d e v o n

roma★
Jules of Nature
NASA
One Nice Bug Per Day

PR's Tumblrdome
Lint Roller? I Barely Know Her
Game of Thrones Daily
tumblr dot com
Noah Kahan
Not today Justin

ellievsbear
DEAR READER
macklin celebrini has autism
Keni

tannertan36
Sade Olutola

No title available
No title available

Janaina Medeiros
seen from United States

seen from United States
seen from France

seen from Malaysia
seen from France
seen from United States
seen from Hungary

seen from France
seen from France
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Brunei

seen from China

seen from Singapore

seen from Brunei

seen from United Kingdom
seen from Spain

seen from Iraq
seen from United States
@hayalperest1610
Kırmızının ateşi güzel bir pozisyonda hayat bulmuş
Arkadaşımın Eşine Evlilik Yıl Dönümü
Pelin çok sevdiğim ve samimi olduğum eski bir arkadaşım, yaşça benden büyük olmasına karşın çok iyi anlaşıyoruz. Ersin ile olan hayat tarzımızı bilmesine karşın ağzı çok sıkıdır ve güvendiğim yegane kişidir. Pelin benim farklı tenlerde yaşadığım zevkleri bilse de bunu asla eşi ile paylaşmamıştır.Onlarla ailece görüşüyoruz ve daha önce yaz tatiline de birlikte gitmişliğimiz vardır. Pelin 35 yaşında sarışın, oldukça hoş, alımlı, güzel ve çekici bir kadındır. Uluslararası bir firmanın İnsan Kaynakları Müdürlüğü görevinde çalışıyor, eşi Alp’in ise 38 yaşında kendisine ait hukuk bürosu var ve avukatlık yapıyor, Ersin’le haftada bir halı saha maçı yapıyorlar. 10 yıllık evliler ancak onlar da bizim gibi hayatı yaşamayı sevdikleri için çocuk yapmayanlardan. Pelin ve Alp sıklıkla bize gelir, biz onlara gideriz güzel ve samimi bir ilişkimiz vardır. Kendilerine ait bir villa’da oturuyorlar. Bahçelerinde bir çok kez mangal partileri yapmışlığımız vardır.
Size anlatacağım olayın gerçekleştiği tarihin 1 hafta öncesinde, 24 Şubat 2014 – Pazartesi günü Pelin beni arayarak konuşmak istediği şeyler olduğunu ve bir akşam iş çıkışında birlikte yemek yemek istediğini söyledi. Pelin ve eşi Alp’le en son 2 hafta önce hafta sonu kahvaltısında görüşmüştük. O zamandan beri bir araya gelmiyorduk. Tarihi kararlaştırdık ve hafta içi 26 Şubat 2014 – Çarşamba akşamı iş çıkışı buluştuk, keyifli bir sohbet eşliğinde yemek yiyorduk, Pelin’e merakla benimle konuşmak istediği şeylerin ne olduğunu sordum. Pelin’de bana haftaya evlilik yıl dönümleri olduğunu ve 10. yıllarında eşine çok özel bir hediye vermeyi düşündüğünü söyledi. Ben de gülerek hediye seçimi için yardımcı olmamı istediğini söylemen için yemeğe çıkmamıza gerek yoktu dedim. Pelin, ben hediyemi seçtim zaten, önemli olan hediyemin de hediye olmayı kabul etmesi dedi. Hiç bir şey anlamamıştım, bilmece gibi konuşuyorsun daha net anlatır mısın dedim. Pelin’de, şuan kocama 10.yıl dönümümüzde sunacağım harika hediyeye bakıyorum dedi. Ben durumu halen anlamamıştım, madem hediyeye karar verdin o halde başka bir konu mu konuşacağız? Ayrıca peki ben neden bu hediyeyi göremiyorum dedim. Pelin’de çantasından bir ayna çıkarttı ve bana tuttu, işte bak şimdi sende hediyemi görüyorsun dedi. Bir an duraksadım ve ne diyeceğimi bilemeyerek sustum ve sonra güldüm. Pelin’de, kocama 10. yıl dönümünde seni hediye etmek istiyorum, tabi eğer kabul edersen dedi. Bende şaşkınlıkla, gerçekten ne diyeceğimi bilemiyorum, böylesi bir teklif daha önce almamıştım, çok şaşırdım, ayrıca böylesine özel bir gün için hediye olarak seçilmiş olmakta doğrusu ilginç dedim. Pelin’de hayatta güvenebileceğim eşimden sonraki belki de tek kişi sensin, bu nedenle sana güvenerek bunun kararına vardım, Alp senden hoşlanıyor, bunu bana daha önce defalarca dile getirdi, senin Ersin’le olan ilişkin gibi olmasa da bizim de bu konularda rahat bir ilişkimiz var, ancak bugüne kadar Alp benim haricimde biriyle birlikte olmadı, zaten bunu teklif dahi etmedi, bulunduğumu ortamda güzel bir kadın gördüğü zaman bunu bana söylemekten çekinmez, bende bundan rahatsız olmam, ancak sana karşı olan hisleri farklı, yani beğenmenin ötesinde dedi. Ben de çevremdeki bir çok erkeğin benden hoşlandığı olmuştur, ancak Alp’in benden hoşlanması ve beğenmesi, hem de senin gibi güzel bir karısı varken doğrusu şaşırttı, şok üstüne şok yaşatıyorsun bana dedim. Pelin’de, Ersin’de sana sahip ancak farklı tenlerde değişik zevkler yaşamayı seviyor, hem sen benden çok daha seksi bir kadınsın o nedenle durumu sadece eş ilişkisi olarak değerlendirme, erkekler her zaman ufak kaçamakları severler, Alp bugüne kadar bunu bedenen yapmadı, ama biliyorum ki zihnen yapıyor dedi. Ben de haklı olduğunu ancak bundan nasıl emin olduğunu sordum. Pelin’de bana Alp’le her şeyi rahatlıkla konuştuklarını ve özellikle bize her gelişleri sonrasında eve döndüklerinde Alp’in beni o gün ne kadar seksi bulduğunu ve yürüyüşüm sırasındaki kalça hareketlerimin dahi onu tahrik ettiğini anlattığını söyledi ve devam etti. Bizimle birlikte geçirdikleri zamanlar sonrasında eve döndüklerinde mutlaka Alp’in Pelin’le sevişmek istediğini ve her seferinde öncekilerden çok farklı olduğunu ve en son yaşadıkları sevişme sonrasında Alp’in itirafta bulunarak seviştikleri sırada beni düşlediğini söylediğini anlattı. Ben’de Pelin’e peki bu durum seni rahatsız etti mi? diye sordum. Pelin’de gülerek rahatsız etmiş olsa seni ona hediye etmek ister miydim sence? Şimdi sen söyle bakalım hediyem olmayı kabul ediyor musun? dedi. Ben de bu kararından son derece mutlu olduğumu, güvendiğimiz, tanıdığımı ve sevdiğimiz dostlarımız olması nedeniyle bu teklifini memnuniyetle kabul edeceğimi ancak Ersin’le de bunu konuşarak kesin kararımı bildireceğimi söyledim. Pelin’de o halde karar verdik diye düşünüyorum, sen Ersin’le konuştuktan sonra o güne ait detayları planlarız dedi. Yemeğimizi yedikten ve biraz daha sohbet ettikten sonra ayrıldık.
Eve gittiğimde Ersin’e yemekte Pelin’le konuştuklarımızı anlattım, Ersin’de senin fikrin nedir, sen istiyor musun hediye olmayı dedi. Ben’de çok iyi tanıdığımız, güvendiğimiz ve görüştüğümüz bir çift, Pelin zaten benim eski arkadaşım onlardan zarar geleceğini düşünmüyorum dedim. Ersin’de bana Alp’e ben de sonuna kadar kefilim, çok düzgün birisi, ancak önemli olan senin istemen, sen böyle özel bir hediye olmak istiyor musun? diye sorusunu yineledi. Ben’de bu farklı deneyimi yaşamak istiyorum dedim. Ersin’de o halde Pelin’e söyle hediyesi için güzel bir kurdele seçsin dedi. Ersin’de onaylamıştı ve ben Ersin’le konuştuktan sonra daha da heyecanlanmıştım, farklı bir deneyim olacaktı ve bunu yaşamak için sabırsızlanıyordum.
Pelin’i aradım hemen o akşam, kocanın hediyesi hazır, detayları bekliyorum tatlım dedim. Pelin’de bana kabul edeceğinizi biliyordum, Alp hediyesine çok sevinecek, detayları sana yarın aktarıcam canım dedi ve telefonu kapattık. Bana aktaracağı detayların ne olduğunu merak ediyordum. 27 Şubat 2014 – Perşembe günü Pelin beni aradı ve müsaitsen ofisine gelip detayları konuşmak istiyorum dedi, ben de ofisimde beklediğimi söyledim. Pelin ofisime geldi, onun hediyesi olmayı kabul ettiğim için bana teşekkür etti. Ben’de çok heyecan verici bir deneyim olacağını ve hem detayları merak ettiğimi, hem de o gün için sabırsızlandığımı söyledim. Pelin evlilik yıl dönümlerinin 07 Mart 2014 Cuma günü olduğunu, Cuma günü akşam yemeğinde en geç saat 20.30 onlarda olmamı istedi. Gün ve saat benim için uygundu. Onlara giderken üstüme kırmızı tek parça, üst kısmı büstiyer, askısız, eteği süper mini bir elbise giymemi, elbisenin dar olmasını ve vücudumu sarmasını, vücut hatlarımın, özellikle de kalçalarımın belli olmasını, iç çamaşırı giymememi istedi. Ayağıma uzun siyah, diz üstü deri çizme ve siyah file jartiyer çorap giymemi, saçlarımın açık ve dalgalı kalmasını, makyajımın kırmızı tonlarında ancak abartılı olmayacak şekilde olmasını ve ayak bileğime kadar uzun siyah deri pardesü giymemi, pardesünün kuşak kısmına ise kırmızı kurdele bağlamamı istedi. Ben’de gülerek hediyeni paketleyerek vereceksin yani dedim. Pelin’de çocuklar hediyeleri açmayı ve süprizleri severler, erkekler hiç büyümeyen çocuklar olduğuna göre onu heyecanlandıracak süpriz hediyeyi paketleyerek sunmak güzel olur dedi. Ben’de istediklerini severek yapacağımı söyledim. Pelin ayrıca yanımda beyaz büstiyer-jartiyer takımım olmasını ve beyaz askılı göbeğimi açıkta bırakacak body ile siyah deri, dar, diz altına uzanan eteğimi, kırmızı topuklu ayakkabılarımı, kırmızı kısa deri montumu da götürmemi istedi. Ben de hepsi tamam ama deri etek ve beyaz body neden? diye sordum.
Pelin bunların giyim konusundaki istekleri olduğunu, geceye ve hediye sürecine dair isteklerini anlatacağını söyledi. Ben’de merakla onu dinliyordum. Onlara gittiğimde deri pardesümü çıkartmadan içeriye girmemi, kendisinin Alp’e yapacağı konuşma sonrasında Alp’in belimdeki kırmızı kurdeleyi açıp hediyesini almasını istediğini söyledi. Ben’de bu heyecan verici olacak dedim. Pelin ama isteklerim bitmedi dedi, ben de dinliyorum dedim ve Pelin devam etti. Hediye olarak seni ona verdiğim andan itibaren 24 saat süresince sen onun hediyesi olacaksın, seninle istediğini yaşama özgürlüğünü ona sunucam, senin de buna itirazın yok değil mi? dedi. Ben’de hediye olmayı kabul ettiğime göre tüm kuralları kabul etmiş durumdayım, elbette itirazım yok dedim, içimdeki heyecan Pelin anlattıkça artıyordu. Cevabım Pelin’in hoşuna gitmişti, güzel buna sevindim, Alp seninle 24 saat boyunca istediğini yaşarken ben size asla katılmayacağım, gece yanınızda olup sizi izleyebilirim bu durum seni rahatsız etmeyecektir biliyorum, zaten sürekli sizi izlemeyeceğim, hediyesi ile baş başa zaman geçirmesi için size sabah kahvaltınızı hazırladıktan sonra evden ayrılıcam. Alp seni beyaz büstiyer-jartiyer takımın içinde görmekten zevk alacaktır. Kahvaltıda onları giymeni istiyorum. Akşam süre dolumuna yakın yeniden eve dönücem. Eve döndüğüm zaman eğer Alp ve sen benim de katılımımla devam etmek isterseniz size eşlik edicem. Ancak eğer Alp o an sadece benimle birlikte olmayı seçerse senin hediyelik süren dolmuş olacak, bunu da kabul ediyor musun? dedi. Ben’de Pelin’e, canım beni tanıyorsun, farklı zevkleri yaşamaya her zaman açığımdır, eminim ki Alp ikimizi aynı anda isteyecektir, bu zevke seninde katılımınla Alp’in hediyeliğinden zevk aldığı kadın ikilisine dönüşmek güzel olacak dedim. Pelin’de bende bundan eminim, Alp asla sana git demeyecektir, ona birlikte ikinci kez hediye vereceğiz, ayrıca senden istediğim deri etek ve body ile ilgili sorunu yanıtlamam gerekirse onları senden özellikle istedim, çünkü Cuma akşamı evde yapacağımız yıl dönümü kutlamasında ona hediyemi sunucam yani seni, ancak Alp’i tanıyorsam Cumartesi akşamı dışarıda bir yerde eğlenmek isteyecektir, o nedenle onları da eğlenceye giderken giymeni istiyorum, eğlence sırasında seni yeniden arzulayacak ve eve birlikte dönmemizi isteyecek eminim ki dedi. Bende sen planın tüm detaylarını düşünmüşsün bu durumda artık bunu yaşamak ve yaşatmak kalıyor dedim. Pelin son bir şey daha var, Cuma gecesinden itibaren, bizden ayrılacağın zamana kadar cep telefonun kapalı olacak, dikkatini dağıtacak herşeyin hayatından çıkmasını istiyorum dedi. Ben’de kabul dedim. Pelin’de tüm detaylarda anlaşmış olmamıza sevindim dedi. Ofisten birlikte çıktık, Pelin evine doğru gitmek için arabasına bindi, ben de kendi arabama bindim ancak içimdeki heyecana engel olamıyordum. Çok farklı bir histi bu, en yakın arkadaşımın kocasına hediye olacaktım ve bunun biran önce olması için sabırsızlanıyordum.
