Keşke hiç tanımasaydım ama iyi ki de tanımışım gibi bir şey. Allah belanı versin ama kıyamam gibi bir şey.
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

Discoholic 🪩

roma★
One Nice Bug Per Day

No title available
YOU ARE THE REASON
occasionally subtle

No title available
Not today Justin
Game of Thrones Daily
Lint Roller? I Barely Know Her

tannertan36
hello vonnie

PR's Tumblrdome
d e v o n

Andulka
Keni
official daine visual archive
Sade Olutola

shark vs the universe

seen from United States
seen from United States

seen from Germany
seen from Netherlands
seen from T1

seen from Australia
seen from Ireland

seen from Romania
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Mexico

seen from Italy
seen from Indonesia

seen from Ireland
seen from Germany

seen from T1

seen from United States
seen from United States
seen from Chile

seen from Australia
@haznedar-blog
Keşke hiç tanımasaydım ama iyi ki de tanımışım gibi bir şey. Allah belanı versin ama kıyamam gibi bir şey.
Bugün en çok seni özledim ben. Bütün alışkanlıklarını, ne bileyim yürüyüşünü falan göresim geldi. Bir dokunuşunu, bir bakışını, sesini duymayı..
Unutulmayacak kırgınlıklar biriktirdim
Tek başımayım, ama hala biriyim.
4 adet sigaram vardı, birini yaktım bunları yazarken. Tanımadığım bir apartmanın önüne oturdum, 5 kuruş parasızım, kimsesizim. O kadar yalnızlaştırmışım ki kendimi, hayret ettim. Gidecek hiçbir yerim yok. Kalabalık bir hayatım vardı. Çok fazla arkadaşım, yanımdaki can dostlarım. Farklı şehirlere gittiler. Bir kadına aşık oldum, evim, memleketim, dostum oldu. O kadar bağlanmıştım ki ona, çevremde kimseyi bırakmadım. Herkes bulanıklaştıkca, O netleşti. Çok güzeldi. Hayatımda gördüğüm en güzel kadındı. Sonrası? Sonrasını siktir edin, Bilmediğim bir apartmanın altında, geriye kalan 3 sigaramla oturuyorum. Kimsesiz, 5 parasız, En çok da sevgisiz.
Neden?
İnsanlar neden bu kadar boş? Neden oturup futbol izliyoruz? Neden birbirimizi öldürüyoruz, birbirimizden başka kimsemiz varmış gibi? Neyi paylaşamıyoruz? Neden bu toprak parçası bize yetmiyor? Erkekler neden bu kadar seks bağımlısı? Neden hayat amaçları kadınlarla yatmak? Peki kadınlar? Neden sevişmiyorlar erkeklerle? Neyin korkusu bu, neyin baskısı? Toplum. Toplum neden karışıyor sevişmemize, dışarda ölen insanlara susarken? Neden kitap okumuyoruz? Neden sevdiğimize çiçek alıp şiir okumuyoruz? Tüm bunları yapmak varken neden kırıyoruz sevdiğimizi? Kolay mı bulunuyor sevgi, aşk? Neden ailemize vakit ayırmıyoruz? Neden insanların ne giydiği, kiminle yattığı bu kadar umrumuzda? Neden ülkemde insanlar birbirini öldürüyor? Neden kadına tecavüz ediyor erkekler? Ne zamandan beri birbirimizden bu kadar nefret eder olduk? Neden hayat amaçlarımız bu kadar boş? Neden bu kadar boş yaşıyoruz? Hayat amacımız ne? Siktir et. Olmuyor işte. Siktir edemiyor bazen insan. Oturuyor böyle boğazına, yutkunamıyorsun. Yapamıyorsun. Yaşayamıyorsun. Nefes almak güçleşiyor. Papatyalar bu kadar güzelken neden sevgiye aç bedenler var etrafımızda? Neden bu yazıyı yazarken 4'üncü sigaramı yakıyorum. Neden sigara içiyoruz amına koyayım ya? “Neyse” demek neden bu kadar zor? İnsanlar açlıktan ölürken neden bi sigaraya 8 lira veriyoruz? Kahve neden bu kadar pahallı? Mutluluk nerede? Sevdiğimiz insanları kırmaktan neden korkmuyoruz? Neden bu insanların egosu? Neden ?
Ve benim sırtımı dayayabileceğim bir duvarım bile yok.
Korkuyorum.
Çok severdi renkli çorapları. Farklı çift giydiği bile olurdu. Ben biraz daha ağırdım ona göre. Tek tip çoraplarım olurdu, tek tip iç çamaşırlarım. O'nunla tanıştım. Renkli bir dünyası vardı. Bana anlattı, anlamadım renklerin önemini. Aşık oldum sonra, o zaman fark ettim renklerin huzurunu. Şimdi mi? Renkli çoraplar almaya başladım. Lacivert. Demeyin öyle, hayatı boyunca sadece siyah çorap giyen bir adama açık lacivert çorap giydirmek büyük bir devrim.
Okuduğumuz ortak bir kitap var Cemal Süreya'dan. "Sevda Sözleri". Bir kısmını ben okurum, sevdiğim yerlerin altını çizerim. Sonra O'na veririm okusun diye. O da beğendiği yerlerin altını çizer. Böyle birbirimizin sevdiği, anlam çıkardığı yerleri anlamaya çalışırız. Dargın olduğumuzda, demek istediğimizi şiirlerden seçeriz. Büyük dargınlık girdi aramıza, konuşmadık birkaç gün. Özlem, başımızın etini yerken bile aptallık edip soğukluk aldık aramıza. Kitabı verdim O'na. Yazı yazdım içine, "Git" dedim. "Ben senden gidemem, sen benden git". Kitabı geri aldığımda ilk kez yapmıştı bunu. Yazdığım bir notu silip üzerine not yazmıştı. Notu sanırım 50 kere okudum. Üzerine bir sigara yaktım.. Aşık olduğun kadının sana bu kadar değer vermesini tattım gece boyu.
Mutluluğa aç hayatlar yaşıyoruz.
Mutluluğun ne olduğunu unuttuğumuz, sevgiye muhtaç bedenlerin içine sıkışıp kalmışız.
‘’Daha çok zengin olmak’’ için yaşayan ölü bedenlerden bağırdık insanlara
Duyan olmadı suskunluğumuzu.
Neden mutsuz olduğumuzu sordular.
Daha çok dedik, daha çok
Daha çok zengin olmak!
Aşka, sevgiye ve mutluluğa daha zengin olmak.
Ve bu davada boka batmaktan başka bir şey yapmadık.
Oysa ben çok ağladım tek bir damla dökmeden.
-Özdemir Asaf
Birisini gerçekten sevince ne olursa olsun üzülüyorsun. Hiç bir neden yokken bile, durduk yere onun şu an birisiyle konuştuğunu, birisinin yanında oturduğunu düşünüp kendini delirtiyorsun. Sevgi, insanı aptallaştırıyor, canını yakıyor.
Böyle seven bir aileye sahip olmak, kim bilir ne kadar güzeldir.
Aq çocukları oy çalmaya harcadıkları enerjiyi ilime fene ayırsalardı plüton'u sömürgemiz yapmıştık
ellerini tutabilsem pia'nın ölsem eksiksiz ölürdüm
Bu yüzdendir, insanlara olmayan güvenim. Sevgiye, aşka kalmayan inancım. Hissizleşmem bu yüzdendir, o sahte insanlar yüzündendir.
Allah'ını seven ülkeyi save'lesin.
Euro 2016'ya direkt gidiyoruz!