Güzel bir şeyler oldu telaşıyla yazıyorum bunu.
Bak ne oldu arkadaşıma anlatır gibi anlatacağım şimdi. Aklıma gelen binlerce ihtimalden dolayı çığlık atasım geliyor, mecburiyetten yazıyorum bu yazıyı. Her zaman olduğu gibi. Hayat niye çok zor ya. Ben mi zorlaştırıyorum yoksa bilmiyorum. Genel olarak bi bilmiyorum.
Utanıyorum da yazmaya başlayamadım bak, sanki herkes beni izleyip benden gizli burayı takip ediyormuş gibi. Çünkü başıma gelen güzel günü kimselere anlatamadım, ki beni bilirsin, anlatarak yaşıyorum. Başıma gelen güzel günü kimselere anlatamadım çünkü aklımdan geçen tek şey ne kadar korkunç sonlanabileceğiydi bu bütün mutluluğun. İnsanlara hesap vermekten de bıktım. Birilerinin arkasından sövmekten de bıktım. İçten parçalanıp dışarıdan sağlam durmaya çalışmaktan da bıktım. Ağlamamak için yüksek sesle şarkı söylerken evde geceleri, başıma gelen trajikomik olaylar hakkında şaka yapmaktan da bıktım.
Ben olmak zorlaştı gerçekten taşıyamıyorum artık geldiğim hali, olduğum insanı.
Neyse anlatıyorum.
Beş gün önce birisiyle tanıştım. Gerçekten iyi birisiyle. İyi birisiyle tanışmayı geç, kimseyle tanışıp tanışmadığımın ve insanoğlunun umrumda olmadığı bir dönemde. Eskiden bu kadar iyi birisinin iyiliklerini şahsi algılar, hemen hayaller kurardım. Ama bu sefer bunun bana özel olmadığını anladım. Yine de çok iyi anlaştık. Yine de ben dört senelik arkadaşlarımla konuşamıyorum bazen, onunla konuştum. Güldüm falan iyi yani anlıyosun uzatmayayım klasik şeyler. Ortak zevkler, iyi bir espri anlayışı -ki zeka yani-, güzel bir insan. Güzel insanlar var böyle şaşırtıcı bi durum değil. Olmasın. Gördüğün gibi bunu göklere çıkarıp acı çekmemek için kendimi oldukça fazla dizginlemem gerekiyor, ama methiyeler düzmenin sırası değil. Ben de kendime sevgimi idareli kullanacağıma dair söz verdim. Sevsen sevilir ama öyle diyeyim işte. Sevsen çok sevilir. Ya neyse tamam.
Sonra dedik ki, yani çok mükemmel bir günden sonra. Bişey yapmayalım bu konuda. Bu konu dediğim sevgililik, significant other, soulmate. Bişey yapmayalım çok erken daha tanışmıyoruz sayılır. Doğru mu bilmiyorum bu hareket ama o da ben de acele işlerden hayır görmemişiz kısa ömrümüz boyunca öbür türlüsünü denemeye karar vermişiz birbirimizden habersiz ama işte bilmiyorum. Olması gerekeni mi engelliyoruz doğru bir şey mi yapıyoruz bir fikrim yok bu konuda. Bir beklenti içine girmedim. Olmazsa arada aklımdan geçen bir anı olarak kalır. Belki mutlu oluruz. Belki biz de mutsuz oluruz Behzat.
Bu yazıyı kafamı toparlayıp ne yapacağıma nasıl davranacağıma bu süreçte karar vermek için yazıyordum lakin ki şu noktada bi halta yaramayacağı anlaşılmış oldu.
Dürüst olayım o kadar güzel bir insan ki uzun yürüyüşlerde hemen kafandan geçip giden güzel bir günün başrolü olması saçmasapan anlamsız bir aylık ilişkinin çirkinlikle hatırlanan başrolü olmasından çok daha iyi. Zaten sürekli söylüyorum iki tarafın da mutlu ve kendinden emin bir şekilde parçası olduğu bir ilişki söz konusu değilse yalnızlık çok daha iyi.
Ama beni mutlu ederdi ya. Beni mutlu ederdi. Ben de O’nu. Beraber etraftan izole bir evren kurardık, sadece bize ait. Kimsenin girmediği. Giremediği. Bu kötü ve çirkin şeylerle dolu evrene uğramamıza bile gerek olmadan yaşayıp gidebilirdik. Öyle bi insandı.
Bir dakika sanırım toparlıyorum aklımı. Ne olacağı o kadar da önemli değil. Güzeldi. Dayanamayıp araya sıkıştırdığım paragraflardaki kadar güzel, daha da güzel. Mutlu da olurduk, ama ben de o da şüphesizce istemeliyiz bunu. Olur mu bilmiyorum. Umut yok ihtimaller denizi var sadece. Belirsizlikten hoşlanmasam da, olacaksa tam olsun, ne bileyim. Olmayacaksa da tam olmasın ghjklklşhj.
Zahmet edip bu yazıyı okuyan varsa dünyanın en şahsi yazısı için özür diliyorum, büyük ihtimalle bir şey anlaşılmadı. Kesinlikle anlaşılmadı. Ve zahmet edip bu yazıyı okuyan varsa lütfen benim için her şey güzel olur umarım duası edebilir mi, hangi tanrıya inanıyorsa artık.
Teşekkür ederim. Güzel günlerin yaşanabileceğini bilmek bile güzel ve yeterli benim için şu aşamada.

