28 Şubat 2014 Cuma gecesi Pelin aradı, Alp’le konuşurken neredeyse 3 haftadır bir araya gelmediğimizi ve bizi özlediklerini Cumartesi günü öğleden sonra bize gelmek istediklerini söyledi. Bunun Pelin’in muzurca bir oyunu olduğunu farketmiştim, haftaya gerçekleşecek evlilik yıl dönümleri öncesinde, alacağı hediyesinden habersiz olan Alp’in beni görüp arzulamasını istiyordu belli ki, ben de bize gelmelerinden mutlu olacağımızı söyledim. Ersin’e Pelin ve Alp yarın bize gelecekler dedim, Ersin’de o halde haftaya yaşayacağı şok süpriz öncesinde Alp’i bizde biraz terletelim, yarın çok seksi olmanı istiyorum bebeğim dedi. Benimde aklımdan aynı şey geçiyor dedim Ersin’e.
01 Mart 2014 Cumartesi sabahı uyanınca önce güzel bir duş aldım, vücudumu duş jelimle yıkarken bedenimde dolaşan ellerimi Alp’in elleri gibi düşlemek beni zevklendirdi, duş sonrası Ersin’de uyanmıştı, beni öptü ve kokladı, şimdiden kokunla baştan çıkarıyorsun Alp geldiğinde deliye dönecek dedi. Birlikte kahvaltımızı yaptıktan sonra kuaföre gidip saçıma dalgalı fön çektirdim. Saat artık öğlen 1.30 olmuştu, Pelin öğleden sonra geleceklerini söylemişti, gelecekleri saat yaklaşmış olmalıydı, yatak odama çıkıp hazırlandım. Ersin televizyon odasındaydı, Ersin’in üstünde mavi keten bir gömlek ve kot vardı. Sıradan gibi dursa da kıyafeti spor ancak özenli giyinmişti, ben de aynı özende hazırlandım. Üstüme beyaz saten gömlek giydim, düğmeleri göğüs çatalıma kadar açıktı, altımda süper mini dar leopar desenli eteğim vardı ve ayağıma vizon rengi jartiyer çoraplarımı giydim, içimde beyaz dantel sütyenim ve tangam vardı. Ayakkabı olarak da kahverengi uzun topuklu güderi ayakkabılarımı seçtim. Kıyafetimi inci küpelerim ve inci kolyem ile tamamladım.
Evin önüne park eden arabanın sesini duyunca yatak odamın camından baktım, gelenler Alp ve Pelin’di. Alt kata indim onları karşılamak için, kapıyı açtığımda Pelin’le Alp karşımdaydı. Pelin’in elinde bir kutu çikolata vardı, Alp’te bir buket kırmızı gül getirmişti. Pelin’in elinden çikolatayı aldım, sarıldık ve öpüştük, ardından da Alp’e sarılıp öperken vücudumu ona bastırdım, göğüslerimi ve sıcaklığımı hissetmesini sağladım ve hoş geldin dedim. Alp bir an yutkundu ve hoş bulduk Arzu dedi ve bu çiçekler sana dedi. Ben’de çok teşekkür ederim diyerek elinden çiçekleri aldım. Pelin içeri girmişti ve Ersin yok mu diye sordu, ben de televizyon odasında dedim, gidip ona da merhaba diyeyim o halde dedi. Biz Alp’le holdeydik. Salona geçelim biz de o halde dedim ve birlikte salona geçtik. Elimdeki çiçekleri ve çikolatayı ortadaki sehpaya bıraktım ve Alp’in karşısına oturup bacak bacak üstüne attım. Eteğim kalçama kadar açılmıştı. Alp’le sohbet ediyorduk, genel gündelik konular ve işlerimiz üzerine konuşuyorduk. Alp’in gözleri bedenimde dolaşıyordu bunun farkındaydım. Biz sohbet ederken Pelin ve Ersin salona geldi, Alp Ersin’i görünce ayağa kalkıp sarıldı ve selamlaştılar. Ersin çiçek ve çikolatayı görünce Alp’e, hayırdır kız istemeye mi? geldiniz dedi ve güldü. Alp’te gülerek, elimiz boş gelmeyelim dedik, ben çikolata alalım dedim, Pelin’de çikolata Ersin’e olur, Arzu’ya da çiçek alalım o halde deyince ortaya böyle bir durum çıktı işte dedi. Pelin karşımda oturuyordu o sırada ve bana bakıp göz kırptı, bu muzurca fikrin planlanmış bir durum olduğunu anlamıştım. Ben de Ersin ve Alp’in konuşmasına katılarak bence çok güzel olmuş, çok nazik bir davranış ve çiçeklerde harika teşekkürler Alp, ayrıca ne zaman ne olacağı belli olmaz, çiçek ve çikolata şimdi gelir kız isteme teklifi daha sonra, belli mi olur dedim ve Pelin’e bakıp göz kırparak güldüm. Ersin ve Pelin ne demek istediğimi anlamıştı, Ersin’de muzurca tabi hayatım ne zaman ne olacağı belli olmaz, bakarsın Pelin seni Alp’e ister dedi ve güldü. Alp kızarmıştı. Sonra Ersin Alp’in sırtına vurup hadi geç otur ayakta kalmayalım dedi. Ersin yanıma oturdu, Alp’te Pelin’in yanında oturuyordu ve tam karşımdaydı. Sohbet ettik bir süre, sonra ben Pelin’e hadi bana yardımcı ol da çayı ve yemekleri getirelim dedim. Ayağa kalkarken bacaklarımı açınca Alp’in eteğimden tangamı gördüğüne emindim. Pelin’le birlikte mutfağa indik. Pelin çayları koyarken, muhteşem olmuşsun Alp şuan eminim ki çıldırıyordur, ayrıca kalkarken eteğinden tanganı ben gördüysem o bu fırsatı affetmemiştir dedi. Ben’de çiçek ve çikolata fikri de gerçekten çok muzurca, sen de az değilsin dedim. Çayları ve börek-kek ve çörekleri alıp salona çıktık.
Gün boyunca Alp’in gözleri hep üstümdeydi, bende her fırsatta ona frikikler veriyordum. Saat 19.30 civarına gelmişti, Ersin akşam yemeğinde bizdesiniz dedi Alp’e. Alp’te Pelin’e baktı ve Pelin’de dost meclisindeyiz, bu güzel ve keyifli ortamdan benimde ayrılasım yok doğrusu dedi. Alp’te madem ki fikirlerimiz ortak ucunu açık bırakıyoruz günün dedi. Ersin’de ha şöyle ya, gelip kaçmak olur mu hiç dedi. Ben’de günün ve gecenin ucunu açık bırakalım, tadını çıkaralım dedim. Ersin’de o halde ben mangalı yakıyorum dedi. Ben’de hayatım ama etler buzlukta, hemen çözülmez, taze et alırız biz Alp’le kasaptan, sen mangalı hazırlarken Pelin’de salatayı hazırlasın dedim. Üstüme taba rengi kısa deri ceketimi alıp Alp’le birlikte evden çıkıp arabama bindik, koltuğuma oturunca eteğim daha da açıldı. Alp’in belli etmemeye çalışsa da bacaklarımı baktığının farkındaydım. Yolda ilerlerken Alp’e akşam yemek sonrası bizde kalsanıza, yarın nasıl olsa pazar hep birlikte kahvaltı yaparız dedim. Alp’te gecenin ucunu açık bırakmaya zaten karar verdik, bence olur dedi. Kasap’ın önüne arabayı park ettik ve indik. Et seçimini Alp’e bıraktım. Kasap’tan çıktıktan sonra marketten de içki alalım dedim ve markete gittik birlikte. İçki reyonunda dolaşıp içki seçerken elime litrelik rakı şişesini alıp, gece uzun nede olsa değil mi? dedim. Alp’te sızıp kalma sonra dedi. Ben’de keyifini çıkartırız ama sızma en fazla çakır olurum dedim. Alp’te o halde seçim bence tamamdır dedi. İçkiyi de alıp marketten çıktık. Arabama bindik eve dönüyorduk. Yolda Alp’e, birlikte çok zamanlar geçirdik, tatile gittik, samimiyet derecemizin etkisiyle sana sormak istiyorum beni güzel buluyor musun? dedim. Alp bana, bunu Pelin’e de çok sık söylerim gerçekten güzel ve alımlısın. Ersin bence çok şanslı, seni gören hemen her erkek onun yerinde olmak ister dedi. Bende peki sen de o erkekler içerisinde misin? diye sordum. Alp’te benim çok sevdiğim ve güzel bir karım var, sen de biliyorsun ki çok mutluyuz, seni de elbette güzel buluyorum dedi. Ben’de ama sorumun cevabı bu değil, ben sana Ersin’in yerinde olmak isteyen erkekler içerisinde sen de var mısın? dedim. Alp’te bana, beni doğrusu çok sıkıştırdın, senin gibi arzulu bir kadının eşi olmayı istemeyen aptaldır dedi. Ben’de yani sorumun cevabı olarak Evet mi diyorsun dedim. Alp’te gülerek ben cevabımı verdim, sen Evet olarak algıladıysan öyledir dedi.
Eve gelmiştik, arabamdan indim. Alp’te inmişti. Bagajı açtım ve eğilip bagajdan alışveriş poşetlerimizi alıyordum. Alp arkadamdaydı, başımı çevirip, orada durup kalçalarımı seyretmek yerine bana yardımcı olmaya nedersin dedim. Alp’te gülerek tamam ver bakalım şu poşetleri dedi ve bagajdan poşetleri alıp eve girdik. Ersin bahçede mangalı yakmıştı, Pelin’de mutfaktaydı, masayı ve salatayı hazırlamıştı. Biz geldik diye seslendim. Ersin’de nerede kaldınız, mangal hazır hadi etleri getirin dedi. Pelin’de Alp’e seni Arzu ile göndermekle hata mı ettim yoksa, alışverişten gelemediniz bir türlü dedi muzurca gülerek, Alp’te doğrusu benim için keyifli bir alışveriş geçti, çok zaman kaybetmediğimizi düşünüyorum dedi. Ben’de elimdeki cips paketinden cips atıp ağzıma nokta atışlarla ihtiyaçlarımızı aldık, yolda da biraz sohbet ettik hepsi bu dedim. Daha sonra yemeklerimizi yedik, mangalda kızaran etlerin tadına karışan rakıyla gece saatler su gibi akıyordu. Şişenin dibine indikçe alkolün etkisiyle sohbet daha rahat bir ortamda geçmeye başlamıştı. Saat gece yarısını geçmişti, Ersin Alp’e, bu saatten sonra eve dönmekle uğraşmayın bence, burada kalın, yarın sabahta güzel bir kahvaltı yaparız birlikte dedi. Alp Pelin’e baktı, Pelin’de bence olur, sen karar ver dedi. Alp’te kalıyoruz dedi. Ben’de kadehimi kaldırıp, işte buna içilir o zaman dedim. Saat 02’yi gösteriyordu. Ben ve Pelin rakının etkisi ile hafif çakır keyif olmuştuk. Ersin enerjimizi biraz da yarına mı saklasak artık yatalım mı dedi. Herkes bu fikre sıcak bakmıştı. Alp ve Pelin’e bizim de yatak odamızın olduğu kattaki misafir yatak odasını verdik. Odaları bizim yatak odamızla karşılıklıydı. Bizde yatak odamıza çekilmiştik, üstümü değiştirip uçuk mavi askılı saten süper mini geceliğimi giydim, içimde iç çamaşırım yoktu. Ersin yataktaydı, lavaboya gidip dişimi fırçalamak için odamdan çıktığım anda Alp’le karşılaştık. O da lavabodan çıkmış odasına gidiyordu. Beni süzdü, ben de güzel bir gece oldu dedim. Alp’te evet ev sahipliğinize diyecek yok zaten dedi. Ben’de tatlı rüyalar size dedim ve lavaboya girdim.
