Ruhu ölmüş bir kızın içinden geçenleri anlattığı bir blog...
Xuebing Du
Claire Keane
Game of Thrones Daily

#extradirty

JBB: An Artblog!

izzy's playlists!

Love Begins

★
sheepfilms
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

if i look back, i am lost
art blog(derogatory)
Today's Document

oozey mess

PR's Tumblrdome
Mike Driver
AnasAbdin
NASA
Not today Justin

⁂
seen from United States
seen from Malaysia
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States
seen from Spain
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Germany
seen from United Kingdom
seen from Brazil
seen from United States
seen from Russia

seen from Panama

seen from United States
seen from Morocco
seen from United States
@golgelerdeyasayan
Ruhu ölmüş bir kızın içinden geçenleri anlattığı bir blog...
Umutsuzluğa düştüğüm anlarda hep umudun olduğunu hatırlatan şeylere denk geliyorum. Bu saatte kuş cıvıltısı duymak beklenmedikti. Daha önce denk gelmemiştim. Tam zihnimin bulanık olduğu anda ortaya çıktı bu kuş cıvıltıları.
"Kendini sevmeyen biri başkasını da sevemez."
-Ne saçma, ben kendimi sevmiyorum ama başkalarını seviyorum.
-Kendimi sevmiyorum, başkalarını sevmek için de cesaretim yok.
Kendini sevmeyen bir başkasını sevemez değil sevmeye cesaret edemez. İçten içe sevmek ister, bu duyguyu tatmak ister. Fakat kendini sevemezken başkasını nasıl sevebilir, nasıl sevgi görebilir, nasıl gördüğü sevginin gerçek olduğuna inanabilir, nasıl...
Tumblr'da 9. yılımı dolduruyorum 🥳
Bu kadar uzun zaman olduğunu fark etmemiştim
Çoğu şeyi anlamamazlıktan geliyorum. Salak ayağına yatıyorum. Tartışmak istemiyorum çünkü. Fakat neden her zaman üzerine yürünülen kişi ben oluyorum. Neden kimse bana karşı empati yapmıyor. Belki duygularımı yansıtmıyor olabilirim. Bu tüm bunlara katlanacağım anlamına gelmiyor. Yıllardır hep aynı şey. Hayattan soğuttular beni. Mutlu olacağım anlarda bile mutluluğumu yaşayamıyorum.
Benim sorunum ne? Neden mutlu hissedemiyorum, neden hep kendimi diğerlerinden soyutlanmış hissediyorum, neden her zaman fazlalık olduğumu düşünüyorum, neden her zaman hayalet gibi görülüyorum. NEDEN?
5 kişilik bir arkadaş grubuyuz. İyi anlaşıyoruz, samimiyiz ve hepsini seviyorum. Fakat bazen kendimi gruba ait hissetmiyorum. Anlık bir etkinlik planı oluşturup yapalım diyince genelde kimse gelmiyor 1 kişi kabul etse bile çoğunluk kabul etmediği için plan yatıyor. Bende bu durumun sürekli yaşanmasından ötürü onları ekmeye başladım. Fakat ekmemin sebebini hiçbir zaman söylemedim.
Ek olarak ben yemekhane yemeklerini yemeyi pek sevmiyorum. O yüzden öğle arası uzun olunca dışarıda yemeyi veya kantinde yemeyi önerdiğimde de reddedildim. Öyle zamanlarda hep yalnız yiyorum. Yalnız olmak benim için sorun değil. Fakat sürekli aynı şeylerde red yemek beni sıkıyor.
Konuşurken sürekli muhalefet olduğumu zorbalık yaptığımı söylüyorlar. Bunun şaka olduğunu biliyorlar ve onlarda zaten şakalı söylüyorlar. Fakat bu şekilde davranmamın tek sebebi başka şekilde konuştuğumda dinlenildiğimi hissetmemiş olmam.
Arkadaşım bugün derste söz hakkı almak istedi ve bir türlü sıra ona gelmedi. En sonunda konuştu fakat dersten sonra bana söz hakkı alamayınca bir anlık vazgeçip söylememeyi düşündüğünü ve bu durumun onun sinirini bozduğunu söyledi. Oysaki ben her zaman aynı şeyi yaşıyorum. Konuşmak istiyorum, konuşuyorum fakat dinlenilmiyorum. Peki bu durumda ben ne hissetmeliyim?
Kendi hikayesinde bile ana karakter olamayan bir zavallı...
nasılsın napıyorsun
İyi olmaya çalışıyorum teşekkür ederim sen nasılsın
Tekrar sessiz moda geçmem gerekiyor sanırım.
Ömrüm ne kadar sürecek bilmiyorum. Ama nedense uzun yaşayamayacak, genç ölecek gibi hissediyorum. Bu his uzun zamandır benimle birlikte.
İçinden çıkamayacağın bir girdap bu.
Olduğum yerde duruyor ve yanımdan geçenlerin sırtını izliyorum. Ta ki silüetleri kaybolana kadar.
Instagram da herkese açık bir hesabım var (küçük bir hesap ders kapsamında açtım). Birisi mesaj attı ve soru sordu. Bende düzgün bir şekilde cevapladım. Fakat mesajlarına anında cevap veremiyorum diye sinirlenip laf saydı. Sonra ona meşgul olduğumu ve hesabı ders için açtığımı belirttim. Bunu duyunca main hesabıma mesaj attı. 2-3 gün konuştuk. Hiç kötü bir şey söylemedim. Fakat aşırı sıcak da davranmadım. O ilişki istediği için yazmıştı fakat ben bir ilişki istemiyordum. Bu yüzden aklım çok karışıktı. Biraz da yoğun bir dönem geçiriyordum. Bu yüzden ona meşgul olduğumu ve isterse mesaj atmamasını söyledim. Vaktini boşa harcamasını istememiştim. Sonra bir şeyler söyledi ve biraz egolu davrandı. Bende birbirimize iyi gelmediğimizi ve konuşmayı bitirmemiz gerektiğini söyledim. Bu arada tek bu yüzden değil. Çok çabuk parlıyordu ve yanlış anlıyordu. Sürekli kendimi açıklama gereği hissediyordum. Bu da anksiyetemi tetikliyordu. Neyse işte sonra beni engelledi. Birkaç gün sonra yakın arkadaşıma yazmış. Arkadaşım da bana gösterdi. Bir şeyler konuşmuşlar ve arkadaşım beni desteklemiş. Fakat o şahıs benim meşgul olduğumu o yüzden konuşmanın bittiğini söylediğinde arkadaşım ona reels kaydırıyor o dediği için tekrar bana yazdı. (Arkadaşımlarımın hiçbirine burada yazdıklarımdan ya da gerçekte hissettiklerimden bahsetmedim çoğu şeyi gizliyorum). Bana karşı kırıcı konuşunca bende çabalamadım ve birbirimize laf sokarak konuştuk. Konuşmayı bitirdik yine. Ona kötü davranmadığım hemde yazdıklarına karşı kötü bir söz söylemediğim hâlde çok kırıcı konuştu. O mutlu bir şekilde devam ederken bende hâlâ düşünüp kaygılanıyorum.