmedim. belki kendi kendime kazanıp kaybettiğim hiçbir savaştan sizler sorumlu değilsiniz ama düşünmeden kurduğunuz cümleler, söylediklerin sonra unuttuğunuz kelimeler günah gibi dikildi durdu bir yerlerde. siz bunu da bilmezsiniz. hangi sokaktan hangisinin tokadını yediğimi ben de bu yüzden bilmiyorum. ibrahim’in ateşle ahbaplığı eskilere dayanırmış. ben yeni tanıştım. ateş belki ibrahim’i sever ama beni sevmedi. bunlar uyusun kalsın. bir zaman kırılmakla ilgili bir şeyler söylemişti birisi. hepsi öyle kafamı çevirince kayboldu gitti. insan yalnız kalınca bildiklerini unutur ya da bildikleri yüzünden yalnız kalır. bir önemi yok çünkü hatırlamak sizin hiçbir yerden ahbabınız değil. öylesine yaşayıp öylesine konuşuyorsunuz ama dağ sırtında taşıyana ağırdır. siz çok dağı öylesine öksüz bırakmışsınız. ne çok hiçbir şeyden haberiniz yok. ne de güzel uyuyup uyanıyorsunuz. tebrik beklemiyorum ama teşekkürünüzü edecekseniz karşı kaldırımda durayım ben. uzaklaşamadığım her yerden aynı şeyi öğrendim. bu yüzden ben kırılmayı puttan iyi biliyorum. evet. ne saçma değil mi.
Anlatmasam daha iyi olur dediğim her şeyin içime dolup taşmasını seyrettim.
çok tuhaf ya. kursağımda kalıyor her defasında. ama her defasında, hiç ıskalamadan. sonra bir şeyler sızlıyor içimde. içimde daha önce ölmüş bir şeyler, tekrar ölüyor. bir şeyler beni susturuyor, içimi çığlığa boğarken.
Hani nasıl biliyor musun, dünya durmuş da ben dönmeye devam ediyormuşum gibi. Hani bilmediğim bir şehrin sokaklarında yürürkenki o tekinsiz kabullenemeyiş, ait olamama hissi. Bak, balkonda ne olacaksa olsun ben halledemedim sigarası içerken hissettim, evin içindeki bu evsizliği.
Beni üzen şey kırmanız değildi, size kırgın kalacak kadar herkes oluşunuzdu.