Dişlerimi fırçaladıktan sonra yatak odama döndüm. Ersin yatakta beni bekliyordu. Yanına girip teninde elimi dolaştırdım ve elimi boxerının üstüne atıp, seni istiyorum dedim. Ersin’de dudaklarımı yapışıp beni öptü. Dudaklarımız ayırıldığında sen istersin de hayır denir mi hiç dedi. Sabaha karşı 04.30’a kadar seviştik, inlemelerimin ve çığlıklarımın Pelin ve Alp’in yatak odasından duyulduğuna emindim. Sabah saat 10’da uyandım. Ersin halen uyuyordu. Banyoya girdim, önce güzel bir jakuzi keyfi ardından da yıkandım ve havluma sarınıp banyodan çıktım. Saat 11 olmuştu, Alp’te uyanmıştı. Koridorda karşılaştık. Islak vücuduma sarılı olan havlumla karşısındaydım. Alp bana bakıp gülümsedi ve günaydın dedi. Ben’de günaydın, güne güzel bir duş ile başlamak gibisi yok dedim. Alp’te geceyi güzel bitirdiysen güne de güzel başlarsın, senin geceyi güzel bitirdiğini düşünüyorum dedi. Ben odama doğru yürüyordum ve yan yanaydık bunları konuşurken, ben de oldukça güzel hemde dedim ve göz kırpıp yatak odamın kapısını açtım. Ersin yüz üstü yatıyordu yatakta, Alp çıplak olduğunu görmüştü, odada yerde geceliğim duruyordu onu da farketmişti ve ben Alp’e bakıp kahvaltıda görüşürüz diyerek odamın kapısını kapattım. Ersin’de uyanmıştı, günaydınlaştık, kalkıp kısa bir duş aldı ve üstünü giydi. Ben de üstüme pembe bir body ve gri dar eşortman giymiştim. Birlikte salona indik, Pelin ve Alp salondaydı. Günaydın dedik ikisine de, sonra biz Pelin’le mutfağa inip kahvaltıyı hazırladık. Alp ve Ersin salonda oturuyordu. Pelin bana mutfakta, akşam o sesler neydi öyle, Alp senin sesini duydukça deliye döndü resmen, sikini kalçama dayayarak beni tahrik etmeye çalıştı ama ben karşılık vermedikçe resmen çıldırdı. Ben sızmışım alkolün etkisiyle, bir ara uyandığımda halen senin çığlıkların devam ediyordu. Alp’e baktım yanımda yoktu, odadaki tuvaletin ışığı yanıyordu, seni düşleyerek mastürbasyon yaptı dedi. Ben’de hem Ersin’le sevişmek istediğim için hem de Alp’in seslerimi duyacağını ve çıldıracağını tahmin ederek yaptım bunu, hem fena mı işte hediyesini haftaya parçalayarak açar dedim. Biz kahkaha atarak gülüşürken Ersin ve Alp mutfağa indiler. Neşeniz bol olsun dedi Ersin, neler hazırladınız bize bakalım diye sordu. Ben’de Ersin’i dudağından öpüp ona dokunup Alp’e bakarak, güzel geçen bir gecenin ardından enerji verecek bir kahvaltı dedim. Ersin’de Alp’e o halde hadi oturalım masaya dedi. Ersin ve Alp masaya oturdular, Pelin çayları koyarken ben’de yumurta ve sucuk servisi yapıyordum. Pelin çayları doldurup Ersin’in yanındaki sandalyeye oturdu. Ben yumurta servisini yapmış, sucukları servis yapıyordum. Alp’in tabağına sucuğu koyduktan sonra Ersin’in tabağına koyacakken yere düştü bir tanesi, ben de tavayı masaya bırakıp yere domalarak yerdeki sucuğu aldım. Kalçam Alp’e dönüktü. Ersin o sırada Alp’e insanın içinden kalçasına tokat atmak geliyor değil mi dedi. Ben’de yerden sucuğu alıp kalktım ve içinden geçeni istediğin zaman yapmazsan fırsatlar kaçabilir dedim ve tavayı mutfağa bırakıp Alp’in yanına oturarak kahvaltıma başladım. Kahvaltı boyunca sohbet ettik, hatta bir ara sohbet bizim akşam odamızdan yükselen seslere geldi. Ersin Alp’e gece rahat uyuyabildiniz mi? diye sordu. Alp’te ev sahipliğiniz gerçekten harika, yatak odamız ve yatağımız da çok rahattı dedi ve sonra bana dönüp bakarak bir süre duyduğum seslerde geceye heyecan katan ayrıntı oldu dedi. Ersin’de az önce Arzu’nun söylediği gibi içinden geleni istediğin zaman yapmazsan fırsatı kaçırırsın, o nedenle biz içimizden geleni istediğimiz zaman yaşamayı seviyoruz, sesler umarım rahatsızlık vermemiştir dedi. Alp’te hayır sizin zevkiniz bize asla rahatsızlık vermez dedi.
Kahvaltımızı yaptıktan sonra, keyif kahvelerimizi de içtik ve Alp’le Pelin bizden ayrıldılar. Onları yolcu ederken Alp’i öpüp, fırsatları kaçırma, en yakın zamanda yeniden görüşelim dedim göz kırparak. Pelin’de her şey için teşekkürler, en yakın zamanda görüşeceğiz dedi. Evden ayrıldıklarından sonra Ersin’le Alp hakkında konuştuk, Ersin bana, haftaya yaşayacağı şoku ve sonrasında seni nasıl parçalayacağını doğrusu merakla bekliyorum dedi. Ben’de Ersin’e, ben de o anları yaşamak için sabırsızlanıyorum dedim.
02 Mart 2014 Pazartesi sabahı yeni haftaya başlamıştım. Heyecanlı bekleyişle geçecek bir haftaydı bu. Ersin’le anlaşmış ve Cuma gecesi kendimi Alp’e saklamak için bu haftayı seks yapmadan geçirecektim. Öğlen yemeğine çıktığım sırada Pelin aradı. Hafta sonu hakkında konuştuk telefonda, bana Alp’in Cumartesi gecesi sevişme seslerimi duyması sonrasında çılgına döndüğünü, Pazar günü eve gittiklerinde onu eve girer girmez tutup parçalarcasına sevişirken bir ara sana bayılıyorum Arzum diye haykırdığını söyledi. Ben’de Pelin’e Cuma gecesini sabırsızlanarak beklediğimi anlattım. Hafta boyunca işlerime odaklanmaya çalışsam da aklım hep Cuma gecesindeydi, biran önce o geceyi yaşamak istiyordum. Günler bir birini kovalayarak geçerken artık Perşembe gecesi olmuştu ve büyük güne artık çok az kalmıştı. Pelin aradı o gece, senden yarın için istediklerimi unutmadın değil mi dedi. Ben’de yarın her şey harika olacak bana güven dedim. Pelin’de yarın gece için ufak bir isteğim daha olacak dedi, ben de isteğini zevkle yerine getirim sen söyle yeter ki dedim. Yarın gece kocama seni hediye edicem biliyorsun, bu nedenle yarın ve hafta sonu boyunca arkadaşlığımız geçerli olmayacak, sana başka biriymişsin gibi hitap etmem gerekiyor dedi. Ben’de doğru düşünüyorsun, hem bu durum daha hoş olur, istersen kocanın hafta sonu fahişesi olabilirim dedim. Pelin güldü ve fahişe mi? dedi. Ben’de evet erkekler bundan hoşlanır, Ersin bana sevişirken böyle hitap ediyor bazen, beni de ateşlendiriyor dedim. Pelin’de peki senin için sakıncası yoksa olur dedi. Bu konuda da anlaşmıştık ve artık yarın geceyi bekliyordum.
07 Mart 2014 – Cuma sabahı içimdeki heyecan ve gece yaşayacaklarımın bedenimi yakan ateşi ile uyandım. O gün işe gitmedim, kendimi tamamen dinlendirip Alp’e saklamak istiyordum. Yataktan saat 10.30’da kalktım, önce güzel bir kahvaltı yaptım, ardından 45 dakika jakuzi keyfi yaparak vücudumu dinlendirdim ve rahatladım. Duşumu aldım, gece için kıyafetlerimi hazırladım. Saat 14 olmuştu. Pelin’i aradım. Bugün büyük gün, gece için sabırsızlanıyorum dedim. Pelin’de ben de hediyemi vermek için sabırsızlanıyorum dedi. Gece 20.30’da sizdeyim dedim. Pelin’de bana eşimin fahişesini ona hediye etmek için bekleyeceğim dedi. Gece beni nelerin beklediğini hayal ederek evde dolaşıyordum. Saat ilerliyordu, 17.30 civarı kuaförüme gittim, saçlarımı dalgalı olarak yaptırdım, ardından makyajımı Pelin’in istediği şekilde kırmızı tonlarında ancak abartılı olmayacak şekilde yaptırarak eve döndüm. Saat artık 19’a gelmişti. İç çamaşırı giymeden, kırmızı, askısız, büstiyer süper mini elbisemi giydim. Ayağıma file jartiyer çoraplarımı ve uzun sivri topuklu, siyah deri diz kapağıma kadar uzun olan çizmelerimi giydim. Parfümümü sıktıktan sonra boy aynamda kendime baktım. Geceye hazırdım. Kendi kendime, bekle beni Alp, birlikte uçacağız dedim. Ardından Ersin’i aradım, evden çıkacağımı ve Pelin’le yaptığım anlaşma gereği telefonumun kapalı olacağını söyledim, Ersin’de bana yaşayacağım anın doyasıya tadını çıkartmamı söyledi. Telefonumu kapattım ve evde bıraktım. Dolabımdan siyah uzun deri pardesümü aldım ve üstüme giydim, fermuarını kapattım, deri kuşağını çıkarttım. Belime bağlayacağım kırmızı kurdeleyi de yanıma alıp evden çıktım. Arabama bindim ve Pelin’lere doğru yol aldım. Arabamı park ettim evlerinin önüne, kırmızı kurdeleyi belime bağladım, evlerinin önünde yeni bir bmw 116i duruyordu, daha önce onlara ait böyle bir araba görmemiştim, başka bir misafirleri daha mı var diye düşünerek tam saat 20.30’da kapılarını çaldım.
Kapıyı Alp açtı, beni karşısında görünce şaşırdı. Alp’in üstünde beyaz bir gömlek, siyah üstüne beyaz puantiyeli kravat, siyah kumaş pantolon vardı. Merhaba Alp, beni içeri davet etmiyecek misin? dedim. Alp şaşkın bir ifadeyle olur mu hiç öyle şey, buyur lütfen dedi. İçeri girdiğimde Pelin koltukta oturuyordu. Yemek masası hazırdı, şarap açmış ve içiyorlardı. Pelin’e merhaba dedim sadece, Pelin’de hoş geldin dedi tok bir ses tonuyla, Pelin’in üstünde krem rengi bluz ve siyah süper mini deri etek vardı. Ben salonun ortasında ayakta duruyordum. Alp geldi, Arzu neden oturmuyorsun dedi. Cevap vermeden Pelin’e bakıyordum. Pelin yerinden kalktı, yanıma geldi, saçlarımla oynadı, etrafımda dolaşıp beni süzdü ve sonra Alp’e, hayatım evlilik yıl dönümümüz kutlu olsun, bana aldığın yeni oyuncağımı verirken sormuştun ya bu hediye mi nasıl geçeceksin diye, sen karar ver geçip geçmediğime dedi ve kalçama vurarak evet bu fahişe 24 saat boyunca senin, onunla istediğini yaşama özgürlüğüne sahipsin dedi. Alp’te ayağa kalkıp yanımıza gelmişti. Anlam veremiyorum neler olduğuna dedi, Pelin’de, sana çok istediğin şeyi, Arzu’yu hediye ediyorum işte, zevkine bak dedi ve Alp’i dudağından öptü. Alp bana bakıyordu. Ben’de gülümsedim, Pelin hadi artık aç hediyeni dedi. Alp belimdeki kurdeleyi çözdü, gerçekten çılgınsınız siz dedi. Kurdele yere düşmüştü. Pelin Alp’e fermuarını da aç dedi. Alp boğazıma kadar çekili olan fermuarı açtı ve Pelin omuzlarımdan aşağıya doğru deri pardesümü indirdi. Alp bana uzun uzun baktıktan sonra, çok güzelsin dedi. Pelin’e dönüp baktım, Pelin’de görevini yap fahişe dedi.
Alp’e yaklaştım ve elimi bedeninde dolaştırıp günün kutlu olsun canım diyerek dudaklarına yapıştım, Alp hafifçe elini belime sarıp aşağıya doğru kaydırarak kalçamı okşayıp beni öptü. Dudaklarımız ayrıldığında elim Alp’in pantolonun üstünden sikini okşuyordu. Pelin yanımıza gelip, özgür ve sınırsız olun dedi. Ben’de Pelin’e emriniz olur dedim ve Alp’in gömleğinin düğmelerini açmaya başladım. Pelin koltuğuna oturup şarabını içiyordu. Alp dönüş Pelin’e baktı, Pelin’de kadehini kaldırıp şerefine aşkım, kollarındaki fahişenin tadını çıkarttığını ve onu inlettiğini görmek istiyorum dedi. Alp bunun üzerine, madem ki sen böyle diyorsun o halde ben hediyemle ilgileniyim biraz dedi. Ben Alp’i soyarken Alp’te ellerini bedenimde dolaştırıyor, beni öpüyordu. Elleri eteğimin altından kalçalarımı okşuyordu. Ben’de elimi Alp’in çıplak teninde dolaştırıyordum. Pantolonun kemerini açacağım sırada Alp elimi tuttu ve beni koltuğa oturttu, masaya doğru gitti ve şarap şişesini aldı, ben bacak bacak üstüne atmış oturuyordum. Yanıma gelip kendi kadehine şarap doldurup bana verdi, ben şarabı içerken Alp’te yanıma oturdu, omzumu öpüp bacaklarımı okşuyordu. Siki pantolonunu zorluyordu ve kalkıklığı belli oluyordu. Pelin çaprazımızda oturuyordu. Alp beni okşarken Pelin’e baktım. Pelin sırtını koltuğa dayamış mağrur bir duruşla şarabını içerek bizi izliyordu. Ben ona bakınca o da bana bakıp, tadını çıkart tatlım dedi. Alp boynumu öperken çok güzel kokuyorsun, beni baştan çıkartan parfümünü sıkmışsın, sana sahip olmak için çıldırıyordum, rüya gibisin dedi. Elleri bacak arama girmişti, bende bacaklarımı açmıştım, baldırımı ve amımın üstünü okşuyor, avuçluyordu. Ben’de elimi sikine atmış okşuyordum, kemerini çözmüş ve fermuarını açmıştım. Sikini avcuma alımış okşuyordum. Alp yeniden dudaklarıma yapıştı ve bu kez ateşli şekilde benimle öpüşmeye başladı, öpüşürken siki avcumda daha da büyüyordu. Eli amımdaydı ve parmaklıyordu, bacaklarımı açmış, sırtımı kanepeye dayamıştım, dudaklarımı ayrıldığında elbisemin üstünden taşan göğüslerimi öpmeye ve yalamaya başlamıştı. Göğüslerimi yalarken amımdaki parmaklarını derinlerime kadar sokuyordu, ben de artık inleyerek saçını okşayıp, seninim, sana aitim dedim. Pelin yerinden kalktı ve yanıma geldi, saçımı okşayıp aferim sana, şimdi kocamın sikini yala dedi. Alp bir an duraksadı, başını kaldırıp Pelin’e baktı, Pelin’de kocamın her zevki dorukta yaşamasını isterim dedi.
Alp kanepeye sırtını yasladı, peki o halde, hadi beni doruğa taşı dedi, ben de yerimden kalktım ve önünde domalıp sikini okşayarak ona baktım, bakışlarımda ki ihtiras onu delirtiyordu, gözlerine bakarak sikin başını ağzıma alıp emmeye başladım. Pelin kalçama tokat atıp, aferin sana fahişe, kocamı zevkten uçur bu gece dedi. Ben Alp’in sikini tuttmuş emmeye başlmıştım, Alp saçlarımı okşuyordu. Sikini ağzıma almış emiyordum, dilimi üstünde gezdirip yalıyordum, o sırada Pelin elbisemin eteğini belime sıyırdı ve kalçamı tokatladı, elini kalçalarımda dolaştırıp amımı okşamaya başladı, amım zaten kabarmış durumdaydı. Ben Alp’i yalarken Pelin parmaklarımı amıma sokmaya başladı, bu harika bir zevkti, Alp’in siki ağzımda daha da büyüyordu. Pelin amımın ıslaklığını parmaklarına alıp Alp’in yanına geçti ve dudaklarına am sularımı sürüp, dudağından öptü ve senin için hazır dedi. Başımı Alp’in sikinden kaldırdım ve hadi inlet beni dedim ve doğruldum. Pelin’de bana hayır sen doğrulmuyorsun, ellerini kanepeye koyup domal dedi. Alp ayaktaydı, ben kanepeye ellerimi koyup dizlerimi kırmadan domalmış durumdaydım. Pelin ve Alp arkamda duruyordu. Pelin kalçamda ellerini dolaştırıp, tırnaklarını geçirerek sıktı ve hediyeni beğendin mi aşkım diye sordu. Alp’te muhteşem, beğenilmez mi, düşlerimi gerçeğe çevirdin dedi, öpüşme seslerini duyuyordum. Sonra kalçamda Alp’in ellerini hissettim, sikini sürtmeye başladı, Pelin Alp’in sikini tutup amıma yerleştirdi ve hadi şimdi dedi. Alp kasıklarımdan tutup kendisine çekerek amıma girmeye başladı. Zevkle inliyordum, Alp sert ve seri hareketlerle amıma giriyordu. Kasıklarımdan tutup kendisine çekerek adeta en derinime giriyordu. Pelin kanepeye oturmuş, saçlarımı okşuyordu. Başımı kaldırıp ona bakarak zevkle inliyordum. Alp en derinlerime girdiği anda, Pelin’e bakarak ooooooohhhhhhhhh kocan harika, aaaahhhhhhh, diye inledim. Pelin’de harika olduğunu biliyorum, onu ancak sen doyurabilirsin fahişe diyerek yüzümü okşadı. Alp saçlarımı eline doladı ve çekerek amıma yüklendi, artık anırarak inliyordum. Alp ben geliyorum diye bağırmaya başladı, Pelin’de bana baktı, ben de elbette içime boşalacak, ona ait olduğumu hissetmek istiyorum dedim. Pelin’de madem ki fahişen öyle istiyor sen de zevkini dorukta yaşa aslanım dedi. Alp’te amıma spermlerini akıtmaya başladı, ben de zevkle ve titreyerek boşalıyordum. Titremelerimi fark eden Pelin Alp’in yanındaydı ve onu öperek fahişeni zevkten titrettin dedi.
Alp amımdan çıkmıştı. Pelin sırtıma vurup ayağa kalk dedi, ben de ayağa kalkmıştım, bacaklarımdan spermler ve zevk sularım akıyordu. Elbisemin eteği belime kadar sıyrılmış haldeydi, amım ortadaydı. Pelin bana Alp’in sikini temizle dedi. Ben’de Alp’in önünde diz çöküp sikini yalayarak temizlemeye başladım, ben Alp’in sikini temizlerken Alp’le Pelin öpüşüyorlardı, siki ağzımda yeniden büyüyordu. Alp Pelin’i okşamaya başlamıştı, eli bedeninde geziyor, göğüslerini sıkıyordu. Pelin kendini geriye çekip, bu gece kadının o diyerek beni gösterdi ve kolumdan tutup kaldırdı. Alp’te madem kadınım Arzu o halde onu soy benim için dedi. Pelin elbisemin fermuarını açtı ve elbisem ayaklarıma düştü. Alp’in karşısında file jartiyer çoraplarım ve çizmelerimle kalmıştım. Alp bana baktı ve çok güzel, afrodit gibi adeta, Ersin’in seni öylesine inletmesini şimdi çok daha iyi anlıyorum diyerek beni kendisine çekti ve dudaklarıma yapıştı. Bende Alp’in sikini tutup amıma yerleştirdim, ayakta öpüşerek beni sikiyordu, kasıkları kasıklarıma çarpıyordu, elimi boynuna dolamış ve onu kendime kitlemiştim. Alp’te elini kalçama atmış okşayarak ayakta sikiyordu beni. Bundan çok zevk alıyordum. Pelin koltuğa oturmuş bizi izliyordu, elinde şarap kadehiyle bacak bacak üstüne atmıştı. Alp ellerini kalçamdan baldırıma doğru indirip beni kucağına aldı ve duvara yasladı, beni kucağında zıplatarak amıma girmeye başladı. Bacaklarımı beline dolamış zevkten inliyordum. Alp’te çıldırmış gibiydi, amımın sıcağı onu delirtiyordu. Ben’de onu içimde hissetmekten çok zevk alıyordum. Kendimi 1 haftadır ona saklamıştım ve yanıyordum. Ben kucağında zevkle boşaldım, zevk sularım sikine akmaya başlamıştı. Alp henüz boşalmamıştı ve beni sikmeye devam ediyordu. İçimden çıkmadan beni kucağında taşıyıp öperek salondaki konsolun üstüne oturttu, bacaklarımı iki yana açıp amıma yüklenmeye devam etti, ben çığlık atıyordum, tırnaklarımı sırtına geçiriyordum. Alp’te bir süre sonra ikinci kez amıma boşaldı ve içimden çıktı.
Elimden tutup beni konsolun üstünden indirdi, birlikte kanepeye oturduk, ayağımda halen çizmelerim duruyordu. Kanepede bacak bacak üstüne attım oturunca, Alp’te yanımdaydı, bacaklarımı okşayarak Pelin’e, hayatımda aldığım en harika hediyeyi verdin bana sana nasıl teşekkür etsem az dedi. Pelin’de elindeki anahtarı sallayarak sen zaten yeni oyuncağımla bana teşekkür ettin dedi. Kapıda duran BMW’nin Alp’in Pelin’e hediyesi olduğunu anlamıştım o an.
Pelin bana dönüp, kocamın fahişesi, benim canım arkadaşım zevk alıyor musun dedi. Ben’de Alp’e dönerek, Pelin’e, kocanın fahişesi olmak bana inanılmaz zevk veriyor dedim ve Alp’i dudağından öptüm. Pelin’de ikinizin de zevk alıyor olmasına sevindim dedi. Alp ayağa kalkıp şarap şişesini aldı ve başına dikip içtikten sonra bana uzattı, bende şişenin ağzını yalayıp, dilimi üstünde gezdirip içtim. Alp’te Pelin’e bu kadın inanılmaz dedi ve göğüs uçlarımı ısırdı, ben de şarabı göğüs aramdan dökerek bir de buradan tadına bak dedim. Alp’te göğüs aramdan şarabı yalayarak içti ve doğrusu bu tadını daha çok sevdim ama benim başımı döndürecek asıl tat burası diyerek başını amıma gömdü ve amımı yalamaya başladı, ben de oooooffff yala beni erkeğim diye inliyordum. Pelin’de koltuğundan kalktı ve elimdeki şarap şişesini alıp göbeğimden dökerek amımdan şarap içirdi Alp’e. Alp dilini mükemmel kullanıyordu, Pelin’de Alp’in saçlarını okşayıp başını bastırarak tadını çıkart kocacım diyordu. Amım ıslanmıştı, Alp başını kaldırdı ve Pelin’e beni gösterek, bu kadın 24 saat boyunca benim öyle değil mi dedi. Pelin’de istediğin her şekilde hemde dedi. Alp’te o halde onu yatak odamıza çıkart ve hazırla, adeta gerdeğe gireceğim gelin gibi olsun dedi.
Pelin kolumdan tutup beni kaldırdı ve gel bakalım fahişe, kocamın bu gece gelini olacaksın dedi. Birlikte üst kata yatak odasına çıktık, Pelin bana, bu gece için teşekkür ederim, beni kırmayıp her şeyinle kendini kocama sunduğun için sana minnettarım dedi. Ben’de zevk karşılıklıdır, Alp’te bana zevk veriyor, bu gece ona ait olmaktan son derece zevk alıyorum, ama bu gece burada senin arkadaşın değil, kocan için hediye ettiğin bir fahişeyim unutma dedim. Pelin’de peki o halde benim de sana öyle davranmamı istiyorsun dedi. Ben’de evet dedim. Madem öyle çizmelerini ve jartiyerini çıkart fahişe, kocam seni sikmeye gelecek dedi. Ben’de yatağa oturup çizmelerimi çıkarttım, ardından da jartiyerlerimi çıkarttım. Pelin’de, güzel, şimdi yatağa uzan dedi. Yatak çarşafı beyaz satendi, yatağına yatmıştım. Pelin odadan çıkıp Alp’e seslendi. Senin için onu hazırlamamı izlemek istiyorsan gel hayatım dedi. Alp yatak odasına geldi. Ben yatakta yatıyordum. Pelin Alp’e, şimdi otur ve bekle dedi. Yatağın yanında duran çekmeceyi açtı ve vibratörü çıkarttı, vibratörü vücudumda dolaştırdı ve amımın üstünde sürtmeye başladı. O sırada da Alp’e bu beden, bu seksi kadın, bu fahişe senin ve senin onu sikmen için az sonra yalvaracak dedi ve vibratörü amıma sokmaya başladı. Ben göğüslerimi okşayarak yatakta zevkle kıvranıyordum. Pelin’in amıma soktuğu vibratör normal bir vibratörden çok daha ve uzundu, bu durumda beni daha da zevklendiriyordu. Zevkle yatakta inlemeye başlamıştım. Alp oturduğu yerden beni izleyerek sikini okşuyordu. Pelin vibratörü amıma sokup çıkarttıkça ben inliyordum, aaahhhh, oooohhhhh, ıııımmmmmm, seni istiyorummmmm, oooohhhhhh erkeğim sik beni, seni istiyorum diye bağırıyordum. Pelin bana yüz üstü yat fahişe dedi, yatakta yüz üstü yattım ama vibratör amımdaydı. Kalçama tokat atıp, kalçanı kaldır dedi. Yatakta kalçamı kaldırıp başımı gömmüş şekilde yatıyordum. Pelin vibratörü amıma sokup çıkartırken Alp’e bu götü istiyormusun dedi. Alp’te o benim ve her yerini istiyorum dedi. Pelin’de gel ve al o halde dedi. Alp ayağa kalktı ve yatağın ucunda ayakta duruyordu. Pelin halen amımı vibratörle sikiyordu. Vibratörü kökleyip tut bakalım bu şekilde fahişe dedi, köklediği anda çığlık atmıştım, Ahhhhhhhhhhhhh diye. Bu çığlığım Alp’i delirtmişti. Sikini bir anda götüme yerleştirip, göt deliğime doğru yavaşça yüklenmeye başladı, derin ve içten bir şekilde ooooooooooooooohhhhhhhhhhhh diye inledim. Pelin kenara çekilmişti, amımdaki vibratörü sokup çıkartarak kendi amımı kendim sikerken, Alp’te götümü sikiyordu. Kalçamı tokatlayarak götüme giriyordu. Hareketleri hızlanmıştı ve seri şekilde götümü sikiyordu, ben yatağı sıkıyordum elimle ve çığlık atarak bağırıyordum. Amımdan akan zevk suları defalarca yatağı ıslatmıştı. Alp’te artık boşalacaktı, götümden çıktı ve yüzümü çevirip sırt üstü yatağa yatırdı beni. 69 pozisyonunu aldık, amımdan vibratörü çıkartıp yalamaya başladı, siki ağzımdaydı, onun sikini yalarken amımın sularını içiyordu. Sikinin damarları şişmişti, üstümden kalktı, beni yatağın kenarına oturttu ve göğüs aramdan sikini ağzıma verdi ve emmeye başladım, saçlarımı okşuyordu. Pelin’de ayakta yanındaydı ve Pelin’le öpüşürlerken Alp yüzüme spermlerini akıtmaya başladı. Spermlerinin bir kısmını yutmuştum. Alp Pelin’e yeniden teşekkür edip, bu gece eğer bir rüyaysa uyanmak istemiyorum dedi. Ben’de göğsümün üstünde olan spermlerini parmağımla alıp yalayarak rüya olmadığına emin olacağın şeyleri sabaha kadar defalarca yaşayacağız dedim.
Pelin’de bana gidip yüzünü yıka dedi, yatak odasından çıkıp banyoya gittim yüzümü yıkarken Alp banyoya geldi, kalçamı okşayarak yüzünü yıkamak yerine neden birlikte yıkanmıyoruz ki, dedi. Pelin’de banyonun kapısındaydı. Bende zevkle dedim, jakuzi hazır durumdaydı, çalıştırmamız yetti. Birlikte jakuziye girdik, Alp’in kucağına oturdum jakuzide, suyun hareketleri ile birlikte Alp’in de elleri vücudumda dolaşıyordu. Pelin kapıdan bizi izliyordu. Alp sikini yavaş yavaş amıma sokmaya başlamıştı, kendimi ona yaslamıştım, elleri göğüslerimi okşuyordu. Öpüşürken sikini amıma soktu ve beni jakuzide kucağında zıplatmaya başladı. Göğsümü okşayarak sikiyordu beni, çok zevk alıyordum, ellerimi jakuzinin yanlarına koymuş kendimi bastırıyordum. Alp zevkten çıldırmış haldeydi, boynumu ve omzumu ısırıyordu. Çığlıklarım banyoda yankılanıyordu. Ben titreyerek boşalırken, Alp’te bir kez daha amıma boşalmıştı. Bir süre daha jakuzinin keyfini çıkartarak dinlendikten sonra yıkandık ve duştan çıktık.
Yatak odasının kapısında Pelin elini kapının kirişine koyarak bekliyordu. Alp’in üstündeki havluyu açıp sikini avuçladı ve dudağından öpüp, onu yatağımızda sabaha kadar sik ve yeter diyene kadar durma dedi ve kapıyı açıp Alp’i yatak odasına soktu, kapıyı kapattı. Ben Pelin’le birlikte dışarıdaydım, benim de üstümdeki havluyu açıp, yanağımı okşayarak tam bir fahişe olmanı istiyorum dedi ve kapıyı açıp beni de yatak odasına sokup kapıyı kitledi. Alp’le yatak odasında başbaşa kalmıştık. Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Yatak odasında Alp’le sabahın 5’ine kadar defalarca seviştik ve yorgun düşüp uykuya yenik düşmüştük.
08 Mart 2014 – Cumartesi günü saat 12’ye gelirken uyandım. Alp uyuyordu. Yatağın kenarında beyaz büstiyer, jartiyer takımımın durduğunu gördüm. Belli ki Pelin biz uyuduktan sonra odaya girip bırakmıştı. Odanın kapısını açtığımda kitli olmadığını gördüm, duş alıp, üstüme beyaz büstiyer-jartiyer takımımı giydim ve alt kata salona indim. Kahvaltı masası hazırdı. Pelin dediği gibi her şeyi yapmıştı ve evden çıkmıştı belli ki. Alp’in sesini duydum, tatlım günaydın diyerek merdivenden iniyordu. Beni üstümdekilerle görünce, işte benim kadınım, taş bebeğim, gelin gibisin dedi ve yanıma gelip belime sarılıp öptü beni. Birlikte kahvaltı ettik, bize geldikleri gün ki gibi sucuk kızartıp ona ikram ettim ve yere düşmüş gibi yapıp aynı o gün olduğu gibi yere eğildim. Kalçam Alp’e dönüktü, Alp’te kalçama tokat atıp, bu kez fırsatı kaçırmam dedi. Ben’de ayağa kalkıp, artık fırsatları kollamana gerek yok, istediğin an seninim diyerek kucağına oturdum ve öpüştük. Öpüşürken tangamın üstünden amımı okşuyordu. Büstiyerimin sırtındaki ipleri çözüp büstiyerimi çıkarttı. Göğüslerim özgür kalmıştı, kahvaltı masasındaki balı aldı, parmaklarıyla balı göğüs uçlarıma sürdü ve göğüs uçlarımı emmeye başladı, Alp emdikçe göğüs uçlarım daha da irileşiyordu. İrileşen göğüs uçlarımı emerken ısırması hoşuma gidiyordu. Beni kucağından kaldırıp masaya yatırdı, tangamı çıkarttı, balı yeniden eline alıp, parmaklarını içine daldırdı ve balı amıma sürdü, sonra da yalamaya başladı. Alp amımı yalarken ben masada zevkle kıvranıyordum. Amımdan akan zevk sularımla birlikte amımı yalıyordu. Ben zevkle masada inliyordum, oooofff seni istiyorum, hadi sik beni diyerek saçlarını okşuyordum. Alp amımdan başını kaldırıp ayağa kalktı, göğüslerimi avuçlarının arasına alıp okşayarak sikini amıma sürtmeye başladı. Seni her gördüğüm anda bunları yaşamayı düşlüyordum, seni çılgınca istiyordum, işte şimdi benim oldun diye haykırarak amıma sokmaya başladı sikini, ben de masada zevkle kıvranarak, ahhhhh evet seninim erkeğim, ooooohhhhhh sana aitim, inlet beni diye bağırıyordum. Kalçalarımdan tutup okşayarak ve beni kendine çekerek amıma boşalana kadar masanın üstünde sikti beni. Bende zevkle boşalmıştım. İçimden çıktı ve sandalyesine oturdu, portakal suyundan içti ve bana bakıp, bugüne kadar yaptığım en harika kahvaltıydın dedi. Ben de gülerek masadan kalktım, yanına gidip sikini okşayarak dudaklarından öptüm ve ben kahvaltıda sosis yemeye bayılırım dedim. Alp’te kahkaha atıp, o halde senin için de güzel bir kahvaltı oldu dedi. Bende senin gelinin olmaktan daha güzel ne olabilir dedim. Birlikte kahvaltımızı yaptık.
Gün boyunca evin hemen her köşesinde defalarca seviştik, saat 20’ye yaklaşıyordu. Duş almıştık, Alp bana, Pelin’in verdiği süre dolmak üzere, birazdan evde olacaktır dedi. Ben’de belki de gelişi ile birlikte süresiz bir dönem başlar dedim. Bunu çok isterim diyerek yatak odasına girip üstünü giydi ve salona indi. Ben’de üstümü giyinmek yanımda getirdiğim çantamı açtım. Pelin’in istediği beyaz kısa, göbeğimi açık bırakan bodymi, uzun siyah dar, diz altındaki deri eteğimi ve kırmızı ayakkabılarımı giydim. Makyajımı yapıp, saçlarıma fön çektim, saat 20.30 olmuştu. Evin kapısının açılış sesini duydum, gelen Pelin olmalıydı. Salona indim bende, gelen Pelin’di ve Alp’e sarılmış öpüşüyorlardı. Ayak seslerimi duyunca bana dönüp baktılar. Pelin bana, işte dün gecenin-bugünün ve yarının starı, harika kadın dedi. Ben’de gülerek teşekkürler, hoş geldin dedim. Hoş bulduk tatlım diyerek beni öptü. Alp’te benime sarılıp dudağımdan öptü ve her şey için teşekkürler Arzu, mükemmel anlar yaşattın bana, tadına doyulmuyor gerçekten dedi. Ben’de benim için de inanılmaz bir gece ve gün oldu, çok zevk aldım dedim. Pelin’de eğer ikinizde istiyorsanız bu zevk anları sürebilir dedi. Alp’in gözü parlamıştı adeta, sen ciddi misin diye sordu Pelin’e, Pelin’de evet elbette ciddiyim, hem Arzu’nun bize katılması seks hayatımız için harika bir renk olur dedi. Ben’de sizinle olmak benim için de farklı bir tecrübe olacak dedim. Alp’in belimde dolaşan eli kalçama kaymıştı ve kalçamı okşayarak o halde bunu güzel bir yemekle kutlayalım, hemde karımın yeni arabasını test edelim dedi. Ben kırmızı kısa deri montumu üstüme aldım ve evden çıktık. Arabayı Pelin kullanıyordu, Alp’in isteği ile biz arka koltuğa geçmiştik. Pelin’in bizi götüreceği lokantaya kadar arabanın arkasında Alp’le öpüşüyorduk, Alp bodymin altından eline sokup göğüslerimi okşarken, bende onun sikini okşuyordum. Pelin’de bizi dikiz aynasından izliyordu. Arabayı otoparka park etmişti, arabadan indik, kuruçeşmedeydik, nereye gidiyoruz diye sordu Alp, Pelin’de bu güzel geceyi İstanbul’un ortasında yemek yiyerek kutlayalım diye düşündüm Su Ada’ya gidelim dedi. Bu fikir hoşuma gitmişti, Su Ada Ersin’le de sıkça yemeğe gittiğimiz bir yerdi. Kuruçeşme’den motorla Su Ada’ya geçtik, tanıdık garsonlar vardı, beni görünce hoş geldiniz Arzu Hanım diye karşılamalarına Pelin ve Alp şaşırmıştı. Ben’de gülerek onlara ünlü olmak zor dedim. Gülüştük birlikte ve masamıza oturduk. Pelin Alp’in karşısındaydı, ben de Alp’in yanında oturuyordum. Deri montumu vestiyere bırakmıştım. Yemeklerimizi yerken garsonlar, beni tanıyor olmalarının da etkisiyle, bizim masaya daha da bir özenli servis yapıyorlardı. Biz’de sohbet ediyorduk, sohbetin konusu ben ve Alp’tik ağırlıklı olarak. Saat 23’e doğru Su Ada’dan ayrıldık. Tekne ile kuruçeşme’ye dönerken Alp buradan da sortie’ye devam edelim, eğlence tam gaz sürsün dedi. Pelin’in arabasına bindik ve sortie’ye geçtik. Özel locaya geçtik ve müziğin ritmine kendimizi bıraktık, dans ederken Alp sürekli beni okşuyordu, locamıza oturup tekila shotlarımızı içtiğimiz sırada Pelin Alp’in kucağına oturup dudaklarına yapıştı, Alp Pelin’i öperken bacaklarını okşuyordu. Pelin’in üstünde süper mini pileli kırmızı bir etek ve siyah dekolte bir bluz vardı. Alp’in dudakları Pelin’in boynunda dolaşırken eli eteğinin altına girmişti, ben’de elimi Alp’in sikine atıp pantolonun üstünden okşamaya başladım, bu Alp’in hoşuna gitmişti. Pelin bir an zevkle aaahhhh diye inledi, Alp parmağını Pelin’in tangasının yanından amına sokmuştu belli ki, ben de Alp’in sikini okşamaya devam ederken bir tekila shot alıp Alp’e içirdim, Alp bana dönüp dudaklarıma yapıştı, eli Pelin’in eteğinin altındayken beni öpüyordu, ben de Alp’in sikini okşuyordum. Dudaklarımız ayrıldığı anda Alp, bu zevk hiç bitmesin dedi. Pelin’de o halde uçur bizi dedi.
Sortie’den çıktık, hepimiz hafif çakır keyiftik, Pelin’in arabasını orada bırakarak taksi’ye bindik. Arka koltukta Alp ortamızda olacak şekilde oturuyorduk, yol boyunca Alp beni ve Pelin’i öpüp okşadı. Evin önüne geldik ve taksiden indiğimizde ikimizde Alp’in koluna girerek yürüyorduk. Evin kapısını açıp içeri girdik. Kapıyı kapatır kapatmaz Alp beni tutup duvara yasladı ve dudaklarıma yapıştı. Sert hareketlerle vücudumu okşuyordu. Pelin’de Alp’in kemerini çözüp, fermuarını açtı ve pantolonunu indirdi. Boxer’ını da indirip, arkadan Alp’e sarılarak sikini okşamaya başlamıştı. Alp benim bodyimi üstümden çıkartıp göğüslerimi emmeye başlamıştı, Pelin’de Alp’i soyuyordu, üstündeki gömleği çıkartmış bedenini okşuyordu. Alp göğüslerimi okşamayı bırakıp Pelin’i öpüyordu, Pelin’de Alp’le öpüşürken Alp’in sikini okşamaya devam ediyordu, Alp Pelin’i tutup kucağına aldı ve salona götürdü, ben’de peşlerinden gidiyordum. Alp kanepeye oturup Pelin’i de yüzü kendisine dönük olacak şekilde kucağına oturttu, bluzunu yırttı ve göğüslerini emmeye başladı, ben’de kanepeye Alp’in yanına oturmuş sikini okşuyordum, Alp bana dönüp onu Pelin’in amına sen sok dedi. Pelin zevkle Alp’in saçlarını okşuyordu, bende elimde tuttuğum siki, Pelin’in eteğini kaldırıp, tangasını kenara çekerek amına sürtmeye başladım, Pelin’in amı ıslanmıştı, Alp bana döndü ve hadi sok dedi, ben de Pelin’in amına Alp’in sikini yerleştirdim, Pelin zevkle sikin üstüne otururken, Alp dudaklarıma yapıştı ve beni öpmeye başladı, Pelin Alp’in sikinin üstünde zıplarken biz Alp’le öpüşüyorduk. Alp Pelin’in amına boşalana kadar Pelin’i kucağında sikti, Pelin zevkle inleyerek boşalmıştı.
Sert bir hareketle Pelin’i kucağından kanepeye attı ve başımı tutup sikine yasladı, yala bebeğim dedi. Ben’de Alp’in sikini okşayarak yalamaya başladım. Alp saçlarımı okşayarak başımı bastırıyordu. Pelin’de kanepeden yere inip Alp’in önünde diz çöktü ve taşaklarını okşamaya başladı. Alp zevkten sırtını yaslamış, mükemmelsiniz diyordu. Alp’in siki ağzımda büyümüştü. Saçlarımdan tutup çekerek başımı kaldırdı, sıra sende, ama seni götünden sikicem dedi ve ayağa kalktı. Üçümüzde ayaktaydık, bana Pelin’i soy dedi, ben Pelin’i soyarken Alp’te deri eteğimin fermuarını açıp kalçamı okşuyordu. Artık hepimiz çıplaktık. Pelin’i kanepeye oturttu ve benim ellerimi Pelin’in bacaklarına koyup Pelin’in amını yalamamı istedi. Söylediğini yapıyordum. Ellerim Pelin’in bacaklarında, başımda amındaydı, dilimi amında gezdiririyordum, Pelin zevk almaya başlamıştı, Pelin’in zevk suları amındaki Alp’in spermleri ile karışmıştı. Alp’te kalçamı tokatlıyordu. Sikini tutup göt deliğime bastırdı ve yavaş vavaş götüme girmeye başlamıştı, kalçamı salayarak kendimi ona doğru itiyordum, Alp’te seri şekilde götüme girmeye başlamıştı. Pelin’in amının üstünü ısırarak onu yalıyordum. Pelin çıldırıyordu, Alp’te beni çıldırtıyordu. Götümü resmen parçalamıştı. Pelin’in de parmakları amımdaydı, Pelin amımı okşuyordu. Muhteşem zevkler yaşıyorduk. Alp bir an saçımı eline dolayıp başımı kaldırdı ve ayaklarımı yerden keserek götüme sokup zıplatarak beni sikmeye devam etti ve götüme patladı. Sikini götümden çıkartıp Pelin’e yalatarak temizletti.
Pelin’in yanına oturmuştum, Pelin Alp’in sikini emerken ben’de yalıyordum ve Pelin’in göğüslerini okşayarak amını parmaklıyordum. Alp sikini Pelin’in ağzından çekti ve hadi sizde birbirinizin tadına bakın dedi. O anın ateşi ile Pelin’in gözlerine baktım ve saçlarını okşayarak başını tutup dudaklarına yapıştım. Pelin’le öpüşüyorduk, dillerimiz birbirine karışmıştı, Pelin’in parmakları amımdaydı, bende onun amını avuçlamış, parmaklıyordum. Alp’te sikini okşayarak bizi izliyordu. İkimizinde amı zevk sularımızla ıslanmıştı. Alp önce Pelin’i tutup kolundan kaldırdı ve yere oturttu, ardından da beni ve sikini ağzımıza sokup ikimize de yalatmaya başladı. Biz yaladıkça damarları daha da belirginleşiyordu ve yüzümüze boşaldı. Koltuğa oturdu ve bana içecek birşey verin dedi. Yerden kalkıp salondaki mini bardan bir şişe soğuk bira aldım ve Alp’in kucağına oturup birayı içirdim. Alp beni okşayarak mükemmelsin dedi. Pelin’de yanımdaydı, bende Pelin’in kalçasına tokat atıp, asıl mükemmel olan karın, tüm bunları yaşamamız o sağladı dedim.
Bir süre dinlendikten sonra Pelin Alp’e yatağımıza çıkalım dedim. Alp’te ikimizi de alıp yatak odasına çıktık. Alp yatağa kendini atıp sikini okşayarak evet hanımlar sizi bekliyorum dedi. Pelin’de bana sen başla hayatım ben geliyorum dedi. Ben’de yatağın üstüne bir yılan gibi süzülerek Alp’in sikini yalamaya başladım. Yatakta domalmış durumdaydım. Alp’in sikini iki elimle tutmuş yalıyordum, Alp’te başımı bastırıyordu. O sırada kalçalarıma sürten bir şeyle irkildim. Başımı Alp’in sikinden kaldırıp dönüp baktığımda Pelin arkamdaydı ve belden bağlamalı bir vibratör takmıştı, ona bakıp gülerek, kocandan sonra sen de mi beni sikeceksin dedim. Pelin’de önce ben seni, sonra da sen beni, sırayla bu işler tatlım dedi. Alp’te o sırada kolumdan tutup beni üstüne çekti ve sikini tutup bir anda amıma sokarak, seni istiyorum fahişem dedi ve amıma girip beni üstünde zıplatmaya başladı, Pelin’de götüme vibratörü sokmaya başlamıştı, aynı anda karı koca beni sikiyorlardı, bu çok farklı bir zevkti. Ben iki kez üst üste zevkle boşalırken Alp’te amıma boşalmıştı. Pelin götümü pompalamaya devam ediyordu, zevk çığlıklarım artık tüm evde yankılanıyordu. Alp Pelin’e çık artık dedi, Pelin’de vibratörü götümden çıkarttı ve kendimi Alp’in üstüne bıraktım. Alp beni yatağa atıp, Pelin’e demek sen benim fahişemi sikersin diyerek ayağa kalktı ve saçını çekip dudağına yapışıp öptü. Belindeki vibratörü çıkartıp, Pelin’i duvara yasladı ve halen kalkık olan sikini Pelin’in amına sokmaya başladı, Pelin’i duvara vura vura sikiyordu. Pelin de çığlık atarak zevkten inliyordu. Alp Pelin’in amına çok daha geç boşalmıştı ve Pelin bu sürede defalarca inleyerek akmıştı. Pelin’i de siktikten sonra kolundan tutup yatağa fırlattı. İşte benim kadınlarım, ikinizde bana aitsiniz dedi ve yanımıza geldi. Ben Alp’in sikini okşayıp dudağından öperek, birimiz fahişen, birimiz karın, çok şanslısın dedim. Pelin’de Alp’in vücudunu okşayarak harikasın erkeğim dedi.
Gece boyunca defalarca farklı pozisyonlarda seviştik. Ertesi sabah 09 Mart 2014 Pazar günü birlikte uyandık. Pelin’le birlikte güzel bir kahvaltı masası hazırlayıp Ersin’i aradık. Ersin’de kahvaltıya geldi, kapıda onu ben karşıladım, üstümde önceki gece giydiğim body ve deri eteğim vardı. Ersin kalçamı okşayarak nasılsın hayatım dedi. Ben’de sence dedim, Ersin’de bomba gibi görünüyorsun dedi. Birlikte salona geçtik, Alp Ersin’i karşıladı ve sarılarak hoş geldin, mükemmel bir kadına sahipsin dedi. Ersin’de sende ona artık sahipsin dedi. Koltuklarına oturduklarında ben de gidip Alp’in kucağına oturdum ve Alp’te Ersin’e bakarak çok ama çok ateşli bir hediyeye sahip oldum dedi ve kalçamı okşadı. Pelin o sırada mutfaktaydı, salona geldiğinde benim Alp’in kucağında olduğumu ve Ersin’in geldiğini görünce, Ersin’e hoş geldin, senin karından ufak bir rica istedim, o bize kocaman bir gök kuşağı sundu, gerçekten tahminlerimizin ötesine geçti dedi. Ersin’de onun adı Arzu, Arzuların kadını dedi. Hep birlikte kahvaltımızı yaptık. Kahvaltı sırasında Pelin’le ben yumurta-çay gibi servisleri yaparken Alp her fırsatta kalçalarımı okşuyordu. Kahvaltı sonrasında öğleden sonra Ersin’le birlikte Pelin’lerin evinden ayrıldık. Evden ayrılırken Alp beni belimden tutup kendisine çekti dudağımdan öpüp kalçalarımı okşayarak seni özleyeceğim dedi. Ersin’de özlediğin zaman senindir dedi. Ben’de Alp’e en yakın zamanda görüşelim diyerek Ersin’in koluna girdim ve evimize döndük.
Alp’le birlikteliğimiz ateşli şekilde sürüyor, yaşadıklarımı anlatmaya devam edicem, takibimde kalın…
Böyle Sikişeceğimiz Hiç Aklıma Gelmezdi!
Selam ben Dilek, 37 yaşında, 13 yıllık evli, 2 çocuklu bir kadınım. Kocam iyi bir insan, onu çok seviyorum, kocam da beni çok sever. Yatakta da uyumlu bir çiftiz. Hemen hemen her gece sikişiriz ve her sikişmemizde kendisi 2 defa boşalırken, beni de en az 5-6 kez orgazm eder. Çok ve renkli fantazilerimiz vardır ve aklımıza gelen fantazileri gerçekleştiririz. Yatakta sikiş esnasında acaip azdırıcı şeyler konuşuruz, küfürlü falan. Ve sikişmemiz daha kaliteli ve mükemmel olur. Bundan 3 sene önce Erdeğe tatile gitmiştik. Denize giriyorduk, çocuklarla plajda oturup oyunlar oynuyorduk. Bazen de deniz sakinken, fantazimiz olduğu için denizin içinde sikişiyorduk. Yine bir gün sahilde güneşleniyorduk. Devamlı aynı yere gittiğimiz için, sahilde aşağı yukarı hep aynı kişiler vardı. Yanımızda getirdiğimiz, benim yaptığım böreklerden yerken, kocam, yakımızda oturan ailenin çocuğunun bize baktığını gördü ve bir börekte çocuğa uzattı. Ama çocuk almak istemedi. Derken annesi yattığı yerden kalktı ve “Oğlum ne yapıyorsun sen? Amcayı rahatsız etme!” dedi. Ben de hemen, “Yok ne rahatsızlığı, çocuk bu, canı çekmiştir diye kocam çocuğa börek veriyordu.” dedim. Kadın, “Tamam ozaman, amcanın verdiği böreği al, ama bir daha rahatsız etme!” dedi. Kocam da çocuğa, “Olur mu, istersen yine gel al!” dedi. Kadın çocuğun elinden tutup götürdü. O sırada kadının kocası da bize bakıyor, dinliyordu. O da teşekkür etti… Sonra biz denize girdik, bizim çocuklar kumlarla oynuyordu. Denizden çıktığımızda, baktık o börek verdiğimiz çocukla annesi de kumla oynuyorlardı. Ben de yanlarına oturdum, kadınla tanıştım. Kadının adı Serpilmiş. Kocam da kadınla oturuyorum diye havlu getirdi, sırtıma doladı, sonra şezlonga gidip uzandı. Biz çocuklarla biraz oynadıktan sonra, ben kalktım kumlardan temizlenmek için denize doğru yöneldim. Serpil de, “Bekle Dilek, ben de geleyim!” dedi, beraber denize girdik. Denizde temizlenip çıktık, Serpil kocasının yanına gitti, ben de kocamın yanına geldim uzandım. Biraz sonra Serpilin kocası dondurma almış gelmiş, çocuklara ve bize verdi. O sayede onnla da tanıştık, adı Burak imiş. Sohbet filan derken, Serpil de geldi, hep birlikte konuşmaya başladık. Onlar da İstanbuldan gelmişler. Artık akşam olmaya başlamıştı, saat 20:00 civarı idi. Bu arada ben Burağı bayağı süzmüştüm, adam hoşuma gitmişti. Burağın bakışlarından, onun da benden hoşlandığı belliydi. Kalkarken, “Akşam beraber yemek yiyelim!” dediler. Biz de, “Olur!” dedik ve buluşmak için sözleştikten sonra evlere doğru yola çıktık. Evde duşumuzu yaptık, giyindik, kuşandık ve çocukları yatırdıktan sonra, saat 22:00 gibi dedikleri yerde buluştuk. Güzel bir restoranda oturduk, yemek yedik, sohbet muhabbet ettik. Sonra kalktık bir Cafeye gittik birşeyler içtik, sonra vedalaştık… Ertesi gün denize gittik, onlar da geldiler, yine sohbet muhabbet. Arada denize girip çıktık. Ama adam hep bana bakıp, beni tepeden tırnağa süzüyordu. Serpili de kocamı süzerken birkaç defa gördüm. Dikkatimi çekti, yürüken, oturuken, uzanırken, Serpil hep kocamın sikine bakıyordu. Gerçi kocam hep şort giyer ve denize de o şekilde girer. Kocamın siki biraz büyük olduğu için, ne kadar saklasada farkediliyordu. Özellikle ıslakken. Bunu kocama da söyledim, “Serpili senin sikine bakarken kaç defa yakaladım!” diye. Kocam da, “Yok artık daha neler! Kadının işi gücü yok, benim sikime mi bakacak? Hem kocası devamlı yanında, üstelik kocası gayet yakışıklı bir adam!” deyip güldü geçiştirdi. Ben, “Kadın sana kafayı takmış, sana kendini siktirirse hiç şaşırma!” deyince, kocam zevklenerek öyle bir kahkaha attı ki, tüm plaj dönüp bize baktı. Aradan 3-4 gün geçti, onların tatili bitmiş, dönüyorlardı. Vedalaştık gittiler. 1-2 gün sonra biz de İstanbula döndük. 2 gün sonra Brak kocamı cepten aradı, “Bugün görüşelim mi?” dedi. Kocam da, “Olur!” dedi. Akşam Kadıköyde buluştuk, nezih bir Bara gittik. Eğlendik, içtik, dans ettik, oynadık, kurtlarımız döktük. Ordan çıkınca onlar, “Hadi bize gidelim, birer kahve içelim, kendimize gelelim!” dediler. Zaten içmeye gideceğiz diye kocam arabayı almamıştı. “Tamam!” dedik, onlara gittik. Yolda sohbete devam ederek evlerine geldik. Çok güzel evleri vardı, dubleks. Serpil, “Siz oturun, biz üstümüzü değiştirip gelelim!” dediler. Burak ta, “Orda dolapta Viski var, içerseniz alın, kendi eviniz gibi davranın, çekinmeyin!” dedi. Kocam da, “Kahve içmeye geldik, içki içmeye değil.” dedi. Burak, “Kahveleri Serpil yapacak nasılsa, siz ozmana kadar boş durmayın!” dedi. Kocam kalktı, bir duble kendine, azda bana getirdi. 5 dakika sonra Serpil geldiğinde, üstüne ince tek parça penyeden, çiçekdesenli, diz üstü, gecelik gibi, vücüdunu saran dar bir elbise giymiş, içinde sütyen de yoktu, göğüs uçları belli oluyordu. “Böyle giyindim, ama siz yabancı değilsiniz, zaten denizde bikiniyle gördüğünüz için… Ben kahve yapıp geliyorum, siz keyfinize bakın, Burak ta gelir şimdi, duşa girdi!” dedi. Bir baktık az sonra Burak ta penye capri ile geldi, “Tekrar hoşgeldiniz!” dedi. Serpil de, “Kahveler de geldi!” dedi. Oturduk kahvelerimizi içerken sohbet muhabbet filan derken, Burak, “Bir fıkra anlatmak istiyorum, ama biraz açık, eğer dinlemek isterseniz anlatayım?” dedi. Kocamla birbirimize baktık ve mecburen, “Anlat!” dedik. Bol küfürlü, belden aşağı bir fıkra anlattı. Sonra birkaç tane daha anlattı. Bu arada Serpil kocamın karşısında oturuyordu, bir ara bacaklarını araladığını gördüm, ki o anda altına külot da giymediğini farkettim. Ara ara komple açıyor, arada bacak bak üstüne atıyor ve kocama bakıyordu. Kocama baktım, o da arada Serpilin bacaklarına ve bacak arasına bakıyor, süzüyor, ama bakmamak için kafayı çevirip başka yerlere bakıyordu. Orospu Serpil kocamı baştan çıkarmaya çalışıyor ve işi de biliyordu orospu… Burak ta devamlı beni süzüyor, resmen gözleriyle soyuyordu beni. Benim de hoşuma gitmiyor değildi hani, nede olsa adam gerçekten yakışıklı idi, yakışıklı olduğunu kocam bile söylemişti. Bir ara lavaboyu sordum, Burak hemen kalktı, “Ben göstereyim, buyrun!” diyerek yolu gösterdi. Ben önden geçtim, o arkadan beni takip ediyordu. Ama gözlerinin kalçalarımda olduğunu tahmin edebiliyordum, üstümde zaten kalçalarımı sergilediğim, dizimin 1-2 parmak üstünde, siyah, hafif yırtmaçlı, üstüme oturan etek vardı. Labayo varana kadar, ne kadar sıklıdım anlatamam, sanki ben gittikçe lavabo kaçıyordu, rahatsız olmuştum kalçamdaki gözlerden. Ama hoşuma da gidiyordu ve ben beynime hakim olamıyor, istem dışı daha da kırıtıyordum yürürken. Serpille kocam da salonda yalnız kalmıştı, aklım bir yandan da ordaydı, acaba orospu Serpil bizim yokluğumuzda kocama ne orospuluklar yapıyor, kocamın aklını çelmeye çalışıyordu. Nihayet lavaboyo varmıştık, teşekkür ettim Burağa, o salona döndü, ben lavaboya girdim. İçerden kahkaha sesleri uzak olduğu halde bana kadar geliyordu. Neler konuşuyorlardı acaba, meraktan çatlıyordum. Külodumu indirdiğimde bir baktım ıslaklık vardı, elimi amıma atıp yokladım, farkında olmadan amım sırılsıklam olmuştu! Aman Tanrım, amım istem dışı ıslanmıştı ve bu da az önce Burağın önünde kırıta kırıta yürürken olmuştu. Daha önce hiç böyle olmamıştım. İşedikten sonra Burak aklıma geldi ve amımı okşamaya başladım. Amım ateş gibiydi, sanki amımda bir ekmek fırını vardı. Alev alev yanıyordu ve sular fışkırıyordu. Titreyerek orgazm olup boşaldıktan sonra kendime geldim. Hemen panik oldum, ben ne yapıyorum diyerek, tuvalet kağıdıyla amımı sildim, kurulamaya çalıştım, ama halen sularım geliyor, çığlık atmamak için dişlerimi sıkıyordum resmen. Sonra çıktım ve salona doğru yürümeye başladım… Burak, “Hah, Dilek hanım da geliyor işte!” dedi. O sırada Serpil kalkmış, bardakları toplarken kocamın önünde domalmış ve resmen külotsuz amı görünüyordu. Orospu Serpil pespembe amını kocamın gözleri önüne sergilemiş, ağırdan ağırdan bardakları alıyordu. Serpilin amını ben gördüğüme göre, kocam da illaki görmüştür diye kocama baktığımda, kocam çadırı kurmuş ve sikini saklamak için uğraşıyordu. Ama boşa çaba sarfediyordu, ne yapsa belli oluyordu. Ben yokken Serpil kim bilir ne orospuluklar yaptı, neler söyledi ki, kocamın sikini bu şelikle kaldırmıştı. Acaba Burak olayın farkında mı diye baktım, Burak ta çadırı kurmuştu. Demek ki Serpilin kocamı baştan çıkarması onun da hoşuna gidiyordu. Serpil sonra da kocasına doğru domalarak, kocamın önündeki bardağı aldı ve orospu bu sefer de göğüslerini kocama sergiliyordu. Göğüsleri yusyuvarlak, gayet alımlı ve benim göğüslerimden daha iri ve diri idi. Nerdeyse uçlarına kadar açıktaydı. Serpil adeta, (Benim malım mülküm bu!) der gibi, heryerini kocama sergiliyordu. Serpil bardaklarla mutfağa gidip, sonra da mutfaktan bana seslendi, “Dilek… Bana az yardım etsen?” diye. Ben de mutfağa gitmek için kalktım ve Burak yine kalçalarıma bakıyordu. Üstelik kocamın yanında. Mutfakta Serpil bana gülerek, “Kız orospu, sen ne şanslı karısın!” diye lafa girince ben şok oldum, ağzım açık kaldı. Bozuntuya vermeden, “Neden ki?” diyebildim sadece. “Kocan çok yakışıklı ve kocaman siki var! Erdekten beri kocanın sikine bakıyorum, hayran kalıyorum!” deyince, şaşkınlığıma bir 10 kat şaşkınlık daha eklendi. İçimden (Orospuya bak, bu ne kaşarlık, bu ne samimiyet, böyle şeyleri çekinmeden bana nasıl söylüyor!) diye geçirip, “Nerden çıktı bu şimdi?” dedim. Serpil devam etti, “Görünen köy kılavuz istemez kızım, siki bariz belli oluyor, zaten şuan çadırı kurmuş vaziyette, nerdeyse pantolonu yırtacak yaramaz şey!” dedi. Ben artık dayanamadım ve “Sen de az orospu değilsin! Kocamı azdırmak için herşeyi yaptın, ne am kaldı görmediği, ne göt, nede göğüslerin, hepsi piyasada! Üstünü değiştirdin geldin, altına don sütyen giymemişsin, birde açıp her dakika gösteriyorsun kocama, önünde domalıyorsun amını gösteriyor oturuyorsun, bacaklarını açıyorsun, eğiliyorsun göğüslerin komple dışarda! Kusura bakma da, o da insan yani, adama işkence yapıyorsun!” dedim. Serpil de, “Amaan, Tanrının bildiğini kuldan mı saklayacaksın? Hiç görmediği bilmediği şey mi sanki, seni sikerken zaten görmüyor mu am göt göğüs?” dedi. Yine şok oldum, cevap veremedim. Serpil ise pişkin pişkin, “Ee, nasıl sikiyor seni? Hangi pozisyonlarda sikişiyorsunuz?” dedi. Duyduklarıma inanamıyordum, “Sen nebiçim bir kadınsın yaa, utanmıyormusun?” dedim. “Asıl sen utanmıyormusun bu koca yarraklı adamı sadece kendine saklayıp cimrilik yapmaya!” demez mi birden, ben yine şok tabi. Ardından ekledi, “Ben bugün kendimi ona siktirisem kızarmısın?” dedi. Tepem iyice attı, “Sikmez ki seni! Bana ihanet etmez!” dedim, ama içimden de tabi, (Erkektir belli de olmaz!) diye geçirdim… Serpil, “Ozaman deneyelim mi? Ben bugün kendimi senin kocana siktireceğim! Kızmak yok!” dedi. “Tamam, sikerse siker, ne yapayım?” dedim, ama içimi acaip bir hırs ve pişmanlık kapladı, ya Serpil orospusu emeline ulaşırsa, ya kocam benden başka birini sikerse diye. Ki Serpil tuttuğunu koparan biriydi, daha eve gelişimizde üzerini değiştirip o şekilde karşımıza çıktığında belliydi iddialı olduğu. İçimden, (Eğer kocam öyle birşey yaparsa, ben de boş durmam, ben de Burağa kendimi siktiririm! Böylelikle hem kocamla sikişirken konuştuğumuz grup sex fantazimiz de gerçek olur! Zaten seyrettiğimiz pornolardan, yaptığımız fantazilerden bu olaya hazırlıklı sayılırız. Üstelik ben de hep istiyordum 2 tane yarrağı aynı anda yemeyi. Hem Burak ta gayet yakışıklı ve iyi bir adamdı, ondan iyisini mi bulacaktım bu iş için. Ve Serpil de çok güzel, alımlı, sexi ve istekli bir kadın, amcığı, götü, göğüsleri, vücudu gayet güzel, kocam da sikmek için bundan daha iyi am mı bulacak?) diye geçirdim ve herşeyi akışına bıraktım. Mutfaktan çıktık… İçerde Burakla kocam oturmuşler, ikisi de çadırı kurmuş, birerde içki koymuşlar kendilerine, birbirlerine amlı götlü, sikişli sokuşlu fıkralar anlatıyorlar. Bir bardak, birer bardak daha derken, alkolün de etkisiyle sohbet iyice açıldı saçıldı. Benim hep bir gözüm Serpilde, bir gözüm kocamda ve sikinde idi. Kocamın bakışlarından Serpile sulandığını anlayabiliyordum. Ama Burak ta bana resmen sulanıyor, aslıyordu. Ve benim amım yine sulanmış ve alev alev yanıyordu. Serpil kalktı, yine kocama doğru domaldı ve Burağın bardağını aldı, “Koyayım mı kocacığım?” dedi. Burak, “Koy karıcığım!” deyince, Serpil yine yapacağını yaptı ve “Aslında senin bana koyman lazım ama…” diyerek bardağı doldurdu. Sonra birde müzik açtı ve kocama dönüp sexi bir şekilde oynamaya başladı. Kocamı baştan çıkarmak ve kendini siktirmek için her şeyi yapıyordu ve gerçekten de beceriyordu da. Orospu çok güzel oynuyor, arada amına götüne kadar gösteriyordu. Ve az sonra kocamı dansa kaldırdı. Kocamın sikine sürtünerek, sevişircesine dans ediyordu… Burak ta beni kaldırdı. Ben de Serpile inat, tüm hünerlerimi ortaya koymak için kalktım ve dans etmeye başladım. Çok geçmeden arkamda Burağın sikini sert bir şekilde hissetmeye başlamıştım bile. Belli kiamacıma ulaşmıştım ve ben de Burağı azdırmıştım. Ama bana da ateş basmıştı, heryerim alev alev yanıyor, amım, (Sik beni Burak!) diye bağırıyordu. Kalçalarımda Burağın sikini hissettikce daha fena oluyordum ve Burağın sikini daha çok hissetmek için uğraşıyordum ve iyice sürtünüyordum. Derken Burak terlemeye başladı ve üstündeki tişortu çıkardı attı. O kaslı vücudunu zaten Erdekten biliyorum. Bu arada aklıma ne kocam, ne de Serpil geliyordu, ne yapıyorlar diye merak dahi etmiyordum. Kendimi müziğin ritmine bırakmış, Burağın sikini hisetmek için önümü dönmüş, Burağın bacaklarının arasında dans ediyordum ve eteğimi sanki yırtacakmış gibi zorlayan, amıma dayanan sikini hissetmek çok süper bir zevkti. Kocamınkinden başka bir sike sürtünmek bile beni baştan çıkartıyordu. Bir ara Burağın eli kalçalarımda gezinmeye başladı. Arada kalçalarımı sıkıyor, avuçlayarak beni kendine çekip dahada yapıştırıyordu. Acaba bunları kocam görüyor mu diye bakmak için bir döndüm ki, kocam gözlerini bana dikmiş ve (Ne yapıyorsun?) der gibi sertçe bakıyordu. Doğrusu utanmıştım, kocam Serpilin yaptığı okadar orospuluğa rağmen halen mesafeli duruyordu. Tam toparlanıp yerime oturayım diye aklımdan geçerken, Serpil bana ve Burağa baktı ve kocamın dudaklarına yapışıverdi. Kocam da bana nispet yaparcasına, bana bakıp Serpilin beline sarılıverdi. Acaba kocam bana çok mu kızdı, neden böyle birşey yaptı diye düşünürken, Burak elini eteğimin altında daldırıp, kalçalarımı sıkmaya ve yoğurmaya başladı. Bir parmağını da, küloduma rağmen amımın içine sokmaya çalışıyordu. Kocam bunu da görünce Serpile yumuldu. Artık ok yaydan çıkmıştı… Ben de Burağın dudaklarına yumuldum ve ısırıcasına öpmeye başladım. Dillerimiz buluştu, ıslak ıslak öpüşüyoruz. Elimi de Burağın önüne attım, şortunun üzerinden okşamaya başldım. İçine çamaşır giymemişti ve siki alev gibi yanıyordu. Ama kocamın sikinden küçük olduğu bir gerçekti. Demek ki orospu Serpil kocamın koca sikine o yüzden bu kadar takmış ve istemiş dedim içimden. Ama mecburen elimizdeki ile yetinceğiz. Aslında çok küçükte değildi, bir kadını doyuracak boyutlardaydı. Döndüm baktım ki, Serpil elbiseyi sıyırmış, elbise ayaklarının dibinde duruyor ve tüm çıplaklığıyla kocamla dans ediyordu. Serpil kocamın tişörtünü çıkarmıştı. Sonra da eğilip kocamın koca sikini dışarı salıverdi ve tüm hışmıyla yutarcasına o iri sikini ağzına almaya başladı. Orospu bir yandan da bana bakıyor, (Ohh, istediğime ulaştım işte!) der gibi hareketlerle, alabildiğince o iri siki ağzına alıyor, gırtlağına kadar sokuyor, tekrar çıkarıyor, arada svazlıyor, tekrar yalıyordu. Kocam da Serpilin göğüslerini avuçlamış yoğuruyordu. Kocamın da müthiş zevk aldığı belliydi… Ee, artık ben de boş durmamalıydım. Burağın şortunu indirdim ve o lavoboda beni kendimden geçiren siki serbest bıraktım. Gerçekten de düşündüğüm gibi kocamınkinden ufaktı, ama yine de güzel ve damarlıydı. Ben de aldım ağzıma ve başladım yalamaya, emmeye. Burak ta boş durmuyor, gömleğimi çıkarıyordu. Sütyenimi çözüp memelerimi salıverdi ve başladı avuçlamaya. Avuçlarken de, “Bebeğim benimki kocanınkinden küçük, ama idare edeceksin artık, işlevi iyidir, zamanla göreceksin, seni sike doyuracağım, seni deliler gibi sikeceğim bebeğim, bebek gibisin, harikasın, 2 tane çocuk doğurmuşsun ama halen taş gibisin, kocan çok şanslı adam!” demesi beni dahada ateşledi ve yutarcasına sikini emeye yalamaya başladım. Bir yandan da taşaklarını yoğuruyordum. Buraktan zevk sesleri gelmeye başladı ve birden ağzıma boşalıverdi. Hepsini yuttum. Kocamınkini bile pek yutmam, ama bunu çok büyük bir iştahla, isteyerek, her damlasını yuttum ve ziyan olmasın diye de, komple kafasını yalayarak temizledim… O sırada Kocam da Serpil ağzını resmen sikercesine pompalıyor, Serpil de kendi amını avuçluyor ve okşuyordu. Çok geçmeden kocam da Serpilin ağzına boşaldı. Fakat öyle bir boşalmıştı ki, Serpilin ağzına döller resmen fışkırıyordu. Serpil de yutmaya çalışıyor, ama yetişemiyordu. Kocam boşaldığı halde siki daha inmemiş, halen taş gibi duruyordu. Serpil kocamın sikini emmeyi bırakmayınca, yerde 69 pozisyonun geçtiler, kocam da Serpilin amını yalamaya başladı. Ben de Burağın sikini tekrar hazırlamak için aldım ağzıma. Burağın siki hemen dikildi. “Hadi erkeğim, doyur beni, sik artık beni, amım alev alev yanıyor, sula onu döllerinle, söndür amımın ateşini!” dedim. Burak, “Yok! Önce amının tadını alacağım, suyunu içeceğim, sonra sikeceğim!” deyip beni yere doğru uzandırdı. Ben de iyice açtım bacaklarımı, amımı götümü komple önüne sergiledim. Yumuldu amımı yalamaya. Amımı yalarken, arada bir de götümü yalıyor, beni zevkten zevke uçuruyordu. Pembe bulutlarda geziyor, orgazm üstüne orgazmlar yaşıyordum. Serpil ise kocama, “Hadi rüyalarımın koca sikli erkeği, sik beni, amımı götümü sik parçala, onları bugün sana bol bol siktirecem, amımı da götümü de sike doyuracağım senin sayende erkeğim!” diye inliyordu. Kocam sikini eline almış, Serpilin amına sürtüyordu. Sonra birden geçirdi, Serpil orospusunun sesi soluğu kesildi. Kocam pompalarken Serpil inlemeyi bırakın, resmen ciyaklıyordu. Ben de, “Hadi Burak sen de beni sik!” diye bağırdım. “Tamam bebeğim!” diyerek, amıma sikinin kafasını hedefledi ve sırılsıklam amımın ıslaklığıyla bir anda giriverdi. Oysa ki amım ıslak da olsa, kocam girerken hissederdim, kanırtıra kanırtıra girerdi, amımı yara yara girerdi amıma. Burak amıma pompalamaya başladıdığında ben bir, “Ohhhh!” çektim. Bir yandan da kocamla Serpile bakıyordum. Serpil elini göğüslerine atmış mıncıklıyor, sıkıyordu. Belli ki kocam onu boşaltmak üzereydi. Ve Serpil bağıra bağıra boşalmaya başladı. Az sonra da Burak benim içime boşaldı, hemen ardından da ben rahatladım… Kocam ise daha boşalmamıştı. Serpil kocama, “Hadi erkeğim, benim götümü de sik, yırt götümü o koca sikinle!” diyerek domaldı. Kocam da Serpilin götüne dayadı ve girmeye çalışıyordu. Ama Serpil kocamın sikini alamıyordu. Sonunda kafası girer gibi oldu, ama Serpil orospusu feryad figan bağırıyordu. Bir baktım bacaklarından hafiften kan süzülüyor, sanırım kocamınkini alamamış ve götü yırtılmıştı. Serpil, “Bu böyle olmayacak! Burak sen gel götüme gir, aç götümü, senin sikine alışık benim göt nasılsa! Sen de koca sikli erkeğim uzan, tost yapacaksınız beni! Sonra da Dileği tost yaparsınız!” diyerek kocamı uzatıp, sikini amına alarak üstüne yavaşca oturmaya başladı. Yarak amına girerken Serpilden acı acı sesler geliyordu ve zor da olsa köküne kadar yavaş yavaş almıştı. Burak kalktı Serpilin götünde yerini almak için. Orospu Serpil tüm isteklerine, hedeflerine ulaşmıştı. Hem kocamı ayartmış, kendisini siktirmişti, hem de ilk tostu o olacaktı… Serpile imrenmedim desem yalan olur, keşke ilk ben tost olsaydım da bu iki yarrağı ilk ben içime alsaydım. Ama gece daha bitmedi, nede olsa ben kocamın sikine alışığım, hertürlü alıyorum, Burağınki de fazla büyük değil, Serpil orospusu sikilir sikilir sonra amı götü dağılır, sıra bana gelir ve ben zevke fazlasıyla ulaşırım diye düşündüm. Burak tam Serpilin götüne sokacakken, Burağa, “Dur aşkım, sikini ben kendi ellerimle yerleştireceğim Serpilin götüne, ama önce ağzıma alıp ıslatayım da, Serpilin götüne rahat girsin sikin!” dedim ve Burağın sikini azğıma aldım, emmeye başladım. Hem böylelikle Serpil biraz daha beklemiş olacak ve kuduracaktı. Ağzımda iyice ıslandıktan sonra tuttum Burağın sikini, yavaşca Serpilin götünün deliğineyasladım ve halen tutuyordum, Burak ta yavaşca ittiriyordu. Kafası az girince bıraktım ve “Hadi koçum kökle!” dedim. Burak kökleyince, Serpil bir Ohhh çekti ve başladı inlemeye, zevkten kudurmaya. Alttan kocam, üstten Burak, iki deliği de doldurmuşlar, Serpilin amını götünü sikiyor, pompalıyorlardı… Ben de boş durmamak için alttan taşakları yalamaya başladım. Serpilden sular geliyordu, arada onları da yalıyordum. Sonra Burak böğürmeye ve Serpilin götünden döller fışkırmaya başladı. Burak fazla dayanamamış boşalmıştı. Onları da yalayarak yuttum. Ama kocam halen pompalıyordu. Serpil uçmuştu resmen, gözleri kaymış, “Parçalayın, yırtın, amımı götümü parçalayın!” diyordu. Burağın siki küçülünce, Serpilin götünden sikini çıkardı ve kebdini kenara attı. Kocam halen sikiyordu Serpilin amını. Serpil de götünden çıkan sikin ferahlığıyla daha rahat hareket ediyor, kocamın yarağına bir kısrak gbi oturuyor kalkıyor, kıvırıyor içinde ve çığlıklar atıyordu, “İşte sikiş budur, sikilmek budur! Ne güzel sikiyorsun koca sikli erkeğim, halen içimdesin, sikin dolduruyor amımın heryerini, hissediyorum tamamen içimde taş gibi! Ben böyle hiç sikilmemiştim, sikine sağlık, beline kuvvet, erkeğim benim, sik beni, sik te Burak görsün, kadın nasıl sikilir öğrensin, görsün nasıl zevk aldığımı!” diyerek. Kendinden geçmişti, her halinden belliydi. Ama ben de Serpilin dediklerinden iyice tahrik olmuştum, biryandan amımı okşuyordum, bir yandanda göğüslerimi sıkıyordum. Burak kızgın bir şekilde kalktı ve “Hadi bebeğim al ağzına kaldır, nasıl sikiş yapılırmış biz de onlara gösterelim!” diyerek sikini ağzıma soktu. Ben Burağın sikini emerken, kocamın, “Geliyorummm!” sesiyle kendime geldim ve Burağın sikini emmeyi bırakıp, kocama, “Aşkım sakın Serpilin içine boşalma, ağzıma boşal, ağzıma istiyorum döllerini!” diye bağırdım! Burak da bana kızmış gibi bakarak, “Ben senin ağzına boşaltırım!” dedi. Burağa, “Az bekle, ben seniboşaltacağım aşkım!” dedim ve kocamın sikine yaklaştırdım ağzımı. Kocam Serpilin amından çıkıyordu ki, Serpil orospusu, “Çıkarma, içime boşalt, söndür yangınımı!” diye bağırdı. Bu iş artık iyice çığrından çıkmıştı. Fakat kocam beni herşeye rağmen seviyormuş ki, Serpili üstünden kaldırıp kenara itti, sikini benim ağzıma soktu ve komple gırtlağıma kadar dayadı. Ve sıcak sıcak döllerini de fışkırtarak gırtlağımdan aşağı indiriverdi… Serpil baygın bir şekilde kenarda hareketsiz duruyordu. Ben de Burağın sikini elimle 31 çeker gibi sıvazlıyor, onu beni tost yapması için hazırlıyordum. Kocam nasılsa hazır olurdu. Burağın sikini nihayet kaldırdım ve “Hadi bakalım erkeklerim, tost sırası bende, beni de tost yapın!” dedim. Burak, “Tamam, ben de dört gözle bunu bekliyorum!” dedi. Serpil de kocamınkini ağzına almış, bana hazırlıyordu. Serpil nefes alabildiği bir anda, kocama, “Beni daha götümden sikeceksin, unutma!” dedi. Ve sikler hazırdı, dimdik, ayakta, füze gibi beni bekliyorlardı tost için. Burak, “O güzel götüne ben girmek istiyorum!” dedi. Ben de, “Hay hay, nasıl istersen Burakçığım!” dedim. Kocam uzandı yere, ben o çok sevdiğim kocamın sikine kavuşmanın hazzıyla bir çırpıda alıverdim amıma. Yine girerken kanırttıra kanırttıra girmişti amıma. Kocamın ağzına da göğüslerimi verdim. Burak ta arkama yanaşıp, yavaşca götüme giriverdi. Bir Ohhh çektim ki, düşman çatlatırcasına… Ve başladılar amıma götüme pompalamaya. Onlar pompaladıkça ben zevke geliyor, 1 bağıracağıma 5 bağırıyordum, sırf Serpile inat olsun diye. Ben bağırdıkça, Serpil de kıskanç bir şekilde kendi amını parmaklıyordu. Erkeklerim ise deliklerimde ritmi gayet güzel tuturmuşlardı ki, birden Burağın bağrışıyla birlikte götümde bir sıcaklık hissettim. Burak benim güzel götüme, ateş gibi yanan götüme daha fazla dayanamamış ve boşalmıştı. “Sakın çıkartma Burakcığım, devam et sik beni, götümü sikmek istiyordun ya işte, götüm senin, sik götümü parçala, hadi koçum!” dedim, onu gaza getirdim ve biraz daha pompalamaya devam etti. Sonra içimde küçülmeye başlayınca çıkardı. Kocam ise alttan amıma daha seri pompalamaya başladı. Sanki, aşkım ben burdayım, merak etme, der gibi şiddetle pompalıyor, amımı yırtarcasına sikiyor ve beni orgazm ediyordu. Sonunda kocam da bir volkan gibi boşalmaya başladı. Bu ne şiddetli bir püskürtme idi, dölleri taa rahmimin duvarlarında hissediyordum, öyle tazyikli idi. Kocam sikini amımdan çıkardığında, siki halen kazık gibi duruyordu. Sikini sıvazlayarak, Serpile, “Hadi Serpil domal, götüne sokacam!” dediğinde, ben bile şaşırmıştım kocamdaki bu isterikliğe. Serpil orospusu tabii dünden razı, “Hadi koca sikli erkeğim, sik beni, yırt götümü, kanasa da, bağırsam da, bayılsam da, aldırma, köküne kadar sok, götümü sik parçala!” diyerek hemen domaldı. Burağa baktım, bir kenara geçmiş bizi seyrediyordu. Ben de önce kocamın sikini yalayarak ıslattım, sonra da Serpilin götünün yanaklarını ayırdım ve deliğine bolca tükürdüm, götüne rahat girsin diye. Kocam yerini aldı ve Serpilin götüne sikini dayadı ve yavaşca sokmaya başladı. Serpil bağırıyordu, ama, “Durma devam et, hepsini sok, köküne kadar götümün içinde hissetmek istiyorum erkeğim!” diye bağırıyordu. Ve kocam şiddetli bir şekilde kökledi. Ben de onların arkasına geçip, kocamın taşaklarını yalıyordum. Yalarken ben de domalmıştım ve kocamın amıma akıttığı döller bacağıma süzülürken, baktım Burak yumuldu amıma yalamaya başladı… Fakat Serpile hayret ediyordum, inadına da olsa, hakikaten götüne kocamın o kocaman yarrağını köküne kadar almıştı. Üstelik götü harbiden yırtılmış parçalanmıştı, buna rağmen karı halen, “Sik götümü!” diye kocama bağırıyordu. Artık kocam da pompalamaya başlamış ve Serpili bağırta bağırta götünü sikiyordu. Burakla oturduk, 15-20 dakika onları seyrettik. Sonunda Serpil kocama yalvarmaya başladı, “Hadi boşal artık erkeğim, doldur götümü döllerinle, hepsini içime akıtmanı istiyorum!” diye. Kocam da gelmek üzereydi ve bağıra bağıra Serpilin götüne boşaldı. Serpil halıya yapıştı, kocam da onun üzerine yığıldı, öylece kaldılar. Kocamla gurur duyuyordum, demek ki benim erkeğim tam erkek ve çok iyi bir sikici, ikimizi de bitirmişti… Hepimiz biraz uzandık ve dinlendik. Sonra sırayla duş almaya gidecektik. Kalktığımızda etrafa bir baktık ki, heryer döl içinde kalmıştı. Serpil, “Bizim yukarda yatak odasında duş var, biz yukarı çıkarız, siz buraya girin!” dedi. “Peki!” dedik, gidip duşumuzu aldık. Geldik salona. Az sonra onlar da indiler. Serpil yanıma geldi oturdu, “Kız kocan harika bir sikici, beni dağıttı valla. Ben bugün kocana kendimi siktirecem demiştim değil mi, siktirdim işte gördün. Ama sen de az orospu değilsin, sen de sikilmeye doymuyorsun!” dedi. Burak ta kocama, “Tebrik ederim üstat, fena siktin benim karıyı, amını götünü dağıttın orospunun, ama müstahak o, Erdekten beri okadar çok istiyordu ki senin tarafından sikilmeyi ve emeline ulaştı!” dedi. Sonra bana dönüp, “Sen de harikasın bebeğim, sen sikilmeye doyulmayacak kadınsın! Kocan çok şanslı, iyi erkek seçmişsin, zaten sana da onun gibi erkek yakışırdı!” dedi. Eve gitmek için kalktığımızda nerdeyse sabah olmak üzereydi, şafak söküyordu. Kapıda öpüşüp vedalaşırken, Serpil kulağıma eğilerk, “Ben yine yemek isterim o kocaman siki Dilekciğim, haberin olsun, kıskanmak, darılmak yok!” dedi. Ben de, “Ne zaman istersen yiyebilirsin canım!” dedim ve çıktık. Gerçektende harika bir gece olmuştu, ama hiç aklıma gelmezdi böyle sikişeceğimiz!
Bunu istiyorsun
Fuuck!
Artik bunu da yayinla Tumblr Karimi Siktirmem lazim🔥🔥🔥🔥🔥🔥🔥
work out with me? ❤️